Haber

MİB Yönetim Kurulu Çerkezköy’e çıkarma yaptı

BURSA (DÜNYA) – Makine sektöründe yerli makine üreticilerinin çıkarlarını gözetmek ve yerli makine üretimini desteklemek amacıyla faaliyetlerini sürdüren Makina İmalatçıları Birliğinin (MİB) Yönetim Kurulu toplantısı, Çerkezköy’de MES Elektromekanik Döküm A.Ş. tesislerinde gerçekleşti. Yılmaz Redüktör San. ve Tic. A.Ş. temsilcisi ve MİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ender Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantı sonrası, Yılmaz Şirketler Grubuna ait MES Elektromekanik döküm fabrikası ve yine aynı gruba bağlı ELK Motor fabrikalarının Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesindeki fabrikaları ziyaret edildi.

Önemli üretim gücü

50 bin ton/yıl döküm kapasitesine sahip ve Gri Dökme Demir, Sfrero döküm ve Bronz döküm faaliyetlerini gerçekleştirebilen MES Döküm firması ziyaretinde, şirketler grubunun diğer firmaları başta olmak üzere yurtiçi ve yurtdışından talepleri karşılayan ve entegre bir tesis olarak tüm işlemleri kendi bünyesinde gerçekleştiren firma temsilcisi Ender Yılmaz; test laboratuvarı ile birlikte, tesisin 3D ölçme yeteneğine sahip, CAD/CAM uygulamaları ile birlikte talaşlı imalat tezgahlarının yardımı ile yüzey işleme teknolojisini harmanlayan ve konusunda sayılı ve önemli bir üretim gücüne sahip olduğunu belirtti.

Daha sonra ELK Motor tesislerine geçen heyet Şinasi Yılmaz tarafından karşılanarak, yılda 600 bin adet üretim kapasitesine sahip elektrik motoru imal eden fabrikasını da ziyaret etme fırsatı buldu. Yüzde 100 Türk tasarımı ve üretimi olan ve IE4, IE3 ve IE2 verimliliklerinde ve IEC 63-315 gövde aralığında üretim yapabilen tesisin 50 bin metrekare kapalı alanında bu gerçekleştirdiği, üretimin büyük bölümünün yine grup şirketlerinde yapıldığı kaydedildi. 1 kW ila 250 kW arasındaki geniş bir skalada, yurtiçi taleplerin yanı sıra 63 farklı ülkeye ihracat yapan ELK Motor’un, sürekli yapılan testler ile kalite konusunda çok hassas oldukları ayrıca Şinasi Yılmaz tarafından belirtildi.

YMB, sektörü disipline ediyor

MİB Yönetim Kurulu Toplantısında, özellikle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Yerli Malı Tebliği’nin, makine sektörünün bugüne kadar devamlı şikayetçi olduğu Yerli Malı Belgesinin (YMB) doğruluğu ve güvenilirliğine çözüm getirmekte ve disipline etmekte olduğu belirtildi. Toplantıda ayrıca; YMB’lerin Yeminli Mali Müşavirler ve Bakanlıkça belirlenen bilirkişiler tarafından onaylanması, uygulama usul ve esaslarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca hazırlanması ve yerli girdi maliyetlerinin hesaplanmasına ilişkin belgelerin net olarak tanımlanması hükümlerinin uygulamaya girmesi halinde, Makina İmalatçı Birliği üyelerinden gelen ve bir bölümü kamuoyuna da yansıyan tümüyle ithal edilen makine ve ekipmana dahi YMB düzenlendiği yönündeki yaygın şikayetlerin önüne geçilebileceği kaydedildi.

Haber

Kadınların iş yeri sahipliği pandemi döneminde arttı

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İSTESOB) Başkanı Faik Yılmaz, “İstanbul’da esnaf sayısı içinde yüzde 17 olan kadın esnaf oranı, son 6 ayda yüzde 19’a yükseldi. İstanbul’da kadın iş yeri sahibi sayısı 5 bin 418 artarak 42 bin 538’e yükseldi.” dedi.

Bu yılın ilk 6 ayında İstanbul’da açılan iş yeri sayısının, 2019 yılında açılan iş yeri sayısını şimdiden geçtiğini aktaran Yılmaz, “1 Ocak – 30 Haziran arasında İstanbul’da 24 bin 883 iş yeri açılırken, 3 bin 921 iş yeri kapandı. 2019 yılında toplam 23 bin 552 yeni iş yeri açılmıştı. Salgının bütün yıkıcı etkilerine rağmen, iş yeri açılışında rekor kırıldı. Bu durum, ülke ekonomisinin temellerinin ne kadar sağlam olduğunun gösterir.” ifadelerini kullandı.

Salgın nedeniyle ciro kaybına uğrayan esnafın da bu sürede Esnaf Destek Kredisi ile dükkanını ayakta tuttuğunu anlatan Yılmaz, “Geçtiğimiz yıla oranla iş yeri açan esnaf sayısı yüzde 50 arttı. Devletimizin verdiği kredi desteği esnafa can suyu oldu.” dedi.

“Kredi desteği, yeni iş yeri açmak isteyenler için de fırsat oldu”

Yılmaz, en çok COVID-19 vakasının tespit edildiği İstanbul’da ticaret hayatının yeniden canlandığını dile getirerek, sokağa çıkma kısıtlamalarının, bazı iş yerlerinin salgın tedbirleri kapsamında geçici olarak kapatılması nedeniyle esnaf ve sanatkarın 3 ay süreyle zor bir süreç geçirdiğini hatırlattı.

Yılmaz şu açıklamayı yaptı:

“Esnaf Destek Paketi sayesinde esnaf ve sanatkarımız kepenk indirmedi. Düşük faizli kredi desteği ise bu sürede esnafın borcunu ödemesine imkan sağladı. Kredi desteği, yeni iş yeri açmak isteyenler için de fırsat oldu.

Bazı sektörler için KDV tevkifatı ile SGK primlerinin nisan, mayıs ve haziran ayı ödemeleri 6 ay süreyle, son olarak 30 Haziran 2020 ve öncesi Halkbank ve Esnaf Kefalet Kooperatiflerinden kullanılmış olan kredi borcu ödemeleri ertelendi. Bu kararlar esnafa nefes aldırdı. Esnafa düşük faizli kredi desteğinin devam etmesini istiyoruz.”

Yılmaz, tarifeleri meslek kuruluşlarınca belirlenen ekmek ve su gibi temel gıda maddelerine salgın sürecinde zam yapılmadığını sözlerine ekledi.

“Esnafımız bu sürede işçi çıkarmadı”

Yılmaz, işletme sahiplerinin kredi desteğinden yararlanmak için esnaf ve sanatkar olduklarını belgelemeleri gerektiğini anımsatarak, “Düşük faizli kredi desteğinden yararlanmak isteyen kayıt dışı faaliyet gösteren işletmeler de Esnaf Sanatkar Sicil Müdürlüğü’ne gelerek tescil işlemlerini yaptılar.” bilgisini verdi.

233 bin 606 esnaf ve sanatkarın faaliyet gösterdiği İstanbul’da salgın tedbirleri kapsamında 67 bin 843 esnaf ve sanatkarın iş yerinin tamamen veya kısmen 3 ay süreyle kapandığını belirten Yılmaz, “Yeni normalleşme dönemiyle İstanbul’da esnaf ve sanatkar salgın öncesi günlere dönmeye başladı. Esnafımız bu sürede işçi çıkarmadı. Düşük faizli kredi desteği, Kısa Çalışma Ödeneği ve bazı vergi borçlarının ertelenmesi, esnafımızın bu dönemi az hasarla atlatmasına yardımcı oldu.” değerlendirmesini yaptı.

Salgında esnafa ilgi arttı

Yılmaz, salgın sürecinde her 100 vatandaştan 59’unun alışverişlerinde esnafı tercih ettiğini dile getirdi.

Bakkal, fırın, manav ve kasapların vatandaşlar tarafından en çok tercih edilen esnaflar olduğunu belirten Yılmaz, “Esnafımız, yine zor günlerde halkımız için güvenli alışverişin adresi oldu. Bu ilginin salgın sonrasında da devam etmesini istiyoruz.” dedi.

Yılmaz, “Temastan kaçınma, sokağa çıkma kısıtlamaları gibi nedenlerle fiziksel ticaret durma noktasına gelirken e-ticarete olan ilgi arttı. Bu durum büyük oranda dükkandan satış yapan esnaf ve sanatkarı olumsuz etkiledi ama esnafımız bu duruma adapte olmaya başladı. Esnaf da artık e-ticaret üzerinden ürünlerini pazarlamaya başladı.” bilgilerini verdi.

Esnaf yerli üretime yöneldi

Yılmaz, Türkiye’nin her alanda başlattığı yerli üretim hamlesine İstanbullu esnafın da katıldığını belirterek, salgın döneminde yerli üretimin yüzde 35 arttığını hatırlattı.

Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başta giyim atölyeleri, tekstil, tuhafiye, mobilya, ayakkabı üreticileri, sayaçlar, gıda sektörü olmak üzere esnaf sanatkar yerli ürünlere yöneldi. KOSGEB’in ve kooperatiflerin yerli ve milli üretime verdiği destek sayesinde imalat atölyelerinin sayısı artıyor. Kur farkı nedeniyle esnaf daha fazla ihracat yapmaya başladı. Ev hanımları üretime katıldı. İstanbul’da esnaf sayısı içinde yüzde 17 olan kadın esnaf oranı, son 6 ayda yüzde 19’a yükseldi. İstanbul’da kadın iş yeri sahibi sayısı 5 bin 418 artarak 42 bin 538’e yükseldi.

“Esnafımız ülke ekonomisine ve Türk lirasına güveniyor. Hükümetin istihdamı teşvik eden, üreticiyi destekleyen politikaları sayesinde esnaf ve sanatkar geleceğini daha iyi görebiliyor. Ülkemiz, her alanda kendi kendine yetebilen bir ülke olduğunu bu zor günlerde gösterdi.

Tüm dünya Türkiye’nin salgın sürecini nasıl başarıyla yönettiğine şahit oldu. Ülkemizin sağlık sisteminin başarısı ortada. Aynı şekilde koruyucu ekipmanların üretilmesi ve vatandaşa ulaştırılması konusunda hiçbir sorun yaşanmadı. Bu da üretim sektörünün güçlü yapısını ve yeni şartlara ne kadar hızlı adapte olabildiğini bir kez daha ispatladı. Salgın sonrası yeni dönemin parlayan yıldızı Türk ekonomisi olacaktır.”

Kaynak: AA

Haber

Oyun bilgisayarı sektörü salgın döneminde yükselişini sürdürdü

Monster Notebook Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) İlhan Yılmaz, salgın döneminde turizm, hava yolu taşımacılığı gibi sektörlerin olumsuz etkilendiğini ancak e-ticaret, gıda marketleri, sağlık gibi sektörlerin ise büyük ilgi gördüğünü, oyun ve oyun bilgisayarı sektörünün yükselişinin devam ettiğini belirterek, “Oyun dünyasına gösterilen ilgideki bu artış, bilgisayar ve donanım tüketimlerine de yansıdı. Bu artışın devam edeceğini öngörüyoruz.” dedi.

Yılmaz, yaptığı açıklamada, müşteri ve çalışan memnuniyetinin Monster Notebook’un temel vaatlerinden biri olduğunu söyledi.

Yılmaz, “Şirketimiz, kullanıcılarına ilkleri ve yenilikleri her zaman ilk sunan marka oldu. Mağazalarımıza ziyaretçi kabul etmediğimiz dönemde sektörde benzeri görülmemiş bir uygulamaya imza atarak dijital mağaza konseptini hayata geçirdik.” dedi.

Salgın sürecinde hizmetlerinin ve satışlarının online kanallardan kesintisiz devam ettiğini aktaran Yılmaz, şunları kaydetti:

“Kullanıcılarımız, video konferans aracılığıyla mağazalarımızdaki uzman ekiplerimiz ile buluştu, satın almak istedikleri, merak ettikleri ürünlerimiz hakkında sorular sordu. Oyun sektörü, ilginin her geçen gün arttığı yükselen bir sektör. Salgın döneminde ev dışı eğlence aktivitelerinin kısıtlanması ile genç-yaşlı demeden her yaştan insan bu dönemde oyuna daha çok yöneldi.

Biz de her zaman oyun tutkunlarının yanında olan bir marka olarak, evde kalan oyunseverler için bazı etkinlikler hayata geçirdik. NVIDA ile iş birliğine gittik, GeForce RTX ortaklığı ile ‘Monsters Reloaded Powered By GeForce’ online oyun turnuvasını hayata geçirdik.”

“1 milyarın üzerinde insan oyun oynuyor”

İlhan Yılmaz, en yeni teknolojileri teknoloji tutkunlarına sunan bir marka olarak, 10. nesil işlemcili ürünleri tüm dünya ile aynı anda bu dönemde kullanıcıların beğenisine sunduklarını bildirdi.

Kısmi karantina uygulamamalarının oyun oynama alışkanlıkları üzerindeki en önemli etkisinin; oyuna ayrılan sürenin artması ve buna bağlı olarak oyun kültürünün daha da yaygınlaşması olduğunu belirten Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son yılların en önemli trendlerinden biri olan dijital oyun kültüründe dikkati çekici bir yükseliş söz konusu. Dünyada 1 milyarın üzerinde insan oyun oynuyor. Türkiye’de yaklaşık 32 milyon oyuncu var. Bunların 4 milyonu bütün platformlarda oyun oynayan gençlerden oluşuyor. Dünya genelinde çoğunluğu Z kuşağından olan yaklaşık 500 milyon kişi espor izliyor. Önümüzdeki yıllarda dünya genelinde en çok izlenen 10 spor dalından biri olacağı öngörülen esporun olimpiyatlara dahil edilmesi tartışılıyor.

Evde kalınan bu dönemde her zamankinden daha fazla oyun oynandığını, sadece ülkemizde değil, tüm dünyada oyuna ve espora duyulan ilginin arttığını düşünürsek zaten yükselişte olan oyun ve espor dünyasının önümüzdeki dönemde çok daha büyük kitlelere ulaşacağını söyleyebiliriz.”

“Satılan bilgisayarların yüzde 15’ini oyun bilgisayarları oluşturuyor”

Monster Notebook Kurucusu ve CEO’su Yılmaz, salgın döneminde turizm, hava yolu taşımacılığı gibi sektörlerin olumsuz etkilendiğini ancak e-ticaret, gıda marketleri, sağlık gibi sektörlerin ise büyük ilgi gördüğünü ifade ederek, “Oyun ve oyun bilgisayarı sektörünün yükselişi de devam etti. Oyun dünyasına gösterilen ilgideki bu artış, bilgisayar ve donanım tüketimlerine de yansıdı. Bu artışın devam edeceğini öngörüyoruz. Oyun bilgisayarları pazarda toplam satılan bilgisayarların yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ve yurt dışındaki tüm mağaza ve teknik servislerinin 8 Haziran’da kontrollü sosyal hayat kuralları çerçevesinde kapılarını ziyaretçilere açtığını bildiren Yılmaz, şunları kaydetti:

“Çalışanlarımızın ve müşterilerimizin sağlığını her zaman olduğu gibi hassasiyetle korumaya devam ediyoruz. Maske kullanımı, sosyal mesafe ve hijyen eksenindeki kontrollü sosyal hayat kuralları, tüm mağaza ve teknik servislerimizde sıkı bir şekilde uygulanıyor. 09.00-18.00 saatleri arasında ziyaretçi kabul eden mağaza ve teknik servislerin girişlerinde görevliler maskesiz kimseyi içeri almıyor ve ateşi ölçülen ziyaretçiler binaya sırayla girebiliyor.

Mağaza ve teknik servislere aynı anda alınacak ziyaretçi sayısı ise sosyal mesafe kurallarına bağlı olarak belirleniyor. Tüm bu önlemlere ek olarak, teşhir ürünleri de her kullanımdan sonra dezenfekte ediliyor. Müşteri memnuniyetini ve sağlığını çok önemsiyoruz. Monster Notebook olarak sektörde müşteri memnuniyeti skoru en yüksek markayız ve bunu daha da artırmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz.”

Kaynak: AA

Haber

Konutta talep banliyöye kaydı

Leyla İLHAN

İSTANBUL – COVID-19 salgını İstanbul’da villa ve bahçeli yapılara olan talebi arttırınca, bu özelliklere sahip bölgelere olan ilgi de yükseliyor. Kent içinde villa projelerine sahip Ulus, Etiler, Bebek ve Çengelköy gibi semtler ön plana çıkarken, merkeze nispeten uzak kırsal bölgeler de gözde oldu. Geniş arazi arzının yanı sıra fiyatların daha uygun olması bu bölgelere yönelik aramaları 3 kata yakın artırdı. Taleple birlikte Uskumruköy’de fiyatlar yüzde 22, Zekeriyaköy’de yüzde 20, Kilyos’ta yüzde 15 ve Şile‘de de yüzde 17’ye varan oranda artış yaşadı.

“Bahçeli evler fiyatını koruyacak”

Eva Gayrimenkul Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı , pandemi sürecinde İstanbul ve Türkiye genelinde fiyat düşüşü beklediğini anlatarak, “Zekeriyaköy, Çekmeköy, Bahçeşehir’in bahçeli kısımlarında fiyatın kendisini korumasını bekliyorum. Diğer yerler olan Beyoğlu, Şişli ve Kadıköy’de ise düşmesini bekliyorum” dedi.

“Kiralık talebi satılıktan yüksek”

TSKB Gayrimenkul Değerleme AŞ Özel Projeler Departmanı Kıdemli Değerleme Uzmanı Duygu Yılmaz, bu dönemde açık hava ile temas gibi ihtiyaçların ön plana çıktığını ve bahçeli konutlara olan talebin arttığını belirtti. Bu amaçla şehir dışı projelerin yoğunlaştığı bölgeler olan Göktürk, Kemerburgaz, Bahçeşehir, Sarıyer ile Beykoz, Şile hattını oluşturan, kentin kuzey kesiminde kalan bölgelere talep olduğunu söyleyen Yılmaz, “Son dönemde bahçeli olan konut arayışı artmakla birlikte, satışları bu belirsizlik ortamında seyrek gerçekleşti” dedi. Bahçeli konutlarda ise kiralama işlemlerinin daha fazla arttığını ileten Yılmaz, “Talep edilen kira fiyatlarındaki artış oranına bakıldığında Avrupa Yakası’nda yüzde 35’e yakın, Anadolu Yakası’nda ise yaklaşık yüzde 25 artış yaşandı” ifadesini kullandı.

“Satılık %7, kiralık %5 arttı”

Hürriyet Emlak Pazarlama Direktörü Yusuf Mert Yılmaz, salgında insanların konut arayış, teraslı bahçeli ve balkonlu binalara kaydığını belirterek, bu nedenle bu tarz yapıların yoğun olduğu Uskumruköy, Zekeriyaköy, Kemerburgaz, Göktürk gibi bölgelerde çok fazla talep artış yaşandığını söyledi.

Bu bölgelerde olan arama taleplerinde 3 kat artış gördüklerini ileten Yılmaz, “İstanbul genelinde COVID-19 salgını sonrası ortalama metrekare satış fiyatlarında yüzde 7, kiralama fiyatlarında ise yüzde 5 civarında artış oldu” bilgisini verdi.

Lüks Emlak Danışmanı Evrim Başaran Kırmızıtaş da talebin arttığı bir diğer ev tipinin ise havuzlu villalar olduğunu söyledi.

Haber

Talep banliyöye kaydı

Leyla İLHAN

İSTANBUL – COVID-19 salgını İstanbul’da villa ve bahçeli yapılara olan talebi arttırınca, bu özelliklere sahip bölgelere olan ilgi de yükseliyor. Kent içinde villa projelerine sahip Ulus, Etiler, Bebek ve Çengelköy gibi semtler ön plana çıkarken, merkeze nispeten uzak kırsal bölgeler de gözde oldu. Geniş arazi arzının yanı sıra fiyatların daha uygun olması bu bölgelere yönelik aramaları 3 kata yakın artırdı. Taleple birlikte Uskumruköy’de fiyatlar yüzde 22, Zekeriyaköy’de yüzde 20, Kilyos’ta yüzde 15 ve Şile‘de de yüzde 17’ye varan oranda artış yaşadı.

“Bahçeli evler fiyatını koruyacak”

Eva Gayrimenkul Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı , pandemi sürecinde İstanbul ve Türkiye genelinde fiyat düşüşü beklediğini anlatarak, “Zekeriyaköy, Çekmeköy, Bahçeşehir’in bahçeli kısımlarında fiyatın kendisini korumasını bekliyorum. Diğer yerler olan Beyoğlu, Şişli ve Kadıköy’de ise düşmesini bekliyorum” dedi.

“Kiralık talebi satılıktan yüksek”

TSKB Gayrimenkul Değerleme AŞ Özel Projeler Departmanı Kıdemli Değerleme Uzmanı Duygu Yılmaz, bu dönemde açık hava ile temas gibi ihtiyaçların ön plana çıktığını ve bahçeli konutlara olan talebin arttığını belirtti. Bu amaçla şehir dışı projelerin yoğunlaştığı bölgeler olan Göktürk, Kemerburgaz, Bahçeşehir, Sarıyer ile Beykoz, Şile hattını oluşturan, kentin kuzey kesiminde kalan bölgelere talep olduğunu söyleyen Yılmaz, “Son dönemde bahçeli olan konut arayışı artmakla birlikte, satışları bu belirsizlik ortamında seyrek gerçekleşti” dedi. Bahçeli konutlarda ise kiralama işlemlerinin daha fazla arttığını ileten Yılmaz, “Talep edilen kira fiyatlarındaki artış oranına bakıldığında Avrupa Yakası’nda yüzde 35’e yakın, Anadolu Yakası’nda ise yaklaşık yüzde 25 artış yaşandı” ifadesini kullandı.

“Satılık %7, kiralık %5 arttı”

Hürriyet Emlak Pazarlama Direktörü Yusuf Mert Yılmaz, salgında insanların konut arayış, teraslı bahçeli ve balkonlu binalara kaydığını belirterek, bu nedenle bu tarz yapıların yoğun olduğu Uskumruköy, Zekeriyaköy, Kemerburgaz, Göktürk gibi bölgelerde çok fazla talep artış yaşandığını söyledi.

Bu bölgelerde olan arama taleplerinde 3 kat artış gördüklerini ileten Yılmaz, “İstanbul genelinde COVID-19 salgını sonrası ortalama metrekare satış fiyatlarında yüzde 7, kiralama fiyatlarında ise yüzde 5 civarında artış oldu” bilgisini verdi.

Lüks Emlak Danışmanı Evrim Başaran Kırmızıtaş da talebin arttığı bir diğer ev tipinin ise havuzlu villalar olduğunu söyledi.