Haber

Ege Yapı, 7 milyar TL yatırımla 7 yeni projeye start verecek


Gayrimenkul dalının aktif oyuncuları ortasında yer alan Ege Yapı, 2023 yılına yeniliklerle başladı. İki yılda 7 proje için toplam 7 milyar lira yatırım hedefleyen şirket, logo değişimi, yeni kurduğu teknoloji şirketi ve Atölye Hane çalışmalarıyla kesimde ses getirmek istiyor. Şirket, bu yıl 250 yeni istihdam da yaratacak. Ege Yapı, The Superior Living projesiyle paylaşım iktisadını de gayrimenkule taşıyor.

2023 yılı maksatları, yeni projeler ve yatırımlarını pahalandıran Ege Yapı İdare Heyeti Lideri İnanç Kabadayı, , iki yıl içinde 7 yeni projeyi hayata geçireceklerini ve 7 milyar lira pahasında yatırıma başlayacaklarını açıkladı. Kabadayı, yeni başlayacakları 7 projede 990 konut ve 3 otel bulunacağını söyledi.

Urla 2025’te teslim edilecek

İnanç Kabadayı; hala devam eden ModernYaka, Cer Loft, Kekliktepe projelerine ek olarak 7 yeni proje için çalışmalara başladıklarını aktardı. Kabadayı, İstanbul’da Çekmeköy, Hasköy, Şile ve Bahçeşehir, İzmir’de ise Alsancak, Dikili ve Urla projeleri için yatırıma başlayacaklarını belirtti. Kabadayı, “Geçen yıl da 7 proje demiştik. Bugün masamızda 11 adet proje var. Bunların üçüne başladık. Çağdaş Yaka 18 ayda teslim edilecek. Öbür proje Urla’da, bunun da imalatına başladık. Mart 2025’te teslim edeceğiz. Ayrıyeten İzmir’de 4 proje için de yerler alındı, plan proje devam ediyor” bilgisini verdi.

3 otel projesi gündeme alındı

Diğer bir projenin Beyoğlu Hasköy olduğunu ileten Kabadayı, bu projenin konut ve otelden oluştuğunu söyledi. 2024 yılına hakikat planladıkları İzmir Dikili projesinin 100 dönümlük arazi üzerinde turizm tesisi konseptinde olacağını duyuran Kabadayı, yeniden 100 bin metrekare toprakta kuracakları Şile projesinin de otel ve villalardan oluşacağını açıkladı. Paylaşım iktisadının, neredeyse her dalın gündemi haline gelmeye başladığını söz eden İnanç Kabadayı, paylaşım iktisadını destekleyen gayrimenkul projeleri The Superior Living hakkında şunları söyledi: “Ege Yapı olarak, değişen ve gelişen kent ve iş hayatının gereksinimlerine uyumlu projeler geliştirmeye azami ihtimam gösteriyoruz. Hem yatırımcısına zahmetsiz bir yatırım dönüşü sağlayan hem de konaklayanlar için konut konforunda otel hizmeti sunan markamız The Superior Living, işte bu motivasyonla ortaya çıktı. Bu yıl içinde de Kağıthane’de iki lokasyonda daha The Superior Living markası ile hizmet vereceğiz. 3 lokasyonda 400 ünitelik mobilyalı apartman dairesi işleteceğiz.”

“10 milyon lira hududu talebi sınırlıyor”

Yeni Meskenim kampanyasıyla gayrimenkul dalının 2023’e hareketli başladığını söyleyen İnanç Kabadayı, “2022 yaklaşık 1.5 milyon adetlik konut satışıyla kapatıldı. Tüm aksiliklere karşın satışlar artarak devam ediyor. Türkiye’de konuta muhtaçlık her vakit olacak” dedi. Kabadayı, bu yıl Yeni Konutum kampanyasının katkısıyla 1.6 milyon adetlik satış beklediğini kaydetti. Kampanyanın bölüme ivme kattığını tabir eden Kabadayı, şöyle devam etti: “Konuta gereksinim var, gelecek 5 yılda da konuta muhtaçlık sürecek. Erişilebilirlik noktasında vatandaşın buna ulaşması ve 10 milyon lira limitinin kaldırılması, gayrimenkul sertifikası üzere farklı enstrümanlarla büyümemiz lazım.” Kabadayı, Ege Yapı olarak Yeni Meskenim kampanyasında 160 konutla yer aldıklarını belirtti.

“400 bin dolar sonu satışı frenledi”

Sıfır konut satışlarının toplam içerisindeki hissesinin 2022’de yüzde 20’lerde gerçekleştiğini anımsatan Kabadayı, bölümün sağlıklı büyümesi için bu sayının yüzde 50’lere çıkması gerektiğini, kampanyaların bu oranı bu yıl artıracağını söyledi. Vatandaşlık hakkı kazanmak için alt sonun 400 bin dolara çıkması sonrası yabancıya konut satışlarındaki artış ivmesinin durduğunu tabir eden Kabadayı, geçen yıl bilhassa Ruslar’ın konut satışlarını artırdığını lakin onların mesken için ödediği ortalama sayıların 150 bin dolarlarda olduğunu söyledi.

Teknoloji şirketinde 2 startup’la işbirliği

Ege Yapı olarak yeni bir teknoloji firması kurduklarını açıklayan İnanç Kabadayı, iki startup firmasıyla muahede yaptıklarını kaydetti. Kabadayı, mutabakatın birinin konutun paylaşımı, oburunun ise konutun süratli imali alanında olduğunu belirtti. BU hususta önümüzdeki haftalarda açıklama yapacaklarını da duyurdu.

Haber

İkinci el, çekmecedeki telefonları bekliyor

Selenay YAĞCI / İSTANBUL

Yenilenmiş cihaz sektörü, çekmecelerde çürüyen 6 milyon cep telefonuna talip. Küresel çip sıkıntısı, yüksek vergi oranları ve dövizdeki artış nedeniyle cep telefonu fiyatları el yakarken, yenilenmiş telefonlara olan ilgi de artıyor. En büyük sorunlarından birinin yenilenecek cihaza ulaşmak olduğunu belirten sektör, ikinci el pazarının yüzde 55’inin yenilenmiş telefon pazarına ulaşmadığını vurguluyor. Sektör, çekmecelerde duran her telefonun yenilenmesinin çevre ve ekonomik açıdan büyük katkısı olduğuna da dikkat çekiyor. Türkiye’de her yıl ortalama 11 milyon sıfır cep telefonu satılıyor. Bunun 5-6 milyonu 2. el pazarına dönerken, yaklaşık 6 milyonu da çekmecelerde çürüyor.

Yenilenmiş telefonların telefon pazarındaki payı dünyada ortalama yüzde 20 iken, Türkiye’de ise yüzde 1.4’lere ulaştı. Geçen yıl dünya çapında 251 milyon adet yenilenmiş akıllı cep telefonu satılırken, bu rakamın 2027 yılında 460 milyonu bulması öngörülüyor. Yenilenmiş telefon pazarı 2021 yılında yüzde 15 oranında büyüdü. Özellikle gelişmekte olan Latin Amerika ülkelerinde bu rakam yıllık yüzde 29’u buluyor. Türkiye ise yenilenmiş cihazların pazarda payının 2025’te yüzde 15-20’lere yani 2 milyon adete ulaşması bekleniyor.

“Alt modelleri de bozuk telefonları da alıyoruz”

Yenilenmiş elektronik cihaz alım satım platformu Easycep CEO’su Mehmet Akif Özdemir, insanların eski telefonlarını çekmecede tutma alışkanlığı olduğunu aslında bunların elden çıkarılmasının çevreye ekonomiye büyük katkısı olacağını söyledi. Özdemir, boşta duran telefonları satılmasını teşvik etmek istediklerini söyleyerek, alt model ya da cihazları da aldıklarını, yedek parça için bile telefon satın aldıklarını belirtti. Özellikle çevreye katkılarından bahseden Özdemir, şunları anlattı: “Bir sıfır telefonun üretilmesi için yaklaşık 100 kilogram karbon salımı yapılıyor, yenilenmiş alınan her bir telefon bu karbon salımının yüzde 85’ini azaltıyor. İnsanların kullanmadığı her bir telefonu bize ulaştırması çevreye de fayda sağlıyor.”

Yenilenmiş telefon ikinci el demek değil!

Yenilenmiş telefon ikinci elden farklı olduğunu dolayısıyla pazarının da farklı olduğunu belirten Özdemir, “Yenilenmiş telefonlar, 12 ay garanti ile satılıyor sadece lisanslı firmalar yapabiliyor. 12 taksit imkanı var. KDV yüzde 1’e düşürüldü. Bu tür avantajlarıyla ikinci el telefona karşı ön plana çıkıyor. Dünyada yenilenmiş telefon pazarı sıfır telefon pazarının yaklaşık yüzde 20’si kadar büyüklüğe sahip. Ama dünyada bu pazar 2011’den sonra başladı. Türkiye’de bu henüz çok ufak bir payı var. 2018’den itibaren başladı ama tam regülasyon 2020 yılında geldi. Regülasyonu ile ivmeyi artırdı” dedi.

Yenilebilir cihaz pazarında lider orta segment

Yeni bir yenileme merkezi açtıklarını belirten Özdemir, “Yenileme kapasitemiz 4 kat büyüyor. Yeni yatırımlar sayesinde 3 bin metrekarelik kapalı alanda 360 kişilik teknisyen kadrosuyla aylık yenileme kapasitesini 150 bin adede çıkardık. Yılsonunda ise hedefimiz 200 bin yenileme… 7 ayda mağaza sayımızı 1’den 14’e çıkardık. Bu yılı 30 mağaza ile kapatacağız” diye konuştu. Telefon değiştirme sürelerinin son 10 yılda uzadığını kaydeden Özdemir, “Son yıllarda 30 aylara çıktı. Yenilebilir cihaz pazarında yüzde 70-80 orta segment cep telefonu yenileniyor” dedi. Sıfır telefonlar bir yılda yüzde 100 pahalandığını söyleyen Özdemir, yenilenmiş telefonlara ilginin de arttığını belirterek, şunları anlattı: “Telefon yenilemek için eskisini almamız gerek. Sıfırına zam gelince insanlar da ellerindeki telefonu daha yüksek fiyata satmak istiyor. Satış fiyatını da buna göre koyuyoruz. Çünkü aradaki yenileme işlemi ucuz bir işlem değil. En büyük maliyet kalemimiz ithal edilen yedek parçalar. Maliyetimiz yüzde 100 arttı ama fiyatlarda ortalama yüzde 30 artış oldu.”

Küçük ev aletleri de yenilenen cihazlara katıldı

Özdemir, bugüne kadar satışlarımızın yüzde 90’ını cep telefonu tarafı domine ettiğini kalanının ise tablet, bilgisayar ve akıllı saat gibi ürünlerden oluştuğunu söyledi. EasyCep ve küçük ev aletleri alanında Arzum ile birliği başlattı. İş birliği, ilk alıcısı tarafından paketi açılan ancak hiç kullanılmadan iade edilen veya nakliye sırasında hasar oluşan ürünleri kapsıyor. ‘Küçük ev aletleri’ kategorisi altında daha uygun fiyatlarla satışa sunuluyor. ‘Küçük ev aletleri’ kategorisinde 4 ayrı grupta 113 farklı çeşit ürün satılıyor.

Sıfır telefonların satışı azalıyor

Mobilfon Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Lütfi Soylu, ikinci el telefonların da yüzde 55’inin yenileme pazarına ulaşamadığını, bunun yerine aile içinde kullanıldığı ya da yedek cihaz olarak bulundurulduğunu iletti. Soylu, “Çekmecelerde duran atıl telefonların ekonomiye dönmesi gerektiğine alıştırırsak, Türkiye pazarının önümüzdeki dönemde Kuzey Amerika ve Batı Avrupa ile yarışacak düzeyde olacak. Önümüzdeki 3-4 yılda Türkiye’de aylık 300 bin adet cihaz yenilenebilecek. Türkiye’deki tüketicilerin ortalama 2 yılda bir telefonlarını yeniledikleri göz önüne alınırsa pazarın katlanarak büyüyecek” dedi. Soylu, pandeminin etkisi, küresel çip sıkıntısı, yüksek vergi oranları ve dövizdeki artış, gibi nedenlerle cep telefonu fiyatları el yaktığını belirterek, “2022 ilk çeyreğinde yeni telefon satışları geçen yıla göre yüzde 7 azaldı. Türkiye’de yüzde 15’leri buluyor. Tersine yenilenmiş akıllı telefonlara olan talebin, dünyada ve Türkiye’de hızla arttığını görüyoruz. Mobilfon’da her ay artan satış hacmimiz var. 2022 sonunda aylık 10 bin adet satış, 2023’te ise aylık 30 bin adet satış hedefliyoruz” diye konuştu.

Telefonunu satmak isteyene kurye kolaylığı!

Başta telefon olmak üzere elektronik ürünlerin satışını kolaylaştırmayı çok önemsediklerini belirten EasyCep CEO’su Mehmet Akif Özdemir, şunları anlattı: “Elektronik ürünleri yenilemek ve yeniden ekonomiye kazandırmak çok değerli bir şey. Bu bilincin yerleşmesi için çalışıyoruz. Pek çok elektronik ürün yenilenerek uzun yıllar kullanılabilir. Türkiye’de çekmecelerde atıl durumda bekleyen çok sayıda telefon olduğunu biliyoruz. Beklemenin nedeni çoğu zaman güvenilir bir alıcı bulamamaktan ya da satış süreçlerinin uzun ve meşakkatli olmasından kaynaklanıyor. EasyCep’te teslim sürecinden, ödemeye kadar her adımı kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Bu vizyonla bir ilke daha imza atıyoruz ve 1 saatte ödemeyi hayata geçiriyoruz. Böylece çekmecede bekleyen telefon kalmayacak. Ön fiyat teklifi alan müşterilerimizin adresine 3 saatte kurye gönderiyoruz. Teslim aldığımız ürünü inceliyoruz ve final fiyat teklifimizi iletiyoruz. Müşterimizin kabul etmesi durumunda 1 saat içinde parayı hesabına yatırılıyor. Bu sayede telefon satmak isteyen herkes tereddütsüz bir şekilde işlem yapabilecek.”

Genel

Gayrimenkul satışları haziranda 1,5 milyonu geçti

Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, haziran ayındaki satışlar sonrasında konut, işyeri, bina, arsa ve tarla gibi taşınmazlardan oluşan toplam gayrimenkul satış sayısının 1 milyon 537 bin 238 olduğunu bildirdi.

“Satışlardan alınan harç miktarı 18,6 milyar lira”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Haziran ayındaki satışlar sonrasında toplam gayrimenkul satış sayısı 1 milyon 537 bin 238 oldu. Geçen yıl ağustos ortasında yakaladığımız satış rakamlarına bu yıl haziran sonunda ulaşmış olduk. Emlak vergilerinde yaşanan artışlar sonrasında, satışlardan alınan harç miktarı 18 milyar 613 milyon 254 bin 267 lira oldu.

İstanbul ilk sırada

İller sıralamasında ilk 6 ay sonunda 216 bin 846 satışla İstanbul ilk sırada yer alırken, Ankara’da 108 bin 731, İzmir’de 88 bin 71, Antalya’da 65 bin 918, Bursa’da 60 bin 163 ve Kocaeli’de 43 bin 672 gayrimenkul satışı gerçekleşti.” diye konuştu.

“Konut kredisi hacmi 347,5 milyar liraya ulaştı”

Özelmacıklı, “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayınlanan haftalık verilere göre 1 Temmuz itibarı ile konut kredisi hacmi 347 milyar 573 milyon liraya ulaştı. 912 milyar 705 milyon liralık tüketici kredileri içinde konut kredilerinin hacmi yaklaşık yüzde 38 oldu.

Kredide sıkıntı var

Lakin son dönemde özellikle kamu bankaları tarafında konut kredilerinde yazılı olmayan sınırlamalar söz konusu. Buna göre birçok kredi talebi ya reddediliyor ya da taşınmazın değerinin çok az bir kısmına kredi veriliyor. Bu konuda emlak işletmeleri olarak da ciddi sıkıntılar yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bina inşaat maliyet endeksi artmaya devam ediyor”

İHA’nın haberine göre özellikle kat karşılığı ya da hasılat paylaşımlı arsa geliştirme modellerinde de artan maliyetler nedeniyle sıkıntılar yaşandığını ifade eden Özelmacıklı, “TÜİK tarafından açıklanan bina inşaat maliyet endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 102,32 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 126,55 işçilik endeksi yüzde 43,98 arttı. Özellikle son dönemde yapılan asgari ücret düzenlemeleri ile bu orandaki artışlar da artmaya devam edecek.” dedi.

Haber

8 ayda Demir Life’ın yüzde 45’ini sattı

Demir Grup tarafından Büyükçekmece’de inşa edilen Demir Life projesinde lansman öncesi satış yüzde 45’lik satış oranı yakaladı.

“İstanbul’un parlayan yıldızı” sloganıyla, 2020’nin 8’inci ayında satışa sunulan projede bölgenin ilk golf ve tenis sahası yer alıyor. 52 bin metrekarelik arazi üzerinde yükselen projede yaşam 2023 yılının Nisan ayında başlayacak.

Demir Life ile sektöre kazandırdıkları ezber bozan projelere bir yenisini daha eklediklerini vurgulayan Demir Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Demir, “İstanbul’un parlayan yıldızı” olarak gösterilen projenin 8 aylık sürede elde ettiği başarılı satış performansıyla da fark yarattığına dikkat çekti.

Hamit Demir projeye ilişkin şu bilgileri verdi: “Büyükçekmece’de 52 bin metrekarelik arazi üzerinde yükselen projemiz, 821 daire ve 52 dükkândan oluşuyor. 47 bin metrekarelik yeşil alanıyla doğanın içinde izole yaşam ortamı sunan projemizde 1+1’den 5.5+1’e kadar farklı büyüklükteki daire seçenekleri sunuyoruz.” dedi.

“Golf alanları da olacak”

Bölgenin İlk golf ve tenis sahasını barındıran projelerinin 5 yıldızlı tatil köyü konseptinde rezidans konforu sunar şekilde tasarlandığını söyleyen Demir, “Bu yönüyle daha lansman öncesinde ciddi talep görmeye başladı. Projemizin sahip olduğu sıra dışı peyzaj alanları, dünyaca ünlü markalara ev sahipliği yapan açık AVM’si, kafe ve restoranları, golf sahası, tenis kortları, basketbol sahası, büyük küçük açık kapalı yüzme havuzları, hamam sauna, aquapark alanı, kreş, eğlence ve sağlıklı yaşam alanları, çok amaçlı stüdyo alanı, güneşlenme terası ve yürüyüş parkurlarıyla prestijli yaşam alanını yeniden tanımlıyoruz. Bu sayede pandemi döneminde oluşan izole yaşam beklentisine üst düzey bir boyut kazandırıyoruz.”

“Lüks satış başarısı getirdi”

“Bölgeye daha önce yapılmamış, lükste ve konforda sınırları aşan bir proje kazandırdık” diyen Demir, “Bu sayede lansman öncesinde projemizin satışında olağanüstü bir başarı elde ettik. Satışlarımız hızla sürüyor. Satışlarımızı teslim tarihinde tamamlamayı 2023 Nisan tarihinde de teslimlere başlamayı planlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Haber

Martta 245 bin 357 gayrimenkul satıldı

Türkiye genelinde gayrimankul satışı mart ayında, bir önceki aya göre yüzde 38 artarken, yıl başından 14 Nisan’a kadar 672 bin 461 taşınmaz el değiştirdi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Türkiye genelinde 1 Ocak-14 Nisan’da 672 bin 461 gayrimenkul satışı yapıldı. Bu satışlardan, 295 bin 661’ini konut, 134 bin 851’ini arsa, 216 bin 389’unu tarla, 34 bin 992’sini iş yeri, geri kalanını ise “diğer taşınmaz cinsi satışlar” işlemleri oluşturdu.

Türkiye genelinde mart ayında 245 bin 357 gayrimenkul satıldı. Mart ayındaki satışlar, bir önceki aya göre yüzde 38 artış gösterdi. Söz konusu satış işlemlerinden mart ayında 1 milyar 807 milyon 822 bin 704 lira, 1-14 Nisan’da 698 milyon 750 bin 703 lira olmak üzere toplam 2 milyar 506 milyon 573 bin 407 lira tapu harcı geliri sağlandı.

Haber

Tarım arazilerinin satışında vergi ve harç alınmayacak

Ali Ekber YILDIRIM

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarım arazilerinin satışı ve intikal işlemlerinde vergi ve harç muafiyeti uygulandığını, ölüm tarihinden itibaren 1 yıl içinde intikal işlemlerini yapan tüm mirasçılardan vergi ve harç alınmayacağını duyurdu.

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ” Tarım Arazilerinin Satış ve İntikal İşlemlerinde Vergi Muafiyeti” ve ” Hisseli Tarım Arazilerinin Satış İşlemlerinde Vergi, Harç ve Döner Sermaye Ücretleri Alınmayacak” başlığı ile iki ayrı duyuru yayınladı.

Mirasçılar satış ve intikalde vergi ve harç ödemeyecek

İlk duyuruda “Tarım Arazilerinin İntikallerinde Vergi Yok” ana başlığı ile “İntikalini bir yıl içinde yap, karlı çık” deniliyor.

Duyuruda, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda değişiklik yapan 7255 sayılı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun’un 04.11.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği hatırlatılarak şöyle deniliyor: “7255 Sayılı Kanunun 19. Maddesi ile 5403 Sayılı Kanunun 8/I maddesinde değişiklik yapılarak tarım arazilerinin miras yolu ile intikal işlemlerine vergi ve harç muafiyeti getirilmiştir. 5403 sayılı kanunun 8/I maddesinde yer alan intikal işlemlerindeki vergi muafiyetinden yalnızca yeter gelirli büyüklüğe haiz olan kişilerin mirasçıları faydalanabilmekte idi. Yapılan yeni düzenleme ile vefat tarihinden itibaren bir yıl içinde 5403 sayılı Kanunun 8/C hükümlerine göre intikal işlemlerini yaptıran tüm mirasçılar vergi ve harç muafiyetinden faydalanabilecektir.”

Uygulama hangi arazileri kapsıyor?

İkinci duyuruda ise “Hisseli Tarım Arazilerini Masrafsız Birleştiriyoruz” başlığı ile “Tarım arazilerinde hisselerin diğer hissedarlara satışı halinde vergi, harç ve döner sermaye ücretleri alınmayacak” deniliyor. Duyuruda bu muafiyetin sulu ve kuru tarım arazilerinde 20 dekardan küçük, dikili tarım arazilerinde 5 dekardan küçük ve örtü altı tarım arazilerinde 3 dekardan küçük hisseler için geçerli olduğuna yer veriliyor.

Bu duyuruda da yasada yapılan değişiklik hatırlatıldıktan sonra şu bilgilere yer veriliyor: “Ülkemizde tarım arazilerindeki en büyük sorunlardan biri de hisselilik sorunudur. Tarım arazilerinde metrekare ve santimetrekare büyüklüklerinde binlerce hisse bulunmaktadır. Malikler bu hisselerini satmak istemelerine karşın vergi ve döner sermaye ücretlerinin arazi bedelinden fazla olması nedeni ile bu hisseler satılamamaktadır. 5403 sayılı Kanunda yapılan yeni düzenleme ile, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki (mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 20 dekar, dikili tarım arazilerinde 5 dekar ve örtü altı tarımı yapılan arazilerde 3 dekar) hisselerin hissedarlara satışı halinde; vergi, harç ve döner sermaye ücretleri alınmayacaktır. Yapılan bu düzenleme ile hisseliliğin azaltılması ve hissedarların kendi aralarında anlaşmaları teşvik edilmiştir. Bu muafiyetden faydalanabilmek için, satılan hissenin arazi sınıfına göre asgari büyüklük değerlerinin altında olması ve hissenin tamamının aynı anda bir veya birden fazla hissedara satışının yapılması gerekmektedir.”

Bu düzenlemelerin tarıma katkısı ne olacak?

Tarım arazilerinin çok parçalı olması yıllardır tartışılıyor. Arazi büyüklüğünün ekonomik olmaktan çıktığı ifade ediliyor. Bu iki düzenleme ile arazilerin miras yoluyla bölünmesi engellenmiş olacak. Şehirde yaşayan ve elinde küçük parsel tarım arazisi olanlar hisselerini daha kolay devredebilecek. Kırsalda yaşayan mirasçılar küçük de olsa elindeki parseli devretmek istemeyebilir. Belki bunu teşvik eder. Bu işin olumlu tarafı gibi görünüyor.

Bir başka açıdan bakıldığında son yıllarda şirketlerin tarımdaki etkinliği artıyor. Bir çok şirket veya tarım dışından yatırımcılar, girişimciler tarım arazisi topluyor. Bu düzenleme onlara büyük kolaylık sağlayacaktır. Tarım topraklarını çiftçinin elinden çıkmasını teşvik edecektir. Zor durumda olan çiftçileri ellerindeki hisseleri satmaya zorlayacak. Küçük çiftçiliğin tasfiyesini hızlandıracaktır.

Haber

Yazlıkta, amortisman süresi 30 yıla dayandı

LEYLA İLHAN / İSTANBUL

Yazlık bölgelerindeki gayrimenkullere olan talep satış fiyatlarını yükseltirken, kiraya bağlı geri dönüş (amortisman) sürelerini de birçok bölgede uzattı. Sahil bölgelerindeen büyük artış Muğla ve İzmir bölgelerinde gerçekleşti. Muğla’nın Bodrum, Fethiye ve Marmaris ilçelerinde konut satış fiyatlarının 2020’de yaklaşık yüzde 40 oranında artış göstermesi ile geri dönüş süreleri ilçelere göre 25-28 yıl aralığına geldi. Bu oranlarla geri dönüş süreleri 14 ila 20 yıl arasında olan İstanbul’un Gaziosmanpaşa, Esenyurt, Ataşehir, Başakşehir ve Adalar gibi ilçelere büyük fark atıldı.

Hem değeri hem de satış hızı yükseldi

Küresel salgınla birlikte büyükşehirlerden, uzaklaşma eğiliminin daha da kuvvetlendiğini söyleyen TSKB Gayrimenkul Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, talep artışı sebebiyle yazlık bölgelerde hem gayrimenkul değerlerinde artış görüldüğünü, hem de gayrimenkul satışlarının hız kazandığını kaydetti. Maya, bu yerleşim yerlerine olan ilginin yükselmesiyle söz konusu bölgelerde arsa ve konut stokunun azaldığını bunun da bölgedeki gayrimenkul fiyatlarında yüksek artışlar görülmesine neden olduğunu söyledi.

Satış oranı Türkiye’nin üzerinde

Kıyı bölgeleri arasında iklimi nedeniyle Ege Bölgesi’nde İzmir ve Muğla’nın öne çıktığını söyleyen Maya, “İlginin yansıması 2019-2020 yılları arasındaki konut satışlarında da görülmekte. Bölgede, yerel talebin yanı sıra konut alımı ile vatandaşlık hakkı kazanmak isteyen yabancıların da bu kentleri tercih ettiği görülmekte. Örnek olarak, konut kredisi faizlerinin düşürüldüğü haziran-aralık arasında konut satışları Türkiye genelinde yüzde 17,7 artış gösterirken Bodrum’da artış oranı yüzde 35,8 oldu. Yapılan piyasa araştırmalarına göre Çeşme, Alaçatı, Urla gibi bölgelerde de satış oranlarında kayda değer artışlar gözlemlendi.” dedi.

Bazılarında satış fiyatı kiradan hızlı arttı

Konut birim satış fiyatlarının artmasıyla orantılı şekilde kira bedellerinin arttığı ilçelerde geri dönüş süresinin sabit kaldığını, satış fiyatının kiralara kıyasla daha fazla oranla artış gösterdiği ilçelerde ise amortisman süresinin arttığını aktaran Maya, şöyle konuştu: “Örneğin Çeşme, Alaçatı, Urla, Dalyan ve Datça gibi ilçelerde fiyat artışları ile birlikte kira bedellerinin de artış göstermesiyle geri dönüş sürelerinde değişiklik olmadı. Bodrum, Fethiye ve Marmaris gibi ilçelerde ise kira bedelleri satış bedellerine göre daha düşük oranda artış gösterince geri dönüş sürelerini uzattı. Bu üç ilçede konut satış fiyatları 2020’de yaklaşık yüzde 40 oranında arttı. Bundan dolayı buralarda konutların geri dönüş süreleri 2019 yılına göre artarak ortalama 25-28 yıl aralığına geldi.”

Sezonluk kiralamalar yıllığa döndü

Ege Bölgesi’nde yer alan yazlık bölgelerde 2019 yılında sezonluk kiralamalar tercih edilirken pandemi süreci ile birlikte 2020 yılında yıllık kiralamalara yönelik talep artışı olduğunu söyleyen Makbule Yönel Maya, “Yıllık kiralamalarda aylık kira bedelleri bu bölgelerde yaklaşık yüzde 25-40 aralığında artış göstererek sezonluk kiralamaların ivme kaybetmesine sebep oldu.” dedi.

Yazlıkların popülerliği daha da artacak

Yakın zamana kadar değerinin altında satılan yazlık evlerde, bugün bazı yörelerde yüzde 30’ları aşan fiyat artışları yaşandığını anlatan belirten Gayrimenkul Satış Pazarlama Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı İsmail Özcan, günümüz dünyasında ve gelecekte, yazlık bölgelerin popülerliğinin artacağını, şehirden bu tür yörelere nüfus hareketinin devam edeceğini kaydetti.

Konutlar için yatırım geri dönüş sürelerinin Anadolu illerinde, İstanbul’a göre her zaman daha hızlı olduğunu belirten İsmail Özcan, “Ancak özellikle batı ve güney illeri göz önüne aldığımızda, pandemi döneminin de tetiklemesiyle artan satış fiyatları bağlamında, her ne kadar kira değerleri yükselse de, kiraya bağlı yatırım geri dönüş sürelerinin yükseldiğini görüyoruz. İstanbul’da genelde 20-25 yıl olarak hesaplanan kiraya bağlı yatırım geri dönüş süreleri, batı ve güney illerinde 30 yıla yaklaşmakta.” dedi.

Bodrum ve Çeşme gibi kimi marka tatil merkezlerinde bu sürenin 40 yıl gibi sürelere yaklaştığını dile getiren Özcan, şunları söyledi: “Çeşitli araştırmalarda okuyoruz. Bu durum göz önüne alındığında, Alanya, Fethiye, Marmaris, Urla gibi tatil beldelerindeki yatırım geri dönüş sürelerinin, İstanbul’un Beyoğlu, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece, Zeytinburnu gibi ilçelerini geçtiğini görüyoruz.”

İstanbul’un yazlık bölgelerinde en uzun dönüş süresi Silivri’de

Geri dönüş süreleri İstanbul yazlık bölgeleri olan Riva-Şile-Ağva, Silivri-Kumburgaz-Güzelce-Gümüşyaka, Adalar ve il sınırları yakınında bulunan Marmara Ereğlisi ile Bayramoğlu’nda artıyor. 30 ila 33 yıl ile en uzun amortisman süreleri ile Silivri ve Büyükçekmece’ye bağlı Güzelce’da görüldü. TSKB Gayrimenkul verilerine göre Kemerburgaz’da süre 28-30 yıl, Şile ve Ağva’da pandemi öncesinde 20-22 yıl olan geri dönüş süreleri artarak 25 yıla yükseldi. Gümüşyaka, Riva ve Marmara Ereğlisi 22-23 yıl ile hızlı dönüş sağlarken, Adalar ise 18.18 yıllık süresiyle İstanbul’un en hızlı dönüş sağlayan yazlık ilçesi oldu.

Haber

“Eksik ve sahte işler, Türkiye’nin imajını zedeliyor”

Pandemi ile birlikte gayrimenkul fırsatçılarının sayısının arttığına dikkat çeken Inhose Global Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Özgüven, artışın Türkiye’nin de yurtdışındaki itibarını etkilemeye başladığını vurguladı. Bu konuda uyarılarda bulunan Ergüven, “Projeler güven duygusu temelli olmalı. Çünkü bizler bir insana bir daire satıp çekilmiyoruz. Birçok müşterimiz, bizimle ticaret yapmış insanların fikirleriyle görüşmeye geliyor.” ifadelerini kullandı.

Geçen yıl Körfez ülkelerinin Türkiye Büyükelçilikleri ve Konsoloslukları tarafından bu konuda uyarılmalarının benzer noktalar olduğunu belirten Ervügen, gayrimenkul sektöründeki yasal boşluklar sebebiyle ortaya çıkan haksızlıklar, inşaat firmalarının kendi çıkarları doğrultusunda müşteriyi eksik bilgilendirmesi veya yanlış yönlendirmesi konusunda alıcıları uyardı. Ergüven, “Bu haksızlıklara uğramamak için yapılması gereken en doğru adımın güvenilir, geçmişi olan bir gayrimenkul firmasına gidilmesi veya gayrimenkul danışmanlığı firmasına danışılması.” diye konuştu.

“Aynı konutu farklı kişilere satıyorlar”

Bu sorunların en başında ise sözleşmelerde brüt metrekarenin yanlış söylenmesi, yapılan mükerrer satışlar gibi durumların geldiğini söyleyen Ergüven, müşterinin bu konuda bilgi sahibi olmadığı için satış esnasında ya da sonrasında zorluklarla karşılaştığını aktardı. Brüt metrekarede söylenen ile tapuda yazan arasında çok fark çıkabildiğine dikkat çeken Ergüven, şu bilgileri verdi: “Türkiye’deki tapularda artık daire metrekaresi yazmıyor. Arsa payı olarak yazıyor. O yüzden metrekareyi karşılaştırma şansı olmuyor. Bu en çok olan karşımıza çıkan sorunlardan biri. Fiyat, brüt metrekare üzerinden değerlendirilir. Mesela bazıları otoparkı da koyar, asansör boşluğunu da koyar. Daireyi 200 metrekare diye satar ama bir gidersiniz dairenin içi 80 metrekare. Bu farkların yüzde 15-20’yi geçmemesi gerekiyor. Kanundaki bazı boşlukları kullanmalarından kaynaklanıyor bazen de direkt illegal olarak yapıyorlar. Bunun dışında mesela mükerrer satışlar. Siz satış sözleşmesi imzalıyorsunuz. Normalde bunun noterden yapılması lazım. Noterden yapıldığında tapuya şerh edilir sizin adınıza. O yüzden de ikinci kez o daire satılmaz. Fakat noterde yapılmadığı için satıcı aynı daireyi ikinci kişiye de satıyor. Uçak firmalarının aynı koltuğu 3 kişiye satması gibi. Mesela size daireyi sattı, satış sözleşmesi yaptı. Sonrasında onu bir de bankaya ipotek etti. Aynı daireden iki defa para almış oldu.”

“Lisanslı şirketlerle çalışın”

Bu ve benzeri sorunlarla karşılaşılmaması adına güvenilir bir gayrimenkul aracı firmasına danışılmasının en sağlıklı çözüm olduğunu dile getiren Ergüven, mutlaka yetkili, lisanslı bir aracı firmaya danışılması önerisinde bulundu. Bir firma çalışılacaksa, bu firmanın kaç yıldır bu işi yaptığı, kaç daire teslim ettiği gibi gibi etkenlere bakılması tavsiyesinde bulan Ergüven, “Biz inşaat firmalarının 10 yıldır 3 aşağı 5 yukarı hangisinin ne kadar sürede bitirebileceğini, hangisinin daha güçlü olduğunu, hangisinin bu konularda daha hassas olduğunu çok iyi biliyoruz. Bence müşterinin asıl dikkat etmesi gereken konular bu. Yani işin uzmanı olan kişilerle çalışmaları lazım. İnşaat firmasından doğrudan almak da bence doğru değil. Çünkü satış sonrasında bir sorun yaşandığında gayrimenkul firmaları çoğunlukla ilgilenmez bu konularla. Hem doğru seçeneği en iyi fiyata bulabilmek için, hem de satış sonrası hizmet alabilmek için lisanslı, başarılı bir geçmişe sahip bir aracı kurumla çalışmaları çok daha doğru olur. Bazı müşterilerimiz maalesef doğrudan inşaat firmalarından alınca bir avantaj sahibi olacağını düşünüyor. Ama bir danışman firma kullanılırsa çok daha iyi. Daha ucuz veya ekonomik olsun diye danışmana gitmiyorlar. Sonra pişman oluyorlar. Oysa büyüklerimizin dediği gibi; ucuzu düşünen, iki defa ödüyor”. şeklinde konuştu.

Haber

‘Şef’likten üreticiliğe geçti

İmam GÜNEŞ

Türkiye’de son yıllarda girişimci kadın sayısında gözle görülür bir artış var. Öyle ki, son 15 yılda kadın işveren sayısı 49 binden 129 bine çıkmış durumda. Bu girişimci kadınlardan biri de Özlem Mekik. Mekik, 17 yıllık gastronomi birikimi ve şeflik tecrübesinin yanına şimdi girişimciliği de ekledi. İki yıl önce Pro Duc markası ile mutfak ürünleri sektörüne giriş yapan Mekik, ikinci markasını da devreye aldı. ‘Kadı Kızı’ markasıyla mutfaklara giren Mekik, 5 ay önce faaliyetlerine başladı. Ürün gamında tencere, tava, tabak, çatal, bıçak gibi klasik mutfak ürünleri olan Kadı Kızı’nda, Anadolu’daki tedarikçilerden aldığı ürünleri, kendi tasarımlarıyla özgün bir hale getiriyor.

Dünyaya açılmak istiyor

‘Türkiye’de her evin mutfağına en az bir ürünümüzle girmek istiyoruz’ diyen Özlem Mekik, bir sonraki hedefinin ise dünya mutfakları olduğunu açıkladı. Pişiren ve sunan herkesin hayatına ürünleriyle dokunmak istediklerini belirten Mekik, “Kadı Kızı, yaklaşık 2 yıldır altyapı çalışmalarını sürdürdüğümüz bir projeydi. Pandeminin de ortaya çıkması ile beraber zorunlu bir hızlanma ile projeyi hayata geçirdik. Kadınların mutfaklarında kullanabileceği en doğru ürünleri, onlarla buluşturmak istedik. Yatırım maliyetimizi 10 milyon TL olarak belirledik. 2020’de bu yatırımın 5 milyon TL’lik kısmını gerçekleştirdik. Kalanını da 2021’de tamamlamayı planlıyoruz” dedi.

İhracata 2022’de başlayacak

Satış yolculuğuna e-ticaret kanalı ile başlayan Mekik, online kanalda güçlü bir pazar payı elde etmek, sonrasında da satış noktaları oluşturmak istediklerini söyledi. 2022 yılı itibarıyla da ihracata başlamak istediklerini vurgulayan Mekik, şöyle devam etti: “Ülkemizin en önemli ekonomik ihtiyacı olan ihracat tarafında da yol almak genel yol haritamız olacak. İhracat tarafında Pro Duc markamız ile yurtdışı satışımız halihazırda devam etmekte. 12 ülkeye ihracat yapıyoruz. Uzun vadede de e-ticaret kanalında ‘Kadı Kızı Europe’ olarak yatırımlarımız olacak. Markamızın temellerini Türkiye’de atıp dünyaya daha fazla açılmak istiyoruz. Ayrıca yurtiçinde satış noktaları oluşturup offline kanalda da satış ağımızı genişletmek istiyoruz. Şu anda Trendyol ve Hepsiburada üzerinden satışlarımızı yapıyoruz. 5 aylık bir marka olmamıza rağmen Trendyol’da ev ve mutfak eşyaları sektöründe 4’üncü sıraya yükseldik.”

13 üreticisi var

Ürün gamını 40’a çıkarmaya hazırlanan Mekik, “Birden fazla ürün gamımız olduğu için İstanbul, Kahramanmaraş, Bilecik, Afyon gibi ülkemizin birçok ilinde üretim yapıyoruz. Türkiye’de 13 üreticimiz var. Şekerpınar’da bir depomuz bulunuyor. Mutfak ürünlerimizin yanı sıra banyo ürünleri üretmek için de hazırlık yapıyoruz” diye konuştu.

Hammadde fiyatları zorluyor

Hammadde fiyatlarının son dönemde hızlı bir şekilde arttığına dikkat çeken Özlem Mekik, şunları söyledi: “Hammadde fiyatları ne kadar düşerse o kadar çok eve girebiliriz. Fiyatlardaki artış, yurtdışındaki müşterilerimize fiyat vermede bizi zor durumda bırakıyor. Bir hafta önce verdiğiniz fiyatı bugün veremiyorsunuz. Çok düşük kar marjları ile satışlar yapıyoruz. Bu durum ürünü pazara sokarken, strateji oluştururken zorlayıcı oluyor.”

Haber

İndeks Bilgisayar, 2020’de kârını yüzde 55 artırdı

Türk bilişim sektöründe 200’den fazla küresel teknoloji şirketinin distribütörlüğünü yürüten İndesk yapan Index Grup şirketlerinden İndeks Bilgisayar, 2020 mali sonuçlarını ve 2021 yılı hedeflerini açıkladı.

Haziran 2004’te halka arzı gerçekleşen İndeks Bilgisayar, geçen yıl satışlarını 2019’a göre yüzde 93, net kârını ise yüzde 55 oranında artırdı. 10,3 milyar TL satış, 143 milyon TL net kâr elde eden şirket, bu yıl yüzde 17 büyüme ile 12 milyar liralık satış hedefliyor.

2006 yılının şubat ayında halka arzı gerçekleşen ve İndeks Bilgisayar’ın bağlı ortağı olan şirketi Datagate’in ise konsolide net satışı 1,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Konsolide brüt kârı 77 milyon TL olan Datagate, 2020’de 25,1 milyon TL konsolide net kâr elde etti.

2010 yılının kasım ayında halka arzı gerçekleşen ve Datagate Bilgisayar’ın iştiraki olan Despec’in de 2020’de 658,6 milyon TL net satış yaptı. Brüt kârı 36,6 milyon TL olan Despec’in net kârı ise 20,3 milyon TL oldu.

“Sektörün üzerinde büyüme sağladık”

2020 yılı finansal sonuçları değerlendiren Index Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, 2020’de pandemi nedeniyle iş, eğitim ve sosyal yaşamın evlere taşındığını söyledi. Bu durumun hayatın sürekliliğini sağlamak için teknoloji sektörünün kritik önemini ortaya çıkardığını belirten Bilecik, “Gerek kişisel gerek kurumsal boyutta hemen herkes dijital dönüşümün önemini kavrayarak, bu değişimin bir parçası oldu. Bu açıdan bakıldığında, teknoloji sektöründe faaliyet gösteren tüm paydaşlar gibi bizim de ticari olarak oldukça verimli bir süreç yakaladığımızı söyleyebiliriz. Index Grup olarak distribütörlüğünü yaptığımız mevcut markalarımızda artan pazar paylarımız ve yeni markalarımızın ciro gelişimine katkısıyla sektör büyümesinin üzerinde çok ciddi bir büyüme sağladık.” diye konuştu.
Uzaktan erişimin uzun bir süre hayatın önemli bir parçası olarak kalacağına dikkat çeken Bilecik, bu nedenle 2021 ve sonrasında kişisel bilgisayarlar başta olmak üzere birçok teknoloji ürününün ticaretinde büyümenin süreceğini kaydetti.

Index Grup olarak dağıtımını yaptıkları marka sayısını ve ürün çeşitliliğini arttırmaya bu yıl da devam edeceklerini vurgulayan Erol Bilecik, mevcut kontrat sayılarını ve pazar paylarını artırmayı hedeflediklerini aktardı. Aynı zamanda, kanal ekosistemlerini Türkiye’nin dijital dönüşümünde daha etkin kullanabilecekleri bir yıl hedeflediklerini söyleyen Bilecik, bu yıl yatırım yapacakları alanları IT dağıtım ürünleri, akıllı cep telefonları, networking ürünleri, 3S şeklinde adlandırılan Software, Storage ve Server ürünleri, aksesuarlar, akıllı ev teknolojileri, 3D printing, robot teknolojileri, giyilebilir teknolojiler, IOT ürünleri ve bulut teknolojileri olarak sıraladı.

“Kripto para ile de ilgileniyoruz”

Yanı sıra kanalırıyla birlikte yeni bir iş modeli geliştirme amacıyla kripto para ile de ilgilendiklerini anlatan Bilecik, bu yıl içinde odaklanacakları diğer iş alanlarını şöyle sıraladı: “İş ortaklarımızın değişen lojistik ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunma önceliğimiz her zaman var. Halihazırda hem geleneksel satış kanallarımızdaki iş ortaklarımızın hem de pandemiyle birlikte hızlanan online ticarete yönelik olarak elektronik satış platformları üzerinden ticaret yapan iş ortaklarımızın lojistik ihtiyaçlarıyla ilgili verdiğimiz hizmetleri geliştirmeye ve çeşitlendirmeye devam edeceğiz. Bu sene, kurumsal teknoloji projelerinin finansmanında yeni bir yapılanma yatırımı yapacağız. Ayrıca, 2021 yılı içinde hedef ve amaçlarımıza uygun olacak StartUP firmalarını desteklemek için bir şirket yatırımı yapacağız. Bütün bu yatırımlarımızla her yıl olduğu gibi güçlü, karlı ve verimli bir şekilde büyümeye devam edeceğiz. Çünkü şunu biliyoruz ki hayatın her alanının hızla dijitalleştiği yeni dünyada, gerek kurumlar gerek ülkeler için rekabetin kozu artık teknolojidir.”