Haber

TL’deki değer kaybıyla birlikte eleştiriler de arttı


Türkiye piyasası hareketli bir gün yaşıyor. Dolar 12 seviyesini aşarken, euro 14 seviyesine ulaştı. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i ise 475 seviyesini aşarak, marttan bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Altının gramı 700 liranın üzerine çıkarken, 10 yıllık gösterge faiz 2019 başından beri ilk kez yüzde 21’in üzerinde.

Türk Lirasında eylül başından bu yana ivme kazanan değer kaybı, ekonomi politikalarına yönelik eleştirleri de artırdı. Kurlarda yaşanan bugün atak sonrası sosyal medyada da bu eleştiriler öne çıktı.

İşte bazı ekonomistlerin Twitter’dan bugün yaptıkları paylaşımlar

Görevden alınan Merkez Bankası eski yöneticisi Semih Tümen, Naci Ağbal’ın paylaşımını alıntılayarak, “Başarı şansı olmayan bu irrasyonel deney bir an önce terk edilmeli” dedi.

Mahfi Eğilmez, kişisel bloğunda yayımladığı ‘Hükümetin Yeni Ekonomi Politikası Üzerine Görüşler’ başlıklı yazısında, “Faiz ve kur üzerine ekonomi politikası kurulmaz. Ekonomi politikasının amacı nedenleri düzeltmek ve sonuca gitmek olmalıdır. Faiz sonuçtur. Eğer faizi belirli bir noktaya indirmek istiyorsanız politikanızı riskleri düşürmek üzerine kurmanız gerekir” ifadelerini kullandı.

DÜNYA yazarı Alaattin Aktaş, “Yıllar önce ‘Faiz yüzde 1’e indirilseydi’ diye bir senaryo yazdım ve bu yazıya köşemde zaman zaman tekrar yer verdim. Görüyorum ki benim büyüklere masal kıvamındaki yazımı gerçeğe dönüştürmek üzereler” paylaşımında bulundu.

Hakan Kara, “Dalgalı kur rejiminde ikinci kez serbest düşüş yaşamayı başaran ülke olarak tarih geçiyoruz. Sadece ve sadece temelsiz bir ısrar uğruna…Yanıldığınızı kabul etmek de bir erdemdir. Çok geç olmadan lütfen bu ısrardan dönün” dedi.

Özgür Demirtaş, “Size Yalvarıyorum artık hata yapmayın. Faiz düşünce enflasyon patlar. Faiz kendiliğinden değil de emirle düşünce: Dolar, euro, altın, emlak, arsa, her türlü mal fiyatı fırlar. Öyle olunca bunları elinde tutan zenginler daha zengin, malı mülkü olmayan fakirler daha fakir olur” açıklamasında bulundu.

Uğur Gürses, “Vatandaş çok ağır bir bedelle, “faiz kamburundan” kurtulduğunu sanırken “yoksulluk kamburunun” sırtına yüklendiğini görecek…Çok yazık” değerlendirmesinde bulundu.

Şenol Babuşçu, “Freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı gidiyoruz. Sonumuz hayrola…” dedi.

Emraf Lafçı, “Bunun adı politika, model falan değil. Bunun bir tek adı var; Eline yüzüne bulaştırma!” ifadeleriyle eleştirdi.

Yalçın Karatepe, “Kriz aşamasından çöküşe geçiş çok hızlı oluyor” ifadesini kullandı.

Burak Arzova ise takipçilerine “Gümrükten malını dün geçmeyip bugüne bırakan ya da işlemleri ancak bugün biten kaç iş adamı var aramızda?” sorusunu yöneltti.

Leave A Reply