Haber

IMF’den büyümelere ‘savaş’ revizyonu


Mehmet KAYA

Dünya Bankası’nın ardından IMF de Ukrayna-Rusya savaşı nedeniyle oluşan şokun Dünya’da görünümü bozduğunu açıkladı. IMF, Küresel Görünüm Raporu ile Finansal İstikrar raporunu yayımladı. Savaşla ortaya çıkan, gıda, enerji ve tedarik şokunun özellikle gelişmekte olan ekonomileri olumsuz etkileyeceği belirtilen raporda, Dünya ekonomisinin büyümesinin yavaşlayacağı ve bunun da bütün ülkeleri etkileyeceği vurgulandı.

Türkiye’nin 2022 büyümesi yıl başındaki güncellemeden 0,6 puan aşağı çekilerek 2,7’ye olarak tahmin edildi. 2023 büyümesi 3,0 olarak öngörüldü. Küresel ekonomi için ise daha önceki raporda yüzde 4,4 ve yüzde 3,8 olarak açıklanan 2022 ve 2023 büyüme öngörüleri her iki yıl için de yüzde 3,6’ya düşürüldü.

“Savaşın ekonomik etkileri, bir depremin merkez üssünden çevreye yayılan sismik dalgalar gibi, emtia piyasaları, ticaret ve finansal bağlantılar yoluyla her yere yayılıyor” denilen raporda, bir bölgede çıkan arz şokunun diğer ülkeleri de etkilediği belirtilerek bunun fiyat yükselişlerine yol açtığı, zamanla hafiflemekle birlikte 2023 sonuna kadar enflasyon baskısının süreceği kaydedildi.

Arz şokları enerji ve tarım dışına da taşıyor

Raporda, Rusya’nın petrol, doğalgaz ve metallerde, Ukrayna ile birlikte buğday ve mısırda önemli bir tedarikçi olduğu hatırlatılarak bu ürünlerde yaşanan arz düşüşünün fiyatları sert şekilde artırdığına işaret edildi. Ancak rapora göre arz şokları enerji ve tarım emtialarıyla da sınırlı değil. Raporda “Savaş, pandemi boyunca küresel ekonomiyi etkileyen enerji ve tarım sektörlerinde öne çıkan arz şoklarına yenilerini ekliyor ve daha fazla sektörde bir dizi arz şokuna katkıda bulunuyor” denildi.

Avrupa, Kafkaslar ve Orta Asya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ve Sahra altı Afrika’nın bu fiyat artışından en fazla etkilenen bölgeler olduğu; gıda ve yakıt fiyatlarındaki artışların Amerika ve Asya bölgelerinin de dahil olacağı şekilde düşük gelirli haneleri zorlayacağı vurgulandı.

“Tedarik zinciri sorunları depremin sismik dalgaları gibi”

Savaşın etkilerinin bir depremin ‘sismik dalgalarına’ benzetildiği raporda bu etkilerin özellikle emtia piyasaları, ticaret bağları ve finansal bağlantılar üzerinde ilerlediği vurgulandı. Küresel tedarik zinciri nedeniyle bir ülkedeki üretim azalışının başka ülkeleri etkileyerek hızla yayılma gösterebileceği belirtilen raporda, Rusya ve Ukrayna’nın özel nitelikli sanayi girdileri ürettiği, bunların tedarik sorununun Avrupa’daki otomobil üreticilerini zorlayacağı, Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki bazı ülkelerin Rusya ile doğrudan ticareti ve Rusya’da yaşayan vatandaşlarının gönderdiği havalelere bağımlılığı nedeniyle kayıplara uğrayacağı anlatıldı.

Enflasyon daha uzun süre yüksek seyredecek

Enflasyonun savaştan önce yükselmeye başladığı, gelişmiş ülkeler ile bazı gelişmekte olan ülke Merkez Bankalarının baskı altında parasal sıkılaştırmaya gittikleri, enerji, metal ve gıda fiyatları kanalından savaşın ilave bir baskı oluşturacağı vurgulanan raporda, “Üretimin daha yüksek fiyatlara tepki vermesi ve yeni kapasitenin faaliyete geçmesiyle darboğazın hafiflemesi beklense de bazı ürünlerde arz kıtlığının 2023’e kadar sürmesi bekleniyor. Sonuçta, hem gelişmiş, hem de yükselen ekonomilerdeki enflasyonun önceki yıllara kıyasla çok daha uzun süre yüksek kalması bekleniyor” denildi.

TEMEL SORUNLAR, POLİTİKA ÖNERİLERİ VE SENARYOLAR:

Ekonomide zor kararlar alınması gerekecek

IMF, küresel görünümü etkileyen temel sorunları raporunda, yükselen faizler ve kamu borçluluğunun etkileri olarak sıralarken, orta vadede savaşın küresel ekonomilerde hasar bırakarak yavaşlayacağını vurguladı. Savaşın ülkeleri ekonomi politikalarında zor kararlarla karşı karşıya bıraktığı belirtilen raporda, bu zor kararlarda politika yapıcıların enflasyonla mücadele, salgından çıkış sürecini koruma, hayat pahalılığıyla mücadele, finansal tamponlar oluşturma gibi öncelikleri arasında seçimler yapması gerekeceği vurgulandı. Raporda, enflasyonun merkez bankalarının kontrolü dışındaki küresel emtia artışlarıyla bağına işaret ederek, mali yönetimin dikkatle bu fiyatların iç piyasaya yansımasını kontrol etmesi, merkez bankalarının parasal duruşlarını net şekilde açıklaması ve veriye bağlı değiştirmesi tavsiye edildi.

“Faizleri yükseltin, yatırımları artırın”

Yükselen faizlerin dengelenmesi bölümünde, halen geniş bir yelpazede faizlerin negatif olduğu hatırlatılarak, merkez bankalarının açık bir iletişimle reel faizleri nötr hale getirme politikası izlemesi, ekonomi yönetimlerinin de yapısal politikalara ağırlık vermesi ve yatırım artışı sağlamasını önerdi.

Karamsar senaryo: Reel GSYH daralacak

IMF, senaryolarda ise; kötü senaryoda emtia fiyat, ilave küresel enflasyon, ilave daha sıkı küresel mali koşullar altında küresel reel büyümenin -1 ile -2 arasında gerçekleşeceği, 2024’te yatay duruma geçerek, 2027’ye kadar toparlanmanın süreceği varsayıldı.

Finansal riskler de arttı: Merkezler zorlanacak

Küresel Finansal İstikrar Raporunda, savaşın küresel finansal koşullardaki sıkılaşmaya yönelik riskleri aşağı yönlü olarak belirginleştirdiği kaydedildi. Raporda, finansal kurumlar ve finansal piyasalar için doğrudan bir tehdit görülmese de risklerin ortaya çıktığı, merkez bankalarının zor kararlarla karşı karşıya kaldığı (enflasyonla mücadele ve yükselen mal fiyatlarının etkisi) vurgulandı. Gelişmekte olan ülkelerde kripto varlıklara kaçış gibi olguların gözlendiği belirtilen raporda, Rusya- Ukrayna sınırına ekonomilerde, portföy çıkış miktar tahminlerinin arttığı, Çin’de emlak sorunuyla başlayan finansal kırılganlığı sürdüğü vurgulandı. Finans dışı özel sektör ve hane halklarında destekler çekildikten sonra kredi piyasalarında kırılganlıklar olabileceğini öngören rapor, faiz ve risk primlerinin yükselmesiyle finansal istikrar açısından da olumsuz sonuçlar doğabileceği değerlendirmesini yapıyor.

Enerji güvenliği ve yeşil dönüşüm ikilemi öne çıkacak

Gelecek yıllarda ülkelerin enerji güvenliği ile yeşil dönüşüm arasında politika yapmakta zorlanacağı ve Rusya’ya yaptırımlar nedeniyle piyasalardaki olası dağılmalar ve ABD dolarının rolü çerçevesinde gelişeceği anlatıldı.

“Mali koşulları sert sıkılaştırmayın, haneleri destekleyin”

Enerji ve gıda sorununun akut hale geldiği belirtilen raporda, ülkelerin mali koşulları sert bir şekilde sıkılaştırmaması, ihtiyacı olan hanelere yardım yapılması tavsiyesi yer aldı. Raporda, mali kuruluşların şeffaflığının artırılması da önerildi.

Kırılgan borçlu ve emtia ithalatçısı ülkelerin para birimleri baskılanacak

Raporda Ukrayna’nın işgalinin ardından gelişen piyasalardan sermaye çıkışlarının görünür şekilde hızlandığı ve kırılgan borçlu ve emtia ithalatçısı ülkeler için finansal koşulların da sıkılaşmasıyla bu ülkelerin para birimlerinin baskılanacağı belirtiliyor. Şimdiye kadar finansal istikrarı tehlikeye atacak hızda düzensiz bir çıkış olmadığı ancak küresel sıkılaşma döngüsünün artan enflasyon nedeniyle hızlanması durumunda çok sayıda gelişen pazar ekonomisinin zorlanacağı öngörülüyor. Mali tarafta ise COVID-19 pandemisi için birçok ülkede borçluluk düzeylerinin arttığı ve 2022-2023 yıllarında desteklerin büyük bir kısmının geri çekilmesinin beklendiği aktarılıyor. Savaş ve küresel faizlerin artması, IMF raporuna göre “özellikle (Türkiye gibi) petrol ve gıda ithalatı gerçekleştiren gelişmekte ve kalkınmakta olan ekonomilerde mali hareket alanını daha da daraltacak.”

Küresel ekonomi jeopolitik bloklara bölünebilir

Ayrıca raporda son 70 yıldır uluslararası ve ekonomik ilişkilerin yönetildiği kurallar temelli yönetişim çerçevesine yönelik risklerin de savaşla birlikte arttığı belirtiliyor. “Savaş küresel ekonominin farklı teknoloji standartlar, farklı sınırlar arası ödeme sisemleri ve farklı rezerv para birimlerinin kullanıldığı jeopolitik bloklara bölünmesi riskini de arttırdı” ifadeleri yer alan rapor böyle bir trendin çok yüksek adaptasyon maliyetleri olacağı, uzun vadede tedarik zincirleri ve üretim ağları yeniden konfigüre edilirken verim kayıpları yaşanacağı görüşünü paylaşıyor.

Leave A Reply