Haber

Konutta fiyat artışı hız kesti

Leyla İLHAN

Endeksa verilerine göre Türkiye genelinde haziran ayı sonu itibarı ile konut satış fiyatlarında yıllık değer artışı yüzde 182 seviyesinde gerçekleşirken, ortalama konut metrekare satış fiyatı 9 bin 979 TL’ye çıktı. Ancak fiyat artışlarının ay bazında mayısta yüzde 14,7 ile zirveyi gördüğü, bundan sonraki dönemde artışların tek haneye geleceği belirtilirken, ikinci yarıda toplam artışın yüzde 18,7 olacağı öngörülüyor. Yavaşlamada konut kredilerine gelen sınırlamayla birlikte alıcı kitlesinin daralması, piyasada dolaşmaya başlayan fiyatların zirve yaptığı ve bundan sonra artık daha fazla artmayacağı söylentilerinin yanı sıra sektöre yönelik yeni düzenleme olacağı endişelerinin de etkili olduğu kaydediliyor.

“Anlık, günlük değişen fiyatlar olmayacak”

TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, önümüzdeki süreçte düşüş değil ancak fiyat artış hızında bir yavaşlama beklediklerini kaydederek, “Artış hızında yavaşlama mutlaka olacak. Merkez Bankası verilerine göre fiyatlar mayısta yüzde 14 arttı. Ancak bu sürdürülebilir değil. BDDK, sıkılaşma politikası ile kredi verilmesini zorlaştırıldı. Temmuzda öyle günlük, haftalık değişen konut fiyatları görmedik fakat geri gelen fiyatlar da olmadı” dedi.

Artık konut fiyatlarında pazarlık payı da oluşmaya başladığına vurgu yapan Maya, “Çünkü alıcı sayısı azaldı. Kredi oranı yüzde 60’a çıktı. Konut alabilmek için yüzde 40 nakit paranız olması gerekiyor. Kredili alımlar eskisi gibi canlı değil. Bu da artış hızını kesti. Önümüzdeki süreçte 3 aylık, sonrasında ise 6 aylık süreçlerle fiyatlarda değişim olacak” diye konuştu.

“Artış yılsonuna kadar yüzde 18,7 olur”

Endeksa Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Görkem Öğüt de “Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 9 bin 979 TL, ortalama konut fiyatı 1 milyon 317 bin 228 TL ve konut yatırımının geri dönüş süresi 17 yıl oldu. Fiyat artışlarını ay bazında incelediğimizde mayısta yüzde 14,7 ile zirvenin görüldüğünü, sonrasında artış oranlarının düşüş eğilimine girdiğini görüyoruz. Yani konut fiyatlarında artış devam etmesine rağmen, artış hızı yavaşlıyor” diye konuştu. Ay bazında artış oranlarının önümüzdeki dönemde çift haneli sayılardan tek haneli rakamlara düşeceğini öngördüklerini kaydeden Ögüt, “Türkiye genelini ele alırsak Haziran’da 9 bin 979 TL olan ortalama konut metrekare satış fiyatı aralık sonu itibariyle 11 bin 853 TL’ye seviyesine ulaşacak. 1 milyon 317 bin 228 TL olan ortalama konut fiyatı da 1 milyon 552 bin 743 TL’ye çıkacak. Endeksa verilerine göre Türkiye geneli için 2022 sonuna kadar yüzde 18,7’lik bir artış öngörüyoruz” dedi.

“Üç endişe var”

İstanbul Emlak Brokerleri Kulübü (İSTEB) Yönetim Kurulu Başkanı Ulvi Özcan, yatırımlık konut alanların son zamanda satma yönünde kendilerini aramaya başladıklarını söyleyerek, “Çünkü fiyatlar zirve yaptı. Ayrıca ‘birden fazla gayrimenkulü olanlara gelir vergisinde zorluk çıkarma ve yabancı alımlarına ilişkin bir kota gelir mi?’ soruları başladı. Dolarda olası yüzde 10’luk bir yükseliş de iç alımları azaltır. Dolayısıyla bunların piyasada fiyatları kırma ve bozma endişesi başladı. Bunlardan biri olma ihtimali dahi piyasayı bozar” dedi.

“3 ile 4 aylık durağanlık olacak”

“Fiyatlarda bir düşüş öngörmüyoruz çünkü sürekli konuta ihtiyaç duyulan bir ülkedeyiz” diyen Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı İsmail Özcan ise, “Her yıl 600 ile 700 bin konut üretilip satılmak durumunda. Ekonomideki gidişattan dolayı alımlarda belki bir gerileme olabilir, ancak eylül ayında üniversite öğrencilerinin gelmesiyle kiralık konut ihtiyacı artar” dedi. Konut fiyatlarında 3 ila 4 aylık bir durağanlık olsa da, orta ve uzun vadede artacağını düşündüklerini belirten Özcan, “Bu artış enflasyon oranında ya da bir iki puan üzerinde olabilir. Şu anda yavaşlama eğilimi var” yorumunu yaptı.

İstanbul’da m2 fiyatları 22 bin TL’ye çıkar

Görkem Öğüt, haziran sonu itibarıyla İstanbul’da 17 bin 497 TL olan ortalama konut metrekare satış fi yatının aralık sonunda 22 bin 360 TL’ye, 2 milyon 99 bin TL olan ortalama konut fi yatının 2 milyon 593 bin TL seviyesine ulaşacağını söyledi. Antalya’da 14 bin 896 TL olan metre kare satış fi yatının 18 bin 532 TL’ye, 1 milyon 939 bin 220 TL olan ortalama konut fi yatının da 2 milyon 316 bin 500 seviyesine geleceğini belirten Öğüt, “En yüksek değer artışının olduğu bir diğer il olan Mersin’de ise ortalama konut metrekare fi yatı 8 bin 933 TL’den 11 bin 138 TL’ye, ortalama konut fi yatı 1 milyon 339 bin 550 TL’den 1 milyon 704 bin 114 TL’ye çıkacak. Yılsonuna kadar en çok değer artışı yüzde 31 ile Tekirdağ’da gerçekleşecek” diye konuştu.

Haber

Enflasyon 24 yılın zirvesinde: 79.6

TÜİK’in temmuz enflasyonu piyasa beklentilerinin altında gelirken, TÜFE 1998 yılından bu yana en yüksek seviyesini korudu.

Temmuz ayında TÜFE aylık bazda yüzde 2.37 arttı, yıllık enflasyon yüzde 78.62’den yüzde 79.60’a çıktı. Genel piyasa beklentisi, TÜFE’nin aylık yüzde 3 artacağı ve yıllık TÜFE’nin yüzde 81’i aşacağı yönündeydi.

Gıda fiyatları temmuzda yüzde 94.7 artarken, ulaştırma yüzde 119.11 artışla öne çıktı. Ev eşyası fiyatlarında ise yüzde 88,35 artış kaydedildi.

Aylık yüzde 3,45 artan çekirdek enflasyon ise yıllık bazda yüzde 57.3’ten yüzde 61.7’ye yükseldi.

ÜFE yüzde 144.6 arttı

TÜİK hesaplamalarına göre; Yİ-ÜFE (2003=100) 2022 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 5,17, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 70,04, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 144,61 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 97,30 artış gösterdi.

Bu arada ENAGrup, tüketici fiyat artışının yüzde 5.03 olarak hesapladı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde 176.04, yılın başından itibaren ise yüzde 80.35 olarak duyuruldu.

Haber

İstanbul’un enflasyonu yüzde 99.1

TÜİK’in çarşamba günü açıklayacağı manşet enflasyon öncesinde İTO bugün İstanbul’un enflasyonunu açıkladı.

İstanbul’un enflasyonunda zirve temmuz ayında da sürdü. Perakende fiyatlar yıllık bazda yüzde 99.1 artış gösterdi. Böylece endekste yıllık değişim Şubat 1998’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

İTO verilerine göre; İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 4,09, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 3,10 oranında arttı. Temmuzda yıllık bazda perakende fiyatlar yüzde 99,11, toptan eşya fiyatları ise yüzde 87,95 artış gösterdi.

Gıda fiyatları yüzde 4.8 arttı

Temmuzda perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; sağlık ve kişisel bakım harcamalarında yüzde 17,31, ev eşyası harcamalarında yüzde 7,70, gıda harcamalarında yüzde 4,83, kültür eğitim ve eğlence harcamalarında yüzde 4,44, giyim harcamalarında yüzde 2,63, konut harcamalarında yüzde 2,15, diğer harcamalarda yüzde 0,81 artış, ulaştırma ve haberleşme harcamalar grubunda yüzde yüzde 4,55 azalış görüldü.

Toptan fiyatlarda aylık en yülsek artış yüzde yüzde 6,03 ile işlenmemiş maddeler grubunda yaşandı. Gıda maddeleri grubunda yüzde 5,99, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 3,97 artış kaydedildi. Aylık bazda madenler grubunda yüzde 7,51, yakacak ve enerji maddeleri grubunda yüzde 0,97, kimyevi maddeler grubunda yüzde 0,72 azalış kaydedildi.

Genel

Türkiye, konut fiyatlarında Avrupa’yı 10’a katladı

2022’nin ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre Türkiye’de ev fiyatları yüzde 110 yükselirken Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde konut fiyatlarında yaşanan artış oranı ortalaması ise aynı dönemde yüzde 10 oldu.

İKİNCİYLE BÜYÜK FARK VAR

AB İstatistik Ofisi (Eurostat) 2021 ile 2022 ilk çeyrekleri arasında konut ve kira fiyatlarının yıllık ne kadar yükseldiğini açıkladı. Buna göre Türkiye’de ev fiyatları yüzde 110 yükselirken ikinci sıradaki Çekya’da yıllık artış yüzde 25 oldu. Konut fiyatlarının en az arttığı ülkeler ise yüzde 1 ile Kıbrıs, yüzde 4 ile Finlandiya oldu.

Konut fiyatlarında aynı dönemde, Hollanda’da yüzde 19, Almanya’da yüzde 12, Bulgaristan’da yüzde 12, İspanya’da yüzde 9, Fransa’da yüzde 7 ve İtalya’da yüzde 5 artış yaşandı.

KİRADA TÜİK VERİSİYLE 3. OLDUK

Kira fiyatları ise Mayıs 2022 itibarıyla son bir yılda TÜİK’in verilerine göre, Türkiye’de yüzde 20 yükseldi. Kira fiyatlarında Türkiye, Slovenya ve Estonya’nın ardından 3. sıraya yerleşirken AB’de ise bu dönemde kiralar yüzde 1.7 yükseldi.

Avusturya, yüzde eksi 0.9 ile kiraların düştüğü tek ülke oldu. 2021-2022 ilk çeyrekler arasındaki değişime bakıldığında da Türkiye yüzde 15.4 artışla üçüncü sırada yer alırken bu dönemde AB ortalaması ise yüzde 1.4 oldu.

Kirada yıllık resmi enflasyonun bu kadar düşük olması Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) hesaplama yönteminden kaynaklanıyor.

Türkiye yüzde 110’la en yüksek orana sahip

BETAM’a göre yıllık kira artışı yüzde 187.2

TÜİK, yıllık kira fiyat artışını yüzde 20 olarak açıklasa da emlak sitelerindeki yıllık fiyat artışı yüzde 100’ü aşmış durumda.

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) bir emlak sitesinin verileri üzerinden yaptığı son hesaplamaya göre Türkiye genelinde ortalama kiralık konutların yıllık artış oranı nisan ayında yüzde 182.7 oldu.

BETAM’a göre, yıllık kira artış oranı aynı dönemde İstanbul’da yüzde 140, Ankara’da yüzde 133.9, İzmir’de ise yüzde 110.8 olarak tespit edildi. Bu verilere göre kiralık konut metrekare fiyatları ortalama olarak İstanbul’da 60 TL’ye, Ankara’da 29 TL’ye, İzmir’de ise 38.3 TL’ye yükseldi.

Genel

Konut fiyatlarında ürküten artış

AB İstatistik Ofisi (Eurostat) 2021 ile 2022 ilk çeyrekleri arasında konut ve kira fiyatlarının yıllık ne kadar yükseldiğini açıkladı.

2022’nin ilk çeyreğinde geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre Türkiye’de ev fiyatları yüzde 110 yükseldi. İkinci sıradaki Çekya’da yıllık artış yüzde 25; 27 AB ülkesinin ortalaması ise yüzde 10,5.

Konut fiyatlarının en az arttığı ülkeler ise yüzde 1 ile Kıbrıs ve yüzde 4 ile Finlandiya oldu. Diğer bazı ülkelerde ev fiyatları son bir yılda şu kadar yükseldi: Hollanda yüzde 19, Almanya yüzde 12, Bulgaristan yüzde 12, İspanya yüzde 9, Fransa yüzde 7 ve İtalya yüzde 5.

TÜRKİYE’DE YILLIK KİRA ARTIŞI YÜZDE 20

Kira fiyatları ise Mayıs 2022 itibariyle son bir yılda Türkiye’de yüzde 20 yükseldi. Türkiye, Slovenya (yüzde 26,4) ve Estonya’nın (yüzde 24,5) ardından bu alanda 3. sırada bulunuyor. AB’de ise bu dönemde kiralar yüzde 1,7 yükseldi. Avusturya yüzde eksi 0,9 ile kiraların düştüğü tek ülke oldu.

Mayıs 2022 itibariyle son bir yılda diğer ülkelerde yaşanan kira artışı şöyle: Polonya yüzde 13,9; İrlanda yüzde 10,1; Bulgaristan yüzde 6,3; Belçika yüzde 2,9; Almanya yüzde 1,6 ve Yunanistan yüzde 0,9.

2021-2022 ilk çeyrekler arasındaki değişime bakıldığında da Türkiye yüzde 15,4 ile üçüncü sırada yer alıyor. Bu dönemde AB ortalaması ise yüzde 1,4 oldu.

KİRA ENFLASYONU NASIL HESAPLANIYOR?

Türkiye’de kanuna göre gelecek bir yıl için geçerli olacak kira artışı, geçmiş 12 aylık ortalama TÜFE’den fazla olamıyor. Ancak bu kanun mevcut kiracılar için geçerli. Ev sahipleri yeni kiracı bulurken istediği fiyatı talep edebiliyor. Bundan dolayı resmi kira enflasyonu daha düşük çıkıyor.

Emlak sitelerindeki yıllık fiyat artışı ise yüzde 100’ü aşmış durumda. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) sahibinden.com verileri üzerinden yaptığı son hesaplamaya göre Türkiye genelinde ortalama kiralık konut ilan yıllık artış oranı nisan ayında yüzde 182,7 oldu.

BETAM’a göre yıllık kira artış oranı Nisan ayında İstanbul’da yüzde 140, Ankara’da yüzde 133,9, İzmir’de ise yüzde 110,8 ölçüldü.

Haber

Kıyafet de yatırım aracı oldu

Yener KARADENİZ

Tüm dünyada yaşanan yüksek enflasyon, tüketim alışkanlıklarında da önemli değişimlere yol açtı. Bu değişimlerden biri de ihtiyaç dışı tüketimde yaşanan artış. Salgın döneminde stok eğilimi olarak karşımıza çıkan söz konusu gelişme, şimdiler de fiyat hassasiyeti nedeniyle yeniden kendini gösterdi.

Ürünlere zam geleceği ve bir daha aynı fiyata bulamayacağı endişesi ile hareket eden tüketiciler, otomobil ve gayrimenkulde olduğu gibi ayakkabıdan kıyafete kadar birçok ürüne de yatırım aracı gözü ile bakmaya başladı. Sektör temsilcileri, vatandaşların söz konusu eğiliminin ikinci el ürün satan platformlara da ilgiyi artırdığını dile getirdi. Bu nedenle indirim sezonuna girilen hazır giyim ve ayakkabı sektörlerinde özellikle kışlık ürünlere talep adeta patladı. ABD’de geçtiğimiz ay yapılan bir araştırma da bu durumu doğruluyor. İngiltere merkezli global veri analizi ve danışmanlık şirketi GlobalData tarafından yayınlanan rapora göre, küresel ikinci el eşya pazarı bu yıl 24 büyüyecek.

İkinci el pazarı yükselişte

Rapora göre, sadece ABD’de ikinci el pazarının 2026’ya kadar ikiye katlanarak 82 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor. Perakende sektörü oyuncularının 4’te üçü de müşterilerine ikinci el ürünler sunmaya açık olduklarını dile getiriyor. Tüketiciler ise yüzde 62’si yeni satın almadan önce ikinci el ürün arıyor. Rapora göre Z kuşağı ve Y kuşağı tüketicilerinin neredeyse yarısı (%46), bir ürünü satın almadan önce potansiyel yeniden satış değerini değerlendiriyor. Söz konusu gelişme son aylarda rekor düzeye yükselen enfl asyon nedeniyle Türkiye’de de yaygınlaşmaya başladı. ancak Türkiye’de söz konusu pazarın büyüklüğü konusunda henüz net bir veri olmasa da büyüme hızı konusunda diğer ülkere göre daha önde olduğu tahmin ediliyor.

Vatandaş kısır döngüye girdi

Türkiye’de 184 üye firmaya ait 465 marka ve 59 bin mağazayı temsil eden Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel de bu durumu doğrulayan isimlerden biri. Sinan Öncel, derneğe üye firma yöneticilerinin hali hazırda yaşanan ekonomik belirsizlik ortamında cirolarda düşüş beklerken tam tersine yaşanan artışın kendilerini şaşırttığını söyledi.

Sinan Öncel, “Bu durumun sebebine baktığımızda tüketicilerin zam gelecek beklentisi ile hızlı tüketim ürünlerine talep gösterdiğini görüyoruz. Tuvalet kağıdından sabuna, gıda ürünlerinden ev eşyasına kadar birçok ürün ilerde bu fiyata bulunamayacağı ve ilerde kullanırım düşüncesi ile şimdilerde büyük boylarda ve yüksek adetlerde alınıyor. İhtiyaçlar erkene çekiliyor. Söz konusu gelişme talep enfl asyonuna yol açıyor. Kısır bir döngü durumu söz konusu. Talep, fiyat artışlarını da beraberinde getiriyor. Enfl asyonist beklentiyi kırmak lazım. Vatandaş bu kısır döngüye girmiş durumda” dedi.

Kışlık ürünlere talep artıyor

Hazır giyim ve ayakkabıda da benzer bir durumun yaşandığını kaydeden Sinan Öncel, şöyle devam etti: “Birçok üründe olduğu gibi hazır giyimde de kışlık ürünlere talep söz konusu. Vatandaşlar, ürünlere bir anlamda yatırım aracı olarak bakıyor. ‘Kullanmasam satarım ya da kullanıp daha sonra satarım’ düşüncesi ile hareket ediyor. Bu da ikinci el ürün satış platformlarında hareketliliğe yol açıyor.”

İkinci el ürün satış platformu dendiğinde Türkiye’de 3 platform öne çıkıyor. Bunlardan ilki Trendyol çatısı altında faaliyet gösteren Dolap’ın yanı sıra Gardrops ve Modacruz. Dolap tarafından geçen yıl açıklanan verilere göre şirket, 2020’de 1 milyar 450 milyon TL tutarında, 22.4 milyon adet ürün satışı gerçekleştirdi. 1,4 milyon aktif bireysel satıcı, Dolap üzerinden aylık ortalama 900 TL kazanç elde etti. Bu yıl sonunda satıcıların Dolap uygulaması üzerinden 7 milyar TL’lik ürün satışı gerçekleştirilmesi hedefl eniyor.

Kıştan kışa %30 fiyat artışı bekleniyor

Söz konusu gelişmelerin ana odağında ise fiyat artış beklentisi yer alıyor. TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı verilerine göre geçen yılın aynı dönemine göre tüketici enfl asyonu yüzde 78,62 seviyesine yükselirken üretici enfl asyonu ise yüzde 138,31’e çıkmıştı. Arada oluşan 60 puanlık fark, yeni zamların bir anlamda habercisi olarak görülüyor. Peki giyimde beklenen fiyat artışı beklentisi ne? Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Ramazan Kaya geçen yıl yüzde 100’e varan hammadde fiyatları artışı nedeniyle kışlık ürünlerde yüksek fiyat artışlarının yaşandığını hatırlattı. Kaya, “Son 3-4 aydır hammadde ve emtia fiyatlarında bir duruş oldu. Hatta bir nebze düşüş görüldü. Temmuz ayında yapılan asgari ücret artışının yanı sıra, enerji ve dövizdeki artış devam ediyor. Biz üreticiler olarak yüzde 5-10 artış ile satmak zorunda kalacağız ama bu, tüketiciye yüzde 20-30 arasında fiyat artışı olarak yansıyacaktır. Bu yıl düşük kalmasının sebebi de geçen yıl yaşanan yüksek fiyat artışları oldu. Geçen kış yüzde 70’leri aşan fiyat artışları yaşandı. Bir de hane halkının alım gücü düştü. Dünyada resesyon var. küçülmeye gittiğimiz bir noktada yüksek fiyat darboğaz getirir” ifadelerini kullandı.

Genel

TÜİK’in ”enflasyonu düşüren” kira hesabı ortaya çıktı!

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’nın Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) haziran 2022 dönemine ait Enflasyon ve Kira Artışları Raporu yayımladı.

Raporda kira başta olmak üzere enflasyon sepetinde bulunan pek çok madde grubunun hesaplanma yöntemleri nedeniyle Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) resmi enflasyonunun olması gerekenden daha düşük hesaplandığı belirtildi.

TÜİK’in Türkiye genelinde oluşturduğu örneklemden topladığı kira ücreti verileri ağırlıklı olarak yenilenen kontratlardan oluşuyor. TÜİK büyük oranda mevcut kiracıların kiralarındaki artışı takip ederken, emlak endeksleri piyasa verilerini kullanarak boşalan evlerin kirasını takip ediyor.

Bu nedenle uzmanlar kira enflasyonunun doğru hesaplanmadığını, bunun da genel enflasyonu aşağı çektiğini savunuyor. Ayrıca uzmanlar TÜİK’in enflasyon sepetindeki kimi ürünlerin ağırlıklandırılmasının nedeniyle de enflasyonun olması gerekenden daha düşük çıkmasını sağladığı görüşünde.

TÜİK’E GÖRE KİRALAR BİR YILDA YÜZDE 22,8 ARTMIŞ

BİSAM raporunda da kiracıların kiralık konut fiyatlarındaki yüksek artış yüzünden kâbus yaşadığı ancak TÜİK’in yıllık kira artış oranının yüzde 22,8 düzeyinde kaldığı belirtilerek “TÜİK’in enflasyon hesaplama yöntemi kiralardaki ani artışlara karşı son derece duyarsız” tespitinde bulunuldu.

TÜİK’in haziran ayı tüketici enflasyonu (TÜFE) verilerine göre gerçek kiralardaki yıllık fiyat artışı yüzde 22,8 ile yüzde 78,6 olarak açıklanan genel enflasyonun çok altında bulunuyor. Kiralardaki resmi artış ise enflasyonu aşağı çeken en önemli harcama kalemi durumunda.

Emlak endekslerine göre kiracının ciddi bir yoksullaşma tehdidi altında olduğunu belirten BİSAM raporunda, “TÜİK enflasyon hesaplama yöntemini ve sepetini emekçilerin sorunlarına duyarlı hale getirmelidir” ifadeleri yer aldı.

‘GERÇEK KİRA ENFLASYONU YÜZDE 92,5’

BİSAM hesaplamalarına göre, kiracıların enflasyonu tüketim harcama kalıbına ve TÜİK madde grup fiyatlarına göre yüzde 70 olarak görünüyor. Emlak endekslerine (Endeksa) göre ise kiralık konut fiyatları yüzde 155 oranında artmış durumda.

Buna göre bu süreçte oturduğu evden çıkmak, yeni bir konuta taşınmak zorunda kalan, ev sahiplerinin tehditleri karşısında kirasını piyasa oranında artıranlar için ise enflasyon yüzde 92,5 düzeyinde.

Bununla birlikte raporda TÜİK’in enflasyon sepetindeki ürünlerin ağırlığına da tepki gösterildi.

Genel

TÜİK enflasyon kumpasına yeni bir kanıt:  Kiralar düşük hesaplanıyor 

BİSAM son enflasyon raporunda TÜİK’in enflasyon verilerinin olması gerekenden düşük olduğunu, bunun önemli nedenlerinden birisinin de kira hesaplamalarındaki fark olduğunu belirtti.

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’nın Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) Haziran 2022 dönemine ait Enflasyon ve Kira Artışları Raporu yayımladı.

Raporda kira başta olmak üzere enflasyon sepetinde bulunan pek çok madde grubunun hesaplanma yöntemleri nedeniyle Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) resmi enflasyonunun olması gerekenden daha düşük hesaplandığı belirtildi.

TÜİK’in Türkiye genelinde oluşturduğu örneklemden topladığı kira ücreti verileri ağırlıklı olarak yenilenen kontratlardan oluşuyor. TÜİK büyük oranda mevcut kiracıların kiralarındaki artışı takip ederken, emlak endeksleri piyasa verilerini kullanarak boşalan evlerin kirasını takip ediyor.

Bu nedenle uzmanlar kira enflasyonunun doğru hesaplanmadığını, bunun da genel enflasyonu aşağı çektiğini savunuyor. Ayrıca uzmanlar TÜİK’in enflasyon sepetindeki kimi ürünlerin (yanlış) ağırlıklandırılması nedeniyle de enflasyonun olması gerekenden daha düşük çıkmasını sağladığı görüşünde.

TÜİK’E GÖRE KİRALAR BİR YILDA YÜZDE 22,8 ARTMIŞ

BİSAM raporunda da kiracıların kiralık konut fiyatlarındaki yüksek artış yüzünden kâbus yaşadığı ancak TÜİK’in yıllık kira artış oranının yüzde 22,8 düzeyinde kaldığı belirtilerek “TÜİK’in enflasyon hesaplama yöntemi kiralardaki ani artışlara karşı son derece duyarsız” tespitinde bulunuldu.

TÜİK’in haziran ayı tüketici enflasyonu (TÜFE) verilerine göre gerçek kiralardaki yıllık fiyat artışı yüzde 22,8 ile yüzde 78,6 olarak açıklanan genel enflasyonun çok altında bulunuyor. Kiralardaki resmi artış ise enflasyonu aşağı çeken en önemli harcama kalemi durumunda.

Emlak endekslerine göre kiracının ciddi bir yoksullaşma tehdidi altında olduğunu belirten BİSAM raporunda, “TÜİK enflasyon hesaplama yöntemini ve sepetini emekçilerin sorunlarına duyarlı hale getirmelidir” ifadeleri yer aldı.

‘GERÇEK KİRA ENFLASYONU YÜZDE 92,5’

BİSAM hesaplamalarına göre, kiracıların enflasyonu tüketim harcama kalıbına ve TÜİK madde grup fiyatlarına göre yüzde 70 olarak görünüyor. Emlak endekslerine göre ise kiralık konut fiyatları yüzde 155 oranında artmış durumda.

Buna göre bu süreçte oturduğu evden çıkmak, yeni bir konuta taşınmak zorunda kalan, ev sahiplerinin tehditleri karşısında kirasını piyasa oranında artıranlar için ise enflasyon yüzde 92,5 düzeyinde.

‘SEPETTEKİ ÜRÜNLER DOĞRU AĞIRLIKLANDIRILMIYOR’

Bununla birlikte raporda TÜİK’in enflasyon sepetindeki ürünlerin ağırlığına da tepki gösterildi.

Raporda, “Fiyatları teknolojiye koşut olarak gerileyen cep telefonu görüşme ücreti ve internet ücretinin toplam içindeki ağırlığı yüzde 2,62. Ekmeğin enflasyon sepetindeki ağırlığı yüzde 2,54. Yani ekmek enflasyonu yukarı sürüklerken, cep telefonu görüşme ücreti aşağıya çekiyor. Neredeyse ekmek zamlarını, cep telefonu konuşma ücretlerindeki düşüş götürüyor” ifadeleri yer aldı.

Raporda ayrıca kimi ürün gruplarının enflasyonu sürekli olarak aşağıya çektiği belirtilirken TÜFE verilerine göre ekmek fiyatlarının 2003’ten bu yana enflasyondan yüzde 32 daha fazla artış kaydettiği, cep telefonu ve internet ücretlerinin ise reel olarak dörtte bir oranına gerilediği hatırlatıldı. Yani bu hesaba göre sadece ekmek ve cep telefonu/internet ücretlerinden oluşturulan bir hesap olsaydı, ekmekteki kayba rağmen enflasyon gerilemiş olacaktı.

‘ENFLASYON HESABI DENETİME AÇILMALI’

Son olarak raporda enflasyon hesaplamalarının işçi örgütlerinin denetime açılması gerektiği belirtildi. BİSAM’ın konu ile ilgili genel önerileri ise şöyle oldu:

“TÜİK Emek Örgütlerinin Denetimine Açılmalıdır

Herkesin enflasyonu aynı değildir, TÜİK farklı gelir grupları ve özellikle ücretliler için enflasyonu ayrı ayrı açıklamalıdır.

Enflasyonun toplumsal gerçekleri temsil eden bir metodoloji ile hesaplanmalıdır. Bu bağlamda TÜİK enflasyon hesaplama yöntemini ve sepetini emekçilerin sorunlarına duyarlı hale getirmelidir.

Teknolojik gelişmeye koşut olarak fiyatı reel olarak gerileyen ürün gruplarının, hanehalklarının genelini ilgilendirmeyen ama nicelik olarak ağırlığa sahip olan (araç alım satımı gibi) ürünler sepetten çıkartılmalıdır.

Kurumsal birikimi ile tartışmasız bir öneme sahip olan, açıkladığı verilerle emekçilerin yaşam koşullarını belirleyen TÜİK, tarihsel misyonuna ve önemine aykırı davranmamalı, veri gizleme, sürekli metodoloji değişikliklerine giderek verileri etkileme gibi uygulamalardan vaz geçmeli, şeffaflığına ve saygınlığına zarar verecek müdahalelere karşı durabilmelidir.

Gerek toplu sözleşme gerek asgari ücret gerekse emekliler başta olmak üzere geniş kesimlerin ücretleri ve zamlarının belirlenme sürecinde, resmi enflasyon verileri esas alınmaktadır. Enflasyon temelli artışlar ekonomik büyümeyi göz ardı etmektedir. Bu anlamda enflasyon verilerine ilave olarak ekonomik büyüme rakamları da bu artışlara ilave edilmelidir

Kiralar gibi fiyat kontrolü devletin elinde olan elektrik, gaz, akaryakıt fiyatları da sabitlenmeli, vatandaşın birbiri ile karşı kaşıya getiren yaklaşımlara son verilmelidir.”

FÖŞ haykırdı: Ekonomide Tüm Kötülüklerin Anasını Açıklıyorum!

Konut Krizinin Ayak Sesleri: Artan Kira Fiyatları

Fitch’ten Kurban hediyesi:  Not bir basamak düştü

Haber

Haziran enflasyonunda kamunun rolü büyük

Şebnem TURHAN

Enflasyon yükselişini sürdürüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yüzde 5,4 seviyesinde olan beklentinin hafif altında haziranda aylık yüzde 4,95 artan tüketici enflasyonu yıllık yüzde 78,62’ye yükseldi. 24 yılın zirvelerinde kalmaya devam eden tüketici enflasyonuna haziranda en büyük katkı ay boyunca süren kamu zamlarından geldi. Elektrik ve doğalgaz zamları ile içki ve sigaradaki vergi artışları aylık enflasyonun yüzde 30’unu oluştururken gıdada çay, şeker ve sütteki yükselişler etkili oldu. Küresel çapta yüksek giden petrol fiyatlarının etkisiyle içeride artan benzin ve motorin zamları da enflasyonu arttırdı. Yurtiçi üretici enflasyonu ise yüzde 138,31’e çıktı. Analistler her veri sonrası tüketici enflasyonunda zirvenin ne zaman görüleceği konusunda tartışmayı sürdürürken döviz kurlarındaki yükselişin de bu beklentide etkili olduğunu belirtti. Ayrıca analistler sadece maliyet enflasyonu değil talep enflasyonunun da oldukça yüksek olduğuna işaret etti.

TÜİK verilerine göre gıdada aylık enflasyon yüzde 2,09 arttı ve bunun manşet tüketici enflasyonuna katkısı 0.57 puan oldu. TÜİK artık madde fiyatlarını açıklamadığı için hangi maddelerin bu artışta daha etkili olduğu görülemiyor. Ancak ürün grupları bazında değişim yayınlanıyor. Buna göre haziranda sebze fiyatları yüzde 24,85 düşerken taze meyveler yüzde 2,85, yumurta fiyatları yüzde 3,02 fiyat düşüşü yaşadı. Ancak buna rağmen işlenmiş gıdada yükseliş sürüyor ve aylık yüzde 7,53 oldu. Çay fiyatlarına yüzde 19,49, taze sütte yüzde 15,22, tereyağında yüzde 13,13, peynirde yüzde 12,41 ve meyve sularında yüzde 13,13 oranında zamlar yaşandı. Bunlar da gıda grubunda aylık enflasyonu yükseltti.

İçki ve sigarada vergi ayarlamaları

Alkollü içecekler ve tütün grubunda ise yapılan vergi ayarlamasıyla aylık artış yüzde 2,61 oldu ve manşet tüketici enflasyonuna katkısı 0.12 puan oldu. Bu ay normalde yapıldığı gibi 6 aylık enflasyon sonrasında vergilerde yeni bir düzenleme beklenmiyor çünkü otomatik ayarlama bu yıllık kararnameyle kaldırıldı.

Konut grubunda aylık yüzde 8,34’lük artışla manşet enflasyona katkısı 1.17 puan oldu. Haziran başında konutlarda elektrik fiyatları yüzde 15 artırılmış doğalgaz zammı ise yüzde 30 olarak uygulanmaya başlamıştı. Bu iki zam ile kiralardaki artışla konut grubunda aylık enflasyon yükseldi. Kiralarda ise haziran ayında artış yüzde 3,11 olarak belirlendi.

En yüksek artış yaratan ulaştırma grubu

Ev eşyası grubunda ise dövizdeki oynaklık etkili oluyor. Bu grup ithal ürünlerin ve üretim için yapılan ithalatın etkisiyle kurlara daha duyarlılık gösterirken haziranda aylık artış yüzde 3,96 oldu ve manşet enflasyona katkı 0.35 puan olarak hesaplandı. Sağlıkta yüzde 1,97’lik artış 0.06 puanlık bir artış yarattı.

Küresel piyasalarda Rusya-Ukrayna savaşının ve üretim yetersizliği petrol fiyatlarının dalgalı seyretmesine neden oluyor. Haziranda da bu petrol fiyatlarındaki artış içeride benzin ve motorin fiyatlarını yükseltti. Bunun yanı sıra yine kurların etkisiyle otomobil fiyatları da zamlanırken yaz aylarının başlamasıyla artan talep ve yükselen maliyetler otobüs ve tren biletlerinin de artmasına yol açtı. Tüm bunlarla ulaştırma grubunda aylık enflasyon yüzde 10,59 arttı ve 1.88 puan ile haziranda enflasyonu en çok olumsuz etkileyen grup oldu.

Ekonomistler veriyi nasıl yorumladı?

YIL ORTALAMASI YÜZDE 75 SEVİYESİNDE KALACAK

Coface Ekonomisti Seltem İyigün: Aylık enflasyon beklentilerimizle paralel geldi. Enflasyonun, mevsimsellik etkisinden destek aldığını görüyoruz. Giyim ve ayakkabı grubundaki aylık değişimin yüzde 0,08’de kalması, taze sebze ve meyve fi yatlarındaki yüzde 15’in üzerindeki düşüş ve buna bağlı olarak işlenmemiş gıda fi yatlarının aynı dönemde yüzde 3’ün üzerinde gerilemesi, aylık enflasyonun daha yüksek gelmesinin önüne geçti. Burada olumlu sayılabilecek bir gelişme, küresel resesyon endişeleriyle birlikte hammadde fi yatlarının gerilemesi olarak gösterilebilir. Bu trend devam ederse, tekstil ürünlerinin fi yat artış hızında bir yavaşlama görebiliriz. Öte yandan enerji fi yatlarındaki aylık yüzde 16,2’lik artışın, hizmet fi yatlarının tekrar yukarı gitmesine neden olduğunu görüyoruz. Asgari ücretin de artmasıyla bu gruptaki fi yat ataletinin devam etmesini bekleyebiliriz. Küresel olarak dizel ve motorin ürünlerinin tedarikindeki sıkıntılar, tarım ürünleri fi yatlarında artış baskısı yaratabilir. Enflasyonun, beklentilerdeki bozulmanın da etkisiyle yüksek seyrine devam ederek sene ortalamasında yüzde 75 seviyesinde kalacağını öngörüyoruz.

ENFLASYONDA KATI SEYİR DEVAM EDİYOR

InvestAZ Araştırma Direktörü Dr. Tuğberk Çitilci: Haziran ayı manşet enflasyon verisi artış hızı beklentilerin hafi f üzerinde gerçekleşirken, enflasyon tarafında katı seyrin devam ettiği görülüyor. Özellikle, enerji fi yatlamaları tarafında yaşanan yukarı yönlü eğilim, maliyet enflasyonu tarafından talep enflasyonu üzerine atalet etkisi, döviz kurunda geçişkenlik ve artan gıda fi yatlamalarının olumsuz yansıması, manşet enflasyon tarafında kısa ve orta vadede yukarı yönlü risklere neden olduğu görülüyor. Özellikle, maliyet enflasyonunda yaşanan yukarı yönlü eğilime dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. ÜFE-TÜFE arasında makas 59,69 puan olarak gerçekleşti. ÜFE-TÜFE makasında yüksek seyrin ilerleyen dönemde talep enflasyonunda yaşanabilecek dezenflasyon sürecinde, maliyet enflasyonu baskısından dolayı ötelenmelere neden olabilir. Bu bağlamda, manşet enflasyon ile birlikte maliyet enflasyonunda yaşanan gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Fiyatlar genel düzeyi ana eğilimlerine bakıldığında katı seyrin yılın ikinci yarısında devam etme ihtimalini göz ardı etmiyoruz.

Yİ-ÜFE, TÜFE makası 60 puana yükseldi

TÜİK verilerine göre Üretici enflasyonu haziranda bir önceki aya göre yüzde 6,77, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 61,68, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 138,31 artış gösterdi. Üretici tüketici enflasyonu arasındaki fark da 59.69 puana çıktı. Sanayinin 4 sektörünün haziranda yıllık enflasyonu, madencilikte yüzde 142,68, imalatta yüzde 120,47, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 369,20 ve su temininde yüzde 81,47 oldu. Haziranda madencilikte yüzde 6,97, imalatta yüzde 6,33, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 9,53 ve su temininde yüzde 6,94 yükseliş var. Ana sanayi gruplarının yıllık artışlar, ara malında yüzde 126,06, dayanıklı tüketim malında yüzde 85,98, dayanıksız tüketim malında yüzde 111,81, enerjide yüzde 317,87 ve sermaye malında yüzde 85,65 oldu.

ENAG’a göre yıllık tüketici enflasyonu yüzde 175,77

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 175,55 oldu. Haziran ayındaki tüketici fi yat endeksi ise yüzde 8.31 arttı. ENAG’a göre son 6 aylık oran ise yüzde 71,44 olarak gerçekleşti. ENAG raporunda “TÜİK alt grupları gösterge olarak alındığında en az aylık artış yüzde 0.80 ile sağlık en fazla yükseliş ise yüzde 16.51 ile konut kaleminde gerçekleşmiştir” ifadesine yer verdi.

Haber

Enflasyon haziranda yüzde 78,6’ya çıktı

Tüketici fiyatları haziranda aylık bazda yüzde 4,95 artarken, yıllık enflasyon yüzde 78,62’ya çıktı. Anketlerde manşet enflasyonun aylık yüzde 5, yıllık yüzde 78,30 artacağı tahmin ediliyordu. Tüketici fiyatları Ocak-Haziran döneminde yüzde 42,35 artış gösterdi.
Çekirdek enflasyon yıllık 57,3’e yükseldi. Yurt içi üretici fiyatları aylık yüzde 6,77 artartken, yıllık üretici fiyatları yüzde 138,31 arttı.

Ulaştırmada yüzde 123,4 artış

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 123,37 ile ulaştırma, yüzde 93,93 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 81,14 ile ev eşyası oldu.

Üretici fiyatları yüzde 138,31 arttı

TÜİK verilerine göre, Yİ-ÜFE (2003=100) 2022 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 6,77, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 61,68, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 138,31 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 88,77 artış gösterdi.

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taşocakçılığında yüzde 142,68, imalatta yüzde 120,47, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 369,20 ve su temininde yüzde 81,47 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 126,06, dayanıklı tüketim malında yüzde 85,98, dayanıksız tüketim malında yüzde 111,81, enerjide yüzde 317,87 ve sermaye malında yüzde 85,65 artış olarak gerçekleşti.

Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taşocakçılığında yüzde 6,97, imalatta yüzde 6,33, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 9,53 ve su temininde yüzde 6,94 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 6,07, dayanıklı tüketim malında yüzde 4,00, dayanıksız tüketim malında yüzde 5,05, enerjide yüzde 12,02 ve sermaye malında yüzde 6,27 artış olarak gerçekleşti.