Genel

AKP’li Çekmeköy Belediyesi okulları ve camileri sattı: 53 milyon TL değerinde

Son aylarda halkın başlattığı park mücadelesi ile gündemden düşmeyen İstanbul’daki AKP’li Çekmeköy Belediyesi yine tartışma yaratacak bir karara imza attı. Belediye, üzerinde okul, cami ve aile sağlığı merkezlerinin bulunduğu birçok arazisini hazineye vergi borçları karşılığında ve boş yeni arazi almak için hazineye sattı.

BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre; AKP’li Çekmeköy Belediye Meclisi’nin dün gerçekleşen temmuz ayı toplantısında CHP’li ve İyi Partili meclis üyelerinin itirazına rağmen AKP ve MHP grubunun oy çoğunluğuyla kabul edilen teklifle belediye mülkiyetindeki araziler Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Milli Emlak’a devredildi. Devredilen 8 araziden 2’sinin üzerinde cami, 3’ünde aile sağlığı merkezi, 2’sinde ilkokul ve 1’inde de imam hatip lisesi yer alıyor.

Belediye üzerinde cami, okul ve aile sağlığı merkezilerinin yer aldığı ve 53 milyon 96 bin TL değerindeki toplam 11 bin 435 bin metrekarelik arazileri Milli Emlak’a devretmesinin karşılığında ise mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait olan iki araziyi aldı. Bu iki arazinin toplam büyüklüğü ise 7 bin 175 bin metrekare olarak açıklandı. Bu iki arazinin boş olduğu, birinin imar planlarına ticaret alanı diğerinin ise konut alanı olarak işlendiği ifade edildi.

CAMİLERİ DE SATTILAR

Belediyenin iki boş arazi almak için sattığı 8 taşınmazı şu şekilde:

•Alemdağ Anadolu İmam Hatip Lisesi

•Öğretmen Semiha Yıldırım İlkokulu

•3’nolu Aile Sağlığı Merkezi

•7’nolu Aile Sağlığı Merkezi

•Aile Sağlığı Merkezi

•Taşdelen Çeray Camii

•Alemdağ Merkez Camii

•Üzerinde yapı yok ama imar planlarına ilkokul alanı olarak işaretli

Öte yandan belediye 7 bin 175 bin metrekare yüzölçümlü iki taşınmazını da Milli Emlak’a 38 milyon 5 bin TL’lik vergi borcu karşılığında devretti. Bu iki araziden birinin üzerinde Nesrin Uçaklıoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yer alırken diğerinin üzerinde ise aile sağlığı merkezi yer alıyor.

Çekmeköy Belediyesi’nin CHP’li Meclis Üyesi Sami Yayla ise yaptığı konuşmada, üzerinde cami, okul ve aile sağlığı merkezinin bulunduğu taşınmazların satışına sert bir şekilde tepki gösterdi. CHP’li Yayla konuşmasında, “Kaynak yaratmak için kamuya ait yerleri kamuya satıyorsunuz. Bu da şu anlama geliyor, kamu malları sistematik olarak yağmalanıyor ve satılıyor. Okul yerlerini, cami yerlerini, sağlık ocağı yerlerini satarak, arsa lobilerinin önüne koyarak bir arsa vurgununa yol açıyorsunuz. Vergi borçlarına karşılık, okul ve sağlık ocağı yerini satıyorsanız verginizi ödemek için bütçeden ayırdığınız 38 milyon TL’yi parayı nereye harcayacaksınız?” ifadelerini kullandı.

İKİ ARAZİYİ DE TAKASLA ALDI

Çekmeköy Belediyesi 2021 yılının Ocak ayında üzerinde ilkokul, ortaokul ve meslek lisesinin bulunduğu tam altı ayrı taşınmazı Hazine’ye satmıştı. Ardından da BirGün’ün ulaştığı tutanaklarda ise AKP’li Çekmeköy Belediyesi’nin okul arazilerini satarak hem vergi borcunu sildirdiği hem de ranta uygun arazilerle takas ettiği ortaya çıkmıştı. Belediye, okul arazilerinin karşılığında Hazine’den Ömerli Mahallesi’nde 9 bin 61 metrekare ve 7 bin 454 metrekare büyüklüğünde iki araziyi de takasla aldı. Belediye bu yılın ocak ayında ise bu iki araziyi “Kamu hizmetine kaynak sağlanması amacıyla” satışa çıkardı.

Fotoğraf: Belediye

Haber

Sürdürülebilir kalkınma için Halfeti’de “nefesler tutuldu”

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye’nin Güneydoğu illerinde uzun bir süredir belediyelere sıfır atık ve geri dönüşüm sistemlerinin kurulması için destekler sağlıyor. Bu projelerden biri de “Ev Sahibi Topluluklar için Etkin Kentsel Atık Yönetimi Faz II: Katılımcı Atık Yönetimi Aracılığı ile Sosyal Uyumun Güçlendirilmesi Projesi”. Proje kapsamında salı günü Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde çok değerli bir farkındalık dalışı gerçekleşti. UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Claudio Tomasi ve dünya serbest dalış rekortmeni milli sporcu Şahika Ercümen, Halfeti’de su altı yaşam konusunda farkındalığa dikkat çekmek için “Sıfır Atık Dalışı” yaptı.

“Sürdürülebilirlik olmadan ekonomik kalkınma olmaz”

UNDP Temsilcisi Tomasi, Kilis ve Haliliye belediye başkanlarının da katıldığı basın toplantısında yaptığı açıklamada 2015 yılında insanlık tarihinde ilk kez tüm dünyanın 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi üzerinde uzlaştığını hatırlatarak, “Burada bulunmamızın sebebi de bu hedeflerden biri olan ‘Sudaki Yaşam’a (Hedef 14) dikkat çekmek. Çünkü çevresel olarak sürdürülebilirlik olmadan ekonomik kalkınma da olamaz” dedi. Sıfır atık topluma giden yolda, tüketimi ve atık üretimini sorumlu bir şekilde azaltmanın, geri dönüşümün ve çevre koruma bilincini güçlendirmeyi hedefleyen projelerin önemine dikkat çeken Tomasi, milli sporcu Ercümen’e de UNDP’nin Sudaki Yaşam savunucusu olduğu için teşekkür etti.

“Halfeti su ve su altı sporları merkezi haline gelebiilir”

Milli sporcu Şahika Evcimen ise suyun altında karşılaştığı atıkların gezegenimizi nefes alınamayacak hale getirdiğini belirterek, “Geri dönüşüm imkanlarını kullanmamamızdan ekonomimiz de çok etkileniyor. Bugün yapacağımız dalış çok kıymetli çünkü bazen sesimiz suyun altından daha iyi duyuluyor” dedi. Baraj gölü nedeniyle bir kısmı sular altında olan Halfeti’nin hem spor turizmi hem de sürdürülebilir kalkınma açısından önemli fırsatlar sunabileceğini belirten Evcimen, “Zamanın durduruğu bir yer Halfeti. Tarihle doğa iç içe. Umarım su ve su altı sporları açısından önemli bir merkez haline gelir, sürdürülebilir bir turizm merkezi olur ve ben de bunun bir parçası olmaktan gurur duyarım” dedi.

Belediyelerin atık yönetim süreçlerine destek veriliyor

UNDP’nin “Suriye Krizine Yanıt ve Dayanıklılık Portfolyosu”nun bir parçası olan Etkin Kentsel Atık Yönetimi projesinin genel amacı, halihazırda devam eden Suriye krizi nedeniyle yaşanan ani nüfus artışının etkilerinin en fazla hissedildiği Güneydoğu illerinden Şanlıurfa’nın Haliliye ve Kilis belediyelerinin atık yönetim süreçlerine destek olmak. ABD hükümeti tarafından desteklenen proje kapsamında kent genelinde kurumlara ve bireylere kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşüm için eğitim ve ekipman desteği sağlanıyor; sıfır atık bilinçlendirme ve farkındalık oluşturma faaliyetleri gerçekleştiriliyor, itfaiye ekipman ve araç desteği, yenilenebilir enerji alanında eğitimler veriliyor ve istihdam yaratılıyor. Ayrıca belediyelerde sıfır atık teşvik sistemi ve bir mobil uygulama sistemi kurulması amaçlanıyor.

“Hamareteller” Türk ve Suriyeli kadınlara geçim imkanı sağlıyor

XUNDP’nin bölgedeki projeleri aynı zamanda sosyal uyumu da güçlendirerek kültürler arasında köprü olmayı hedefliyor. UNDP ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi işbirliği içerisinde bölgede sosyal istikrarın güçlendirilmesi ve özellikle kadınlara geçim imkanı sağlanması amaçlanan başka bir proje de “Hamarateller”. Proje ile ev sahibi ve Suriyeli kadınlar arasında sosyal uyumun güçlendirilmesi ve kadınların yerel pazara erişiminin sağlanması için gerekli mesleki eğitimlerin verilmesi ve altyapının (kooperatif desteği) sağlanması hedefleniyor. Japonya hükümetinin destekleriyle yürütülen projede Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa ve Hatay’da Bel-Tur tarafından işletilen Hamarat Eller sosyal tesislerinde Türk ve Suriyeli kadınlar tarafından yöreye özgü arasıcakları üretiliyor. Şanlıurfa’da Hamarateller tarafından üretilen içli köfte gibi yöresel ara sıcaklar sonra paketleniyor ve satılmak üzere donduruluyor. 2018’de açılan tesise proje bütçesinden 500 bin TL destek sağlanmış ve belediye ürünlerin markalaşması için çalışmalarını sürdürüyor.

Haber

Resmi Gazete’de bugün (17 Temmuz 2020)

Bazı alışveriş merkezi projelerinde büyükşehir belediyelerinin yetkisine sınırlama

-Büyükşehir olan yerlerde ilçe belediyelerinin mülkiyetinde ve sınırları içinde bulunan arsa üzerine inşa edilen ve konut sayısı işyeri sayısından fazla olan karma projelerde yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatını verme, değiştirme ve yenileme yetkisi ilçe belediyesine ait olacak

Büyükşehir olan yerlerde ilçe belediyelerinin mülkiyetinde ve sınırları içinde bulunan arsa üzerine inşa edilen ve konut sayısı işyeri sayısından fazla olan karma projelerde yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatını verme, değiştirme ve yenileme yetkisi büyükşehir belediyelerinden alınarak ilçe belediyesine verildi.

Ticaret Bakanlığının Alışveriş Merkezleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Değişikliğe göre, alışveriş merkezinin projelendirilmesinde, alışveriş ile birlikte başka yapıların bulunması projenin niteliğini değiştirmeyeceğine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırıldı.

Alışveriş merkezine yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatını verme, değiştirme ve yenileme yetkisi büyükşehir olan yerlerde büyükşehir belediyesine; diğer yerlerde belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde ilgili belediyelere, belediye sınırları ve mücavir alanlar dışında ise il özel idarelerine ait olması hükmü aynen korundu.

Ancak büyükşehir olan yerlerde ilçe belediyelerinin mülkiyetinde ve sınırları içinde bulunan arsa üzerine inşa edilen ve konut sayısı işyeri sayısından fazla olan karma projelerde yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatını verme, değiştirme ve yenileme yetkisi büyükşehir belediyelerinden alınarak ilçe belediyelerine verildi.

Resmi Gazete numarası yanlış yazıldı

Resmi Gazete’nin 17 Temmuz 2020 tarihli sayısında Resmi Gazete numarası yanlış yazıldı.
17 Temmuz 2020 tarihli Resmi Gazete’nin sayısı 31188 olması gerekirken 31187 sayısı ile Resmi Gazete çıktı.31187 sayılı Resmi Gazete, dün, 16 Temmuz 2020’de yayımlanmıştı.Söz konusu sayı için Resmi Gazete’de bir düzeltme yayımlanması gerekecek.

İdari para cezalarını uygulama yetkisi sadece bakanlıkta olacak

Yönetmelik değişikliğine, yönetmeliğe aykırı hareket edenler hakkında kanunda öngörülen idari para cezalarını uygulama yetkisi sadece Ticaret Bakanlığında olacak. Önceden kanundaki bazı idari para cezaları Ticaret Bakanlığının talebi üzerine yetkili idareler tarafından uygulanıyordu.

Yine yönetmelikte “Bakanlık idari para cezası uygulama yetkisini, merkezde İç Ticaret Genel Müdürlüğüne, taşrada il müdürlüğüne devredebilir” hükmü “Bakanlık idari para cezası uygulama yetkisini, il müdürlüklerine devredebilir” şeklinde değiştirildi.

Türkiye Elektromekanik Sanayi ihale yönetmeliği…

Türkiye Elektromekanik Sanayi Anonim Şirketinin; Ana Statüsünde belirtilen faaliyetlerini yürütebilmesi için 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3’üncü maddesinin (g) bendi ile istisnaya tabi tutulan mal ve hizmet alımları için uygulanacak olan esas ve usulleri belirleyen yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kamu İhale Kanunun 3’üncü maddesinin (g) bendi, kuruluşların, ticarî ve sınaî faaliyetleri çerçevesinde; doğrudan mal ve hizmet üretimine veya ana faaliyetlerine yönelik ihtiyaçlarının temini için yapacakları, Hazine garantisi veya doğrudan bütçenin transfer tertibinden aktarma yapmak suretiyle finanse edilenler dışındaki yaklaşık maliyeti ve sözleşme bedeli 2 trilyon 300 milyar Türk Lirasını aşmayan mal veya hizmet alımlarını içeriyor.

Yönetmelik, kuruluşun ana statüsünde belirtilen ticari ve sınai faaliyetleri çerçevesinde, doğrudan mal ve hizmet üretimine veya ana faaliyetlerine yönelik ihtiyaçlarının temini için yapacağı mal ve hizmet alımlarını kapsıyor. Bu Yönetmelik kapsamında gerçekleştirilen ihale ve alımlarda ceza ve yasaklara ilişkin hükümler hariç olmak üzere, aksi bu Yönetmelikte belirtilmedikçe 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümleri uygulanmayacak.

Yönetmelikle, 29 Şubat 2004 tarihli ve 25388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Elektromekanik Sanayii Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü İstisna Kapsamındaki Mal ve Hizmet Alımları İçin Satın Alma ve İhale Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı.

Anayasa Mahkemesinden iptal kararı…

Anayasa Mahkemesi, İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin itiraz yoluyla başvurusu üzerine, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 81’inci maddesinin 13. fıkrasını Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi.

İptal kararı, İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi, sanık hakkında izinsiz çoğaltılmış ve bandrolsüz kitap sattığı iddiasıyla açılan ceza davasında itiraz konusu Kural’ın Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için başvurması üzerine alındı.

İptal edilen 81’inci maddenin 13’üncü fıkrası, “bandrol yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71. maddenin 1. fıkrasının 1 numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde fail hakkında sadece 71. maddeye göre ceza hükmolunur. Ancak verilecek ceza üçte biri oranında artırılır” şeklindeydi.

  1. maddede ise “bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticari amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası hükmolunur” hükmü bulunuyor.

İptale, Serdar Özgüldür’ün karşı oyuyla oy çokluğuyla karar verildi.

Yüksek mahkeme kişisel başvuruda, başvurucuyu haklı buldu

Anayasa Mahkemesi Serkan Şeker başvurusunda ise idare tarafından tutukluya verilen disiplin cezasına karşı yapılan şikayeti reddeden hakimin bu karara itiraz inceleyen mahkeme heyetinde de görev alması nedeniyle tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasında Serkan Şeker’i haklı buldu.

Yüksek mahkeme, Serkan Şeker’in, tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, Anayasa ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiğine, tazminata ilişkin talebinin reddine, yargılama giderinin başvuruya ödenmesine karar verdi.

Yüksekova eski cumhuriyet savcısı FETÖ/PYD iltisak ve irtibatı nedeniyle meslekten ihraç edildi

Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurul kararıyla Yüksekova Cumhuriyet Savcısı iken tedbiren görevinden uzaklaştırılan Sabahattin Yılmaz’ın FETÖ/PYD silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğu sabit görülerek meslekte kalmasının uygun olmadığını ve meslekten çıkarılmasına karar verdi

HSK’nın Resmi Gazete’de yayımlanan oybirliğiyle alınan Genel Kurul Kararına göre, meslekten ihraç edilen eski savcı 15 gün içinde yeniden inceleme talebinde bulunabilecek.

İzmir Büyükşehir’den 167 milyon liralık kat karşılığı inşaat ihalesi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka İlçesi, Örnekköy Mahallesindeki 1662,78, 1768,23, 1785,08 metrekare arsa alanına sahip 3 parselini kat karşılığı anahtar teslimi inşaat yapımı için kapalı teklif usulüyle ihaleye çıkardı.

Belediyenin Resmi Gazete’de yayımlanan ilanına göre, 19 bin 54, 17 bin 328 ve 14 bin 894 metrekare inşaat alanı olan ihalenin tahmini bedeli KDV dahil 167 milyon 528 bin 903,84 lira, geçici teminat miktarı 5 milyon 25 bin 867,12 lira olarak belirlendi.

İhale için son evrak verme tarihi 20 Ağustos 2020 saat 12.00, evrak teslim yeri İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Dairesi Başkanlığı olacak.

İhalenin dış zarfları 20 Ağustos 2020 saat 14.00’de, mali teklifler (iç zarflar) ise 27 Ağustos 2020 saat 14.00’de İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Encümen Toplantı Odası toplanacak ihale komisyonunda açılacak.

Afyonkarahisar’da 9 jeotermal kaynak arama ruhsat sahası ihaleye çıkarıldı

Afyonkarahisar İl Özel İdaresi İl Encümeni Başkanlığı, 9 adet jeotermal kaynak arama ruhsat sahasını açık teklif artırma usulüyle ihaleye çıkardı.

Başkanlığın Resmi Gazete’de yayımlanan ilanına göre, Emirdağ’a bağlı Karacalar-Hisarköy’deki 4 bin 800,04 hektar, 164 bin 650 lira, Davulga’daki 2 bin 500 hektar 85 bin 750 lira, İhsaniye’ye bağlı Kayıhan-Akören’deki 184,85 hektar 51 bin 330, Sandıklı’daki 162,39 hektar 51 bin 330 lira, Sandıklı’ya bağlı Saltık’taki 3 bin 73,43 hektar alan 105 bin 420 lira, Yeniköy’deki 3 bin 922,86 hektar 134 bin 560 lira, Akharım’daki 1116,89 hektar 51 bin 330 lira, Sorkun’daki 2 bin 803,54 hektar 96 bin 200 lira, Baştepe’deki 909,18 hektar 51 bin 330 lira muhammen bedelle ihale edildi.

İhale, 29 Temmuz 2020’de Afyonkarahisar İl Özel İdaresi Encümen Müdürlüğü İhale İl Encümeni Toplantı Salonunda saat 11.00’de yapılacak.

Erciyes Üniversitesi 269 sağlık personeli alacak

Erciyes Üniversitesi 226’sı hemşire olmak üzere 269 sözleşmeli sağlık personeli alacak.

Üniversite rektörlüğünün Resmi Gazete’de yayımlanan ilanına göre, 226 hemşire, 7 fizyoterapist, 31 sağlık teknikeri, 4 eczacı, 1 psikolog sağlık personelini sözleşmeli olarak istihdam edecek.

Müracaatlar, 15 gün içinde içinde Erciyes Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı web sayfasından (https://personeldb. erciyes.edu.tr/AltMenu/Personel-Daire-Baskanligi/32/0/5) temin edecekleri 4-B İş Talep Formu ve istenilen belgeleri şahsen veya posta yoluyla yapılabilecek.

KPSS (B) grubu puan sıralamasıyla atanmaya hak kazanan adayların isim listeleri, işe başlamaları için gerekli evraklar ile evrakların teslim edileceği yer ve zaman başvuru bitim tarihi itibariyle en geç 7 (yedi) iş günü içerisinde http://hastaneler.erciyes.edu.tr/ adresinden ve Üniversitemiz https://www.erciyes.edu.tr/ web adresinden ilan edilecek.

Gazi Üniversitesi 24 personel alacak

Gazi Üniversitesi 1’i bilgisayar, 1’i inşaat mühendisi, 2’si bilgisayar teknikeri, 20’si tıbbi sekreter olmak üzere 24 sözleşmeli personel alacak.

Üniversite rektörlüğünün Resmi Gazete’de yayımlanan ilanına göre, adaylar, 17 Temmuz 31 Ağustos tarihleri arasında, http://personelilan.gazi.edu.tr/ adresinden üye girişi yaparak başvuru yapılacak pozisyon için gerekli evrakları sisteme eksiksiz olarak yükleyecek ve başvuru işlemini tamamlayacaklar.

Başvuru sonunda, sözleşme yapmaya hak kazanan adaylar, 2018 KPSS (B) grubu puan sıralaması esas alınarak belirlenecek. Sözleşme yapmaya hak kazananların isim listesi, işe başlamaları için gerekli belgeler ile bu belgelerin teslim edileceği yer ve zaman, başvuru bitim tarihi itibariyle en geç 7 iş günü içerisinde Üniversitemiz Personel Daire Başkanlığının resmi web sayfasında ilan edilecek.

Haber

Resmi Gazete’de bugün (2 Temmuz 2020)

Milletlerarası anlaşmalar Resmi Gazete’de yayımlandı

Türkiye ile Kosova, Namibya, Dünya Sağlık Örgütü arasında imzalanan milletlerarası anlaşmalar ile Demiryolu ile Uluslararası Taşımalara İlişkin Hükümetlerarası Örgütün 12’inci genel kurulunda kabul edilen milletlerarası sözleşme onay kararları Resmi Gazete’de yayımlandı.

16 Haziran 2020 tarihinde Ankara’da imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Kosova Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında Hibe Yapılmasına Dair Anlaşmaya göre, Kosova’nın Mamuşa Belediyesine tam donanımlı acil ambulansı hibe edilecek.

Ankara’da 30 Nisan 2020 tarihinde imzalanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Namibya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında Hibe Yapılmasına Dair Anlaşmaya göre, Türkiye, Namibya’ya 30 bin adet N95 maske, 60 bin adet üç katlı maske, 20 bin adet koruyucu tulum hibe edecek.

Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi Arasında İki Yıllık İşbirliği Anlaşmasının 2020/2021’in onay kararı da Resmi Gazete’de yayımlandı. 1 Nisan 2020 tarihinde imzalanan anlaşma, DSÖ’nün Türkiye’de Ülke Ofisi kurma anlaşması iki yıllık işbirliği anlaşmasında öngörülen faaliyetlerin temel dayanağını oluşturacak.

Uluslararası Demiryolu Taşımalarına İlişkin Sözleşme (COTIF) Hakkında Demiryolu ile Uluslararası Taşımalara İlişkin Hükümetlerarası Örgütün (OTIF) 29-30 Eylül 2015 tarihlerinde düzenlenen 12’inci genel kurulunda kabul edilen ve 7237 sayılı kanunla onaylanması uygun bulunan “Kısmi Revizyon”un onaylanması hakkında karar da Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’a gidiyor…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Katar’a yapacağı ziyarette dönüşüne kadar Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay vekâlet edecek.

Resmi Gazete’de yayımlanan vekâlet etme işlemiyle ilgili tezkere, Anayasanın 106’ncı maddesi uyarınca alındı.

HSK kararları…

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2020 Nisan dönemi sonuna kadar sürelerini bitirip HSK tarafından yükseltilmesine karar verilen adli yargı hakim, Cumhuriyet başsavcısı ve savcıları ile idari yargı hakimlerine ait listeler, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 29. maddesi gereğince Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre adli yargıda 1420 hakimin, 802 Cumhuriyet başsavcısı ve savcılarının, idari yargıda 173 hakimin isim listelerine yer verildi.

Kurul, bir başkan kararıyla da 30 Nisan 2020 tarihi itibarıyla 1’inci dereceye yükselip 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 32’inci maddesi uyarınca 30 Nisan 2020 tarihinden geçerli olmak üzere ilk defa 1’inci sınıfa ayrılma incelemesine tabi tutulan adli ve idari yargı hakimleri ile Cumhuriyet başsavcı ve savcılarının listesi Resmi Gazete’de yayımlandı.

HSK kararında, 143 adli yargı hakimin, 53 adli yargı savcının, 9 idari yargı mensubunun isimleri listelerde yer aldı.

Sürelerini bitirdikleri halde bu listede adlarını göremeyenler 30 gün içinde HSK’ye yazılı başvuruda bulunmak suretiyle durumlarının incelenmesini isteyebilecekler.

Belediyelerde görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı

2020 yılı için ilgili yerel yönetimler, 17 Temmuz 2020 tarihine kadar görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına tabi tutmak istediği personelin niteliklerini ve sayısını valiliklere bildirecek.

18 Nisan 1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki veya üç yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar bakımından dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilecekler.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelik, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenliyor.

Yönetmelik, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerde, 14 Temmuz 1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan Devlet memurlarından, yönetim, hukuk, bilgi işlem, araştırma, planlama ve savunma, idari, yardımcı hizmetler gruplarında müdür, şube müdürü, amir, şef, hukuk müşaviri, uzman, sivil savunma uzmanı, sayman, muhasebeci, eğitmen, kontrol memuru, veznedar, işletmen, tahsildar, memur, şoför ile yardımcı hizmetler grubunda çalışan çok sayıda meslek memuru, uzman, teknisyen kadrolara görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsıyor.

Belediyelerin üyesi olmadıkları mahalli idare birlikleri hakkında bu Yönetmelik hükümleri uygulanmayacak.

Yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibarıyla en az bir yıl süreyle atamanın yapılacağı yerel yönetimde çalışmış olmak genel şartı da aranacak. Ancak, ilan edilen kadro için yerel yönetimde bir yıl çalışma şartını taşıyan personel bulunmaması durumunda, söz konusu kadro için yapılacak başvuruda bu şart aranmayacak.

Geçici maddeler

Yönetmeliğe eklenen geçici maddelere göre, 18 Nisan 1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki veya üç yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar bakımından dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilecekler.

Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce yazılı sınavları yapılmış ve sınav sonuçları açıklanmış olan görevde yükselme veya unvan değişikliğine ilişkin işlemler, yazılı sınavın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre gerçekleştirilecek.

2020 yılı için ilgili yerel yönetimler, 17 Temmuz 2020 tarihine kadar görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına tabi tutmak istediği personelin niteliklerini ve sayısını valiliklere bildirecek. Valiliklere gelen başvurular, tek liste halinde en geç 24 Temmuz 2020 tarihine kadar Bakanlığa gönderilecek.

Tüzel kişilikleri sona eren yerel yönetimlerden devrolunan personel için, yönetmelikte belirtilen sürelerin hesabında, tüzel kişiliği sona eren yerel yönetimlerdeki çalışma süresi de dikkate alınacak.

Yükseköğretim özel barınma hizmetleri yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı

Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte faaliyette bulunan kurumlar, binalarını ve hizmetlerini 1 Ağustos 2021 tarihine kadar bu Yönetmelikte belirlenen şartlara uygun hale getirecekler

Gençlik ve Spor Bakanlığının Yükseköğretim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı.

Yönetmelik, yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına, işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenliyor.

Yönetmeliğe göre, Kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeden her ne ad altında olursa olsun öğrenci barınma hizmeti veren yerler ile öğrenci ibaresi kullanılarak faaliyet gösteren barınma yerleri açılamayacak ve işletilemeyecek.

Yükseköğrenim öğrenci yurdu için en az 30, yükseköğrenim öğrenci pansiyonu için en az 20, yükseköğrenim öğrenci apartı için en az 10 öğrenci barındırma yeterliliği şartı aranacak.

Kurumlarda barınacak öğrencilerde; örgün eğitim veren bir yükseköğretim kurumuna kayıtlı olmak, taksirli suçlar hariç herhangi bir suçtan dolayı 6 ay veya daha fazla hapis cezası almamak ve kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmamak, toplu yerlerde yaşamaya engel olacak seviyede akıl ve ruh hastalığı veya bulaşıcı hastalığı olmamak şartları aranacak. Uluslararası öğrencilerin bu şartlara ilaveten ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınmış ikamet izinlerinin bulunması gerekecek.

Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte faaliyette bulunan kurumlar, binalarını ve hizmetlerini 1 Ağustos 2021 tarihine kadar bu Yönetmelikte belirlenen şartlara uygun hale getirecekler. Bu tarihe kadar binalarını uygun hale getirmeyenlerin kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edilecek.

Deprem, yangın, iş güvenliği ve sağlığına ilişkin mevzuat ile aranan şartları taşımadığı tespit edilen kurumların faaliyetleri eksiklikler giderilinceye kadar durdurulacak. Söz konusu eksikliklerin 1 Ağustos 2021 tarihine kadar giderilmemesi halinde ruhsatları iptal edilir. Bu kurumlardaki öğrencilerin barınmasına yönelik gerekli tedbirler kurum tarafından alınacak.

Anayasanın 121’inci maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4’üncü maddesine göre yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler doğrultusunda kapatılan özel öğrenci yurtlarının Hazineye veya Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen binalarıyla ilgili de düzenleme yapıldı. Buna göre, vergi muafiyeti bulunan veya kamu yararına çalışan vakıf veya dernekler tarafından özel yükseköğrenim öğrenci yurdu açılmak istenmesi halinde, bu Yönetmeliğin can güvenliği yönünden zorunlu tuttuğu şartları sağlamak kaydıyla bu binaların inşaat ruhsatı veya yapı kullanma izni aranmadan, binanın sağlam ve dayanıklı olduğuna ilişkin çevre ve şehircilik il müdürlükleri, yapının proje müellifleri ya da yetkili serbest proje büroları veya üniversitelerin ilgili bölümlerince düzenlenen teknik rapor ile teknik raporu düzenleyen serbest inşaat mühendisinin geçerliliği devam eden serbest inşaat mühendisliği belgesi ile işyeri tescil belgesi istenerek 1 Ağustos 2021 tarihine kadar açılış işlemleri yapılacak.

Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte faaliyette olan kurumlarda çalışma izni alarak görev yapmakta olan personelin çalışma izinleri, aynı kurucuya ait kurumlarda olmak üzere, görevlerinde kaldıkları sürece geçerli olacak.

İlk yardım sertifikası olmayan mevcut personel, yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren 1 yıl içinde yetkili kurum ve kuruluşlardan ilk yardım sertifikası alacak.

Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte kamu tüzel kişilerince açılmış ve öğrenci barınma hizmeti veren yerler, 1 Ağustos 2021 tarihine kadar, bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı alacak. Bu tarihe kadar kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı almayan bu yerlerin faaliyetlerine ilgili kamu tüzel kişiliklerince son verilecek.

Kamu tüzel kişilerince açılmış olan kurumlar, 1 Ağustos 2021 tarihine kadar binalarını bu Yönetmelikte belirlenen şartlara uygun hale getirecekler.

Stüdyo daire olarak ruhsat almış olan kurumlar apart olarak kabul edilecek.

Yönetmelik 5 Temmuz 2020 tarihinde yürürlüğe girecek.

TİGEM 74 safkan Arap tayı satacak

Tarım İşletmeleri (TİGEM) Genel Müdürlüğü Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğü, müdürlüğe ait 74 safkan Arap tayının Karacabey Tarım İşletmesi Müdürlüğü’nde satışını yapacak.

2018-2019 doğumlu 39 baş dişi ve 35 erkek tay, 28 Temmuz 2020 saat: 13.00’te tek tek açık arttırma usulüyle satılacak.

Resmi Gazete’de yayımlanan ilana göre, tay başına geçici teminat 5 bin lira olarak belirlendi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesinden arsa satışı

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, mülkiyeti belediyeye ait Kocasinan İlçesi Şeker Mahallesinde bulunan toplam muhammen bedeli 41,5 milyon lira olan 10 adet arsayı kapalı teklif usulüyle ihale ile ayrı ayrı satacak.

İhale 14 Temmuz 2020 saat 14.00’te Belediyenin Encümen Salonunda yapılacak.

Belediye, Kocasinan Şeker Mevkiindeki 24 milyon muhammen bedelli 8 parsel konut+ticaret alanını kapalı teklif usulüyle toplu olarak satışını yapacak.

İhale 14 Temmuz 2020 saat 14.15’te Belediyenin Encümen Salonunda yapılacak.

Haber

Resmi Gazete’de bugün (2 Temmuz 2020)

Milletlerarası anlaşmalar Resmi Gazete’de yayımlandı

Türkiye ile Kosova, Namibya, Dünya Sağlık Örgütü arasında imzalanan milletlerarası anlaşmalar ile Demiryolu ile Uluslararası Taşımalara İlişkin Hükümetlerarası Örgütün 12’inci genel kurulunda kabul edilen milletlerarası sözleşme onay kararları Resmi Gazete’de yayımlandı.

16 Haziran 2020 tarihinde Ankara’da imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Kosova Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında Hibe Yapılmasına Dair Anlaşmaya göre, Kosova’nın Mamuşa Belediyesine tam donanımlı acil ambulansı hibe edilecek.

Ankara’da 30 Nisan 2020 tarihinde imzalanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Namibya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında Hibe Yapılmasına Dair Anlaşmaya göre, Türkiye, Namibya’ya 30 bin adet N95 maske, 60 bin adet üç katlı maske, 20 bin adet koruyucu tulum hibe edecek.

Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi Arasında İki Yıllık İşbirliği Anlaşmasının 2020/2021’in onay kararı da Resmi Gazete’de yayımlandı. 1 Nisan 2020 tarihinde imzalanan anlaşma, DSÖ’nün Türkiye’de Ülke Ofisi kurma anlaşması iki yıllık işbirliği anlaşmasında öngörülen faaliyetlerin temel dayanağını oluşturacak.

Uluslararası Demiryolu Taşımalarına İlişkin Sözleşme (COTIF) Hakkında Demiryolu ile Uluslararası Taşımalara İlişkin Hükümetlerarası Örgütün (OTIF) 29-30 Eylül 2015 tarihlerinde düzenlenen 12’inci genel kurulunda kabul edilen ve 7237 sayılı kanunla onaylanması uygun bulunan “Kısmi Revizyon”un onaylanması hakkında karar da Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’a gidiyor…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Katar’a yapacağı ziyarette dönüşüne kadar Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay vekâlet edecek.

Resmi Gazete’de yayımlanan vekâlet etme işlemiyle ilgili tezkere, Anayasanın 106’ncı maddesi uyarınca alındı.

HSK kararları…

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2020 Nisan dönemi sonuna kadar sürelerini bitirip HSK tarafından yükseltilmesine karar verilen adli yargı hakim, Cumhuriyet başsavcısı ve savcıları ile idari yargı hakimlerine ait listeler, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 29. maddesi gereğince Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre adli yargıda 1420 hakimin, 802 Cumhuriyet başsavcısı ve savcılarının, idari yargıda 173 hakimin isim listelerine yer verildi.

Kurul, bir başkan kararıyla da 30 Nisan 2020 tarihi itibarıyla 1’inci dereceye yükselip 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 32’inci maddesi uyarınca 30 Nisan 2020 tarihinden geçerli olmak üzere ilk defa 1’inci sınıfa ayrılma incelemesine tabi tutulan adli ve idari yargı hakimleri ile Cumhuriyet başsavcı ve savcılarının listesi Resmi Gazete’de yayımlandı.

HSK kararında, 143 adli yargı hakimin, 53 adli yargı savcının, 9 idari yargı mensubunun isimleri listelerde yer aldı.

Sürelerini bitirdikleri halde bu listede adlarını göremeyenler 30 gün içinde HSK’ye yazılı başvuruda bulunmak suretiyle durumlarının incelenmesini isteyebilecekler.

Belediyelerde görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı

2020 yılı için ilgili yerel yönetimler, 17 Temmuz 2020 tarihine kadar görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına tabi tutmak istediği personelin niteliklerini ve sayısını valiliklere bildirecek.

18 Nisan 1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki veya üç yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar bakımından dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilecekler.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelik, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenliyor.

Yönetmelik, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerde, 14 Temmuz 1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan Devlet memurlarından, yönetim, hukuk, bilgi işlem, araştırma, planlama ve savunma, idari, yardımcı hizmetler gruplarında müdür, şube müdürü, amir, şef, hukuk müşaviri, uzman, sivil savunma uzmanı, sayman, muhasebeci, eğitmen, kontrol memuru, veznedar, işletmen, tahsildar, memur, şoför ile yardımcı hizmetler grubunda çalışan çok sayıda meslek memuru, uzman, teknisyen kadrolara görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsıyor.

Belediyelerin üyesi olmadıkları mahalli idare birlikleri hakkında bu Yönetmelik hükümleri uygulanmayacak.

Yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibarıyla en az bir yıl süreyle atamanın yapılacağı yerel yönetimde çalışmış olmak genel şartı da aranacak. Ancak, ilan edilen kadro için yerel yönetimde bir yıl çalışma şartını taşıyan personel bulunmaması durumunda, söz konusu kadro için yapılacak başvuruda bu şart aranmayacak.

Geçici maddeler

Yönetmeliğe eklenen geçici maddelere göre, 18 Nisan 1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki veya üç yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar bakımından dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilecekler.

Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce yazılı sınavları yapılmış ve sınav sonuçları açıklanmış olan görevde yükselme veya unvan değişikliğine ilişkin işlemler, yazılı sınavın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre gerçekleştirilecek.

2020 yılı için ilgili yerel yönetimler, 17 Temmuz 2020 tarihine kadar görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına tabi tutmak istediği personelin niteliklerini ve sayısını valiliklere bildirecek. Valiliklere gelen başvurular, tek liste halinde en geç 24 Temmuz 2020 tarihine kadar Bakanlığa gönderilecek.

Tüzel kişilikleri sona eren yerel yönetimlerden devrolunan personel için, yönetmelikte belirtilen sürelerin hesabında, tüzel kişiliği sona eren yerel yönetimlerdeki çalışma süresi de dikkate alınacak.

Yükseköğretim özel barınma hizmetleri yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı

Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte faaliyette bulunan kurumlar, binalarını ve hizmetlerini 1 Ağustos 2021 tarihine kadar bu Yönetmelikte belirlenen şartlara uygun hale getirecekler

Gençlik ve Spor Bakanlığının Yükseköğretim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı.

Yönetmelik, yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına, işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenliyor.

Yönetmeliğe göre, Kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeden her ne ad altında olursa olsun öğrenci barınma hizmeti veren yerler ile öğrenci ibaresi kullanılarak faaliyet gösteren barınma yerleri açılamayacak ve işletilemeyecek.

Yükseköğrenim öğrenci yurdu için en az 30, yükseköğrenim öğrenci pansiyonu için en az 20, yükseköğrenim öğrenci apartı için en az 10 öğrenci barındırma yeterliliği şartı aranacak.

Kurumlarda barınacak öğrencilerde; örgün eğitim veren bir yükseköğretim kurumuna kayıtlı olmak, taksirli suçlar hariç herhangi bir suçtan dolayı 6 ay veya daha fazla hapis cezası almamak ve kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmamak, toplu yerlerde yaşamaya engel olacak seviyede akıl ve ruh hastalığı veya bulaşıcı hastalığı olmamak şartları aranacak. Uluslararası öğrencilerin bu şartlara ilaveten ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınmış ikamet izinlerinin bulunması gerekecek.

Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte faaliyette bulunan kurumlar, binalarını ve hizmetlerini 1 Ağustos 2021 tarihine kadar bu Yönetmelikte belirlenen şartlara uygun hale getirecekler. Bu tarihe kadar binalarını uygun hale getirmeyenlerin kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edilecek.

Deprem, yangın, iş güvenliği ve sağlığına ilişkin mevzuat ile aranan şartları taşımadığı tespit edilen kurumların faaliyetleri eksiklikler giderilinceye kadar durdurulacak. Söz konusu eksikliklerin 1 Ağustos 2021 tarihine kadar giderilmemesi halinde ruhsatları iptal edilir. Bu kurumlardaki öğrencilerin barınmasına yönelik gerekli tedbirler kurum tarafından alınacak.

Anayasanın 121’inci maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4’üncü maddesine göre yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler doğrultusunda kapatılan özel öğrenci yurtlarının Hazineye veya Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen binalarıyla ilgili de düzenleme yapıldı. Buna göre, vergi muafiyeti bulunan veya kamu yararına çalışan vakıf veya dernekler tarafından özel yükseköğrenim öğrenci yurdu açılmak istenmesi halinde, bu Yönetmeliğin can güvenliği yönünden zorunlu tuttuğu şartları sağlamak kaydıyla bu binaların inşaat ruhsatı veya yapı kullanma izni aranmadan, binanın sağlam ve dayanıklı olduğuna ilişkin çevre ve şehircilik il müdürlükleri, yapının proje müellifleri ya da yetkili serbest proje büroları veya üniversitelerin ilgili bölümlerince düzenlenen teknik rapor ile teknik raporu düzenleyen serbest inşaat mühendisinin geçerliliği devam eden serbest inşaat mühendisliği belgesi ile işyeri tescil belgesi istenerek 1 Ağustos 2021 tarihine kadar açılış işlemleri yapılacak.

Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte faaliyette olan kurumlarda çalışma izni alarak görev yapmakta olan personelin çalışma izinleri, aynı kurucuya ait kurumlarda olmak üzere, görevlerinde kaldıkları sürece geçerli olacak.

İlk yardım sertifikası olmayan mevcut personel, yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren 1 yıl içinde yetkili kurum ve kuruluşlardan ilk yardım sertifikası alacak.

Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte kamu tüzel kişilerince açılmış ve öğrenci barınma hizmeti veren yerler, 1 Ağustos 2021 tarihine kadar, bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı alacak. Bu tarihe kadar kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı almayan bu yerlerin faaliyetlerine ilgili kamu tüzel kişiliklerince son verilecek.

Kamu tüzel kişilerince açılmış olan kurumlar, 1 Ağustos 2021 tarihine kadar binalarını bu Yönetmelikte belirlenen şartlara uygun hale getirecekler.

Stüdyo daire olarak ruhsat almış olan kurumlar apart olarak kabul edilecek.

Yönetmelik 5 Temmuz 2020 tarihinde yürürlüğe girecek.

TİGEM 74 safkan Arap tayı satacak

Tarım İşletmeleri (TİGEM) Genel Müdürlüğü Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğü, müdürlüğe ait 74 safkan Arap tayının Karacabey Tarım İşletmesi Müdürlüğü’nde satışını yapacak.

2018-2019 doğumlu 39 baş dişi ve 35 erkek tay, 28 Temmuz 2020 saat: 13.00’te tek tek açık arttırma usulüyle satılacak.

Resmi Gazete’de yayımlanan ilana göre, tay başına geçici teminat 5 bin lira olarak belirlendi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesinden arsa satışı

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, mülkiyeti belediyeye ait Kocasinan İlçesi Şeker Mahallesinde bulunan toplam muhammen bedeli 41,5 milyon lira olan 10 adet arsayı kapalı teklif usulüyle ihale ile ayrı ayrı satacak.

İhale 14 Temmuz 2020 saat 14.00’te Belediyenin Encümen Salonunda yapılacak.

Belediye, Kocasinan Şeker Mevkiindeki 24 milyon muhammen bedelli 8 parsel konut+ticaret alanını kapalı teklif usulüyle toplu olarak satışını yapacak.

İhale 14 Temmuz 2020 saat 14.15’te Belediyenin Encümen Salonunda yapılacak.

Haber

Aydın, iş insanlarını yatırıma çağırıyor

Ahmet USMAN

Siyasete atılmadan önce de pek çok sosyal sorumluluk projesinde görev alan Özlem Çerçioğlu, belediye başkanı seçildikten sonra da dezavantajlı kesimlere yönelik çalışmalara ağırlık verdi. Şehrin dar gelirli bölgeleri ve kırsal alanlar yanında kadınlar, çocuklar, yaşlılar gibi kesimleri destekleyen Çerçioğlu, yaptığı sosyal belediyeciliğin ödülünü de her seçimde oylarını artırarak aldı. Yüzde 26.5’lik oy oranı ile göreve başlayan Çerçioğlu, sonraki seçimlerde bunu sırasıyla yüzde 44 ve yüzde 54’e yükseltti. “Aydın’da kimse aç yatmaz, üşümez” diyen Çerçioğlu, DÜNYA Gazetesi Ege Bölge Temsilcisi Yaşar Kuş’un sorularını yanıtladı.

● Aydın için çeşitli görevlerde bulundunuz. Siyasi geçmişinizi özetler misiniz?

2002’de CHP’den Aydın milletvekili olarak seçildim. 23. dönemde de bu görevim devam etti. Bu görevim sürerken partim 2009’da beni Aydın Belediyesi için başkanlığa aday gösterdi. Ben de Aydın halkının takdiriyle seçimi kazandım. 2014’te Aydın büyükşehir oldu, yine ben adaydım ve seçildim. 2019 seçimlerinde de bu durum devam etti. Tüm bunlar çok onurlu, çok gurur verici görevler. Aydın halkına minnettarım.

KENTTE YAŞAYAN İNSANLAR MUTLU OLMALI

● Sizin açınızdan bu görevler arasında farklar var mıydı?

Belediye başkanlığı ile milletvekilliği arasında elbette fark var. Birinde Gazi Meclis’te, diğerinde doğduğunuz topraklarda görev yapıyorsunuz. Belediye başkanlığı daha icracı bir makam. Halkla daha iç içesiniz. Tüm belediye başkanları bina, altyapı, üstyapı yapıyor. Önemli olan o kentte yaşayan insanların mutlu ve huzurlu olması. Aydın’da yaşıyorsanız soğuktan üşümezsiniz, karnınız aç yatağa girmezsiniz. Bizim en güçlü yönümüz sosyal belediyeciliğimiz. Dezavantajlı bölgelere yönelik çok daha fazla hizmet üretiyoruz. Özellikle kadınlar, çocuklar, yaşlılar için çalışmalar yapıyoruz.

● Bu çalışmaların ekonomik boyutu nedir?

Turizmimiz ve sanayimiz güçlü ama Aydın ekonomisi büyük oranda tarıma dayanıyor. Heredot Aydın’ı “gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü” olarak tanımlıyor. Topraklarımız çok verimli. Onun için kırsal kalkınmaya, kooperatiflere çok önem veriyoruz. Bunlar arasında da daha çok kadın kooperatiflerini destekliyoruz. Bir ata tohumları projemiz var. Aydın’ın tohumlarına sahip çıkma düşüncesinden hareket ettik. Arkadaşlarımız köyleri dolaştı, büyüklerimizin sandıklarında sakladıkları tohumları aldık. Onlar da güvendiler, verdiler. Sera oluşturduk. Tohumları fide haline getirdik. Milyonlarca fideyi vatandaşlarımıza ücretsiz dağıttık, bahçelerine, tarlalarına ektiler. Ziraat mühendislerimizin kontrolünde iyi tarım yaptılar. Çocukluğumuzun mis gibi kokan domates ve salatalıklarını yetiştirdiler, bunları da kurduğumuz köylü pazarlarında Aydın halkına sattılar. Tezgahları kadınlara ücretsiz olarak verdik. Çine’nin Mutaflar Köyü’nde kadın kooperatifi kurduk. Bu kooperatif anlaşmalı olarak parklarda, yollarda gördüğümüz çiçekleri üretiyor, biz alıyoruz. Böylelikle kadınlara balık tutmayı da öğretmiş olduk. Hep yerli ve milli diyoruz ya. Yerli ve milli kendi tohumlarınıza sahip çıkarak olunur.

HAYVANCILIK ÖNEMLİ

● En dikkat çeken çalışmalarınızdan biri de ucuz et projesi. Bu fikir nereden çıktı?

Üzerinde durduğumuz konulardan bir tanesi hayvancılık. Aydın’da ciddi anlamda büyükbaş hayvancılık var ama aracılar nedeniyle tüketiciler eti çok yüksek fiyatlarla almak zorunda kalıyordu. Çine’deki mezbahamızı en yüksek standartları yakalayacak şekilde yeniledik. Fakat girdi maliyetleri çok yüksek olduğu için yetiştiriciler de zorlanıyordu. Onlara piyasadan yüzde 20 daha ucuz yem tedarik ettik. Anlaşma yaparak hayvanlarını satın aldık, mezbahamızda kestik ve halka ucuza et sunduk. Şu an biri İzmir’de olmak üzere Halk Ege Et adıyla 14 tane şubemiz var. Üreticiden direkt tüketiciye gittiği için piyasadan yüzde 20 daha ucuz, daha lezzetli, daha sağlıklı et sunmaya başladık.

● Hayvancılığın bir ayağı da süt üretimi. Bu konudaki çalışmalarınızla ilgili bilgi verebilir misiniz?

Aydın’ın ünlü sakız koyunu vardır. Çok süt verir, ikiz-üçüz doğum yapar. Ama nesli tükenmek üzereydi. Sakız koyunu çiftliği kurduk. Burada yetiştirdiğimiz koyunları köyde yaşayan kadınlara vermeye başladık. Sütü aracılar çok ucuza alıyordu. Emekleri karşılık bulmuyordu. Biz de büyük köylerin merkezlerine süt tankları koyduk. Kooperatifle anlaştık. Halk Ege Et şubelerinde çiğ süt satışına başladık. Tank koymadığımız köylere de soğuk hava tanklı araçlarla gittik. Litrede 10-15 kuruş fazlaya aldık. Şu an bizim sistem oturdu, kendini döndürüyor, üretici para kazanıyor, tüketici daha sağlıklı, daha hijyenik, daha ekonomik süte ulaşıyor.

23 ADET ÖREN YERİMİZ VAR

● Turizmdeki öncelikleriniz neler?

Sadece kum-güneş-deniz değil, ören yerleri gibi zenginliklere de sahibiz. Afrodisias, Nysa gibi 23 tane ören yerimiz var. Bunlara destek veriyoruz. Kazı çalışmalarını Ankara Üniversitesi’nin yaptığı Nysa Harabeleri’ni 10 yıldır destekliyoruz. Dünyada kültür turizminin önemi her geçen gün artıyor. Üstelik bu turizm türü ülkeye ciddi anlamda para da bırakıyor. Kuşadası’nda Airbus A300 tipi uçak batırdık. Bu sayede dalış turizmi için yurtdışından çok sayıda turist gelmeye başladı. Bozdoğan ilçemizde Arapapıştı adında muhteşem bir kanyonumuz var. Orada tekne seferleri başlattık. Eko turizmi de destekliyoruz. Kuşadası ve Didim zaten çok önemsediğimiz ilçeler. Alt ve üstyapı sorunlarını bitirdik. Kuşadası’nda gelen turistlere her konuda destek olmaya çalışıyoruz. Turizm şirketleriyle, Kuşadası ve Didim belediyeleriyle, STK’larla beraber projeler yapıyoruz.

● Sanayiye bakış açınız nedir?

Aydın’da 7 tane OSB var. Ağırlık tarıma dayalı sanayide. Aydın Sanayi Odası ile çeşitli projeler yürütüyoruz, OSB başkanlarıyla işbirliklerimiz sürüyor. Astim ve Umurlu OSB’lerinin doğalgaz sorunu vardı. Onları aştık. Astim OSB’nin büyüme alanında çok ciddi hafriyat ihtiyacı vardı, o konuda destek olduk. Sanayiciye kapımız hep açıktı. Evet burası bir tarım şehri ama tarım ürünlerinin katma değerini artırmak için de bunun sanayisinin olması lazım. Astim OSB’de sanayiciler bir okul yapıyorlar, biz de buna tam destek veriyoruz.

● Önümüzdeki dönemde mutlaka yapacağınız işler var mı?

Benim önem verdiğim konulardan biri olan Aydın Tekstil Projesi’ni tamamlıyoruz, şehrin ortasında kalan bu alanı değerlendireceğiz. Aydın, sıcak bir memleket, insanlar sürekli sokaktalar. Genç nüfus çok. Spor alanlarına, çocukların gideceği parklara, kırsal kalkınmaya önem veriyoruz. Önümüzdeki 5 yıllık dönemde kırsal kalkınma, büyük parklar, kent meydanları, otoparklar önceliklerimiz olacak. Ama asla vazgeçmediğimiz kadınlar, yaşlılar ve çocuklar olmaya devam edecek. 2 ay sonra iki tane dezavantajlı bölgemizde kreş açıyoruz. Amacımız kadınlarımızın sosyal ve ekonomik hayatta daha görünür olmasını sağlamak.

Üreticinin tarlada kalan ürününü alıyoruz

Sosyal belediyecilik gereği yetiştiricinin ürünü tarlada kaldıysa bunu alıyoruz ve ücretsiz olarak vatandaşa dağıtıyoruz. Yemek fabrikamız var. İhtiyacı olan vatandaşların kapılarına kadar yemeği götürüyoruz. Aşevlerine karşıyım. Orada birbirlerini görmekten rahatsız olabiliyorlar. Hem aşevine gelmek için toplu ulaşım araçlarına binmeleri gerekiyor, o da bir para. Biz ayağına kadar götürüyoruz.

Tam demokrasiyi uyguluyoruz

Aydın Tekstil’in şehrin merkezinde kalan ve içinde bin tane çam ağacının bulunduğu 177 dönümlük arazisini, 100 milyon TL’ye kamulaştırdık. Buraya çok güzel AVM’ler, rezidanslar yapabilirdik, belediyemize iyi de gelir getirirdi. Ama benim vicdanım böyle bir şeye izin vermez. Buraya bir sandık koyduk ve halkın fikrini aldık. Yüzde 99.9’u “yeşil alan” dedi. Burada bisiklet yolları, çocuk parkları, spor alanları, konferans salonlarıyla küçük bir Central Park yapıyoruz. Aydın’da tam demokrasiyi uyguluyoruz. Bunun gibi Aydın’ın genelini ilgilendiren projeler için halkın fikrini alıyoruz. 500 dönüm üzerinde alana sahip Işıklı Doğal Yaşam Parkı için de kamulaştırma işlemi başladı. Orada da yeşil alan yapıyoruz. Aydın’ın 50 yıllık geleceğini planlıyoruz. Artık belediyecilik sadece altyapı yapmak, asfalt dökmek değil. Düzenli anketler düzenliyoruz, çağrı merkezimiz çalışıyor, vatandaşın ne istediğini öğrenip çalışmalarımızı ona göre yönlendiriyoruz.

Atanamayan öğretmenleri istihdam ediyoruz

Asıl desteği dezavantajlı bölgelere veriyoruz. 26 tane kültür merkezimiz var. Buralarda atanamayan öğretmenler çalışıyor. Okuldaki derslerine paralel olarak öğrencilere yardımcı oluyorlar. Bir çocuğun gelişimi için spor, kültür ve sanat çok önemli. Binlerce öğrencimiz var. İstiyoruz ki çocuklarımız özgüvenli, geçmişlerini bilerek büyüsünler.

Yatırımcılara kapımız sonuna kadar açık

Aydın çok avantajlı bir bölge. Otoban sayesinde havalimanı ve liman çok yakın. İzmir’e göre OSB’lerde arsa ve kira fiyatları bir derece daha düşük. Aydın’a yatırım yapmak isteyenlere kapımız sonuna kadar açık. Buyursunlar gelsinler, çaylarını, kahvelerini içerlerken, belediyeyle ilgili tüm bürokratik işlemlerini tamamlayacağımıza söz veriyorum. İşsizlik büyük bir sorun ve bunun ilacı da yatırım. Belediyeler yatırım yapamaz ama yatırımcıların önünü açar. Aydın’ın havası, suyu, toprağı çok verimli. Burada iyi tarım, organik üretim yapabilirler. Kültürel etkinliklerimiz çok fazla, tatil yöreleri çok yakınımızda, çok güzel okullarımız var, eğitim seviyemiz yüksek, yaşam koşulları diğer pek çok şehre göre daha ekonomik.

Haber

Antalya ülke turizmine katkısının ödülünü istiyor

Fikri CİNOKUR

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, yaklaşık 10 aylık görev süresince yaptıklarını ve önümüzdeki döneme ilişkin plan ve hedeflerini DÜNYA Gazetesi Enerji Editörü ve Antalya Bölge Temsilcisi Mehmet KARA’ya anlattı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 6 milyar 250 milyon lira ile en borçlu beşinci belediye olduğunu hatırlatan Başkan Muhittin Böcek, “Göreve geldikten sonra halkın yararına projeleri devam ettiriyoruz. Ama halk yararı yoksa durum başka” dedi. Konyaaltı Sahili İşletme sözleşmesinin iptaline değinen Başkan Böcek, “Konyaaltı Belediye Başkanlığım döneminde burayı alıp 12-13 dönem biz işlettik. Mafya kimdir bilmem, tanımam ama çok tehditler aldığım bir olaydır, dönemdir” ifadelerini kullandı.

Encümen yetki almadan ihale açmış

Önceki dönemde iki kez düzenlenen Konyaaltı Sahili ihalesine katılım olmadığını anlatan Böcek şunları söyledi: “Daha sonra Encümen yetkisi olmadığı halde işletmeyi kira toplama ihalesine çıkardı. Tesisi, projeyi 254 milyon lira harcamayla belediye yaptı ama bütün işletme giderleri de yine işletenlere değil Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yazıldı. Böyle bir ihale yapılamaz, olmaz dedik, yanlış dedik.”

Yanlış hesap Bağdat’tan döndü

Kişilerle bir sorunu olmadığının altını çizen Böcek, “Ben işimi yapıyorum. Seçim sürecinde vatandaşın derdine derman olacağımızı ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyacağımızı söyledim. Ve gördüm ki Konyaaltı Sahili ihalesinde alenen, açık seçik bir yanlışlık var. Yanlıştan geri dönüldü, yanlış hesap Bağdat’tan döndü” dedi.

Konyaaltı Sahili’ne yeni ve şeffaf ihale

İptal edilen sözleşmede alt kiracıların haklarının korunmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını anlatan Böcek, Konyaaltı Sahili’nin daha iyi işletilmesi için yeni bir süreç başlattıklarını bildirdi. Muhittin Böcek, şunları kaydetti. “Dünyaya mal olmuş bir sahil burası. Daha iyi, daha güzel neler yapılabilir bunlara çalışıyoruz. Ama bir taraftan da yerel, ulusal, uluslararası televizyon ve yazılı basında duyurup şeffaf bir ihale yapacağız. İhale adrese teslim olmayacak. Konyaaltı Sahili de inşallah beklediğimizden daha güzel hizmetlere layık görülecek. Kamu yararı önce gelecek. Vatandaşlar sahili ücretsiz kullanabilecek. Mevcut işletmecilerin, alt kiracıların haklarını, mevzuat neyi emrediyorsa, günü dolana kadar koruyacağız. Ondan sonra büyük ve geniş katılımlı bir ihaleyle süreci ilerleteceğiz. İhale süreciyle ilgili talimatı verdik, arkadaşlar çalışmalara başladılar.”

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek (sağda), DÜNYA Gazetesi Antalya Bölge Temsilcisi Mehmet Kara ile sorularımızı yanıtladı.

Yılda 80 milyon geceleme

Antalya’nın Türk turizmi ve tarımın başkenti olduğuna dikkat çeken Böcek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Burası Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir” dediği güzel Antalyamız, birçok medeniyete de ev sahipliği yapmış, doğasıyla, deniziyle, kumuyla gelen turistin yarısının konakladığı bir şehir. 2019 yılında konaklama tesislerinde 79 milyon 800 bin geceleme olmuş. Baktığınızda İstanbul birinci şehirdir ama orada yılda 20 milyon civarında bir geceleme vardır. Biz 20 milyon turist ve 2.5 milyon nüfusumuzla toplam 22.5 milyon insana hizmet veriyoruz.”

Turizme yaptığı katkı Antalya’ya yaramıyor

Antalya’da 501 beş yıldızlı otel ve tatil köyü bulunduğunu, bunun dışında da yüzlerce belediye ruhsatlı işletme, pansiyonlar ve benzeri işletmenin faaliyet gösterdiğini anlatan Muhitin Böcek, “Antalya’ya 16 milyon yabancı, 4 milyon yerli turist geliyor, 2.5 milyon da nüfusumuz var. Yani 22.5 milyona hizmet ediyoruz ama 2.5 milyona göre para geliyor. Ben de diyorum ki, haksızlık olmasın. Turizm ekonomisine en büyük katkıyı sunan il Antalya… Ancak buradaki işletmelerin pek çoğunun şirketleri İstanbul’da Ankara’da. Ben gönlümden bu şirketlerin Antalya’da olmaları gerektiğini geçiriyorum” dedi.

Şehircilik ya da konaklama vergisi

Dünyada birçok ülkede ‘şehircilik vergisi’ bulunduğuna dikkat çeken Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya’nın turizmden yeterli payı alamadığından yakındı. Böcek, şöyle devam etti: “Bizde de bu konuyla şehircilik vergisiyle ilgili bir dava açıldı sanıyorum. Şehircilik vergisinin konaklama sayısına göre, haksızlık edilmeden illere verilmesi lazım. Şimdi düşünebiliyor musunuz, ben 20 milyon nüfusa göre para alsam, o otellerin önünü, dünyanın en muhteşem kaldırımını, yürüyüş parkurunu, bitkisini, ağacını, parkını yaparım, heykellerle donatırım. Zaten yapmaya çalışıyoruz ama bu sadece bizim için değil, ilçe belediyelerimiz için de geçerli. Yani turizm ekonomisine en büyük pay Antalya’dan ama ben aldığı paya bakıyorum… Ayrıca Antalya, turizmin yanında yaş meyve sebzede de ihracatın yarıdan fazlasını gerçekleştiriyor.”

Antalya Turizm Birliği kuruldu

Turizmde kooperatifleşme olmadığını belirten Böcek, sektörle ilgili ciddi çalışmaları olduğunu açıkladı. Geçmişte Batı Antalya Turizm Birliği’nin Başkanlığı’nı yürüttüğünü anlatan Muhittin Böcek, “Şimdi siyasi parti ayrımı gözetmeksizin, Antalya çapındaki bütün ilçe belediyelerinin de katılımıyla ilimizin tamamını kapsayan Antalya Turizm Birliği’ni kurduk. Birlik, 2 milyon liralık bütçeyle faaliyete başlıyor” dedi.

Turizmde istihdam 135 bin kişi

Turizm sektörü STK’ları ve yöneticileriyle birlikte hareket ettiklerini anlatan Böcek, “Turizm sektörü biraz daha desteklenmeli. Çünkü turizm dağdaki çobanı da ilgilendiriyor, ovadaki meyve üreticisini de, yumurta ve mantarla uğraşan vatandaşı da… Sektörde 135 bin kişilik istihdam söz konusu” ifadelerini kullandı.

Yereldeki üretici kadınlara destek

Antalya’da girişimci ve rekabetçi kooperatifçilik anlayışının güçlendirilip yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini vurgulayan Muhittin Böcek, “Amaç tarımsal istihdam sağlayarak üreticinin refah düzeyinin artırılması, tarımsal refahın artmasıyla köyden kente göçün önlenmesi” dedi. Kırsaldan kente göçü önlemek için kadın kooperatiflerine yönelik desteklerin de süreceğini anlatan Muhittin Böcek, şöyle devam etti: “Korkuteli’nde kadınlarımızla ilgili bir kooperatif 2 milyon TL hibe aldı. O kooperatifteki kadınlarımızın ürettiği bitki, sebze, meyve, mantar, her ne varsa o ürünleri alacağız. Bir kooperatifle daha anlaşmak üzereyiz. Kurutulmuş gıda, reçel vs. ne üretiyorsa kadınlarımız, onları değerlendireceğiz…”

11 büyükşehir belediyesinden ortak yerel ürünler satış ağı

Antalya Büyükşehir Belediyesi şirketlerinin toptan ürün alım anlaşmalarıyla yerel kooperatiflere destek vereceğini belirten Başkan Muhittin Böcek. “Ayrıca kooperatif ürünlerinin, ihtiyaç sahibi ve engelli vatandaşlarımızın istihdam edileceği yerel ürün pazarlarında satılmasını sağlayacağız” dedi. Halkın güvenilir, ucuz ve sağlıklı gıdaya erişimini sağlamak amacıyla diğer illerdeki belediyelerle işbirliği yapılacağını da anlatan Böcek şöyle konuştu: “Özellikle kentte vatandaşlarımıza üretici pazarları, marketler/satış merkezleri ile ulaşılması planlanıyor. 11 büyükşehir belediyesinin, kendi illerindeki kooperatiflerin ürün desenine göre, ortak bir ürün havuzu oluşturarak birbirlerinin pazarına ürün desteği sağlayacağı bir satış pazarlama ağı tesis ediliyor. Ankara, Eskişehir, Tekirdağ ve İstanbul’a ürün sevkiyatı için planlamalara başlandı.”

Ücretsiz kablosuz internet ağı genişletilecek

Antalya’nın akıllı kent haline gelmesi için teknoloji yatırımlarına ağırlık vereceklerini anlatan Böcek, “Kent içinde ücretsiz kablosuz internet erişimi yaygınlaştırılacak, kablosuz internet notktası sayısı 36’dan 52’ye yükseltilecek. Akıllı cihazlara indirilecek uygulama ile kentle ilgili güncel bilgilere hızla ulaşılabilecek. Talep ve bildirimler online yapılabilecek. Çağrı merkezi yazılımını ve tüm alt yapıyı belediyemiz bünyesinde oluşturduk” dedi.

Raylı sistemin ağırlığı artacak

Kent içi toplu taşımada raylı sistemin önemine işaret eden Muhittin Böcek, 3. etap raylı sistem inşaatının bu yıl içinde bitirileceğini, doğubatı (Konyaaltı-Lara) aksı raylı sistem çalışmalarına da başladıklarını söyledi. Böcek, bir, iki ve üçünü etap raylı sistem hatlarının daha verimli kullanımı için yapılacak bütünleştirici hatlara ilişkin fizibilite çalışmalarının da tamamlanmak üzere olduğunu kaydetti.

Çöpten elektrik üretiliyor

İl genelindeki 44 sulama kooperatifinin hiç enerji parası ödemeyeceğini anlatan Başkan Muhittin Böcek şöyle dedi: “Tarımsal sulama amaçlı elektrik desteğini belediyemize ait 7 adet güneş enerji santrali (GES) aracılığıyla veriyoruz. Bu hizmetten 9 binden fazla çiftçimiz ve ailesi yararlanıyor. GES’lerin sayısını artırıp daha fazla çiftçiye destek vereceğiz. Ayrıca Kızıllı, Manavgat ve Alanya çöp tesislerindeki toplam 44,4 MW’lik kurulu güce sahip biyokütle santralleri de yılda 23.6 milyon kWh enerji üretiyor.”

Hamdi Yazır ve Noel Baba’ya yatırım

Turizmde çeşitliliği artırmak ve tabana yaymak için Elmalı ilçesine yönelik bazı çalışmaları bulunduğunu kaydeden Böcek, “Elmalılı Hamdi Yazır ve Abdal Musa Dergahı gibi inanç turizmi değerlerimiz var. Bunları değerlendireceğiz. Noel Baba’nın kemiklerinin çok azı İtalya’da ama oraya 2-3 milyon turist gidiyor. Biz Demre’de 300 binde kalıyoruz. Şimdi daha çok ziyaretçi çekmek için Noel Baba Kilisesi’nin hemen yakınındaki alanlarda düzenleme ve iyileştirme çalışmaları yürüteceğiz” dedi.

2021 Triatlon’u Antalya’da yapılacak

Başkan Böcek, turizmi çeşitlendirme çabaları kapsamında 2021 Triatlon yarışmasını da Antalya’da düzenleyeceklerini anlattı. Antalya’nın turizm ve tarımın yanında güçlü sanayi işletmelerine de sahip olduğunu belirten Muhittin Böcek “Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (OSB) firmalarımız kumaşından güneş paneline, ahşabından metaline pek çok ürün ihraç ediyor. Yani OSB’miz iyi gidiyor. Ayrıca Antalya Serbest Bölgesi var. Antalya ekonomisi için üç T diyorum: Turizm, tarım, ticaret…”

Halk Et devrede, sırada Halk Yem var

Yerelden kalkınmayı destekleme anlayışıyla hareket ettiklerini anlatan Başkan Muhittin Böcek, kentte kooperatifçilikle ilgili destekler vermeye başladıklarını vurguladı. Tüketicinin ucuz et ihtiyacını karşılamak için açtıkları Halk Et mağazasında 35.90 liradan et sattıklarını ifade eden Böcek, “İlk Halk Et’i Antalya Kepez’de açtık, şimdi Manavgat’ta açıyoruz. Alanya’da yeri kiraladık, orada da açacağız. Ama burada şunu yapıyoruz. Manavgat’ta Halk Et için o ilçenin köylerindeki çobanların keçilerini, koyunların, hayvanlarını kesiyoruz. Halk Et’ten sonra Halk Yem projesini de hayata geçireceğiz. Yani besicilere destek sunacağız” dedi.

Haber

Konya dünyaya model olacak


Konya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Uğur İbrahim Altay, Dünya Belediyeler Birliği olarak anılan Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı’nın (UCLG) başkanlığını haziran ayında devralacak. Halihazırda birliğin eş başkanlığını yürüten Altay, “Konya şehirleşmede Türkiye’nin en başarılı kentlerinden biri. Öyle ki dünyaya model olacağız. Benim bazı uluslararası görevlerim var. Dünya Belediyeler Birliği’nde eş başkanlık görevi yürütüyorum. Haziran ayında başkanlığı Konya olarak devralacağız. Tüm dünyadan yerel yönetimlerin masasına Konya modeli belediyeciliğini koyacağız” dedi.

DÜNYA Gazetesi heyetini Konya’da ağırlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 5 milyar kentliyi temsil eden 140 ülkede 240 bin kentin üye olduğu UCLG’nin başkanlığını tek başına devralıyor. Altay, uluslararası görevleri sayesinde, şehirciliğe kattıklarını tüm dünyaya anlatma ve uygulama fırsatı yakalayacaklarını söylüyor. Altay, “Aynı zamanda Türk Dünyası Belediyeler Birliği’nin de başkanıyım. Bu görevimde de Bosna Hersek’ten Moğolistan’a kadar coğrafyamızda 30 ülkeden 1200’e yakın belediye var. Konya’nın önemli bir belediyecilik, şehircilik kültürü var. Tüm dünyaya örnek olmak, model olmak ve onların da hayatlarını kolaylaştıracak projelerimizi anlatmak istiyoruz. Onun için Konya modeli belediyeciliği Necmettin Erbakan Üniversitesi ile bir kitap haline getiriyorum. Biz bugüne kadar hep fikirlerin kullanıcısı olduk. Mesela akıllı kentler konusunda. Bundan sonra dünyaya rol model olacağız” şeklinde konuşuyor.

GECEKONDUSU OLMAYAN KENT

Belediyeciliğin artık sadece yol, kanal, park yapma devrinin kapandığının da altını çiziyor Altay ve ekliyor: “Konya’da bir belediyecilik geleneği oluştu. Biz bunu Konya modeli belediyecilik diye ifade ediyoruz. Konyamız 1950’lerden beri planlı yapılaşabilen düzgün bir şehir. Kentimizde gecekondu yok. Nüfus hep belli civarda artıyor. Her yıl yaklaşık 50 bin kişilik göz alıyoruz. Bunu da yönetebiliyoruz. Biz Konya olarak belediyecilikte artık başka bir boyuttayız.”

YEŞİK SUKUKLA DÜNYADA BİR İLKE İMZA ATACAĞIZ

Altay “Belediyemizin kullandığı enerjiyi güneşten ve HES’ten elde edeceğiz” diyor ve “Bunun için de UNDP ile yeşil sukuk ihracını ilk biz yapalım diye çalışıyoruz. Emlak Katılım Bankası, UNDP, Konya Büyükşehir Belediyesi yeşil sukuk ihracı yapacağız. Bunu nasıl yapacağımızın üzerinde çalışıyoruz. Daha küçük sermayedarlara mı, daha büyük sermayedarlara mı yapalım diye konuşuyoruz. Dünyada ilk yapan belediye biz olacağız” açıklamasında bulunuyor.

1,1 MİLYAR EUROLUK METRO PROJESİ

Uluslararası kurumlarla çalışma kültürünü inşa ettiklerine de dikkat çekiyor Altay. “Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile önemli işbirlikleri yapıyoruz. İslam Kalkınma Bankası’yla İller Bankası aracılığıyla çeşitli işlerimizin finansmanı konusunda işbirlikleri yürütüyoruz” diyor Altay ve “Konya’da çok büyük bir metro ihalesi yapıldı onun kredisini çözmeye çalışıyoruz. Yaklaşık 1.1 milyar Euro Konya metrosu ve banliyösü için. Ulaştırma Bakanlığı yapıyor. Birinci etap Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden başlayıp Meram Belediyesine kadar bir hat. İkinci etap ise mevcut raylı sistemin yer altına alınması. Yani tramvayımız metroya dönüşmüş olacak. Selçuklu Üniversitesi- Alaattin Tepesi arasında” şeklinde konuşuyor.

120 BİN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ HUZURLA MEZUN OLUYOR

Altay’a göre Konya biraz içine kapanmış bir kent. Bunu aşmak için Başkan Altay önemli bir konuya şöyle dikkat çekiyor: “Konya’ya gelen herkes Konya’nın ne kadar gelişmiş olduğunu, sanayisinin ne kadar güçlü olduğunu, turizm potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunu fark ediyor. Demek ki daha çok görünür olmalıyız. Tarihi mirasa sahip, modern şehirleşmenin ve planlı büyümenin bir araya geldiği başka bir kent yok. Nüfusa göre suç oranının en düşük olduğu şehiriz. 5 üniversitemizde 120 bin öğrencimiz var. Bu öğrencilerin 40 bin kadarı Konya’dan diğerleri şehir dışından ve ülke dışından geliyor. Okuduktan sonra buradan ayrılmak istemiyorlar. Özellikle küçük kentlerden gelen evlatlarımız burada iş buluyor evleniyor ve nitelikli iş gücümüze müthiş bir katkı sağlıyorlar. Üniversite mezunlarımız içinde kadınların iş gücüne katılımı yüzde 50. Konya’yı kız öğrenciler tercih ediyor. Çünkü güvenlir, huzurlu, rahat bir şehir. Ulaşım kolay ve ucuz, öğrenci için sosyal imkanlar var. Ancak biz çaba sarf etmeyince anlatmak için insanlarda dışarıdan gördükleriyle kalıyor. Artık bu görev bizim.”

HEM KADİM HEM MODERN KENT

Başkan Altay, Yönetim Kurulu Başkanımız Hakan Güldağ, DÜNYA Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Yazıişleri Müdürü Handan Sema Ceylan, Konya Temsilcisi İbrahim Çiçekçi’yi makamında ağırladı. Toplantıya Konya Büyükşehir Belediyesi Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Bilgiç ile Kredi Garanti Fonu (KGF) AŞ eski Genel Müdürü İsmet Gergerli de eşlik etti. Altay, 200 yıl Selçuklulara başkentlik yapmış bir kentlerinin tarihi mirasına dikkat çekerken, dünyaya örnek olacak modern çalışmalara da imza attıklarını söyledi.

Türkiye’nin en büyük kentiyiz, 31 ilçemizde farklı stratejimiz var

Ben şu anda nüfusu 700 bin olan Konya’nın en büyük ilçesine başkanlık yaptım. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımızın milletvekili olması ile 2018 Mayıs’ında Büyükşehir’e seçildim. AK Parti’nin en çok oy aldığı kent Rize ama Konya, en yüksek oy oranına sahip birinci büyükşehir belediyesi. Merkezde daha yüksek, yüzde 78. Seçildiğimiz o günden bu yana çalışıyoruz. Konya’nın birçok “en”i var. Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip kenti. 3’ü merkezde olmak üzere 31 ilçesi var. Dolayısıyla ilçeler arası hem sosyal hem kültürel hem ekonomik farklılıklar bulunuyor. 700 bin nüfuslu Selçuklu da bizim ilçemiz, 1400 nüfuslu Yalıhüyük de. Dolayısıyla hizmetler ile ilgili bir strateji belirlememiz gerekiyor. Bu nedenle merkez belediyelerimize ayrı, merkez dışı belediyelerimize ayrı planlama yapıyoruz. Merkez dışına üç hedef koyduk. Birincisi altyapıyı tamamlamak. Özellikle çevre konularında arıtma tesislerinin yapılması düzenli depolama alanlarına geçilmesi ile ilgili ciddi çalışma yürütüyoruz. İkincisi orada yaşayan vatandaşların gelirini arttırmak. Çünkü eğer insanlar orada karınlarını doyurmuyorsa, para kazanamıyorlarsa, merkeze doğru bir göç oluyor. Hem şehirde yönetim zor oluyor hem Konya üretim kapasitesinde ciddi bir sorun oluşturuyor. Üçüncüsü de sosyal ve kültürel hayatın Konya merkezde olduğu kadar kırsalda da olmasını sağlamak. Bunun için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz.

İSLAM OLİMPİYATLARI İLE 56 ÜLKEDEN SPORCUYU AĞIRLAYACAK

Konya’da büyük bir heyecan var. 9-18 Ağustos tarihlerinde 56 ülkeden 3 bin sporcunun katılacağı 5’inci İslami Dayanışma Oyunları’na hazırlanıyoruz. İslam Olimpiyatları olarak da anılan bu oyunlar 2021 yılında yapılacaktı. Ancak pandemi nedeniyle ertelendi. Tıpkı “Tokyo 2020” isminin tutulduğu gibi biz de “İslami Dayanışma Oyunları 2021” olarak ismini koruduk. Böylece pandemiyle geçen zorlu bir döneme, dünya tarihine not düşmüş olacağız. Bir önceki oyunlar Bakü’de yapılmıştı. Bakü’nün turizmine inanılmaz katkısı oldu. İnşallah Konya için çok önemli bir tanıtıma imza atmış olacağız. Yaz aylarında yurtdışından gelecek misafirlerimizle birlikte tüm Türkiye’yi de bu oyunları izlemeye kentimize davet ediyoruz.

Yüksek teknolojiye arazi, kırsal kalkınmaya destek

Konya’nın merkezinde 5 organize sanayi bölgesi (OSB) var. Şimdi 6’ncısı için de çalışma yapıyoruz. Kentimiz bir KOBİ cenneti. Küçük sanayilerde büyüyen fi rmalarımız OSB’lere geçiyor. İlçelerimiz de önemli yatırım çekiyor. Mesela Sarayönü ilçemiz 4. Teşvik Bölgesi’nde. Çumra da öyle buralara çok ciddi talep var. Ama merkezde de halen büyük bir yatırım iştahı var. Geçtiğimiz aylarda Konya OSB’de 7 parsel ihaleye çıktı, tam 440 başvuru oldu. Ayrıca Aselsan’ın burada savunma sanayinde yaptığı tesis önemli bir adım oldu. Cumhurbaşkanımızın kararıyla, orası teknoloji endüstri bölgesi ilan edildi. Bölgenin arsası büyükşehir belediyesine aitti, biz arsayı bedelsiz olarak devir ettik. Bugün ekonomik değeri 2 milyar liradan fazladır. Ancak Aselsan’ın Konya’ya katacağı değer çok daha büyük. Kentimiz 150 ülkeye 3 milyar dolarlık ihracat yapıyor. Aselsan ile bu rakam sıçrama yapacak. Öte yandan Beyşehir’de Huğlu ve Üzümlü av tüfeği konusunda iyi bir trend oluşturdu. Neredeyse 300 milyon dolarlık ihracat yapıyorlar. Bu iki küçük beldenin nüfusu 10 bin. İtalya pandemide üretim sorunu yaşayınca Amerikan pazarından çok ciddi pay aldılar. Bizim savunma sanayi konusunda altyapımız öteden beri var. Başka firmaları da bekliyoruz.

3 BİN SERVİS ŞEHİR TRAFİĞİNDEN ÇIKACAK

Konya, bu kümelenme işini çok eski dönemlerde uygulamış bir kent. 1970’lerde toptancılar, manifaturacılar, tekstilciler, oto tamircileri grup grup sanayi siteleri ile ayrılmıştı. Merkezde kalmış Eski Sanayi ve Karatay Sanayi’ye şimdi TOKİ ile birlikte özellikle araç tamiri yapanlar için 2690 dükkân inşa ediyoruz. Arsayı biz verdik, 2023’te onları taşımış olacağız. Ayrıca sanayilerimizde çalışanlarımız için TOKİ ile konut yaptık. İlk etapta 670 konut üretildi. Raylı sistemimiz de OSB’miz için devreye girdiğinde günlük 3 bin servisin şehir trafi ğine çıkmasını engellemiş olacağız.

‘AKILLI’ LANSMAN EYLÜL AYINDA

Aselsan, Sabancı Üniversitesi ve ODTÜ ile birlikte akıllı şehir master planı üzerinde çalışıyoruz. Haziran, temmuz gibi çalışmalar bitecek, eylül gibi lansmanını yapacağız. Biz Konya’yı akıllı şehirler konusunda da sadece kullanıcı değil, Aselsan ile birlikte üretici bir şehir yapmaya çalışıyoruz. Böylece tüm dünyaya ürettiğimizi satacağız.

ÇİLEKÇİLİK İLE TERSİNE GÖÇ

Tarımda da belediye olarak temel hedefi miz kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın gelirini arttırmak. Makine, tohum, fi dan gibi destekler veriyoruz. Hüyük’te çilekçilik başlattık. 20 bin ton çilek üretiliyor böylece tersine göç başladı. Hadim, Taşkent’te kiraz kümelenmesi yaptık. Bu sene yerinde 35 TL’den kiraz sattılar. Üçüncüsü Güneysınır ilçemizde lavanta ile ilgili bir çalışma yapıyoruz. Orada sussuz tarımla ilgili bir çalışma yapıyoruz. Göksu vadisinde zeytin fi deleri ektik deneme amaçlı. Konya hep ova diye gözükür ama yaklaşık yüzde 27’si orman alan. Buralarda da arıcılığa destek veriyoruz.

BAKANIMIZIN KATKISI BÜYÜK

Çevre Bakanımız Sayın Murat Kurum, Konyalı. Kentimize katkısı büyük. Biz de Konyalılar olarak çevre konularında ayrı bir sorumluluğa sahip olmalıyız. Sıfır Atık Daire Başkanlığını kuran ilk belediye olduk. 4 çöp depolama alanımızda metan gazından elektrik üretiyoruz.

PROJELER BİRER BİRER HAYATA GEÇİYOR

MEVLANA VE SULTAN ALAEDDİN’İN YÜRÜDÜĞÜ SOKAKLAR…

Konya’ya yılda 3 milyona yakın turist geliyor. Bunların birçoğu Hz. Mevlana’dan dolayı yerli turist. Elbette Konya’da Mevlana Hazretleri olmadan bir şey planlamak hem mümkün değil. Konya denilince Hz. Mevlana akla gelir. Biz onun öğretisini anlatmaya çalışıyoruz ama şunu da ifade etmeye çalışıyoruz, Konya’ya geldiğinizde sadece Hz. Mevlana’yı ziyaret etmezseniz, 200 yıl başkentlik yapmış bir şehri de ziyaret edersiniz. Çünkü burası bir payitaht, payitahtın camilerini, medreselerini, saray kalıntılarını ve Sultan Alâeddin ile Hz. Mevlana’nın yürüdüğü sokakları ziyaret edersiniz.

ANADOLU’NUN SÜTUNSUZ EN BÜYÜK SALONU

Selçuklu Kongre Merkezi’ni 2017 yılında açtık. 18 salonu ve 2 bin kişilik Anadolu Oditoryumu ile dev bir alan. 9 metre tavan yüksekliği var. Anadolu’nun sütunsuz en büyük salonu. 1200 kişiye aynı anda yemek verilebiliyor. Biz burada bir kitap fuarı düzenledik 850 bin kişi katıldı. Neredeyse 1 milyon insan. Konya mütevazı bir şehir. Çok öne çıkmayı sevmez ama artık kendimizi anlatmamız lazım.

200 YIL BAŞKENTLİK YAPAN ŞEHRİN SARAY MUTFAĞI ÖNE ÇIKACAK

Konya’nın gastronomisini anlatmaya çalışıyoruz. Konya denilince etli ekmek ile fırın kebabı akla geliyor. Ama 200 yıl başkentlik yapmış bu şehrin bir saray mutfağı var. Bir de Selçuklu döneminin kültür merkezi de Konya. Bir başkent, ticari hayatı da, sosyal hayatı da, yemeği de, konuşmayı de belirler. Biz bunu anlak istiyoruz. Sanayimiz kadar kültür hayatımız da önemli. Konya’nın başlı başına gelişmiş olması Türkiye açısından çok önemli.

KELEBEK BAHÇESİ BOZKIRDA TROPİKAL HAVA ESTİRDİ

Bozkırın ortasına tropikal bir esinti katmak istedik. Konya Tropikal Kelebek Bahçesini yaptık. Öyle etkileyici bir atmosfer ki 2018’de Panasonic’in dünya kataloğuna girdik. Çocuklarımız, gençlerimiz kilometrelerce ötedeki bir ambiyansı burada yaşıyorlar.

KÖYLERDEN ÇOCUKLAR BİLİM MERKEZİNE TAŞINIYOR

Konya Bilim Merkezi’ni 2014 yılında hayata geçirdik. Geçen yıl Bilim Festivali yaptık 250 bin kişi geldi. Burada önemli bir işe imza atıyoruz. Zamanında TÜBİTAK bir yarışma açtı, 11 şehir bu yarışmaya katıldı. Konya Büyükşehir Belediyesi bu yarışmayı kazandı ve TÜBİTAK destekli ilk bilim merkezini kurduk. Mimari projesi ile de içeriği ile de eşsiz bir eser oldu. 2 milyondan fazla kişi ziyaret etti. Çocuklar için müthiş bir etkinlik oluşturuyoruz. Buraya giren bir çocuk, hangi yaş grubundan olursa olsun, başka bir akıl, başka bir kafayla çıkıyor. Kamp programları yapıyoruz, bir saatte doluyor. Yaz kampları yapıyoruz, ara tatil kampları yapıyoruz. Tüm Türkiye’den çocuklarımızı buraya bekliyoruz. Bir de güzel uygulamamız var. Tüm Konyalı çocuklarımızın burayı ziyaret etmesini sağlamak için belediyelerimizin otobüsleri, ilçelerimizden, köylerimizden randevu alan okulların ayağına gidiyor. Öğretmenleri ile birlikte çocukları buraya getiriyoruz. Bunun dışında hafta sonları anne babalarla çocukların çok güzel bir güne geçirmesini sağlıyoruz. Çocuklardan 5 TL yetişkinlerden 7 TL alıyoruz. Bilim Merkezimizde geliştirilen pek çok oyun seti, TÜBİTAK’tan onay aldı. Online ve fiziki mağazamızdan bunları satıyoruz. Bu oyunları da orada çalışan arkadaşlarımız geliştirdi.

TOGG’UN TASARIMCISI PININFARINA’YA KULE YAPTIRILACAK

Konya olarak bir dünya şehriyiz. Yaptıklarımız sadece Türkiye’de değil, dünyada görünür olsun istiyoruz. Nitelikli mimarlarla çalışmaya çalışıyoruz. Türkiye’nin önemli mimarlarının eserlerinin şehrimizde olmasını arzu ediyoruz. Dünyaca ünlü mimarların da Türkiye’de, Konya’da eserleri olsun istiyoruz. Atatürk Havalimanı’nın kulesini, TOGG’un tasarımını yapan firma İtalyan Pininfarina. Onlarla bir kule için görüşüyoruz. Anlaşma sağlayabilirsek bizim Akyokuş diye şehrin tepeden gören seyir noktamız var. Oradaki restoranın bulunduğu yere bir kule yapmaları için temastayız. Sıradan şeyler yapmak istemiyoruz.

NEW YORK’UN ARDINDAN EN UZUN BİSİKLET YOLU KONYA’DA

Konya denilince akla gelecek en önemli şeylerden biri bisiklet. New York’tan sonra dünyanın en uzun bisiklet yoluna sahip şehri biziz. 550 kilometre bisiklet yolumuz var. Trafiği azaltıyoruz, karbon salımını engelliyoruz. Otobüslerimizde bisiklet aparatlarımız var. Bisiklet tramvayımız var. Şimdi sadece bisikletler için katlı park yapmayı planlıyoruz. Bisikletinizi otomatik olarak bırakıp, sistemin kendisinin park edebileceği bu araçlar için son dönemde rövanşta. Ayrıca olimpik bisiklet branşlarından biri olan pistli bisiklet için Türkiye’nin ilk Veledrom’unu inşa ediyoruz.

Haber

Akademisyenler Beykoz’u anlattı

İstanbul’un boğaza nazır ilçelerinden olan, sanayi ve tarımın merkezi konumunda bulunan, cumhuriyet döneminin ilk ve en önemli fabrikalarına ev sahipliği yapan, “denize kova soksanız sudan çok balık çıkar” sözüyle bir zamanlar balıkçılığın merkezi olan, Türk sinema tarihinin en güzide mekanlarına ev sahipliği yapan ve daha onlarca özelliği barındıran Beykoz, ilk kez tüm yönleriyle bir sempozyumda masaya yatırıldı.

Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın’ın ev sahipliğinde düzenlenen sempozyum 6-8 Aralık’ta Kavacık’taki Limak Eurasia Hotel’de gerçekleştirildi. Prof. Dr. İsmail Coşkun’un Tertip Komitesi Başkanlığı yaptığı sempozyumda açılış oturumu dahil düzenlenen tam 17 oturumda Beykoz üzerine çalışmış, eser vermiş veya bizzat Beykoz’u yaşamış 107 akademisyen ve uzman sunum yaptı.

Tertip Komitesi Başkanı İsmail Coşkun kapanışta yaptığı konuşmada, Belediye Başkanı Murat Aydın’ın mart ayında yapılan seçimlerle ilk kez bu ilçenin başkanlığa geldiğini hatırlatarak, “Yeni seçilen bir başkanın böyle bir sempozyum düzenlemesine gerek yoktu. Ancak kendisi ısrar etti ve sorunları tespit adına bu sempozyumu çok önemsedi. Komitem adına kendisine çok teşekkür ediyoruz” dedi.

Sempozyumun açılış ve kapanış konuşmasını yapan Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın ise “Beykoz’u konuştuk ama ben daha çok dinledim. Beykoz’un engin geniş tarihini öğrenmiş ve potansiyelini tespit etmiş olduk. Geleceğe emin adımlarla yürüyebilmek için ve etkili kararlar alabilmek için sonuç doğurabilecek kararlar almak için Beykoz’un dününü çok iyi tanımak gerekiyordu. Bundan dolayı sempozyumu düzenledik” dedi.

Katılımcılara çok teşekkür ettiğini belirten Aydın, “Bir sempozyum ancak bu kadar güzel olabilirdi. İstanbul’a dair Beykoz’a dair söz hakkı olan herkes buradaydı. Bu sempozyumu değerlendirerek çalışmalarımıza yön vereceğiz. Bu sempozyumdan çıkarmamız gereken şu ki; sempozyumları geleneksel hale getirmeliyiz. Sempozyumdaki oturumların tamamını sosyal medyadan Beykozlu vatandaşlarımıza ulaştırmaya çalıştık. Ben de katılamadığım oturumları oradan takip edeceğim. Beykoz’u konuştuğumuz bu sempozyumu kitaplaştırarak vatandaşlarımıza ulaştıracağımızı belirtmek istiyorum” diye konuştu.

Açılış Oturumuna Duayenler Katıldı

Bu arada Prof. Dr. Korkut Tuna’nın moderatörlüğünde düzenlenen sempozyumun açılış oturumunda konuşan endüstri tasarımının duayen ismi Prof. Dr. Önder Küçükerman, önce bir sanayi ve tarım merkezi olarak Beykoz’u ele aldı ve burada kurulan fabrikalar ve bu fabrikalarda yapılan tasarımların hayatımızın her alanına girdiğine dikkat çekti.

Açılış oturumunun diğer konuşmacılarından biri olan mimarlığın ünlü isimlerinden Prof. Dr. Abdullah Uğur Tanyeli de Beykoz adını etimolojik olarak ele aldı ve “Beykoz adının kökeni tepe ya da büyük kayadan gelir. Hünkar Kasrı’nın bulunduğu tepeyi referans almak mümkündür” bilgisini paylaştı. “Beykoz’da üç ekolojik sınıf mevcut. Birincisi 18’inci yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan sahil kesimi, ikincisi işgücünün yoğunlaşmasıyla ortaya çıkan gecekondular, üçüncüsü gecekondu bölgelerinin üstünde oluşmaya başlayan varlıklı siteler” diyen Tanyeli katılımcılara Beykoz’daki mimari eserler hakkında da bilgi verdi.

Açılış oturumunun diğer bir konuşmacısı Prof. Dr. Yücel Bulut da toplumsal bir mekan olarak Beykoz’u ele aldı. Yerleşim mekanı olarak Beykoz’daki nüfusun büyük ölçüde sanayinin gelişimiyle birlikte arttığını belirten Yücel, “Beykoz’un iki farklı algısı var: Bir taraftan stresten kaçtığımız, dinlendiğimiz bir yer. Bir yandan da kaçtığımız stressin içine düştüğümüz keşmekeş alanı. Türkiye’nin bütün problemlerini ve çelişkilerini taşıyan bir yer” dedi.

Açılış oturumun son konuşmacısı olan ve “Edebiyat Arkeoloğu” olarak anılan Prof. Dr. Haluk Oral ise “Garip” akımının önderlerinden Beykoz doğumlu Orhan Veli Kanık, Veli Alisi ve Beykoz hakkında bilgi verdi. Oral, “Orhan Veli aslında Beykoz demektir, deniz geçer sıkça Orhan Veli’de, Beykoz’dur o deniz” diye konuştu.

Beykoz’da 250 Bin Yıl Öncesinden İzler Var

Cumartesi ve Pazar günü süren oturumlarda ise 100’den fazla akademisyen ve uzman Beykoz hakkında birbirinden değerli bilgileri paylaştı.

İstanbul İli Yüzey Araştırması’nı (İstYA) anlatan Doç. Dr. Emre Güldoğan, Beykoz’da yapılan çalışmalarda arkeolojik araştırmaların yapılmadığını fark ettiklerini, bu yüzden tarihöncesi dönem Beykoz’unu araştırdıklarını kaydederek, “Alt Paleolitik dönemden Neolitik döneme kadar bulgular elde ettik. Üst paleolitik ülkemizde çok nadir rastlanan bir dönemdir ve biz bu döneme Beykoz’da rastladık. Riva, dünya arkeolojisi için önemli sonuçlar veren bir yer oldu. Yaklaşık 250 bin yıllık aletlerden bahsediyoruz. Farklı boylarda, farklı türlerde 40’tan fazla alete ulaştık. Alet repertuarında ciddi anlamda zenginlik var” diye konuştu.

İlk Çağdan Beri Şairlere Konu Olan İlçe

“Beykoz gerek deniz yolu gerek karayolu anlamında her zaman önemli bir geçiş yoluydu” diyen Prof. Dr. Zekai Mete, “En önemli yerleşim yeri Anadolu Kavağı’nın kuzeyinde bulunan ve Yoros Kalesi olarak bilinen yerdir. Bu önemli kale ve bölge eskiçağın birçok edebi eserine ve kaynağına konu olmuştur. M.Ö üçüncü yüzyılda şair Apollon’un eserinde Yoros Kalesi bölgesinin Karadeniz’e açılacak yelkenlilerin kurban kesip deniz tanrısının azabından kurtulmak için adaklar adadıkları bir yer olduğu anlaşılıyor” diye konuştu.

Beykoz’un 151 Yıllık Belediye Geleneği

Dr. Şefik Memiş de konuşmasında belediyeciliğin tarihçesine yer verdi. Beykoz’un 150 yılı aşkın bir belediyecilik tecrübesine sahip olduğunu belirterek, Dersaadet Belediye Nizamnamesi ile 6 Ekim 1868’de kurulan Beykoz Belediyesi’nin 21 Mayıs 1875’te fiilen hizmete başladığını kaydetti.

Memiş şöyle konuştu: “Beykoz’da belediye dairesi, temizlik ve ıslah işlerinin yürütülmesi ahalinin refah ve rahatının sağlanması gerekçeleri ile kuruldu. İlk Belediye Meclis Üyeleri de Eşref Efendi, Tevfik Efendi, Antimos Efendi, Hacı Hüseyin Efendi, Ahmed Kamil Efendi, Agob Efendi ve Kirkor Efendi’dir. Beykoz, İstanbul’un ilk beş belediyesinden biridir ve Anadolu yakasının ilk belediyesidir.”

Memiş, Beykoz’un seçilmiş ilk belediye başkanının İkinci Meşrutiyet’ten sonra 1908’de göreve gelen Paşabahçeli avukat Mehmet Kadri olduğunu sözlerine ekledi. 

Çoruk: “Padişahlar Sık Sık Beykoz’a Gelirdi.”

Prof. Dr. Ali Şakir Çoruk da Beykoz’daki mesire alanlarının tarihçesinden bahsetti. Bu mesire alanlarının oluşumunun tarihsel olarak fetih sonrasında görüldüğünü belirten Çoruk, “Padişahlar sık sık Beykoz’a gelmişler ve çeşitli yapılar inşa ettirmişlerdir. Burada padişahların ve saray mensuplarının tercihlerinin önemli olduğunu söylemek mümkün” dedi. Seyir yerleri sadece halkın değil esnaf grubunun da senede bir defa eğlenmek amacıyla gittikleri yerler olduğunu dile getiren Çoruk, “Terlikçi esnafının kuşak bağlama törenleri gibi bazı törenlerin bu alanlarda yapılması buna bir örnek” dedi.

 İlk Kaynak Suyu Da İhraç Edilen İlk Su Da Beykoz’dan

“İlk keşfedilen kaynak suyu Beykoz’daki Karakulak’tı” diyen Prof. Dr. Davut Hut, Beykoz’daki suların tarihçesini anlattı.

Hut şöyle konuştu: “Edebiyatçılar Londra’ya giderken Karakulak suyu götürüyorlardı. İstanbul’dan hacca gidenler yanlarında Karakulak suyu götürürler, bitmezse de dökmeye kıyamayıp yanlarında geri getirirlerdi. İklimin kurak gittiği ve su kıtlığı olduğu dönemlerde de Karakulak suyu İstanbullular için hayat olmuştur. II. Abdülhamid de Çamlıca, Taşdelen ve Karakulak sularını severek içmiştir.

Özel misafirlere ise Sırmakeş suyu ile yapılmış kahve ikram edilirdi. Yurtdışına ihraç edilen ilk suyumuz da Sırmakeş’tir. Karakulak, Çubuklu, Sırmakeş ve Göztepe suları yalnız Beykoz’un değil İstanbul’un da su ihtiyacını karışılıyordu. Su tiryakilerinin vazgeçemediği sulardır ve yurtdışına hediye olarak götürülürlerdi. Temiz su ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynamışlardır.”

 Öztürk: “Dünyanın En Güzel İkinci Koyu Nice Değil Riva.”

Beykoz’u “İçinden okyanus geçen ilçe” olarak tanımlayan Prof. Dr. Bayram Öztürk, “Beykoz 52 dalyanın olduğu bir yerdi. Şu anda kurulan bir dalyan bulunmaktadır” dedi. Dünyanın en güzel ikinci koyu olarak Côte d’Azur’un ve Fransa’nın Nice şehrinin gösterildiğini belirten Bayram şöyle konuştu: “Bence Riva en güzel ikinci koydur. Côte d’Azur’la yarışabilecek düzeydedir. Bence Riva sahili Nice sahilinden daha güzeldir. Ancak denizi kullananların denizin korunmasına katkıda bulunmalı ve çöplerini, atıklarını burada bırakmamalıdır. Bunun yanında iyi bir peyzaj planlaması yapılmalıdır. Eski adıyla Balıkçılık Okulu’na ait olan bu koy, görece olarak Karadeniz kıyılarında en iyi korumuş kıyıdır.

İstanbul’da ve özellikle Beykoz’daki balıkçılığa da değinen Öztürk, eskiden Beykoz’dan kovayı denize attığınızda, sudan çok balık dolardı dendiğini naklederek “Boğazın ve belki de dünyanın en güzel balığı lüferdir. Defne yaprağından başlar, kofanaya kadar gider. Ancak diğer balıkların nesli tükendiği gibi şimdilerde lüfer de bulmak zorlaşıyor. Bu balıkları yaşatmamız lazım. Çünkü Osmanlı’nın son dönem aydınlarından Asaf Muammer Bey’in dediği gibi: İstanbul’un Lale Devri varsa bir de lüfer devri var” diye konuştu.

Güven: “Beykoz, Sinema ve Televizyonla En Barışık İlçe.”

“Beykoz sinema ve televizyon endüstrisi ile en barışık yerlerden biridir” diyen Gazeteci yazar ve sinema eleştirmeni Ali Murat Güven de konuşmasında Beykoz ve sinema ile ilgili çarpıcı örneklere yer verdi. “Küçüksu Kasrı yerli ve yabancı sinemacıların en gözde çekim alanı haline gelmiştir” diyen Güven, şu bilgileri verdi: “Küçüksu Kasrı, Beykoz’da İstanbul tarihinin önemli tanıklarından biri olarak Cumhuriyet tarihi boyunca çeşitli film ve dizilere ev sahipliği yapmıştır. Son 20 yıl içerisinde de bazı yabancı yapımcılar tarafından set olarak kullanılmıştır. İki Köşk (Yalı) birçok Yeşilçam filmi için iç ve dış mekan olmuştur. Emel Sayın ile Ediz Hun’un başrollerini paylaştığı Gülizar ve yine Ediz Hun ile Türkan Şoray’ın başrollerini paylaştığı Güllü Geliyor Güllü filmleri İki Köşk’te çekilmiştir.

2019 yılı itibariyle ‘Türk televizyon endüstrisinin en fazla üretim yaptığı ilçe’ unvanına sahip bulunan Beykoz, aynı zamanda Türkiye’nin küresel ölçekteki tanıtım ve prestijinde olumlu roller oynayan yüksek profilli sinema filmlerinde de sık sık plato olarak kullanılmaktadır.”

Üç Serginin Açılışı Yapıldı

Bu arada sempozyum kapsamında Prof. Dr. Rahmi Deniz Özbay’ın küratörlüğünde Engin Çağman’ın katkılarıyla “Osmanlı Arşiv Belgelerinde Beykoz”, Şefik Memiş’in katkılarıyla “Kartpostallarda Beykoz” ve Gökhan Aydın’ın katkılarıyla “Beykoz Karakulak Fiskal Pulları” isimli sergilerinin de açılışı gerçekleştirildi.

Beykoz Sempozyumu’nda konuşulanlar kitaplaştırılıp yayımlanacak.

Haber

“Verimlilikte ‘yerel’in rolü artmalı


Mehmet Nabi BATUK

Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği (VERİMDER), enerjiyi verimli kullanma konusunda farkındalık yaratmak için Dalmaçyalı sponsorluğunda başlattığı Anadolu Buluşmaları toplantılarının 22’incisini Mersin’de gerçekleştirdi. VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıya VERİMDER Dernek Başkanı Çağdaş Korkmaz ve DÜNYA Genel Koordinatörü Vahap Munyar da konuşmacı olarak katıldı. Konutlarda enerji verimliliğinin artması için hayata geçirilen düzenlemelerin masaya yatırıldığı toplantıda, enerji verimliliğine ilişkin uzun vadeli planlamalar yapılması, yeşil konut projelerinin önünü açacak uygulamalar geliştirilmesi, yerel yönetimlerin yasal açıdan enerji verimliliğinde daha önemli görevler üstlenmesinin sağlanması, enerji verimliliğini artıran binalara yönelik yeni vergi indirimleri Paris İklim Antlaşmasını destekleyecek yeni stratejiler oluşturulması çağrısı yapıldı.

“Artan maliyet, verimliliği daha stratejik hale getirdi”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, enerji maliyetlerinin yıl başından itibaren 2,5 katına çıktığına dikkat çekti. Yükselen maliyetlerin enerji verimliliği konusunun hiç olmadığı kadar stratejik bir hale getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Emre Alkin, “Enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yeni inşa edilen ve mevcut binalarda ısı yalıtımı uygulamalarının mutlak suretle yaygınlaştırılması gerekiyor. Ülkemizdeki 25 milyona yakın konutun yüzde 70’ten fazlasında ısı yalıtımı bulunmuyor. Yükselen enerji faturaları karşısında yalıtımı tüketicilerin kurtarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Bu avantajları doğru politikalarla bir fırsata dönüştürmeliyiz” dedi.

“Enerjide ortak akılla uzun vadeli planlara ihtiyaç var”

Enerji verimliğinin artırılması için uzun vadeli enerji planlarına ihtiyaç olduğunu kaydeden Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, konutlarda olduğu kadar sanayi tesislerindeki enerji verimlilik oranlarını artıracak düzenlemelere ihtiyaç olduğunu aktardı. Yalıtım sistemlerinin gelişiminin sağlanması ve maliyetlerini azaltacak düzenlemelerin artırılması çağrısı yapan Kızıltan, “Ülkemizdeki en önemli eksiklik olan planlama yetersizliği enerji politikalarında da ülkemizi olumsuz etkiliyor. Enerji kaynaklarımızı ortak akılla mutlaka bir gerçekçi planla yönetmeliyiz. Bu alanda enerji alanındaki STK’ların da sesine kulak verilmeli” diye konuştu.

“Yeşil konutta maliyetleri düşürecek düzenlemeler şart”

Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ise yeşil konut projelerinin önünü açmak için yürüttükleri çalışmalardan bahsederek şunları söyledi: “İmar projelerinde ve yaptığımız uygulamalarda enerji verimliliğini artıracak bir dizi tedbirler alıyoruz. İklim ve Enerji için Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzalan bir belediye olarak 2020-2030 dönemi kriterlerine uyacağını taahhüt eden Türkiye’den ilk belediye olduk. Sözleşme kapsamında ilk olarak yeşil bina anlamına gelen LEED Sertifikalı gündüz bakımevimizi hayata geçirdik. Projemizin ardından kentimizde üretim yapan müteahhitlik firmaları da LEED Sertifikası’na uygun projeler üretmeye başladılar. Bu alanda firmaları daha çok teşvik edecek uygulamaları hayata geçirdik. Kentimizde kendi elektriğini kendi üreten bir konut projesi tüm hızıyla yükseliyor. Ancak bu tarz girişimlerin artırılması için yerel belediyelerin atacağı adımlar sınırlı kalıyor. Yeşil bina konseptinin geliştirilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na da önemli görevler düşüyor. Sürdürülebilir enerji kaynağı üreten yeşil bina projelerinin sayısının artması için yükselen maliyetlerin paylaşılması konusunda yeni adımlar atılmalıdır.”

“60 ay vadeli kredi destek paketi doğru detaylandırılmalı”

Enerji maliyetlerinin dışında tedarikinin de her geçen gün zorlaştığına dikkat çeken VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz ise önümüzdeki süreçte dünyayı enerji alanında önemli problemler beklediğini söyledi. Enerji verimliliğini artırmak üzere başta gelişmiş ülkelerin harekete geçirdiğini ve ciddi yatırımlar planladığını ifade eden Çağdaş Korkmaz, Türkiye’nin de bu alanda zaman geçmeden uzun vadeli stratejiler geliştirmesi gerektiğini dile getirdi. Korkmaz, “Avrupa 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefine ulaşmak için 1 trilyon Euro’luk kaynak oluşturdu. 2030 yılına kadar program kapsamında 260 milyar Euro’luk bütçe konutlarda enerji verimliliği için kullanılacak. Birçok ülke konutların enerji verimli hale getirmeden karbon nötr seviyeye gelmenin mümkün olmadığının farkında ve bu kapsamda politika üretiyor. Ülkemizde ise konutlarımızın dönüşümü için 2009 yılında yürürlüğe giren enerji kimlik belgesi uygulamasının daha da yaygınlaştırılması gerekiyor. Ayrıca mevcut yapıların enerji verimli hale dönüştürülmesi için 60 ay vade avantajı sağlayan kredi destek paketinin doğru şekilde detaylandırılmasına ihtiyaç var” diye konuştu.

“Yalıtım projelerine hibe desteği verilmeli”

Yurt dışında konutların enerji verimliliklerini artıracak yatırımların artırılması için hayata geçirdiği projelerden bahseden Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar ise şöyle konuştu: “Fransa’da 1 milyon kişi binalarının enerji verimliliğini artıracak projeler için kredi kullandırılmış durumda. Biz de ise ülkemizin kaynakları sınırlı olduğu için 50 bin liralık krediler yerine 5-10 bin TL’lik hibe destekleri çok daha önemli, Konutların tamamı ısı yalıtımlı hale gelirse yaklaşık 7 milyar dolar tasarruf sağlanacak.”

“Belediyeler enerji verimliliğinde daha başarılı misyonlar üstlenebilir”

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer enerji verimliliğini artırmak için yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ve denetleme mekanizmalarının daha fazla güçlendirilmesi gerektiğini aktardı. Enerji verimliliği artırmak üzere yenilebilir enerji, teknoloji ve dijitalleşme alanında yatırımlar yaptıklarını ifade eden Vahap Seçer, “Enerji alanında projeler üretmek amacıyla bünyemizde bir Ar-Ge birimi oluşturduk. Özellikle MESKİ’nin yüksek enerji giderlerini azaltma konusunda önemli projeleri faaliyete aldık. MESKİ’nin altyapısını kurduğumuz SCADA Sistemi üzerinden takip ediyor, enerji verimlik oranlarımızı her geçen gün artırıyoruz. Kavşak aydınlatma altyapımızı akıllı LED sistemleri ile yenileyerek enerjiyi etkin ve tasarrufl u kullanıyoruz. Yıl sonuna kadar GES kapasitemizi 18 megavata çıkaracağız. Katı atık tesislerimizdeki santrallerimizde ise oluşan metan gazından 130 bin hanenin elektrik ihtiyacının karşılanmasını sağlıyoruz. Enerji verimliliğimizin artırılması, sera gazı ve karbon salınım oranlarımızın azaltılması için bu çalışmaları yeterli görmüyoruz. Bu alanda belediyelerin önünü açacak yeni yasal düzenlemeler hayata geçirilirse çok daha fazla başarılı işler yapabiliriz” dedi.