Haber

Faizsiz finansmanda 40 bin kişi diğer firmalara dağıtılacak

Leyla İLHAN

Yasal düzenleme sonrası şirketlere asgari 100 milyon lira şartı getirilmesiyle birlikte faizsiz ev otomobil sektöründe birleşmeler başladı. 38 şirketin olduğu sektörde birleşmelerin BDDK’nın belirlediği 6 ay için içerisinde tamamlanmasıyla sektördeki şirket sayısının 10’a ineceği kaydediliyor. Halihazırda ev ve araba almak için sistemde 350 bin kişi bulunuyor. Ancak havuzdakilerin yüzde 10’unun intibak sürecini geçemeyen şirketler nedeniyle sistem dışına çıkacağı öngörülüyor. Bu sayı ise yaklaşık 40 bin olarak ifade ediliyor. Bu kişilerin sistemde biriken ödemeleri ilk etapta süreci geçemeyen şirketlerin malvarlığından karşılanacak. Şirketin mal varlığı yetersiz ise buradaki müşterilerin yaptıkları ödemeler karşılanmak koşuluyla diğer faizsiz tasarruf şirketleri arasında dağıtılacak.

“Kimse mağdur olmayacak”

Türkiye Yapı Tasarruf Finansman Derneği Kurucu Genel Başkanı ve Finansevim Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Kolo, yasayla getirilen ve 7 Nisan’da sona eren BDDK intibak planı başvuruları için, 23’ünün tek başına 12’sinin 5 şirket çatısı altında birleştiğini, birleşmeler sonrası toplam 28 şirketin başvurduğunu belirtti. Bu süreci başarı ile geçenlerin devletten lisans hakkı alarak faaliyetlerini sürdürebileceklerini kaydeden ve 10’a yakın firmanın süreci atlatmasını beklediklerini dile getiren Kolo şöyle konuştu: “Burada süreci geçemeyen şirketlerin başına TMSF yönetici atacak. Eğer iyileştirilme olmasa bu şirketlerin sisteminde olan kişilerin alacaklarına karşılık ilk etapta şirketin malvarlığından ödemleri yapılacak. Ancak mal varlığı karşılamayan şirketlerin müşterileri ise sistemdeki diğer şirketler arasında paylaşılacak. Burada kişilerin içerdeki birikimleri de esas alınarak devir işlemi yapılacak. Bu şekilde 40 bin kişinin dağıtılmasını bekliyoruz. Belki ilk geçiş sürecinden dolayı geçici bir mağduriyet olabilir. Ama nihai olarak iş bittiğinde sistemde katılanlar mağdur olmayacak.” Kolo, tasarruf finansman kurumlarının çalışma koşullarını düzenleyen yasa ve yönetmelikle birlikte sektörün gerçek dışı vaatlerden ve haksız rekabetten kurtulacağını söyledi.

“Birikimler düşük”

Fuzul Ev Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal’da intibak sürecine giren her firmanın bu süreci geçemeyebileceğine vurgu yaptı. “Bizim tahminimiz 10 firmanın bu süreci geçip sektörde kalacağı yönünde” diyen Akbal, diğerlerinin ise bu firmaların çatısı altına gireceğini söyledi. Şartları uymayanların ise TMSF tarafından değerlendirmeye alınıp tasfiye edileceğini aktaran Akbal, “Bu firmaların önemli bir kısmı 2019 ve sonrasında kurulduğu için çok fazla müşterileri yok. Ayrıca kişilerden en fazla 12 aylık taksit almışlar. Burada eğer şirket sahibinin mal varlığı varsa sistemdeki kişilerin ücretleri buradan karşılanacak” dedi. Halihazırda 350 bin kişinin yer aldığı pazarın yüzde 95’inin ilk 10 içindeki firmanın elinde olduğunu kaydeden Akbal, “Bu nedenle sistem dışında kalacak kişi sayısı da az” diye konuştu. “Ancak bundan sonraki süreçte sistemdeki müşterilerin tasarruflarına devlet tarafından bir garanti verilmiyor” diyen Akbal, yeni dönemde BDDK’nın sadece denetim ve düzenlemeyi üstleneceğini söyledi.

“1 ayda başvurular incelenir”

Toplam 35 firmanın başvuruda bulunduğunu, bunlardan 7 adedinin diğer firmalarla birleşmek için başvuruda bulunduğunu aktaran Katılımevim Genel Müdürü Ahmet Özcan, “Beklentimiz yaklaşık 1 aylık bir sürede BDDK’nın başvuruları inceleyerek intibak için süre tanınacak firmaları belirleyeceği şeklinde. Bu aşamada kaç firmaya süre verileceğini BDDK’ya sunulmuş olan planların gerçekçiliği belirlemiş olacak. Sektördeki bilgimize dayalı olarak bir tahminde bulunursak 10-15 arası firmanın gerçekçi bir plan sunabileceğini tahmin ediyoruz” diye konuştu. Sonrasında bu firmaların durumlarını 6 ay içinde kanun ve yönetmelikte belirtilen kaidelere uygun hale getirerek lisanslama işlemlerinin yapılmasını beklediklerini anlatan Özcan, “Elbette bu noktada da süreci tamamlayamayan firmalar olması muhtemel. Tasarruf Finansman yöntemiyle ev-araba almak için girişimde bulunan müşterilerin yüzde 95 civarı sektörün ilk 10 firmasında olduğundan dengeli bir intibak süreci olacağını tahmin ediyoruz” açıklamasını yaptı. İntibak planları kabul görmeyen firmalar için kanunda belirlenen tasfiye işlemleri uygulanacağını kaydeden Özcan, “Bu bağlamda BDDK’nın da 08.04.2021 tarihli basın açıklamasında uyardığı şekilde vatandaşlarımızın bu süreçte katılım sağlayacakları firmayı çok iyi araştırarak seçmeleri önemli. Katılımevim olarak süreçle ilgili olarak çok hızlı aksiyon alıp hazırlıklarımızı tamamladığımızdan ötürü yasanın çıkmasıyla birlikte katılımcı sayımızda ciddi bir artış yaşamaktayız” diye konuştu.

Düzenleme sonrası büyüme daha da hızlanacak

Faizin yükseldiği dönemde sektöre talebin arttığını aktaran Fuzul Ev Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, yıllık 50 ila 60 bin arasında konut tesliminin yapıldığı pazarın sadece yasal düzenleme sürecinin ortaya çıktığı şubat ayında belirsizlik nedeniyle bir duraksama yaşadığını söyledi. Ancak 7 Nisan’da intibak sürecinin devreye girmesiyle firmaların da şubelerini artırmaya başladığını belirten Akbal, “Sektörün bu yıl yüzde 15 ila 20 arasında büyümesi bekleniyor. Gelecek yıldan itibaren ise büyümenin daha hızlanmasını bekliyoruz” açıklamasını yaptı.

Haber

Faizsiz finansman sektöründe intibak çalışmaları başladı

Leyla İLHAN

Yasal düzenleme sonrası şirketlere asgari 100 milyon lira şartı getirilmesiyle birlikte faizsiz ev otomobil sektöründe birleşmeler başladı. 38 şirketin olduğu sektörde birleşmelerin BDDK’nın belirlediği 6 ay için içerisinde tamamlanmasıyla sektördeki şirket sayısının 10’a ineceği kaydediliyor. Halihazırda ev ve araba almak için sistemde 350 bin kişi bulunuyor. Ancak havuzdakilerin yüzde 10’unun intibak sürecini geçemeyen şirketler nedeniyle sistem dışına çıkacağı öngörülüyor. Bu sayı ise yaklaşık 40 bin olarak ifade ediliyor. Bu kişilerin sistemde biriken ödemeleri ilk etapta süreci geçemeyen şirketlerin malvarlığından karşılanacak. Şirketin mal varlığı yetersiz ise buradaki müşterilerin yaptıkları ödemeler karşılanmak koşuluyla diğer faizsiz tasarruf şirketleri arasında dağıtılacak.

“Kimse mağdur olmayacak”

Türkiye Yapı Tasarruf Finansman Derneği Kurucu Genel Başkanı ve Finansevim Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Kolo, yasayla getirilen ve 7 Nisan’da sona eren BDDK intibak planı başvuruları için, 23’ünün tek başına 12’sinin 5 şirket çatısı altında birleştiğini, birleşmeler sonrası toplam 28 şirketin başvurduğunu belirtti. Bu süreci başarı ile geçenlerin devletten lisans hakkı alarak faaliyetlerini sürdürebileceklerini kaydeden ve 10’a yakın firmanın süreci atlatmasını beklediklerini dile getiren Kolo şöyle konuştu: “Burada süreci geçemeyen şirketlerin başına TMSF yönetici atacak. Eğer iyileştirilme olmasa bu şirketlerin sisteminde olan kişilerin alacaklarına karşılık ilk etapta şirketin malvarlığından ödemleri yapılacak. Ancak mal varlığı karşılamayan şirketlerin müşterileri ise sistemdeki diğer şirketler arasında paylaşılacak. Burada kişilerin içerdeki birikimleri de esas alınarak devir işlemi yapılacak. Bu şekilde 40 bin kişinin dağıtılmasını bekliyoruz. Belki ilk geçiş sürecinden dolayı geçici bir mağduriyet olabilir. Ama nihai olarak iş bittiğinde sistemde katılanlar mağdur olmayacak.” Kolo, tasarruf finansman kurumlarının çalışma koşullarını düzenleyen yasa ve yönetmelikle birlikte sektörün gerçek dışı vaatlerden ve haksız rekabetten kurtulacağını söyledi.

“Birikimler düşük”

Fuzul Ev Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal’da intibak sürecine giren her firmanın bu süreci geçemeyebileceğine vurgu yaptı. “Bizim tahminimiz 10 firmanın bu süreci geçip sektörde kalacağı yönünde” diyen Akbal, diğerlerinin ise bu firmaların çatısı altına gireceğini söyledi. Şartları uymayanların ise TMSF tarafından değerlendirmeye alınıp tasfiye edileceğini aktaran Akbal, “Bu firmaların önemli bir kısmı 2019 ve sonrasında kurulduğu için çok fazla müşterileri yok. Ayrıca kişilerden en fazla 12 aylık taksit almışlar. Burada eğer şirket sahibinin mal varlığı varsa sistemdeki kişilerin ücretleri buradan karşılanacak” dedi. Halihazırda 350 bin kişinin yer aldığı pazarın yüzde 95’inin ilk 10 içindeki firmanın elinde olduğunu kaydeden Akbal, “Bu nedenle sistem dışında kalacak kişi sayısı da az” diye konuştu. “Ancak bundan sonraki süreçte sistemdeki müşterilerin tasarruflarına devlet tarafından bir garanti verilmiyor” diyen Akbal, yeni dönemde BDDK’nın sadece denetim ve düzenlemeyi üstleneceğini söyledi.

“1 ayda başvurular incelenir”

Toplam 35 firmanın başvuruda bulunduğunu, bunlardan 7 adedinin diğer firmalarla birleşmek için başvuruda bulunduğunu aktaran Katılımevim Genel Müdürü Ahmet Özcan, “Beklentimiz yaklaşık 1 aylık bir sürede BDDK’nın başvuruları inceleyerek intibak için süre tanınacak firmaları belirleyeceği şeklinde. Bu aşamada kaç firmaya süre verileceğini BDDK’ya sunulmuş olan planların gerçekçiliği belirlemiş olacak. Sektördeki bilgimize dayalı olarak bir tahminde bulunursak 10-15 arası firmanın gerçekçi bir plan sunabileceğini tahmin ediyoruz” diye konuştu. Sonrasında bu firmaların durumlarını 6 ay içinde kanun ve yönetmelikte belirtilen kaidelere uygun hale getirerek lisanslama işlemlerinin yapılmasını beklediklerini anlatan Özcan, “Elbette bu noktada da süreci tamamlayamayan firmalar olması muhtemel. Tasarruf Finansman yöntemiyle ev-araba almak için girişimde bulunan müşterilerin yüzde 95 civarı sektörün ilk 10 firmasında olduğundan dengeli bir intibak süreci olacağını tahmin ediyoruz” açıklamasını yaptı. İntibak planları kabul görmeyen firmalar için kanunda belirlenen tasfiye işlemleri uygulanacağını kaydeden Özcan, “Bu bağlamda BDDK’nın da 08.04.2021 tarihli basın açıklamasında uyardığı şekilde vatandaşlarımızın bu süreçte katılım sağlayacakları firmayı çok iyi araştırarak seçmeleri önemli. Katılımevim olarak süreçle ilgili olarak çok hızlı aksiyon alıp hazırlıklarımızı tamamladığımızdan ötürü yasanın çıkmasıyla birlikte katılımcı sayımızda ciddi bir artış yaşamaktayız” diye konuştu.

Düzenleme sonrası büyüme daha da hızlanacak

Faizin yükseldiği dönemde sektöre talebin arttığını aktaran Fuzul Ev Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, yıllık 50 ila 60 bin arasında konut tesliminin yapıldığı pazarın sadece yasal düzenleme sürecinin ortaya çıktığı şubat ayında belirsizlik nedeniyle bir duraksama yaşadığını söyledi. Ancak 7 Nisan’da intibak sürecinin devreye girmesiyle firmaların da şubelerini artırmaya başladığını belirten Akbal, “Sektörün bu yıl yüzde 15 ila 20 arasında büyümesi bekleniyor. Gelecek yıldan itibaren ise büyümenin daha hızlanmasını bekliyoruz” açıklamasını yaptı.

Haber

Ayda ortalama 2 bin teslimatla 4 yılda 30 bin aileyi sevindirdi

Firmanızın kuruluşu ve eriştiği şube büyüklüğü hakkında bilgi verir misiniz? Kuruluşunuzdan bu yana kaç kişiyi ev, araba sahibi yaptınız?

BİREVİM olarak ayda ortalama 2 bin teslimat ile 4 yılda 30 bini aşkın teslimat yaparak tasarruf sahiplerinin ev ve araba ihtiyaçlarına tasarruf finansı ile ulaşmasına vesile olduk. Kurulduğumuz günden bu yana tasarrufun bir finans aracı olarak kullanıldığı, tümüyle özgün bir iş modeli olan “Birlikte Tasarruf Finansı” yöntemiyle çalışıyoruz. Tasarruf sahiplerimizin ev veya araba ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için geliştirdiğimiz insan merkezli sosyal finans anlayışı çerçevesinde, yenilikçi ürünler ve hizmetler sunarak çözümler üretmeye devam ediyoruz.

Toplumsal tabana yaygın bir tasarruf finansı anlayışı ile başlattığımız Tasarruf Seferberliği kavramı kapsamında, sektörün 4 yıldır sıkıştığı ve sadece sınırlı bir kitle ile iletişimin devam ettirildiği alandan çıkarak Tasarruf Finansı’nı toplumun tüm kesimlerine duyurmayı şiar edinmiş sektörün lokomotif markasıyız.

Bu kapsamda, Türkiye’nin dört bir yanında bulunan 95 şubemiz ile tasarruf sahiplerine bütçelerine en uygun koşullarla ve tamamen kendilerinin belirledikleri tasarruf taksit oranlarıyla ihtiyaçlarını borçlanmadan karşılayabilecekleri çözümler sunuyoruz.

Geliştirdiğimiz insan merkezli sosyal finans modeli olan “Birlikte Tasarruf Finansı” yöntemi ile ülkemizdeki tasarruf sahiplerinin hızla artırılması ve güçlerinin borçlanmaya dayalı olmayan, tasarruf ve varlık temelli, kitlesel bir şekilde birleştirilmesini hedefliyoruz.

2020 yılı ciro artışı, yeni katılımcı ve yeni şube açısından hedeflerinizi yakaladığınız söylenebilir mi? 2021 yılından beklentileriniz neler? 2021 gündeminizde neler var?

2020 sonu itibarıyla, zorlu pandemi sürecine rağmen geçen yıla kıyasla teslimat sayımızı yüzde 59, teslimat finansman tutarımızı ise yüzde 85 artırarak; tasarrufu gerçek anlamda bir finans yöntemi haline getirip sürdürülebilir büyümemize de devam ettik. BİREVİM olarak, sektörün bir diğer önemli verisi olan yeni sözleşme sayımızda, 150 bin sözleşme adedini aşarak; sözleşme sayımızı 2019 yılına kıyasla rekor büyümeyle yüzde 78 artırdık.

Ev ve araba dışında, sistemi uyguladığınız başka alanlar var mı? Varsa bu alanlar hangileri, bunlara ilgi ne durumda?

Yeni yasa tasarısında da yer verildiği şekilde; taşınır ve taşınmaz tüm ihtiyaçlar için yararlanılabilecek bir faaliyet alanımız mevcut. Tasarruf Sahiplerimiz kendi tasarruflarına göre, BİREVİM ile araba gibi pek çok taşınır ihtiyacın yanı sıra ev, iş yeri, arsa, arazi gibi gayrimenkuller ve benzeri küçük işletmeler gibi daha pek çok taşınmaz ihtiyaçlarına da Birlikte Tasarruf Finansı ile çok daha kısa sürelerde, ek maliyetler olmaksızın Türkiye şartlarında olabilecek en düşük maliyetlerle ulaşıyor.

Müşterilerinizin ev ve araba sahibi olabilmesi için firmanızın sunduğu en kısa ve en uzun dönemler neler? En fazla tercih edilen dönem hangileri?

Toplumun 2. temel ihtiyacı olan barınma ihtiyacı temelde herhangi bir dönemsel değişim göstermemektedir. Yaz aylarında nispeten diğer aylara göre bir yavaşlama sezilse de bu ihtiyaç büyük farklılıklar sergilemez. Faaliyete başladığımız günden bu yana Tasarruf Finansı’nın sürdürülebilirliği kapsamında teslimat süreleri sunuyoruz. Sektöre yeni giriş yapan oyuncuların tasarruf sahiplerine teklif ettiği çok erken teslimat tarihlerine karşı bile kendi şiarımızdan şaşmadık. Bu kapsamda finansman tutarı, ödenebilecek taksit ve var ise peşinat miktarı ya da tercih edilen tasarruf planına göre teslimat süreleri birçok farklılık sergiliyor. Bu anlamda şubelerimizde kişiye özel analiz sonucunda bir teslimat tarihi belirliyoruz.

Pandemi dönemi iş süreçlerinizi nasıl etkiledi? Bu döneme özel geliştirdiğiniz yeni sistemler var mı?

BİREVİM olarak 2020 yılındaki pandemi sürecini bir fırsata çevirerek kendi süreçlerimizde aksayan yerleri arayıp çözümler geliştirmeye çalıştık. Şirket olarak işleyişimiz ve iş yapış şekillerimizde “kırmızı çizgilerimiz” ile kendi içimizde ihlal edilemez kural setlerimizi oluşturarak yolumuza devam ettik. Kendi sektörümüzün yanında, diğer birçok farklı sektördeki firmalar dahi işten çıkartma konusunda aksiyon alırken bu süreçte 168 kişiye daha istihdam sağladık. Çalışanlarımızın ve Tasarruf Sahiplerimizin, evlerinden çıkmadan şubede gerçekleştirebilecekleri tüm işlemleri kendi bünyemizde geliştirdiğimiz Görüntülü İletişim Sistemi altyapımız vasıtasıyla uzaktan erişim ile yüz yüze görüşme yaparcasına sağlıklı şekilde hizmet vermeye devam ettik. BİREVİM İnternet Şube ve Mobil Şube uygulamalarımız ile de yine tasarruf sahiplerinin kendi tasarruf planları ile ilgili işlem yapabilmelerini sağladık.

Sisteme vatandaşların ilgisi nasıl?

Tasarruf Finansı’nın sürdürülebilirlik ilkesi kapsamında, birlikte tasarruf finansı yöntemleri ile bireysel tasarruf yöntemlerine göre çok daha kısa sürelerde, diğer finansal araçlara göre ise Türkiye şartlarında olabilecek en düşük maliyetlerle tasarruf sahiplerimizin bütçelerine uygun koşullarla ev ve araç ihtiyaçları başta olmak üzere ihtiyaç duydukları finansman ihtiyacını karşılıyoruz.

BİREVİM sektör oyuncusu olarak hizmet vermeye başladığı ilk günden beri, Tasarruf Finansı’nı tabana yayılan bir finans modeli olarak lanse etmeye çalıştı. BİREVİM’in kuruluşuna kadar tasarruf sahibi kitlesini sadece belirli bir alanda kısıtlı tutmuş olan sektörde alışılagemiş hedef kitle dışındaki segmentlerle de konuşmaya başladık. Bu kapsamda, kimi zaman hemen karşılığını alamayacağımızı bildiğimiz kitlelere dahi Tasarruf Finansı’nın felsefesini anlatmaya, sektörümüzü doğru şekilde tanıtmaya çalıştık. Ev ve araç hayalini gerçekleştirmesine vesile olduğumuz 30 bini aşkın Tasarruf Sahibimizin kendi çevrelerine BİREVİM’i tavsiye etmeleri neticesinde de son dönemlerde yukarı yönde ciddi bir artış hızı ile yeni Tasarruf Sahibi kazanımına devam ediyoruz. Her geçen yıl daha da büyüyen bir aile olarak yolumuza devam etmekten gurur duyuyoruz.

Sektörün yasal bir çerçevede faaliyet göstermesi noktasında kamudan beklediği düzenlemeler var. Sizce bu düzenleme nasıl olmalı ve ne zaman çıkmalı? Düzenlemeler sektöre nasıl bir katkı sağlar?

Sektörümüz temelde finansman organizasyonu sağlayan bir faaliyet alanında hizmet veriyor. Nitekim yeni yasa tasarısı geçtiğimiz gün itibarıyla meclis alt komisyonunda yer aldı. Yeni yasa tasarısı ile kamu erkinin bu faaliyet alanını düzenleyici etkisi toplumsal bazda güven algısını olumlu yönde etkileyecektir. Sektör oyuncularının, BİREVİM haricinde, şimdiye kadar tasarruf sahibi kitlesini sadece belirli bir alanda kısıtlı tutması ve sadece güven algısı nedeniyle farklı yöntemlerle ev ve araç finansmanı ihtiyaçlarını karşılayabilen kitlenin bu sektöre temkinli yaklaşması nedeniyle sektör hak ettiği büyüklüğe ulaşamamış, tabana yaygın bir kitleye erişmemişti. Beklentimiz, yasal altyapı ile katılımcı sayısında önümüzdeki dönemde ciddi bir artış olması. BİREVİM olarak, 2020 yılı boyunca biz sektörün alışılagelmiş hedef kitlesi dışındaki segmentlerde de konuşmaya başlamıştık. Bu kapsamda kendimizi sektörün lokomotif firması olarak da çok şanslı görüyoruz.

Haber

Enerji kayıpları tüketicinin cebine yansıyor

İklim değişikliğine karşı toplumsal önlemlerin yanı sıra bireysel önlemler de büyük önem taşıyor. İklim değişikliğine karşı alınabilecek en büyük önlemlerden biri ise, enerjinin tasarruflu kullanılması. Bugün üretilen enejinin yaklaşık 40’ı evlerde kullanılırken, bu oranın yüzde 80’i de ısıtma ve soğutma amaçlı tüketiliyor. Ev ya da iş yerinde alınacak önlemlerle enerjide tasarruf sağlamanın yanı sıra iklim değişikliğiyle de mücadele edilebilir.

Enerji tasarrufunun toplum tarafından enerjiyi az kullanmak şeklinde yorumlandığını söyleyen Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği (VERİMDER) İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, “Enerji tasarrufu ile amacımız, daha az enerji kullanıp mekanları zayıf bir iklimlendirmeye maruz bırakmak değil, aksine daha az enerji tüketerek aynı randımanı hatta daha güçlü bir randımanı sağlayarak ülke ekonomisine katkıda bulunmak. Enerji faturası sebebiyle büyüyen cari açık hem döviz kurları üzerinde hem de tasarruflarımızın üzerinde büyük bir baskı uygulamakta olduğundan dolayı enerji verimli kullanmak adına atılan her adımın bu baskıları hafifleteceğini düşünmek sadece bilimsel değil aynı zamanda pratik bir gerçek.” dedi.

Evde geçirilen süreye bağlı elektrik ve doğalgaz faturaları da artıyor

Enerji kayıplarının iklim değişikliğine etkilerinin yanı sıra tüketicilerin bütçesini de etkilediğini belirten Emre Alkin, “Havaların soğuması ile birlikte tüm ülke halkının tükettiği enerji kullanımına bağlı faturalarda da artış gözleniyor. Özellikle mart ayında Türkiye’de ilk kez tanıştığımız koronavirüs salgınının önümüzdeki kış aylarında da devam edeceği tahmin edilirken, ev içerisinde geçireceğimiz sürelerde artıyor. Bu durumda tüketicilerin elektrik ve doğalgaz faturaları artmaya devam ediyor. Çünkü bu iki ürün de dövize endeksli. Döviz yükseldikçe elektrik ve doğalgazın da fiyatı artıyor. Geçen yılın aynı dönemine göre elektrik ve doğalgaz fiyatlarında yüzde 30’dan fazla artış var.” şeklinde konuştu.

Evin içini sıcak tutmanın yolu ısıyı korumaktan geçiyor

Enerji tasarrufu konusunda bireysel olarak yapılacak ısı yalıtımı uygulaması ile tüketicilerin hem bütçelerini hem de doğayı koruyabileceklerine dikkat çeken Emre Alkin, tüketicilerin hem bütçelerini hem de ev içi ısıyı korumak için mutlaka ısı yalıtımı uygulaması yaptırması gerektiğini söyledi. Çünkü üretilen enerjinin yaklaşık yüzde 40’ının evlerde kullanılırken, bu oranın yüzde 80’inin ise ısıtma ve soğutma için harcandığını belirten Alkin, şunları kaydetti: “Ev içerisinde bulunan ısının kaybı ise içerideki sıcaklığı arttırmaya yol açıyor. Ancak ev içi ısıyı yüksek tutmanın yolu sıcaklığı arttırmaktan değil evdeki ısıyı korumaktan geçer. Artan doğalgaz faturalarını dengeleyebilmek için tüketicilerin yaşam alanlarına ısı yalıtımı yaparak enerji verimli hale getirmeleri mümkün. Özellikle konutlarda tüketilen enerjinin tasarrufu için yapılacak ısı yalıtım uygulaması hem tüketici hem de ülkemizin ekonomisine olumlu etki ediyor. Avrupa Birliği standartlarında gerçekleştirilecek doğru enerji tasarrufu uygulamaları ile ülkemizde bulunan toplam 21 milyon konutta, ülke olarak yıllık yaklaşık 7 milyar dolar tasarruf elde etme fırsatı vardır. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ‘Tercihini Verimlilikten Yana Kullan Hem Sen Kazan Hem Türkiye Kazansın’ kampanyasındaki veriler de doğru uygulamalarla hane halkının yüksek oranlarda tasarruf edebileceğini net olarak ortaya koyuyor.”

“Kentsel dönüşüm, enerji tasarrufu konusunda fırsat olabilir”

Kamu binaları, üretim tesisleri gibi binalar haricinde, Türkiye’de 2019 yılında yapılan araştırma sonucu yaklaşık 22 milyona yakın konut bulunduğunu bildiren Emre Alkin, enerji tasarrufu konusunda kentsel dönüşümün fırsat olabileceğini vurguladı. Son yıllarda inşaat sektöründe gözlenen artış ile enerji tasarrufu yapılan Enerji Kimlik Belgesi’ne (EKB) sahip binaların üretildiğini anlatan Alkin, yanı sıra hala enerji tasarrufu uygulamalarının olmadığı binaların da bulunduğunu aktardı.

Bu durumun hem tüketici hem de ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini söyleyen Alkin, “Enerji tasarruf uygulamaları için binaların ısı yalıtımına sahip olması büyük önem taşıyor. Ülkemizde yapılan kentsel dönüşüm ise enerji tasarrufu uygulamasının binalarda yaygınlaşması için fırsat niteliği taşıyor. Yalnızca Türkiye’de 20 yıllık bir zaman diliminde yaklaşık 14 milyon konutun, kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilmesi planlanıyor. Kentsel dönüşüm uygulamaları pek çok farklı yöntem ile gerçekleştiriliyor. Yeniden üretim yapılan uygulama kapsamında yeni yapılacak binaların Enerji Kimlik Belge alma zorunluluğu ve TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Standardı kriterlerine uyumlu yapılması gerektiğinden dolayı mutlaka enerji tasarrufu tedbirlerine göre projelerin tamamlanması gerekiyor.” açıklamasını yaptı.

Haber

Vaillant Group Türkiye CEO’su Avdel: Planlarımızda sadece ana iş kolumuza yatırım yapmak var

Vaillant, pandeminin etkisiyle tüm dünyada zor bir sürecin yaşandığı 2020’de, müşteri memnuniyeti odaklı iş stratejisi, dijital altyapısı ve evlere tasarruf getiren yenilikçi ürünleriyle büyümeye devam ediyor. Pandemiye rağmen 2019’da elde ettiği büyümenin üzerine çıkan Vaillant Türkiye, yılı yüzde 50 büyüme ile tamamlamayı planlıyor.

Vaillant Türkiye’nin 2020 yılı performansını değerlendiren Vaillant Group Türkiye CEO’su Alper Avdel, “Vaillant Group Türkiye olarak tüm yatırımlarını sadece ana iş kollarına yapan son derece odaklı bir grubuz. Gelecekle ilgili planlarımız içerisinde de sadece bu sektöre yatırım yapmak var. Amacımız, pazar payımızı ve üretim çeşitliliğini artırarak müşteri memnuniyetini üst seviyeye çıkarmak.” dedi.

“Tam yoğuşmalı kombiler yüzde 35’e kadar tasarruf sağlıyor”

Yoğuşmalı kombi kullanımı arttıkça toplam enerji maliyetinde de önemli oranda tasarruf sağlandığını vurgulayan Alper Avdel, var olan kombilerin tamamının tam yoğuşmalıya dönüşmesi ile 1 milyar dolar tasarruf sağlanabileceğini söyledi.

Toplam doğalgaz tüketiminde hane halkı kullanımının bu yılın ilk yarısında yüzde 43,9 olarak gerçekleştiğini belirten Avdel, şöyle konuştu: “Geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 41,2 idi. Bununla beraber 6 aylık dönemde 327 bin yeni abone sisteme giriş yaptı. Hem abone sayısı, hem kombi sayısı hem de doğalgaz tüketimi artıyor. Konutlarda kullanılan tam yoğuşmalı kombi sayısı arttıkça hem tüketicilerin hem de ülkemizin fatura maliyetleri azalıyor. Tam yoğuşmalı kombiler ile artan maliyetleri azaltıyoruz. Oda termostatlarının da kullanımıyla tam yoğuşmalı kombiler yoğuşmasız ürünlere göre yüzde 35’e kadar tasarruf sağlıyor.”

“İklimlendirme sektörü pozitif ayrışan sektörler arasında yer aldı”

Vaillant’ın global yapısı içinde yüzde 10’luk paya sahip olan Türkiye’nin bu zorlu dönemde grup içinde Almanya ve Polonya ile birlikte en iyi büyüme rakamlarına ulaşan ilk üç ülke arasında yer aldığını dile getiren Alper Avdel, “Dövizin aşırı değerlendiği bir yıl yaşadık. Bu sebeple de adetsel bazda artışı daha anlamlı buluyoruz. Bu yılı, adetsel bazda yüzde 20’nin üzerinde büyümeyle bitireceğimizi öngörüyoruz. Yüzde 6,7 olarak açıklanan Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrek büyüme rakamına baktığımızda, bu büyümede inşaat sektörünün payının yüzde 0.42 olduğunu görüyoruz. İklimlendirme sektörü ise 2020 yılının ilk 6 ayında elde ettiği yüzde 10 büyüme ile pandemi sürecinde pozitif ayrışan sektörler arasında yer aldı. Ürettiğimiz ürünlerin insanlar için gerekli olan hijyen ihtiyacını karşılamaya yönelik olması bu noktada önemli rol oynadı. 2021 yılı için ise temkinli bir iyimserlik içerisindeyiz.” diye konuştu.

“Tüketiciler sağlık, bağışıklık, hijyen ile bağdaştırdıkları ürünlere yöneldi”

Vaillant Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Erol Kayaoğlu ise, Vaillant’ın yüzde 30 olan 2020 yılı büyüme beklentisinin üzerine çıkarak kaydettiği yüzde 50’lik büyümeye dikkat çekti. Kayaoğlu, “Türkiye genelinde yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda tüm kategorilerde büyümenin yanı sıra yeni gaz gelen Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde diğer bölgelere kıyasla daha hızlı büyüdük. Kategori bazında bakarsak yüksek kapasiteli kazan ürünlerinde 2 kat, ısı pompasında ise yüzde 27 büyüdük. Geleneksel iş kolumuz olan kombi kategorisinde ise 100 bin adedin üzerinde satış gerçekleştirerek yılı kapatmayı planlıyoruz.” dedi.

Ürünlerinin yanı sıra hayata geçirdikleri uygulamalarla evlerde geçirilen zamanı cazip hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Kayaoğlu, “Yaptırdığımız araştırmalarda tüketicilerin sağlık, bağışıklık, hijyen gibi faydalarla bağdaştırdıkları ürünlere yönelmeyi sürdüreceğini gördük. Alışveriş alışkanlıklarında görünen çoklu kanal kullanımı etkisini farklı sektörlerde de gösterdi ve bu etkinin devam etmesi bekleniyor.” şeklinde konuştu.

Bu dönemde dijitalleşme yolunda yaptıkları yatırımların sonuçlarını aldıklarını belirten Kayaoğlu, sunları söyledi: “Tüm kanallardan 7/24 kesintisiz çağrı merkezi hizmeti vermeye devam ediyoruz. Satış ve satış sonrası hizmetler esnasında teması en aza indirmeye yönelik yeni projeler de hayata geçiriyoruz. Teması en aza indirmeye yönelik “Görüntülü Ücretsiz Keşif” projesi ile satın alma sürecinde iki kez yapılan ev ziyaretini bire düşürdük. Uygulamayı devreye aldığımız ilk 15 günde gelen keşif taleplerinin yüzde 20’sini ‘Görüntülü Ücretsiz Keşif’ uygulaması ile gerçekleştirdik. Görüntülü keşif taleplerinin yüzde 23’ü satışa döndü. Görüntülü keşif üzerinden yüzde 50 daha fazla satış oranı yakalıyoruz.”

“Green iQ etiketli ürünlerle çıtayı en üst noktaya çıkarıyoruz”

Pandemiye rağmen ürün lansmanlarına devam ettiklerini söyleyen Erol Kayaoğlu, yoğuşmalı ürün gamını, çevre dostu ve tasarrufu üst seviyeye çıkaran cihazlarla genişlettikllerini kaydetti. Dünyayı ve çevreyi düşünen kullanıcıların sürdürülebilir ürünleri tercih ettiğini belirten Kayaoğlu, ürün çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Yakın zaman önce hem toprak hem su hem de hava bazlı çalışabilen benzersiz bir ürün olan Flexotherm ısı pompasını tüketicinin beğenisine sunduk. Green iQ felsefesi ile üretilen ecoTEC Exclusive yoğuşmalı kombi; multi yoğuşma sağlayan teknolojisi ile standart kombilere kıyasla yüzde 8’e varan ek tasarruf ve düşük maliyetli enerji kullanımı vadediyor. Yüzde 85 geri dönüştürülebilir malzemelerden üretilen ürün, cep telefonuyla kontrol ve uzaktan erişim gibi üstün özelliklere sahip. Hem kullanıcıya daha fazla tasarruf imkanı sağlayan hem de doğadaki gaz salınımını azaltan Green iQ felsefesi ile üretilen ürünlerimizi, tüketicilerimizle buluşturmaya devam ediyoruz.”

Haber

İstanbul tasarrufta Ankara’yı 4’e katladı

Türkiye’de tasarruf mevduatlarının değeri ilk yarıda 2019’un aynı dönemine göre yüzde 29,7 artarak 1 trilyon 678,3 milyar liraya yükselirken, kişi başı tasarruf miktarı 20 bin 183 lira oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’de ilk yarı sonu itibarıyla tasarruf mevduatları 1 trilyon 678 milyar 280 milyon 264 bin liraya yükseldi.

Bu rakam 2019’un haziran sonunda 1 trilyon 293 milyar 826 milyon 698 bin lira düzeyinde bulunurken, tasarruf mevduatlarındaki artış oranı yüzde 29,7 oldu.

Böylece geçen yıl için nüfusu 83 milyonu aşan Türkiye’de, kişi başına ortalama tasarruf miktarı da 20 bin 283 lira olarak hesaplandı.

Türkiye’de kişi başı gerçekleştirilen tasarruf miktarının 2019’un ilk yarısında 15 bin 559 lira olduğu dikkate alındığında, geçen bir yıllık süreçte vatandaşın kenara ayırdığı tutarın ortalama 4 bin 623 lira arttığı görüldü.

Söz konusu artışta, koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle küresel ekonomide oluşan belirsizliklerin etkisiyle vatandaşın büyük ölçüde birikimlerini değerlendirdiği altın ve döviz hesaplarının TL karşılığının yükselmesi de etkili oldu.

Kişi başı tasarruflar 6 kentte ortalamanın üzerinde

Kişi başı tasarrufları 2019’un ilk yarısında 35 bin 715 lira düzeyinde bulunan İstanbul’da, bu yılın ilk yarısı itibarıyla vatandaşın kenara ayırdığı tutarın 44 bin 337 liraya yükseldiği görüldü. İstanbul bu rakamla kişi başına en yüksek tasarruf edilen kent oldu.

İstanbul’un ardından en yüksek kişi başına tasarruf edilen kentler 29 bin 634 lirayla Ankara, 28 bin 877 lirayla Muğla, 26 bin 44 lirayla İzmir, 22 bin 724 lirayla Antalya ve 20 bin 431 lirayla da Tunceli olarak sıralandı. Böylece 6 kentte kişi başı tasarruf miktarı Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşti.

Öte yandan Türkiye’nin 53 kentinde kişi başı tasarruf miktarı 10 bin lirayı aştı.

Kişi başı tasarruf miktarı açısından ilk yarı itibarıyla son sırada ise 3 bin 36 lirayla Ağrı yer aldı. Ağrı’nın ardından vatandaşın en az tasarruf ettiği kentler 3 bin 89 lirayla Şırnak, 3 bin 204 lirayla Muş ve 3 bin 279 lirayla Hakkari oldu.

Doğudaki kentler kişi başı tasarruf artışında üst sıralarda

Kişi başı tasarruf mevduatının ilk yarı itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı kent Muş oldu. Muş’ta ortalama olarak her bir vatandaşın kenara ayırdığı tutar 2019’un haziran sonunda 1.998 lira iken, bu rakam bu yılın aynı döneminde 3 bin 204 liraya çıkarak yüzde 60,4 artış kaydetti.

Muş’un ardından kişi başına tasarrufların en fazla artış kaydettiği kentler, yüzde 60’la Siirt, yüzde 56,1’le Bitlis, yüzde 55,3’le Şanlıurfa, yüzde 54,5’le Bingöl, yüzde 52,5’le Erzurum, yüzde 52,3’le Diyarbakır, yüzde 52,2’yle Van ve yüzde 51’le Elazığ oldu.

Böylece kişi başına düşen tasarruf miktarının en fazla arttığı kentlerin Türkiye’nin doğusunda yoğunlaştığı görüldü.

Türkiye’nin 81 kentinin tamamında kişi başı tasarrufların artış kaydetmesi öne çıkan bir diğer unsur oldu.

İstanbul tasarrufta Ankara’yı 4’e katladı

Geçen yıl Türkiye’deki toplam tasarruf mevduatlarının yüzde 41’i İstanbul’da birikti. 15,6 milyon kişiye ev sahipliği yapan İstanbul’da, haziran sonu itibarıyla toplam 688 milyar 71 milyon 127 bin liralık tasarruf mevduatı toplandı.

2019’un ilk yarısında 554 milyar 274 milyon 595 bin liralık tasarruf mevduatı toplanan İstanbul’da, geçen bir yıllık süreçte biriken tutar yüzde 24,1 artmış oldu.

Tasarruf mevduatı miktarında 167 milyar 109 milyon 858 bin lirayla Ankara ikinci, 113 milyar 742 milyon 690 bin lirayla İzmir üçüncü sırada yer aldı.

İstanbul’un toplanan tasarruf mevduatı açısından en yakın rakibi olan Ankara’yı 4’e katladığı görüldü.

Miktar açısından Türkiye’de en düşük tasarruf mevduatının bulunduğu kentlerde başı 554 milyon 92 bin lirayla Bayburt çekti. Bayburt’u 624 milyon 821 bin lirayla Ardahan, 793 milyon 802 bin lirayla Kilis, 921 milyon 422 bin lirayla da Hakkari takip etti.

Haber

Bursa’da 10 kişiden 6’sının borcu yok

Esra ÖZARFAT
(BURSA) – 2020’yi ‘Tasarruf Seferberliği Yılı’ ilan eden BİREVİM’in “180 Günde Birlikte Mümkün’ farkındalık projesinin yeni durağı Bursa oldu. Proje kapsamında, “Bursa Yerel Halkın Tasarruf ve Finans Davranışlarına Yönelik Tutum Araştırması” çalışması da açıklandı. Bursa Yıldırım şubesinde çalışanların katılımıyla gerçekleşen Kırmızı Tim canlı yayınında konuşan BİREVİM Pazarlama ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Didem Sübar Özdemir, Bursa’da aylık tasarruf miktarı ve tasarruf edilebilecek tutarın Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu söyledi. “Bursa gerçek anlamda ‘geleceği’ için tasarruf ediyor” diyen Özdemir, “Araştırmamızdan, Bursa’nın, aylık tasarruf miktarı ve tasarruf edilebilecek ortalama tutarının 1.645 TL olduğu sonucu çıktı. Ayrıca Bursa’da tasarrufun 30 yaşından önce başladığı tespit edildi. Bu sonuçlar hem marka olarak bizim var olma sebeplerimize çok yakın hem de Bursa’nın ve Türkiye’nin geleceği için umut verici” dedi.

Pandemide tasarruflar azaldı

Bursa Yıldırım Şube Müdürü Güneri Filiz ise şu bilgileri verdi, “Bursa’da tasarruf etme amacında ilk sırada ‘geleceği garanti altına almak’ yer alırken; ikinci sırada ‘ev ve araba satın almak’ yer aldı. Bursa’da yerel halkın yüzde 6,7’si ‘borçlarını çalışarak kapatmayı’ düşünüyor. Tasarruf yapanların yüzde 58’inin bankada ‘vadesiz hesabı’; yüzde 47’sinin ise, bankada ‘vadeli hesabı’ bulunuyor. Bursa’da ayrıca, altın yoluyla tasarruf yapma durumunun yüksek bir oranda çıkması dikkat çekiyor. Bursa’da her 4 kişiden 1’i tasarruf finans yöntemini bilmektedir.” Bursa’da, her 10 kişiden sadece 4’ünün borçlu durumda olduğunu vurgulayan Güneri Filiz, “Ben bardağın dolu tarafına bakanlardanım. Bu rakam aynı zamanda, Bursa’da her 10 kişiden 6’sının borcu olmadığını gösteriyor. Tasarruf yapan her 10 kişiden yaklaşık 7’si, pandemi döneminde tasarruflarının azaldığını belirtiyor.” Filiz, Bursa Yıldırım şubesi olarak yılın 8 ayında 40 bin başvuru aldıklarını, teslimat adedinde geçen yılın aynı dönemine göre 2 kat, sözleşme sayısında da yüzde 15’e ulaşan bir artış kaydettiklerini ifade etti. Filiz, 8 ayda yaptıkları teslimatlarla Bursa ekonomisine 76 milyon TL katkıda bulunduklarını, yılsonuna kadar 40 bin Bursalıyı daha BİREVİM yöntemleri ile tanıştırmak istediklerini açıkladı.

Haber

Evlerde enerji tüketimi yüzde 17 arttı

BURSA (DÜNYA) – 5 milyon kişiye hizmet veren sektörünün öncü şirketlerinden Limak Enerji, Türkiye’de 11 Mart itibarı ile ilk koronavirüs vakasının görülmesiyle başlayan süreçte alınan tedbirlerle enerji tüketiminde yaşanan değişime dair kapsamlı bir araştırma yaptı. Araştırmada sosyal hayatta yaşanan farklılaşmalara paralel olarak enerji tüketim ve tüketici ödeme alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin detaylarına da yer verildi. Araştırma sonuçlarına göre; yeni tip koronavirüsün etkisiyle vatandaşların ‘evde kalmalarına’ yönelik çağrı karşılık buldu ve 11 Mart – 20 Nisan’ı kapsayan dönemde toplam enerji tüketiminde geçen yıla oranla yüzde 12’lik düşüş gerçekleşirken, mesken enerji tüketiminde ise yüzde 17’lik bir artış gerçekleşti. Konut abonelerinin evde kalma süresinin uzunluğu, beyaz eşya ve diğer elektrikli cihazların daha fazla kullanımı, elektrik tüketiminde hane bazında artışa neden oldu.

Günlük enerji tüketim alışkanlıkları geç saatlere kaydı

İnsanların güne daha geç başlaması, rutin işe gidiş-geliş saatlerinde evde olmaları ve günü geç sonlandırmaları günlük enerji kullanım alışkanlıklarının daha geç saatlere kaymasına neden oldu. İlk vakanın görülmesinin ardından en yoğun tüketim saatleri olan 17.00 ile 21.00 saatleri arasındaki enerji tüketiminde yüzde 14’lük bir artış oldu. Tüketimin yüzdesel olarak en fazla yükseldiği dönem ise 22.00 ve 02.00 saatleri arasındaki dilim oldu. Bu dönemdeki enerji tüketiminde %24’lük bir artış gözlendi. Aynı zamanda pandemi sürecinde güne başlama saatlerinde de değişiklikler meydana geldi. İş yerinden çalışma düzeninde yüksek seviyelerde tüketimlerin görüldüğü sabah 06.00 ve 09.00 saatlerinde önceki dönemlere göre tüketim düşüşü gerçekleşti. Gündüz tüketim yoğunluğunun en yüksek olduğu zaman dilimi 11.00 ve 14.00 saatleri arasını kapsayan dönem olmaya devam etti. 11 Mart’tan 20 Nisan’a kadar en yüksek tüketim ise soğuk havanın da etkisiyle 19 Mart’ta saat 14.00’de gerçekleşti. Koronavirüs süreci sonrası yoğun tüketimin de etkisiyle 1 aylık ortalama bir faturada yaklaşık 20 TL civarında bir artış gözlendi. Aylık ortalama 120 TL’lik elektrik faturası ödeyen bir abonenin faturasının 140 liraya çıkacak olması mevcut durum ve olağanüstü koşullar dikkate alındığında tüketimde günlük 50 – 60 kuruş seviyesinde bir artışa tekabül ediyor. Bu artış da online dizi ve film platformlarının aylık üyelik bedellerine eş değer.

“Enerji tüketimi alışkanlıklarımız evlere kaydı”

Araştırmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Limak Enerji Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac, “Geçen yıl ve bu yılın verilerini karşılaştırdığımızda bölgemizdeki elektrik tüketimindeki düşüş, enerji tüketim alışkanlıklarımızın evlere kaydığını gösteriyor. Hizmet verdiğimiz bölgede insanların evde geçirdiği zamanın artması ile beraber mesken enerji tüketimi 322 milyon kWh’a çıkarak, yüzde 17 oranında arttı. Özellikle meskenlerde enerji kullanımının arttığı bu dönemde tüm tüketiciler sayaçları üzerindeki değerlerle oluşturulan fatura tutarlarını Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) sayfasından da kontrol edebilirler” dedi.

“Küçük önlemlerle, yüzde 50’ye yakın tasarruf sağlanabilir”

Enerji tasarrufuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aytac, “Faaliyete geçirdiğimiz pek çok proje ile enerji verimliliği ve tasarrufu üzerinde duruyoruz. Özellikle evlerde çok zaman geçirilen bu dönemde, tasarruf tavsiyelerimizi yinelemek istiyorum. Vatandaşlarımız, basit adımlar atarak özellikle elektrik tüketiminde tasarruf sağlayabilir. A+++ enerji sınıfı buzdolabı ve bulaşık makinası kullanıldığında yüzde 50’ye kadar daha az bir tüketim yapılabiliyor. Aydınlatmada ise LED lamba akkor lambaya göre yüzde 90 verimlilik sağlıyor. Televizyon, bilgisayar gibi elektrikli ev aletlerini uyku konumunda bırakmayıp güç tuşundan kapatmak, tasarruf ettiriyor. Uyku modundaki elektrikli cihazlar, normal tüketimin yüzde 10 ile yüzde 20’si oranında enerji harcamaya devam ediyorlar. Bunu önlemek için vatandaşlarımız anahtarlı priz kullanabilir. Tüketiciler, 3 zamanlı tarifeye geçtikleri takdirde gece enerji tüketimini artırırsa; bu dönemin fiyatının yarı yarıya düşük olması nedeniyle yüzde 50’ye yakın bir tasarruf sağlayabiliyor. Aynı zamanda özellikle bugünlerde koronavirüs salgınıyla gündeme gelen evden çalışma tedbirleri de ciddi oranda enerji tasarrufu sağlıyor. Yapılan araştırmalar, işe gidip gelme sırasında harcanacak enerji ile 8 saatlik hane enerji tüketimi karşılaştırıldığında, evden çalışmanın 1,5 ila 4 kat arasında enerji tasarrufu sağlayabileceğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Evde vakit geçirmenin maliyeti daha ucuz

Araştırma sonuçlarına göre, bir önceki yılın aynı döneminde hafta sonları evde bulunma durumu ve buna bağlı olarak enerji tüketimi yüzde 20 daha düşüktü. Hafta sonu evde kalmanın maliyeti ise elektrik tüketimi bakımından bu dönemde günlük ortalama 6 TL oldu. Bu da bir sinema biletinden çok daha düşük bir maliyet.

Online abonelik işlemleri yüzde 85 arttı

Koronavirüs salgınına yönelik virüsün yayılmasını azaltıcı uygulamaların yoğunlaşması, hemen hemen tüm süreçlerin dijital ortama kayarak, uzaktan erişim imkanı ile yürütülmesine neden oldu. Ödeme noktalarının çalışma saatlerinin azaltılması, sosyal alanların kalabalıklardan arındırılması gibi önlemler online fatura ödeme kanallarının kullanımında artış sağladı. Faturalarına ‘Evde Hayat Var’ mesajı ekleyen Limak Enerji’nin araştırmasına göre; abonelerin yüzde 75’i Mart ayında fatura ödemelerini bankalar üzerinden yaptı. Şubat ayında bu rakam yüzde 65 idi. Nisan ayının üçüncü haftasında ise bu rakam yüzde 83’e ulaştı. Vatandaşların ‘evde kal’ çağrısına uymasıyla ve çalışma saatlerinin azaltılmasıyla birlikte, PTT ve müşteri işlem merkezlerinden yapılan ödemeler düşerken, buralardaki işlem yoğunluğu ve para teması da azalmış oldu. Koronavirüs salgını öncesi döneme göre online abonelik işlemlerinde ise yüzde 85 artış gözlendi.

Haber

2019’da kişi başına 17 bin 394 lira tasarruf ettik

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’de geçen yıl 1 trilyon 446 milyar 381 milyon 259 bin liralık tasarruf mevduatı toplandı. 

Bu rakam 2018’de 1 trilyon 153 milyar 768 milyon 94 bin lira düzeyinde gerçekleşirken tasarruf mevduatlarındaki artış oranı yüzde 25,4 oldu.

Geçen yıl için nüfusu 83 milyonu aşan Türkiye’de, kişi başına ortalama tasarruf miktarı da 17 bin 394 lira olarak hesaplandı.

Türkiye’de kişi başına gerçekleştirilen tasarruf miktarının 2018’de 14 bin 70 lira olduğu dikkate alındığında, geçen bir yıllık süreçte vatandaşın kenara ayırdığı tutarın ortalama 3 bin 324 lira arttığı görüldü.

Kişi başı tasarruflar 6 kentte ortalamanın üzerinde

Kişi başı tasarrufları 2018’de 32 bin 538 lira düzeyinde bulunan İstanbul’da, geçen yıl ise vatandaşın 39 bin 611 lira kenara ayırdığı görüldü. İstanbul bu rakamla kişi başına en yüksek tasarruf edilen kent oldu.

İstanbul’un ardından en yüksek kişi başına tasarruf edilen kentler 25 bin 560 lirayla Muğla, 25 bin 134 lirayla Ankara, 22 bin 712 lirayla İzmir, 19 bin 846 lirayla Antalya ve 17 bin 651 lirayla da Tunceli olarak sıralandı. Böylece 6 kentte kişi başı tasarruf miktarı Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşti.

Söz konusu 6 kentin yanı sıra Yalova, Uşak, Denizli, Aydın, Edirne, Balıkesir, Eskişehir, Trabzon, Kırklareli, Bursa, Zonguldak, Isparta, Nevşehir, Çanakkale, Mersin, Kırşehir, Adana, Aksaray, Kocaeli, Tekirdağ, Burdur, Bartın, Hatay, Erzincan, Karaman, Kayseri, Karabük, Bolu, Giresun, Rize, Manisa ve Sinop olmak üzere toplam 38 kentte kişi başı tasarruf miktarı 10 bin lirayı aştı.

Kişi başı tasarruf miktarı açısından geçen yıl son sırada ise 2 bin 283 lirayla Şırnak yer aldı. Şırnak’ın ardından vatandaşın en az tasarruf ettiği kentler 2 bin 370 lirayla Ağrı ve 2 bin 454 lirayla Muş oldu.

Doğudaki kentler kişi başı tasarruf artışında üst sıralarda

Kişi başı tasarruf mevduatının geçen yıl en fazla arttığı kent Muş oldu. Muş’ta ortalama olarak her bir vatandaşın kenara ayırdığı tutar 2018’de 1.623 lira iken, bu rakam 2019’da 2 bin 454 liraya çıkarak yüzde 51,2 artış kaydetti. 

Muş’un ardından kişi başına tasarrufların en fazla artış kaydettiği kentler, Hakkari, Şanlıurfa, Çankırı, Şırnak, Ağrı, Adıyaman, Batman, Mardin ve Van olarak kayıtlara geçti. Söz konusu 10 kentin 9’unun Türkiye’nin doğusunda yer alması dikkati çekti.

Türkiye’nin 81 kentinin tamamında kişi başı tasarrufların artış kaydetmesi öne çıkan bir diğer unsur olurken, söz konusu artışta yüzde 7,1 ile son sırada Kocaeli yer aldı.

Geçen yıl itibarıyla nüfusu 2 milyon kişiye dayanan ve 23,3 milyar liralık tasarruf mevduatı toplanan Kocaeli’de, fert başına kenara ayrılan tutar da 11 bin 945 lira olarak hesaplandı. Kentin kişi başı tasarrufları 2018’de 11 bin 151 lira düzeyinde bulunuyordu.

İstanbul tasarrufta Ankara’yı 4’e katladı

Geçen yıl Türkiye’deki toplam tasarruf mevduatlarının yüzde 42,5’i İstanbul’da birikti. 15,5 milyon kişiye ev sahipliği yapan İstanbul’da, 2019’da toplam 614 milyar 733 milyon 94 bin liralık tasarruf mevduatı toplandı.

2018’de 490 milyar 272 milyon 659 bin liralık tasarruf mevduatı toplanan İstanbul’da, geçen bir yıllık süreçte biriken tutar yüzde 25,4 artmış oldu.

Tasarruf mevduatı miktarında 141 milyar 734 milyon 228 bin lirayla Ankara ikinci, 99 milyar 189 milyon 816 bin lirayla İzmir üçüncü, 49 milyar 846 milyon 794 bin lirayla Antalya dördüncü sırada yer aldı.

İstanbul’un toplanan tasarruf mevduatı açısından en yakın rakibi olan Ankara’yı 4’e katladığı görüldü.

Miktar açısından Türkiye’de en düşük tasarruf mevduatının bulunduğu kentlerde başı 441 milyon 684 bin lirayla Bayburt çekti. Bayburt’u 509 milyon 720 bin lirayla Ardahan, 592 milyon 215 bin lirayla Kilis, 701 milyon 725 bin lirayla da Hakkari takip etti.

Kentler bazında kişi başı tasarruf mevduatı miktarı, 2018 ve 2019 itibarıyla şöyle:

Şehir (Bin lira) Kişi Başı Milli Gelir 2019 Kişi Başı Milli Gelir 2018
ADANA 12.404 9.831
ADIYAMAN 4.730 3.392
AFYONKARAHİSAR 8.989 7.116
AĞRI 2.370 1.699
AKSARAY 12.364 9.629
AMASYA 7.488 5.922
ANKARA 25.134 20.665
ANTALYA 19.846 15.152
ARDAHAN 5.238 3.904
ARTVİN 9.939 7.377
AYDIN 15.327 12.432
BALIKESİR 14.970 12.528
BARTIN 11.467 9.077
BATMAN 4.312 3.105
BAYBURT 5.206 4.182
BİLECİK 8.006 6.071
BİNGÖL 5.099 3.884
BİTLİS 2.590 1.940
BOLU 10.554 8.069
BURDUR 11.628 9.199
BURSA 14.321 11.640
ÇANAKKALE 13.583 11.943
ÇANKIRI 8.134 5.810
ÇORUM 9.007 7.022
DENİZLİ 15.583 12.604
DİYARBAKIR 4.457 3.312
DÜZCE 7.539 5.589
EDİRNE 15.118 12.324
ELAZIĞ 8.351 6.453
ERZİNCAN 11.200 8.612
ERZURUM 4.276 3.665
ESKİŞEHİR 14.969 12.687
GAZİANTEP 7.295 5.667
GİRESUN 10.466 8.824
GÜMÜŞHANE 6.579 5.273
HAKKARİ 2.497 1.716
HATAY 11.353 9.181
IĞDIR 5.854 4.646
ISPARTA 13.938 11.488
İSTANBUL 39.611 32.538
İZMİR 22.712 19.083
KAHRAMANMARAŞ 5.477 4.132
KARABÜK 10.557 8.083
KARAMAN 11.191 8.567
KARS 4.845 3.590
KASTAMONU 8.594 6.891
KAYSERİ 11.079 8.843
KIRIKKALE 7.629 5.713
KIRKLARELİ 14.788 12.094
KIRŞEHİR 12.489 9.918
KİLİS 4.156 3.580
KOCAELİ 11.945 11.151
KONYA 9.333 7.638
KÜTAHYA 7.763 6.517
MALATYA 8.194 6.284
MANİSA 10.176 8.138
MARDİN 3.586 2.611
MERSİN 13.112 10.590
MUĞLA 25.560 21.120
MUŞ 2.454 1.623
NEVŞEHİR 13.890 10.951
NİĞDE 7.109 5.499
ORDU 8.441 6.429
OSMANİYE 5.052 3.842
RİZE 10.273 7.885
SAKARYA 8.497 6.696
SAMSUN 9.378 7.302
SİİRT 3.236 2.370
SİNOP 10.150 8.044
SİVAS 9.796 7.647
ŞANLIURFA 2.798 1.927
ŞIRNAK 2.283 1.631
TEKİRDAĞ 11.736 9.308
TOKAT 5.678 4.387
TRABZON 14.913 11.649
TUNCELİ 17.651 13.404
UŞAK 15.930 12.916
VAN 2.971 2.172
YALOVA 16.485 13.939
YOZGAT 8.822 6.922
ZONGULDAK 13.965 11.423
TOPLAM 17.394 14.070
Haber

Ev sahibi olmak isteyenlerin tasarrufları sigortalanıyor

Türkiye’de 1990’lı yılların başından itibaren uygulanmakta olan tasarrufa dayalı finansman modeli, bireylerin bir araya gelmesiyle oluşturulan sinerji ile ev ve araç satın almak için finansman ihtiyacının karşılanması temeline dayanıyor.

Tasarruf A.Ş. Genel Müdürü Eda Yazıcı Belgen, “Yeni ve esnek çözümler sunan sektörümüz her bütçeye uygun belirlenebilen maliyetleri, faiz yükünün olmaması ve çok alternatifli taksit seçenekleri ile pek çok kişinin hayalleri için adım atacağı bir fırsat sunuyor. Hızlı bir büyüme trendi gösteren sektörümüzün tüm bu avantajlarına ek olarak, güçlü çözüm ortaklarımız Turkcell Dijital İş Servisleri ve HDI Sigorta ile güvenilir ve öncü hizmetler geliştirerek sektördeki diğer oyunculardan ayrıştık” dedi. Ayrıştıkları hizmetleri açıklayan Belgen, “Öncelikle müşterilerimizin güven içinde ev hayallerini gerçekleştirmeleri için tasarruflarına gözümüz gibi bakıyoruz, akıllarında en ufak bir soru işareti kalmaması için tasarruflarını sigorta ile, kişisel verilerini ise veri güvenliği doğrultusunda güvenilir bir sistem alt yapısıyla korumaya aldık” diyerek konunun öneminin altını çizdi.

Tasarruf A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nimetullah Narman ise konuşmasında, “Her bir birey, geliri ne olursa olsun, kendi emeği ve tasarrufuyla hayalindeki yatırıma sahip olabilecek. Bugün, insanlarda ev ya da araç sahibi olmanın çok zor olduğu, bunun için yüksek bedellerin yıllar boyu ödenmesi gerektiği düşüncesi var. İşte biz tam da bu algıyı yıkmak için esnek ve her bütçeye uygun, güvenilir hizmetler geliştirdik” şeklinde görüşlerini paylaştı.

Tasarruf A.Ş.’nin dijital altyapısını üstlenen Turkcell Dijital İş Servisleri Genel Müdür Yardımcısı Süha Bayraktar ve Tasarruf A.Ş.’ye özel geliştirilen “Tasarrufum Güvende Sigortası”nı hizmete sunan HDI Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Yaşar Fıstıkçı’nın katılımlarıyla gerçekleşen panelde, müşterilere sunulan veri güvenliği, hızlı dijital hizmetler ve paralarını güvence altına alan sigorta hizmetlerinin detayları paylaşıldı. Etkinlikte konuşma yapan Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Alkin da tasarrufun ülkemiz ekonomisi ve birikim yapmak isteyen her gelir düzeyinden bireyler için önemini vurguladı.

Lansman, Yenilikçi Bakış Açısını ve Fark Yaratan Hizmetleri Yansıttı

Tasarruf A.Ş lansmanda, sektörde benzeri bulunmayan ve hali hazırda uygulanan tüm yeni uygulamaları davetlilerinin beğenisine ve deneyimlemesine sundu. Davetliler, hayal ettikleri evi VR gözlük ile kurgulayarak, tasarruf.com.tr üzerinden hızlıca ulaştıkları online tasarruf uzmanı ile canlı bağlantı kurdu, görüşme gerçekleştirdi ve bilgi aldı. Yanı sıra kâğıt ile enerji israfını önlemek için tüm satış kanallarında mevcutta uygulanan dijital imza ile sözleşmelerini imzaladılar.

Tasarruf A.Ş. sponsorluğunda hazırlanan Tasarruf El Kitabı’nın da katılımcılarla paylaşıldığı etkinlikte ayrıca sosyal fayda oluşturmayı hayati bir öncelik olarak belirleyen ve bu çerçevede Darüşşafaka Cemiyeti ile gönüllü çalışmalar yürüten Tasarruf A.Ş., lansmana katılım gösteren davetliler için Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışta bulundu.