Haber

Diyarbakır’da ‘Eren Abluka-30’ operasyonu başlatıldı

İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır’da 920 personelin katılımıyla “Eren Abluka-30 (Lice/Birlik-Abalı) Şehit Jandarma Uzman Çavuş İlyas Genel Narko Terör Operasyonu”nun başlatıldığını duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, terör örgütü PKK’yı ülke gündeminden çıkarmak ve bölgede barınan teröristleri etkisiz hale getirmek amacıyla başlatılan operasyonda Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığınca, Jandarma Komando Özel Operasyon (JOPER), jandarma komando ve güvenlik korucu timlerinden oluşan 920 personel ve 56 operasyonel tim görev alıyor.

Diyarbakır’ın Lice ilçesindeki Birlik ve Abalı mahalleleri kırsalında 70 nokta tespit edildi.

Söz konusu noktalarda gerçekleştirilen arazi arama tarama faaliyetlerinde 30 kilogram toz ve 107 kilogram kubar esrar, 1 milyon 150 bin 710 kök kenevir ve 182 bin kök skunk bitkisi ele geçirildi.

Açıklamada, yurt içinde terörün tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik Eren Abluka operasyonlarının, vatandaşların desteğiyle inançlı ve kararlı şekilde başarıyla devam edeceği vurgulandı.

“Temizleme 2 Operasyonu”nda 5 gözaltı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca haklarında gözaltı kararı verilen ve eylem hazırlığı içinde oldukları tespit edilen 5 şüphelinin yakalanması için İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından çalışma başlatıldı.

Şüphelilerin 2015 ve 2016 yıllarında terör örgütü adına araç kundaklama, molotoflu ve taşlı saldırı olaylarına karıştıkları ve bu nedenle terör örgütü üyeliği suçlarından işlem gördükleri belirlendi. Zanlıların adreslerine şafak vakti “Temizleme 2” adı verilen operasyon düzenlendi. Eş zamanlı baskınlarda bazı adreslere “koçbaşı” kullanılarak girildi. Dron destekli operasyona yaklaşık 250 polis katıldı.

Özel harekat polisleri de operasyon yapılan bölgelerdeki sokakların giriş ve çıkışlarında uzun namlulu silahlarla önlem aldı. Operasyonda, şüpheliler C.A.T, A.Ç, D.G, F.S. ve A.T. gözaltına alındı. Adreslerde, bir teröristin fotoğrafının olduğu kağıt parçası, bıçak ve çok sayıda doküman ele geçirildi.

Zanlılar, Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

Mersin’de 28 Temmuz’da terör örgütü PKK/KCK’ya yönelik “Temizleme Operasyonu” operasyonu düzenlenmiş, 21 şüphelinin gözaltına alındığı çalışmada 4 şüpheli tutuklanmıştı. Aralarında HDP İl Başkanı Bedriye Kuş ile Akdeniz Belediyesinin 4 HDP’li Meclis üyesinin de bulunduğu 17 zanlı serbest bırakılmıştı.

Haber

Bakan Akar: Metina ve Avaşin-Basyan’da 460 hedef vuruldu

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Irak’ın kuzeyindeki terör örgütlerine yönelik dün başlatılan “Pençe Şimşek” ve “Pençe Yıldırım” operasyonlarına ilişkin, “Teröristlerin barınak, sığınak ve mağaralarından oluşan 400’e yakın hedef kara ateş destek vasıtalarıyla, 60’tan fazla hedef ise Hava Kuvvetleri unsurlarımız tarafından etki altına alınmış bulunmaktadır.” dedi.

Akar, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi’nden Pençe Şimşek ve Pençe Yıldırım operasyonlarına katılan birlik komutanlarıyla video konferansla görüşerek operasyonlara ilişkin talimatlarını verdi.

Akar, yaptığı konuşmada, TSK’nın 84 milyon vatandaşın güvenliği için başta FETÖ, PKK/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütleri olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı azim ve kararlılıkla mücadelesini sürdürdüğünü belirtti.

Bu kapsamda Irak’ın kuzeyinde PKK/KCK’ya karşı operasyonların artan bir şiddet ve tempoda aralıksız devam ettiğini bildiren Akar, TSK tarafından bu terör örgütlerine bugüne kadar icra edilen başarılı operasyonların neticesinde ağır kayıplar verdirildiğini söyledi.

Terör örgütü PKK/KCK’nın Irak’ın kuzeyinde bazı bölgelerde varlığını halen sürdürmeye, yeniden barınma alanları ve mevziler oluşturmaya devam ettiğine ve TSK unsurlarına karşı bir saldırı hazırlığı içinde olduğunun tespit edildiğine dikkati çeken Akar, şunları kaydetti:

“PKK/KCK ve diğer terörist unsurları etkisiz hale getirerek, Irak kuzeyinden halkımıza, üs bölgelerimize yönelik terör saldırılarını bertaraf etmek ve hudut güvenliğimizi sağlamak maksadıyla uluslararası hukuktan doğan meşru müdafaa haklarımız doğrultusunda Metina ve Avaşin-Basyan bölgelerinde bulunan terörist hedeflerine 23 Nisan saat 17.40’tan itibaren eş zamanlı olarak Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonları başlatılmıştır. Operasyonlara devam edilmektedir.

Teröristlerin barınak, sığınak ve mağaralarından oluşan 400’e yakın hedef kara ateş destek vasıtalarıyla, 60’tan fazla hedef ise Hava Kuvvetleri unsurlarımız tarafından etki altına alınmış bulunmaktadır. Çok sayıda teröristin de bu operasyon sayesinde etkisiz hale getirildiği değerlendirilmektedir. Müteakiben, Hava Kuvvetleri unsurları, kara ateş destek vasıtaları, ATAK helikopterleri, İHA ve SİHA’larla desteklenen komandolarımız, bölgeye hava hücum harekatı ve karadan sızma harekatı icra etmiştir. Operasyonlarda azami oranda yerli ve milli mühimmat kullanılmaktadır.”

“Hedefimizde terör örgütleri bulunuyor”

Akar, dost ve müttefiklerle koordine edilerek yürütülen bu operasyonların planlama ve icrasında masum insanların, dost unsurların, tarihi ve kültürel varlıklar ile çevrenin korunması için her türlü hassasiyetin gösterildiğinin altını çizerek, “Hedefimizde sadece ama sadece, adı değişse de birbirinden farkı olmayan ve bölgeyi istikrarsızlığa, kaosa sürüklemeyi amaç edinen PKK/KCK ve DEAŞ gibi terör örgütleri bulunmaktadır.” ifadesini kullandı.

TSK tarafından terörle mücadeleye en son terörist etkisiz hale getiriline kadar azim ve kararlılıkla devam edileceğini vurgulayan Akar, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Teröristler için artık kendilerini rahat hissedecekleri güvenli bir yer yoktur. Hangi ine girerlerse girsinler, hangi taşın altına saklanırlarsa saklansınlar, komandolarımız yani sizler teröristleri bulacak ve etkisiz hale getireceksiniz. Kahraman Mehmetçik, asil milletimizin sevgisi, güveni ve duasından aldığı ilhamla bu operasyonları da alnının akıyla ve başarıyla tamamlayacaktır. Buna inancımız, güvencimiz tamdır.”

TSK’nın binlerce yıllık şanlı tarihinden süzülüp gelen milli, manevi ve mesleki değerleriyle milletin emrinde, görevinin başında olduğundan kimsenin şüphesinin bulunmaması gerektiğini dile getiren Akar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu vesileyle Sultan Alparslan’dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e kadar bin yıldır bize vatan olan bu topraklarda bu günlere, bu seviyelere gelmemizi sağlayan bütün devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla, şükranla anıyorum. Aziz şehitlerimizi, ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yad ediyor, hayatta olan kahraman gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum.

Başta operasyona katılan kahraman silah arkadaşlarım olmak üzere şu anda karada, denizde ve havada, zorlu iklim ve arazi şartlarında kahramanlık ve fedakarlıkla görev yapan tüm silah ve mesai arkadaşlarımın her birinin alınlarından öpüyor, sizlere kazasız, belasız, hayırlı, başarılı görevler diliyorum.”​​​​​​​

Haber

İzmir’deki operasyonda 35 kişi gözaltına alındı: 500 milyon TL’lik mal varlığına el konuldu

İzmir’de çağrı merkezleri kurarak Alman vatandaşlarını dolandırdıkları, elde ettikleri suç gelirlerini kuryeler vasıtasıyla Türkiye’ye getirip aklamaya çalıştıkları öne sürülen suç örgütü üyelerine yönelik operasyonda, örgüt üyeleri üzerine kayıtlı yarım milyar liralık mal varlığına el konuldu, gözaltına alınan zanlı sayısı 35’e çıktı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, “suç örgütü kurma ve yönetme”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç gelirlerini aklama” suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında dün düzenlenen eş zamanlı operasyonla ilgili yeni detaylar ortaya çıktı.

Başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın değişik ülkelerindeki yabancı şahıslara yönelik nitelikli dolandırıcılık ve buradan elde ettikleri suç gelirlerini Türkiye’ye getirdikleri ileri sürülen örgüt mensuplarının, İzmir’de 5 farklı bölgede ofis açtıkları, zaman zaman adreslerini değiştirdikleri bu ofislere, mesaiye gider gibi gittikleri kaydedildi.

Birçoğu Türk asıllı Alman vatandaşı olan şüphelilerin, İzmir’deki bu ofislerden telefonla aradıkları Alman vatandaşlarını, “Suça karıştınız. Polis olarak sizi güvence altına alacağız.” diyerek ikna ettikleri, paralarını, bu ülkelerdeki örgüt üyeleri aracılığıyla aldıkları ve Türkiye’ye getirdikleri öğrenildi.

Yaklaşık 500 milyon lira değerinde gayrimenkul, araç, altın ve paraya el kondu

Örgüt üyelerinin, Türkiye getirdikleri paralarla, gayrimenkul aldıkları ve şirket açtıkları belirlendi.

Soruşturma kapsamında örgüt üyelerine ait biri inşaat halinde toplam 150 milyon lira değerindeki 3 otel, lüks semtlerde değeri 200 milyon liraya yakın 87 gayrimenkul, değişik marka ve modelde değeri yaklaşık 50 milyon lira olan 41 araç bulunduğu tespit edildi.

Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda yaklaşık 1,5 milyon avro, 200 bin dolar, 150 bin lira ile 5 kilograma yakın altın, 20-25 Rolex marka kol saati, 5 değişik çap ve ebatlarda ruhsatsız silah ele geçirildi.

Ekiplerce, toplam 500 milyon lira değerinde gayrimenkul, araç, altın, değerli saat ve nakit paraya el konuldu.

Polis, adreslere “COVID denetimi yapacağız” diye girmiş

İzmir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin, operasyon öncesinde 6 ay boyunca teknik ve fiziki takibi içeren hazırlık yaptığı belirtildi.

Çevik Kuvvet ile Özel Harekat ekiplerinin desteğiyle 250 polisin katılımıyla İzmir’deki 48 adrese düzenlenen operasyonda, polisin adreslere “COVID-19 denetimi yapıyoruz” diyerek girdiği ve şüphelileri gözaltına aldığı kaydedildi.

Gözaltı sayısı 35’e yükseldi

Operasyonda 4 şüphelinin daha yakalanmasıyla gözaltı sayısı 35’ye yükseldi.

Şüphelilerin banka hesaplarının da kontrol edildiği, şüphelilerin ifadelerinden elde edilecek bilgiler doğrultusunda gözaltı sayısının artabileceği kaydedildi.

Operasyonun geçmişi

İzmir’de çağrı merkezleri kurarak Alman vatandaşlarını dolandırdığı öne sürülen şebekeye yönelik dün başlatılan operasyonda 31 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Suç örgütünün elebaşı ve yönetici kadrosu ile bazı üyelerinin İzmir’de, bazı Türk ve Alman vatandaşının ise Almanya ve Avrupa’nın değişik yerlerinde faaliyet gösterdiği belirtilmişti.

Örgütün, çağrı merkezleri kurarak iletişim kurduğu Alman vatandaşlarını para ve ziynet eşyalarını dolandırıp elde ettikleri suç gelirlerini kuryeler vasıtası ile Türkiye’ye getirerek, burada örgüt yönetici veya üyeleri ile yakınları adına menkul, gayrimenkul alma veya şirket kurma yöntemi ile aklama yoluna gittiği kaydedilmişti.

Haber

Bakan Akar: 1 Ocak’tan bu yana 1359 terörist etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Dün yapılan operasyonlarda çeşitli bölgelerdeki 17 terörist etkisiz hale getirildi. 1 Ocak’tan bu yana operasyon bölgelerinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1359 oldu.” dedi.

Akar başkanlığında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, Hava Kuvvetleri Komutanı Hasan Küçükakyüz ile Milli Savunma Bakan Yardımcıları Yunus Emre Karaosmanoğlu, Alpaslan Kavaklıoğlu ile Şuay Alpay’ın katıldığı dünkü toplantıda, Bakanlık faaliyetleri ele alındı.

Akar, toplantıdaki değerlendirmesinde, bir yandan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele devam ederken diğer taraftan da Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele kapsamındaki harekatlarının sürdüğünü belirtti.

TSK’nin 5 operasyon bölgesindeki faaliyetlerinin aynı tempoda devam ettiğini dile getiren Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu operasyonların devam etmesi bizim için çok önemli. Aynı zamanda bu alanların, buralardaki Mehmetçiğin de hiçbir şekilde bu virüsten etkilenmemesi lazım. Bunun için olağanüstü gayret gösteriliyor. Hem arazideki uygulamaları hem de Bakanlık, Genelkurmay ve Kuvvet karargahlarında buna yönelik planlama çalışmaları çok ciddi şekilde sürdürülüyor. Bunun sonucunda çok şükür şu ana kadar önemli bir noktaya gelindi, faaliyetlerimiz de kazasız belasız devam ediyor.”

Akar, teröristle mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirterek, “Dün yapılan operasyonlarda çeşitli bölgelerdeki 17 terörist etkisiz hale getirildi. 1 Ocak’tan bu yana operasyon bölgelerinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1359 oldu. Mehmetçiğimiz hem virüse hem de teröristlere karşı büyük bir kahramanlık ve fedakarlıkla görevlerini yapıyor.” diye konuştu.

Yurt içi ve sınır ötesinde zorlu arazi ve hava koşullarında görevlerini büyük bir başarıyla yerine getiren kahraman Mehmetçiğe hayırlı, başarılı görevler dileyen Akar, şehitlere rahmet, yaralılara acil şifa dileklerini iletti.

TSK’nin Kovid-19 salgınıyla mücadele konusunda ilk günden itibaren hem bireysel hem de kurumsal önleyici koruyucu tedbirleri planlayarak uygulamaya başladığını hatırlatan Akar, şunları söyledi:

“Özellikle bakanlık bünyesinde Koronavirüs ile Mücadele Merkezi’nin (KOMMER) kurulmasının hemen ardından Sağlık Bakanlığı ve ilgili bakanlık, kurumlarla oluşturulan yoğun koordinasyon sonrasında bu mücadelemizi bu seviyelere getirdik. Mücadeleye yönelik planlamalarımız devam ediyor, her türlü olasılıklara karşı tedbirlerimizi almayı sürdürüyoruz. KOMMER her bir vakanın birebir takibi konusunda büyük başarı sağladı. Sahayı devamlı gözlemliyor ve tüm tedbirleri proaktif olarak alıyor.”

“Rehavete kapılma gibi bir lüksümüz yok”

Koronavirüsle mücadelede yerinde kal prensibinin uygulanmasının önemine değinen Akar, “Bütün işlerin asgari personelle yapılmasıyla virüsle mücadele konusunda ciddi fayda sağlıyoruz.” diye konuştu.

Alınan tedbirlerin uygulamasının şimdiye kadar büyük ciddiyet ve disiplinle gerçekleştirildiğini, bundan sonra da gerçekleştirilmeye devam edeceğini belirten Akar, virüs nedeniyle bir sivil memurun hayatını kaybettiğini hatırlattı. Yaşamını yitiren sivil memura rahmet dileyen Akar, yoğun bakımda tedavisi devam eden bir işçinin de bir an önce sağlığına kavuşması temennisinde bulundu. Akar, şöyle konuştu:

“Geldiğimiz noktada herhangi bir gevşeme veya rehavete kapılma gibi bir lüksümüz yok. En büyük tehlikelerden biri de bu. Bu noktaya gelmemek için hassasiyetimizi sürdürmemiz lazım. Bunun yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklandığı normalleşme plan ve yol haritası içinde biz de üzerimize düşenleri yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Burada en önemli konu Silahlı Kuvvetlerimizin vazifesi, hudutlarımızın güvenliği, egemenliğimiz, bağımsızlığımız, karada, denizde, havada ülkemizin, milletimizin güvenliği. Bunlardan herhangi bir şekilde taviz vermeden görevlerimizi en iyi şekilde yaparken diğer taraftan da normalleşmeye katkı sağlayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda bütün bakanlıklar, kurum ve kuruluşlar normalleşme konusunda yoğun bir çalışma içinde. Biz de bu takvim içinde yerimizi aldık, ona göre yapmamız gerekenler neyse bunları yapmaya devam ediyoruz.”

“Çok dikkatli olmamız lazım”

Koronavirüsle bir bütün halinde gösterilen mücadele sayesinde Türkiye’nin diğer ülkelere oranla daha seçkin bir konumda olduğunu vurgulayan Akar, “Normalleşme çerçevesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkladığı şekilde 31 Mayıs’tan itibaren terhisleri, 5 Haziran’dan itibaren celp işlemlerini, 14 Haziran’da Milli Savunma Üniversitesi sınavının ve 20 Haziran’dan itibaren bedelli askerlik için seçilen gençlerimizin Silahlı Kuvvetlerine kabulünü planladık. Bunları büyük bir dikkat ve hassasiyetle takip ediyoruz. Herhangi bir olumsuzluğa meydan vermeden bu sürecin sağlıklı, başarılı, etkin bir şekilde gerçekleşmesine gayret göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

Terhis ve celplerin önemine işaret eden Akar, şöyle konuştu:

“Özellikle celpler çok önemli. Terhis olacak Mehmetçiğin zaten sağlık kontrolü yapılıyor, koruyucu tedbirleri alındı, alınmaya devam ediliyor. Terhislerinden önce de 14 gün süreyle gözetim altında bulundurulacaklar. Ancak celp olarak ülkemizin dört bir yanından gelecek gençlerimizin Silahlı Kuvvetlere kabulünde çok dikkatli olmamız lazım. Burada Genelkurmay, Kuvvet Komutanlıklarımızın yanı sıra Askeralma Genel Müdürlüğünün (ASAL), birliklerimizin çalışmaları çok önemli. Herhangi bir şekilde gençlerimizin, şu anda görevi başında olan Silahlı Kuvvetleri mensuplarımızın sağlıklarını tehlikeye atmamak için elimizden gelen hassasiyeti gösterecek, celpleri bu şekilde kabul edeceğiz.”

Akar, sözlerini, “Türk Silahlı Kuvvetleri, binlerce yıllık şanlı tarihimizden süzülüp gelen milli, manevi ve mesleki değerleriyle, aklın ve bilimin ışığında, Anayasa çerçevesinde, yasalar ve Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda; milletinin emrinde ve görevinin başındadır.” ifadelerini kullanarak tamamladı.