Haber

58 ileri teknolojinin 50’sinin patenti ABD’nin elinde

Çin ise geliştirdiği ekonomik model ve dinamiğiyle bazı alanlarda ABD’yi geride bırakarak hızlıca arayı kapatıyor.

Merkezi Almanya’da bulunan Bertelsmann Foundation tarafından inovasyon gücünün 2000-2019 döneminde nasıl değiştiğini analiz eden “İleri Teknolojilerde Dünya Standartlarında Patentler-Doğu Asya, Kuzey Amerika ve Avrupa’nın İnavosyon Gücü” araştırmasının sonuçları yayımlandı.

Araştırmaya göre, 3D yazıcı, 5G, akıllı zeka, gıda ve enerji dönüşümü gibi yeni teknolojilerde Doğu Asya, yükselişine devam ediyor.

ABD, tartışmasız hala “patent süper gücü” konumunu koruyor ve orta vadede bu pozisyonunu devam ettirecek. En yeni 58 teknolojiden 50’sinde ABD, dünya standartlarında en fazla patente sahip ülke olurken, geri kalan 8 teknolojide ise ikinci sırada yer alıyor.

ABD; dijital, sağlık ve güvenlik teknolojilerine büyük bir farkla öncülük ediyor. Apple, Facebook, Microsoft ve Google gibi büyük şirketlerin merkezi olan ülke, büyük veride dünya çapında patentlerin yaklaşık yarısını elinde tutuyor.

Çin, en fazla patente sahip ilk 3 ülke arasında

Dünyanın en büyük ekonomilerinden Çin, ileri teknolojide ABD’ye hızla yetişiyor. Çin, son 20 yılda sadece çok sayıda patent üretmekle kalmadı, aynı zamanda aldığı patentlerin kalitesinde ileriye doğru büyük bir adım attı.

Geçen yıl Çin, incelenen 58 teknolojiden 42’sinde dünya standartlarında en fazla patente sahip ilk 3 ülke arasında yer aldı. Gıda ve çevre alanındaki 5 teknolojide Çin, şimdiden, dünya standardına sahip en fazla patentlerin sahibi konumunda bulunuyor. Araştırmaya göre, Çin, 2010’da herhangi bir teknoloji patentinde dünyada ilk 3’te bile yer almıyordu.

Çin’in teknolojideki benzer büyüme oranları Güney Kore’de de görülüyor. Güney Kore, geçen yıl itibarıyla dünya standartlarında en çok ikinci 5G patentini elinde bulunduruyor.

İncelenen 58 teknolojinin 3’ünde Japonya, dünya standartlarında en fazla patente sahip olurken, bu teknolojiler, “elektrikli araçlar”, “pil teknolojisi” ve “ileri kaplama” olarak sıralandı.

İleri teknolojide Avrupa geri kalıyor

İncelenen 58 ileri teknolojide hiçbir Avrupa ülkesinin dünya standartlarında en çok patent sahibi olmadığı görüldü. Kıtanın en büyük ekonomisine sahip Almanya, 7 teknolojide en fazla patenti olan ikinci ülke konumunda bulunuyor.

Almanya, ileri teknolojilerde patente sahip olmada halen en güçlü Avrupa ülkesi konumunda bulunmasına karşın dünya çapındaki yerini kaybetti. Almanya, 2010’da en yeni 58 teknolojiden 47’sinde dünya standartlarında en fazla patent sahibi olmada ilk 3 ülke arasında yer alırken, 2019’da bu rakam yarıdan fazla azalarak 22’ye geriledi.

Fransa havacılık ve uzay teknolojisinde, İngiltere ise akıllı ilaç buluşunda ikinci en yüksek patente sahip ülke konumunda bulunuyor.

“İnovasyon ve toplumsal ilerlemeyi birleştirin” tavsiyesi

Raporda, Avrupa’ya, “uluslararası iş birliğini geliştirmesi, daha iddialı bir Avrupa dijital stratejisi ortaya koyması, fikirleri ve araştırmaları daha iyi ticarileştirmesi, ABD ve Çin gibi daha hızlı, başarılı ürün geliştirmesi ve şirketler ortaya çıkarması, inovasyon ve toplumsal ilerlemeyi birleştirmesi” tavsiyesinde bulunuldu.

İncelenen 58 teknoloji içinde atık yönetimi, batarya, enerji tasarrufu, gübre, hassas uygulamalı tarım, 5G, inşaat, nesnelerin interneti, akıllı şehirler, akıllı şebeke, akılı ev, büyük veri, blok zinciri, bulut bilişim, yapay zeka, kuantum hesaplama, artırılmış gerçeklik, siber güvenlik, tanıtma, finans ve ödeme, savunma, nano, gen, aşı, otonom sürüş, insansız uçak, elektrikli otomobil, akıllı trafik, uzay, akıllı fabrika gibi teknolojiler yer aldı.

Haber

İMECE’nin montajı tamamlandı, gelecek yıl uzaya fırlatılacak

Türkiye’nin ilk yerli ve milli yüksek çözünürlüklü yer gözlem  uydusu İmece’nin son montajı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa  Varank, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından yapıldı. Testlerin başarıyla  tamamlanmasının ardından son üretim aşamasına geçilecek Türkiye’nin  ilk yerli ve milli yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusunun gelecek  yıl uzaya fırlatılması planlanıyor. İmece Uydusunun Isıl Yapısal
Yeterlilik Modeli (IYYM) montaj entegrasyon faaliyetleri, içinde  bulunulan salgın hastalık şartlarına rağmen 4 ay gibi kısa bir sürede  başarıyla tamamlandı. Proje ile Türkiye’nin askeri ve sivil yüksek  çözünürlüklü görüntü ihtiyaçlarını karşılamak üzere metre altı  çözünürlüklü gözlem uydusunun geliştirilmesi amaçlandı. 

Yerli ve milli uydular geliyor 

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank’ın ev sahipliğinde gerçekleşen  toplantıda, TÜBİTAK Uzay’ın yürüttüğü yerli ve milli uydu projelerin  son durumu masaya yatırıldı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’ndeki (TUSAŞ) toplantıya Milli Savunma Bakanı Akar ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir,  Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, ASELSAN Başkanı Haluk Güngör, Türksat Genel Müdürü Cenk Şen ve diğer kurum ve kuruluş  temsilcileri katıldı. Toplantıda, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü yetkililerince faaliyetlere ilişkin sunum yapıldı.

Son montaj bakanlardan

Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A ile Türkiye’nin ilk yerli ve milli yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu İmece’nin üretimindeki son durumun değerlendirildiği toplantının  ardından TUSAŞ Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’ne geçildi.

İMECE Isıl Yapısal Yeterlilik Modeli montaj ve entegrasyon  faaliyetlerinin gerçekleştirildiği alanda incelemelerde bulunan Sanayi  ve Teknoloji Bakanı Varank, Milli Savunma Bakanı Akar ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli yüksek  çözünürlüklü yer gözlem uydusu İMECE’nin son montajını yaptı. İMECE’yi  yapılacak testlere hazır hale getiren Bakanlar, uydunun fırlatılacağı  tarihe kadar olan süreçler hakkında bilgi aldı. Uydunun son  parçalarını monte eden bakanlar, TUSAŞ’ta yaşanan bu tarihi anları  hatıra fotoğrafı ile ölümsüzleştirdi.   

Bakan Varank: Isıl yapısal testlerine başlayacağız 

Son montajın ardından açıklamalarda bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, Türkiye’nin uzay alanında tasarımını yapıp geliştirdiği  yerli ve milli projelerin son durumuna ilişkin bilgi alarak  çalışmaları yerinde gördüklerini belirtti.  Çalışmaların planlamalara  uygun şekilde devam ettiğini ifade eden Varank, şöyle konuştu:

“Milli Savunma Bakanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda yerli ve  milli olarak TÜBİTAK Uzay’ın diğer paydaşlarımızla beraber  geliştirdiği İmece uydusunun ısıl yapısal testlerine başlayacağız. Son  montaja Bakan arkadaşlarımızla birlikte biz de eşlik ettik, ufak bir  katkımız oldu. Buradaki testler inşallah eylül ayına kadar başarıyla  neticelendirilirse bundan sonraki aşamada 2021 yılında uzaya  fırlatılacak şekilde İmece gözlem uydumuzun son üretimin aşamasına  geçmiş olacağız. Uydumuzu inşallah 2021 yılında başarıyla uzaya  fırlatmak istiyoruz. Bunun yanı sıra tasarımından üretimine kadar  yerli ve milli imkanlarla gerçekleştirilen haberleşme uydumuz Türksat 6A’da da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız bizim paydaşımız. İnşallah  o haberleşme uydusunu da 2022’de uzaya fırlatacak şekilde geldiğimiz  aşamaları arkadaşlarımızdan dinledik.

Uzay alanındaki çalışmaların çok önemli ve değerli olduğunu  belirten Varank, “Uzay alanında kazandığınız kabiliyetleri sanayiinin  ve teknolojinin birçok alanına yayabiliyorsunuz. Bugün Türkiye’nin  kendi uydusunu üretebiliyor olması, bu kabiliyetleri kazanmış olması  gerçekten çok değerli. İnşallah bu uydularımızı uzayda da göreceğiz ve  başarıyla bunları ülkemizin imkanları için kullanacağız” diye konuştu.

Akar: TSK’ya büyük katkı sağlayacak

Milli Savunma Bakanı Akar da “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda, teşvik ve destekleriyle yerli ve  milli savunma sanayiimizde çok önemli gelişmeler kaydedilmektedir”  diye konuştu. Gerek yazılım gerekse donanım konusunda önemli  çalışmaların yapıldığını vurgulayan Akar, şunları söyledi:

“Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçları da büyük ölçüde yerli ve  milli olarak karşılanmaktadır. Yerlilik ve millilik oranının yüzde 70’lere varması bizler için büyük bir gurur ve övünç kaynağıdır.
Önümüzdeki günlerde bu çalışmaların meyvelerinin Silahlı Kuvvetlerimizin vazifesini yapmasına çok büyük katkılar sağlayacağını  da belirtmek istiyorum. Bu konudaki gelişmelerin önümüzdeki günlerde  çok değişik alanlarda, çok değişik şekillerde, çok değişik boyutlarda  devam edeceğini, bu sayede ülkemizin, milletimizin güvenliği,  savunması bakımından Silahlı Kuvvetlerin ihtiyaçlarının da çok rahat  şekilde, kimseye muhtaç olmadan karşılanmasının gururunu ve  rahatlığını yaşayacağız.”

Karaismailoğlu: ÜLkemize gurur veren vizyon projeler 

    Sözlerine projede çalışanları tebrik ederek başlayan Ulaştırma ve
Altyapı Bakanı Karaismailoğlu da “Yerli ve milli uydularımız inşallah  gelişen, büyüyen Türkiye’nin altyapısında önemli yer alacak. Bunlar  ülkemize gurur veren, vizyon projelerdir. İnşallah daha güzel  projelerde arkadaşlarımızla beraber olacağız. Her zaman onların  arkasındayız” ifadelerini kullandı.

Uzay şartlarında test edilecek 

Son montajının tamamlandığını belirten İmece Uydusu Yöneticisi Emir Serdar Aras da, “İmece uydusu bundan sonra uzay ortamında simüle  edilecek şekilde test edilecek. İlk önce vakum ortamında ısıl  koşullara dayanımı test edilecek.  Daha sonra da uzay aracı üzerindeki  titreşim dünya üzerinde test edilecek. Böylece ısıl yapısal testleri 2020 yılının eylül ayına kadar tamamlanmış olacak. Bundan sonra imece  uydusunun uçuş modelinin montaj faaliyetlerine başlamış olacağız. Şu  anda ısıl vakum odasının önündeyiz. İmece uydusu ısıl vakum odasında  son montaj faaliyetleri bakanlarımızın katılımıyla tamamlandı. Arkada  görülen çember ısıl vakum odası. Uydunun içerisine sokulup uzay  ortamında vakum ortamına alınarak sıcak ve soğuk döngüler yapılarak  uzay şartlarına dayanımı ısıl açıdan test edilmiş olacak” dedi.

Salgına rağmen başarıyla tamamlandı 

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitütüsü tarafından  geliştirilen  İmece Uydusunun Isıl Yapısal Yeterlilik Modeli (IYYM)  montaj entegrasyon faaliyetleri Ocak 2020’de başladı. Çalışmalar,  içinde bulunulan salgın hastalık şartlarına rağmen 4 ay gibi kısa bir  sürede başarıyla tamamlandı. Isıl Yapısal Yeterlilik Modeli bu  aşamadan sonra 3 ay boyunca zorlu çevresel testlere tabi tutulacak ve  uzay şartlarına uyumluluğu test edilecek.

Sivil ve askeri ihtiyaçlar karşılanacak 

Ocak 2017 tarihinde başlatılan İmece Projesi ile, Türkiye’nin  askeri ve sivil yüksek çözünürlüklü görüntü ihtiyaçlarını karşılamak  üzere metre altı çözünürlüklü İmece Yer Gözlem Uydusunun  geliştirilmesi amaçlandı.  Azami ölçüde yerli ve milli imkânlar  kullanılarak geliştirilen metre altı kameranın uydu platformunda  kullanılması ile birlikte Türkiye’nin sivil ve askeri yüksek  çözünürlüklü görüntü ihtiyacının yerli kaynaklarla karşılanmasına  yönelik önemli bir adım atılmış oldu. Proje kapsamında  Yüksek Çözünürlüklü Elektro-Optik Kamera’ya ek olarak, kritik ekipmanlar,  yazılımlar ve ilgili teknolojiler milli imkanlarla geliştiriliyor.

Önce test, sonra montaj 

İmece uydusu bundan sonra uzay ortamı simüle edilecek şekilde test  edilecek. İlk olarak vakum ortamında ısıl koşullara dayanımı test  edilecek uydunun, daha sonra da uzay aracı üzerindeki titreşim testi  gerçekleştirilecek. Isıl yapısal yeterlilik testlerini eylülde  tamamlayacak İmece uydusunun bundan sonra da uçuş modelinin montajı  yapılacak.

Haber

Çorum’da 3,9 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 16.11’de kent merkezinde 3,9 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Depremin 6,9 kilometre derinlikte olduğu belirlendi. Kent merkezinde hissedilen depremin ardından bazı vatandaşlar ev ve iş yerlerinden dışarı çıktı.

Vali Mustafa Çiftçi, deprem nedeniyle şu ana kadar olumsuz bir durumun kendilerine ulaşmadığını söyledi.

AFAD Müdürü Elvan Kaya, depremin merkez üssünün Eskiekin ve Yaydiğin mevkileri olduğunu belirterek “Polis ve jandarma ekiplerimizle görüştük. Şu an için gerek onlara gerekse bizlere ulaşan bir olumsuzluk bulunmuyor.” dedi.

Kent sakinlerinden Serbay Çetin, evde oturduğu sırada deprem olduğunu aktararak “Oturduğum sandalye sallanmaya başladı. İlk önce kazan dairesi patladı sandım. Sonra sallantı devam edince hemen dışarı attık kendimizi. En sonra 90’lı yıllarda Çorum’da böyle deprem olmuştu. Alışkın olmadığımızı için bayağı korktuk.” diye konuştu.

Kaynak: AA

Haber

TİM Başkan Vekili Zeki Kıvanç’tan “kredi paketi” değerlendirmesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu üyesi ve Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı da olan Kıvanç, kamu bankalarınca sunulan kredi paketlerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Normalleşme sürecine geçiş ve sosyal hayatın canlanması için vatandaşların finansman ihtiyaçlarını uygun şartlarda sağlayabilmesi amacıyla 4 yeni kredi paketinin hayata geçirilmesiyle konut, otomotiv, mobilya ve turizm sektörlerinde ciddi bir hareketlenme görüleceğini belirten Kıvanç, “Şu anda Türkiye’deki faiz oranları son yıllarda görülen oranların en düşüğü. Bunlar çok güzel rakamlar. Bu faiz oranlarıyla Türkiye’de yatırım ve üretim de olur, otomobil de, ev de alınır, iş de olur. Kredi paketleri ve mevcut destekler, yerli üretimi destekleyecek ve tüm sektörlerde hareketlenmeyi sağlayacak.” ifadelerini kullandı.

“Kredi destekleri, her alanda hızlı bir toparlanmanın işaretçisi olacak”

Kıvanç, hükümetin ve ekonomi yönetiminin aldığı tedbirler ve uyguladığı politikaların etkisiyle ekonomide dengelenme sürecinin başladığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemiz ekonomisi için ikinci çeyreğin kısmen sıkıntılı görünmesine karşın sonrası umut verici gözüküyor. İç piyasaları hareketlendirmeye yönelik yapılan bu düşük faizli kredi destekleri, her alanda hızlı bir toparlanmanın işaretçisi olacak. Mevcut düşük faizli kredi olanaklarının yanında ithalata ek gümrük vergilerinin getirilmesi, hükümetimizin yerli üretimi her zamankinden daha fazla desteklemesi, düşük kapasitede çalışan işletmelerin kapasite kullanımlarını artırmalarını sağlayacaktır. Bu destekler ile her alanda daha yerli ve daha milli birçok yatırımın yapılması kaçınılmaz olacaktır.”

Tüketicilerin taleplerinin artması ile konut, otomotiv ve turizm başta olmak üzere birçok sektörde hızlı toparlanma ve devamında yükseliş süreci görüleceğini vurgulayan Kıvanç, “Diğer yandan harcamaların artmaya başladığının işaretçisi de tüketici güveni olacak. Ayrıca büyüme konusunda genel verilerin pozitif sinyaller verdiğini söyleyebilirim. Bu alanda yakalayacağımız ivme ve değişim, arzu ettiğimiz sürdürülebilir büyümenin itici güçlerinden biri olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Haber

Bakan Kasapoğlu: Yurtlar öğrenciler için hazırlanmaya başlandı

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınıyla mücadelede etkin rol oynayan Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtlarla ilgili istatistiki bilgileri kamuoyuyla paylaştı.

Kasapoğlu, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınıyla mücadelede etkin rol oynayan Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtlarla ilgili istatistiki bilgileri kamuoyuyla paylaştı.

Türkiye’nin koronavirüsle en etkili mücadeleyi gösteren ülkelerden biri olduğunu belirten Kasapoğlu, şöyle konuştu:

“Gururla ifade etmeliyim ki ülkemiz sağlık altyapısı ve tedavi uygulamalarında dünyanın nasıl en başarılı ülkelerinden biriyse yine bu salgın sürecinde karantina uygulamalarıyla ve öğrenci yurdu altyapısıyla da en nitelikli karantina uygulaması açısından model bir ülke olmuştur. Son 18 yılda hayata geçirilen sessiz devrimler sayesinde aynı tarımda, teknolojide, savunma sanayiinde, eğitimde, ulaştırmada olduğu gibi sağlıkta da ne seviyelere yükseldiğimizi bütün dünyaya gösterdik. Bununla birlikte karantina uygulamasıyla da öğrenci yurtları açısından ne kadar müthiş bir altyapımızın olduğuna da tüm dünya şahit oldu.” ifadelerini kullandı.

2002 yılında 190 olan öğrenci yurdu sayısının 18 yılda 774’e yükseldiğinin bilgisini veren Kasapoğlu, bununla birlikte yurt ve oda kalitesinin arttığını, 5 yıldızlı otellerle rekabet eden bir altyapıya kavuşulduğunu vurguladı.

“Tabii ki bunların hiçbiri bir günde gerçekleştirilmiş başarılar değil.” diyen Bakan Kasapoğlu, şöyle devam etti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın derin vizyonu ve güçlü liderliğiyle Türkiye, bir kilim misali milim milim, düğüm düğüm, ilmek ilmek işlenerek bugünlere geldi. 18 yıldaki ilerleme, akıllı bir stratejiyle, derinlikli vizyon ve güçlü hedeflerle sağlandı. Kalıcı temeller üzerinde yükselen ülkemizin, bugün bütün dünya için güvenli bir liman olduğunu gururla ifade edebilirim. Elbette Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sağladığı avantajlar, süreç içerisinde hızlı karar alma ve güçlü işbirlikleri gerçekleştirmek noktasında ülkemizin elindeki en önemli fırsat oldu. Türkiye, sahip olduğu yeni yönetim sistemiyle nitelikli koordinasyon ve ivedi uygulamalar hususunda da farkını ortaya koydu.”

Bakan Kasapoğlu, COVID-19 ile mücadelede tedavi ve aşı çalışmaları ile birlikte karantina uygulamalarının da büyük öneme sahip olduğunu dile getirerek, “Virüsün yurt dışı kaynaklı olması nedeniyle özellikle yurda ilk girişlerde uygulanan 14 günlük karantina süreci hayati bir önem taşıdı. Sahip olduğumuz öğrenci yurdu altyapısı, bu süreci etkili ve güçlü bir şekilde yönetmemize katkı sağladı.” diye konuştu.

İş birlikleri için diğer bakanlıklara da teşekkür eden Kasapoğlu, şunları söyledi:

“Dün, gerçekleştirilirken baltalanmaya, karalanmaya çalışılan bu yatırımların, bugün karşı karşıya kalınan sorunlar sayesinde ne kadar kıymetli anlamlı yatırımlar olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Bu zor süreçte yurtlarımız, sadece gençlerimizin değil, bütün milletimizin yuvası haline gelmiştir. İşte sosyal devlet olmak da bunu gerektirir. Yurtlarımızda, sadece bina ve yatak tahsisiyle değil, 7 gün 24 saat fedakarca çalışan personelimizle, misafirlerimize otel konforunda bir hizmet sağlanmıştır. Vatandaşlarımızın bütün ihtiyaçları, sosyal mesafe, hijyen, tedbirlere azami riayetle gerçekleştirilmiştir.”

Karantina döneminde odaların sürekli dezenfekte edildiğini belirten Kasapoğlu, “Üç öğün yemek, su, çay, meyve, ilaç gibi ihtiyaçlar odalara servis edilmiştir. Her odaya özel kişisel temizlik ve hijyen malzemeleri bırakılmıştır. Misafirlerimize, odalarında spor yapmaları için spor malzemeleri gönderilmiştir. Psikolog ve diyetisyen hizmetleriyle, kitap dağıtımlarıyla ve sosyal faaliyetlerle, sürecin misafirler üzerinde yaratabileceği olumsuz etkilerin minimum düzeye indirilmesi sağlanmıştır. Bugüne kadar yurtlarda kalan misafirlerimize binlerce kitap gönderdik. ‘Yurdumda Hayat Var’ adıyla vatandaşlarımızın yurtlarda kaldıkları süre içerisinde not almalarını günlük tutmalarını sağlayacak anı defterlerini tedarik ettik. Yine misafirlerimizin duygu, düşünce ve önerileri memnuniyet anketleriyle titizlikle takip edilmiş, oluşan aksaklıklar varsa ivedilikle telafi edilmiştir. Memnuniyet anketi yaptık. Vatandaşlarımızın yüzde 90’a yakın bir memnuniyet oranıyla yurtlarımızdan ayrıldığını ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

Koronavirüsle mücadelede önemli rol oynayan yurtlarla ilgili istatistiki bilgileri paylaşan Bakan Kasapoğlu, şunları kaydetti:

“Karantina süreci için Türkiye genelinde sahip olduğumuz kapasitenin yalnızca yüzde 13’ünü kullandık. Yurt altyapımızın ne kadar devasa olduğunu, yapılan yatırımlarla gelinen noktanın ne denli kapsayıcı olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum. Bugüne kadar 76 ilimizdeki 177 yurdumuzda, dünyanın 97 farklı ülkesinden gelen toplamda 77 bin 441 vatandaşımıza ev sahipliği yaptık. Bu rakamın içerisinde bin 183 askerimiz de bulunuyor. Öte yandan yurtlarımız, yoğun mesailerde, üstün bir fedakarlık örneği göstererek emek veren, bu süreçte evlerine gitmeyi tercih etmeyen sağlık çalışanlarımız için de tahsis edildi. 56 ilimizde bulunan 113 öğrenci yurdumuzda 6 bin 305 sağlık çalışanımızı misafir ettik. Yine Adalet Bakanlığımızın 3 binden fazla personelini de misafir ettik. 20 ilimizde 6 bin 956 oda kapasiteli 29 yurdumuzu da ihtiyaç halinde Sosyal İzolasyon ve Gözlem Merkezi olarak kullanılmak üzere Sağlık Bakanlığı’na tahsis ettik. Buralarda da toplamda binden fazla vatandaşımız misafir oldu.”

Yurtlarda ağırlanan vatandaşlar için fidan dikim çalışması başlattıklarını söyleyen Kasapoğlu, şu ana kadar 45 bine yakın fidanın toprakla buluştuğunu belirtti.

Bakan Kasapoğlu, kademeli olarak normalleşme sürecinin başladığını hatırlatarak, “(Yurtlarda) Karantina uygulaması sona erdi. Şimdi de yurtlarımızı, asıl sahipleri gençlerimiz için tekrar hazırlamaya başladık. Yurtlarımız görevlerini tamamladı ve 700 bine yakın kıymetli gençlerimiz için dezenfekte edilmeye, temizlenmeye ve hazırlanmaya başlandı. Bu süreçte bütün vatandaşlarımıza yurtlarını ve odalarını fedakarca tahsis eden öğrencilerimiz en büyük teşekkürü hak ediyorlar. Verdikleri emanetleri, çok kısa bir süre içerisinde asıl sahiplerine, değerli öğrencilerimize iade edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Normalleşme sürecinde maske, sosyal mesafe ve temizliğin önemini vurgulayan Bakan Kasapoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı gençlik merkezleri, gençlik kampları ve spor salonlarının da ekstra tedbirlerle hizmete açıldığını anımsattı.

Kaynak: AA

Haber

Enflasyon yüzde 1,36 ile beklentiyi aştı

Şebnem TURHAN

Türkiye’de mayıs ayında tüketici enflasyonu (TÜFE) aylık yüzde 1,36 arttı yıllık enflasyon yüzde 11,39’a yükseldi. Beklentiler aylık enflasyonun yüzde 0,8-1 seviyesinde artması yönündeydi. Gıdanın ateşi yeni mahsullerle sönerken mayısta henüz mağazalar açılmamışken giyimde yeni sezonun yüksek zamlarla başlaması enflasyonda beklentilerin aşılmasına neden oldu. Petroldeki yükselişle benzin, LPG ve motorine gelen zamların yanı sıra otobüs seferlerinin de zamlı fiyatla başlaması enflasyonu arttırdı. Mayıs sonunun ve haziran ayı başının olağanüstü hava olayları nedeniyle ürünlere zarar vermesi gelecek aylarda gıda enflasyonunu tehdit ediyor. Normalleşme adımlarıyla talebin artması da enflasyonda artışın işaretini veriyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dün açıkladığı verilere göre gıda enflasyonu mayısta yüzde 0,24 arttı. Bunun manşet enflasyona etkisi 0.06 puanda kaldı. Bu hem enflasyon görünümü hem de vatandaşın mutfak alışverişi için iyi haber. Patates ve soğanın yanı sıra mevsim sebzelerinin tezgâhlara çıkması gıdanın ateşini söndürdü. Ancak mercimek, kuru fasulye, pirinç, tavuk eti, yumurta gibi ürünlerde fiyat artışları devam etti. Gelecek aylarda ise tarım ürünlerinin hava koşulları nedeniyle zarar görmesi gıda enflasyonunun yeniden yükseltebilir. Düşük fiyatlı sigaralara vergi artışıyla zam gelmesi içki ve sigara grubunda yüzde 0,66’lık artış yarattı manşet enflasyona etkisi 0,04 puanla sınırlı oldu.

Maliyet artışı fiyatlara yansıdı

Giyim ve ayakkabı her yeni sezona zamla başlar. Pandemi giyim ve ayakkabı sektöründe mağazaların kapalı olması nedeniyle bir zarar yaratırken döviz kurunda mayıstaki yüksek artış da maliyetleri etkilemişti. Maliyet artışı da firmaların yeni sezonu yüzde 6,85’lik aylık artışla karşılanmasına neden oldu. Böylece giyim ve ayakkabı grubundan manşet enflasyona 0.43 puanlık artış getirdi. Konutta yüzde 0,34’lük artış tüp gaz fiyatlarına gelen zamdan kaynaklandı. Manşet enflasyona bu grup 0.05 puanlık artış getirdi.

Ev eşyası grubunda yine alışverişin yavaş yavaş hareketlenmesinin zam olarak yansıdığını görüyoruz. Bu grupta fiyatlar yüzde 1,15 arttı ve 0.09 puanlık manşet enflasyona katkı yaptı. Artışı dikkat çeken ürünler beyaz eşya ve küçük ev aletleri.

Ulaştırma grubunda ise yüzde 3,30’luk aylık artış yaşandı. Ulaştırma grubu manşet enflasyona 0.48 puanlık yükseliş getirdi. Bu hem kur hareketinden otomobile gelen zamlar hem de nisanda 30 doların altına düşen petrol fiyatlarında mayısta yaşanan artışın benzin, motorin ve LPG’ye zam olarak yansıması etkili oldu. Normalleşme süreciyle birlikte otobüs seferlerinin başlaması da otobüs biletlerine yüzde 11,5 zam olarak yansıdı.

Kolonyada bir ayda yüzde 25 zam

Haberleşme grubunda yüzde 1,47’lik artışın manşet enflasyona etkisi 0.05 puan. Kur artışı cep telefonlarına yüzde 5 fiyat artışı yarattı. Eğlence ve kültür grubunda yüzde 0,72’lik artışla 0,02 puanlık etki var. Bu grupta gümrük vergilerinin artırılmasıyla ithal ürünlerdeki fiyat hareketleri etkili oldu. Oyun konsolunda yüzde 25 zam var, bilgisayar yüzde 3 zamlanmış.

Çeşitli mal ve hizmet grubunda yüzde 1,92 artış yaşandı. Bu grupta dikkat çeken ürün bir ayda yüzde 25 zam yaşanan kolonya. Pandemi döneminde en fazla talebin yaşandığı kolonyada fiyat durdurulamamış. Normalleşmenin ilk adımı olarak devreye giren berberlerde de fiyatlara yüzde 9,78 zam yaptı.

Mayısta üretici enflasyonu (Yİ-ÜFE) da, nisana göre yüzde 1,54, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,53 artış gösterdi.

Haber

Mayısta en fazla çileğin fiyatı arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, mayısta çilekteki fiyat artışını yüzde 27,19 ile havuç, yüzde 13,29 ile elma izledi.

Mayısta fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler arasında yüzde 13,26 ile çocuk tişörtü, yüzde 11,94 ile çocuk elbisesi, yüzde 11,56 ile şehirler arası otobüs ücreti, yüzde 11,15 ile kadın gömleği, yüzde 10,98 ile yumurta, yüzde 10,9 ile muz, yüzde 10,73 çocuk pantolonu yer aldı.

Geçen ay en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 51,37 ile sivri biberde gerçekleşti. Bunu yüzde 40,53 ile dolmalık biber, yüzde 36,83 ile sarımsak, yüzde 35,48 ile kuru soğan, yüzde 34,14 ile taze fasulye, yüzde 22,54 ile patates, yüzde 14,98 ile salatalık, yüzde 9,81 ile parfüm izledi.

TÜİK’in tüketici fiyatları endeksine göre, mayısta aylık bazda fiyatları en fazla artan ürünlerle bunların değişim oranları şöyle:

Madde Bir önceki aya göre değişim oranı
Çilek 40,87
Havuç 27,19
Elma 13,29
Çocuk tişörtü 13,26
Çocuk elbisesi 11,94
Şehirlerarası otobüs ücreti 11,56
Kadın gömleği  11,15
Yumurta 10,98
Muz 10,90
Çoçuk pantolonu 10,73
Erkek berber ücreti 9,78
Çocuk gömleği 9,72
LPG (araba tüpü dolum) ücreti 9,66
Mercimek 9,60
Benzin 9,45
Kuru fasulye 9,30
Çocuk eşofmanı 7,44
Elektrikli küçük ev aletleri (tost makinesi) 6,46
Tavuk eti 6,32
Elektrikli saç bakım aletleri 5,50

Mayısta fiyatı en fazla düşen seçilmiş maddeler ile bir önceki aya göre değişim oranları ise şöyle:

Madde Bir önceki aya göre değişim oranı
Kuru üzüm -0,41
Su faturası -0,54
Mayonez -0,54
Zeytinyağı -0,56
Krem peynir -0,74
Ayran -0,76
Tek kişilik yatak -1,25
Kıvırcık -4,42
Kabak -4,96
Yeşil soğan -5,10
Cilt ve vücut ürünleri -6,28
Limon -7,59
Parfüm -9,81
Salatalık -14,98
Patates -22,54
Taze fasulye -34,14
Kuru soğan -35,48
Sarımsak -36,83
Dolmalık biber -40,53
Sivri biber -51,37
Haber

Mayısta aylık enflasyon yüzde 1,36 ile beklentiyi aştı

Şebnem TURHAN

Türkiye’de mayıs ayında tüketici enflasyonu (TÜFE) aylık yüzde 1,36 arttı yıllık enflasyon yüzde 11,39’a yükseldi. Beklentiler aylık enflasyonun yüzde 0,8-1 seviyesinde artması yönündeydi. Gıdanın ateşi yeni mahsullerle sönerken mayısta henüz mağazalar açılmamışken giyimde yeni sezonun yüksek zamlarla başlaması enflasyonda beklentilerin aşılmasına neden oldu. Petroldeki yükselişle benzin, LPG ve motorine gelen zamların yanı sıra otobüs seferlerinin de zamlı fiyatla başlaması enflasyonu arttırdı. Mayıs sonunun ve haziran ayı başının olağanüstü hava olayları nedeniyle ürünlere zarar vermesi gelecek aylarda gıda enflasyonunu tehdit ediyor. Normalleşme adımlarıyla talebin artması da enflasyonda artışın işaretini veriyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dün açıkladığı verilere göre gıda enflasyonu mayısta yüzde 0,24 arttı. Bunun manşet enflasyona etkisi 0.06 puanda kaldı. Bu hem enflasyon görünümü hem de vatandaşın mutfak alışverişi için iyi haber. Patates ve soğanın yanı sıra mevsim sebzelerinin tezgâhlara çıkması gıdanın ateşini söndürdü. Ancak mercimek, kuru fasulye, pirinç, tavuk eti, yumurta gibi ürünlerde fiyat artışları devam etti. Gelecek aylarda ise tarım ürünlerinin hava koşulları nedeniyle zarar görmesi gıda enflasyonunun yeniden yükseltebilir. Düşük fiyatlı sigaralara vergi artışıyla zam gelmesi içki ve sigara grubunda yüzde 0,66’lık artış yarattı manşet enflasyona etkisi 0,04 puanla sınırlı oldu.

Maliyet artışı fiyatlara yansıdı

Giyim ve ayakkabı her yeni sezona zamla başlar. Pandemi giyim ve ayakkabı sektöründe mağazaların kapalı olması nedeniyle bir zarar yaratırken döviz kurunda mayıstaki yüksek artış da maliyetleri etkilemişti. Maliyet artışı da firmaların yeni sezonu yüzde 6,85’lik aylık artışla karşılanmasına neden oldu. Böylece giyim ve ayakkabı grubundan manşet enflasyona 0.43 puanlık artış getirdi. Konutta yüzde 0,34’lük artış tüp gaz fiyatlarına gelen zamdan kaynaklandı. Manşet enflasyona bu grup 0.05 puanlık artış getirdi.

Ev eşyası grubunda yine alışverişin yavaş yavaş hareketlenmesinin zam olarak yansıdığını görüyoruz. Bu grupta fiyatlar yüzde 1,15 arttı ve 0.09 puanlık manşet enflasyona katkı yaptı. Artışı dikkat çeken ürünler beyaz eşya ve küçük ev aletleri.

Ulaştırma grubunda ise yüzde 3,30’luk aylık artış yaşandı. Ulaştırma grubu manşet enflasyona 0.48 puanlık yükseliş getirdi. Bu hem kur hareketinden otomobile gelen zamlar hem de nisanda 30 doların altına düşen petrol fiyatlarında mayısta yaşanan artışın benzin, motorin ve LPG’ye zam olarak yansıması etkili oldu. Normalleşme süreciyle birlikte otobüs seferlerinin başlaması da otobüs biletlerine yüzde 11,5 zam olarak yansıdı.

Kolonyada bir ayda yüzde 25 zam

Haberleşme grubunda yüzde 1,47’lik artışın manşet enflasyona etkisi 0.05 puan. Kur artışı cep telefonlarına yüzde 5 fiyat artışı yarattı. Eğlence ve kültür grubunda yüzde 0,72’lik artışla 0,02 puanlık etki var. Bu grupta gümrük vergilerinin artırılmasıyla ithal ürünlerdeki fiyat hareketleri etkili oldu. Oyun konsolunda yüzde 25 zam var, bilgisayar yüzde 3 zamlanmış.

Çeşitli mal ve hizmet grubunda yüzde 1,92 artış yaşandı. Bu grupta dikkat çeken ürün bir ayda yüzde 25 zam yaşanan kolonya. Pandemi döneminde en fazla talebin yaşandığı kolonyada fiyat durdurulamamış. Normalleşmenin ilk adımı olarak devreye giren berberlerde de fiyatlara yüzde 9,78 zam yaptı.

Mayısta üretici enflasyonu (Yİ-ÜFE) da, nisana göre yüzde 1,54, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,53 artış gösterdi.

Haber

TEPAV Perakende güven endeksi mayısta aylık 9,2 puan arttı

TEPAV Perakende güven endeksi Mayıs’ta bir önceki aya göre 9,2 puan artarken, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise 2,1 puan azaldı.

TEPAV’dan yapılan açıklamaya göre, endeks Mayıs’ta -18,6 puan oldu. Açıklamada, “COVID-19’un etkisiyle nisan ayında perakende güven endeksi, Mayıs 2008’ten bu yana en düşük seviyesini görmüştü. Mayıs ayında aktif vaka sayının azalması ve işyerlerinin açılmasıyla perakende güveninde toparlanma belirtileri görülmeye başlandı. TEPE, Mayıs 2020’de bir önceki aya göre 9,2 puan artarken, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise 2,1 puan azaldı. Perakende güveninin geçen aya kıyasla artışında geçtiğimiz 3 ayda işlerin durumu ve gelecek 3 ayda satış beklentisi göstergelerindeki iyileşme etkili oldu. Mayıs ayında yapılan TEPE anketi kapsamında perakendecilerin yüzde 35’i önümüzdeki 3 ayda işlerinde iyileşme beklerken, yüzde 36’sı işlerinde kötüleşme beklediğini belirtti. İşlerinde bir değişiklik beklemeyenlerin oranı ise yüzde 30 oldu. “Elektrikli ev aletleri, radyo ve televizyonlar” sektörü, mayıs ayında perakende güveni en fazla artan sektör oldu.

Perakende güveninde Türkiye, geçen yıla göre AB-27 ve Euro Bölgesi’nden daha iyi performans sergiledi. ” denildi.

Perakende güveni geçen yıla göre azalırken, geçen aya göre arttı

Mayıs ayında -18,6 puan değerini alan TEPE, geçen yılın aynı dönemine göre 2,1 puan azalırken, geçen aya göre 9,2 puan arttı. TEPE değerinin geçen aya göre artışında, geçtiğimiz 3 ayda işlerin durumu ve gelecek 3 ayda satış beklentisi göstergelerindeki iyileşme etkili oldu.

Perakendecilerin satış beklentisi geçen aya kıyasla artarken, geçen yılki seviyesinin altında kaldı

Önümüzdeki 3 aya ilişkin satış beklentilerinin denge değeri Mayıs 2020’de -12,4 puan oldu. Buna göre önümüzdeki 3 aya ilişkin satış beklentileri, bir önceki aya göre 22,0 puan artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre 5,8 puan azaldı.

Mayıs 2020’de TEPE anketi katılımcılarının yüzde 34,9’u önümüzdeki 3 ayda işlerinde iyileşme beklerken, yüzde 35,5’i işlerinde kötüleşme beklediğini belirtti. İşlerinde bir değişiklik beklemeyenlerin oranı ise, yüzde 29,6 oldu.

İşlerin durumu geçen aya kıyasla arttı

İşlerin geçen yılın aynı dönemine göre durumu, Mayıs 2020’de -39,8 puan değerini alarak, Nisan 2020’ye göre 23,7 puan arttı. Mayıs 2019’a göre ise 1,4 puan azaldı. Mayıs 2020’de TEPE anketi katılımcılarının yüzde 16,9’u geçen yılın aynı dönemine göre işlerinde artış olduğunu belirtirken, işlerinde düşüş olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 56,7 olarak belirlendi. Geçen yıla göre işlerinde bir değişiklik olmadığını belirtenlerin oranı ise, yüzde 26,5 oldu.

Perakende güveni en çok “elektrikli ev aletleri, radyo ve televizyonlar” sektöründe arttı

Perakende güvenine alt sektörler itibarıyla bakıldığında Mayıs 2020’de, geçen yılın aynı dönemine göre “elektrikli ev aletleri, radyo ve televizyonlar”, “mobilya, aydınlatma ekipmanı ve ev içi kullanım ürünleri”, “motorlu taşıtlar” ve “birden fazla türde ürün satan bakkal, market ve büyük mağazalar” sektörlerinde artış, “diğer (akaryakıt istasyonu, eczane, parfümeri, nalbur, züccaciye, kırtasiye, vb.)”, “yiyecek, içecek ve tütün ürünleri” ve “tekstil, hazır giyim ve ayakkabı” sektörlerinde azalış görüldü. “Elektrikli ev aletleri, radyo ve televizyonlar”, “mobilya, aydınlatma ekipmanı ve ev içi kullanım ürünleri”, “motorlu taşıtlar” ve “birden fazla türde ürün satan bakkal, market ve büyük mağazalar” sektörleri ortalama değişimin üzerinde değer alırken, “diğer (akaryakıt istasyonu, eczane, parfümeri, nalbur, züccaciye, kırtasiye, vb.)”, “yiyecek, içecek ve tütün ürünleri” ve “tekstil, hazır giyim ve ayakkabı” sektörleri ortalama değişimin altında değer aldı. Perakende güveni en fazla “tekstil, hazır giyim ve ayakkabı” sektöründe azaldı.

Perakendecilerin beklentileri iyileşiyor

TEPE anketine soru bazında bakıldığında Mayıs 2020’de, “geçtiğimiz 3 ayda işlerin durumu” ve “önümüzdeki 3 ayda tedarikçilerden sipariş beklentisi” göstergeleri hem Mayıs 2019’a göre hem de Nisan 2020’ye göre arttı. “Önümüzdeki 3 ayda satış, istihdam ve satış fiyatı beklentisi” ve “işlerin geçen yıla göre durumu” göstergeleri Nisan 2020’ye göre artış, Mayıs 2019’a göre azalış gösterdi. “Gelecek yıl mağaza sayısı beklentisi” göstergesi ise ters seyir izledi.

AB’de perakende güveni geçen yıla göre azalırken ve geçen aya göre sınırlı arttı

AB-27 Perakende Güven Endeksi, Mayıs 2020’de -28,3 puan değerini aldı. AB-27’de perakende güveni bir önceki aya göre 0,9 puan artarken, geçen yılın aynı dönemine göre 28,9 puan azaldı. Türkiye, geçen yılın aynı dönemine kıyasla AB-27 ve Euro Bölgesi’nden daha iyi performans sergiledi.

Perakende güveninde Türkiye, geçen yıla göre değişimde AB-27 ve Euro Bölgesi’nden daha iyi performans sergiledi.

AB-27 ülkeleri ve Türkiye’nin Perakende Güven Endeksi değerlerine bakıldığında mayıs ayında geçen yıla göre artış gösteren ülke olmadı. Perakende güveni geçen yıla göre en az azalan ülke Türkiye oldu.

Türkiye’yi Çek Cumhuriyeti ve Finlandiya takip etti. Endeks değeri geçen yıla göre en fazla düşen ülkeler ise sırasıyla İngiltere, Estonya ve Hırvatistan oldu. Bir önceki aya göre en fazla artış Finlandiya’da yaşandı. Perakende Güven Endeksinde, Mayıs 2019’a göre azalış Euro Bölgesi’nde 28,8 AB-27’de 28,9 oldu. Nisan 2020’ye göre değişim incelendiğinde ise Türkiye’nin, AB-27 ve Euro Bölgesi’nden daha iyi performans sergilediği görüldü.

Konya’da perakende güveni Türkiye genelinden daha iyi performans sergiledi

TEPAV ve Konya Ticaret Odası (KTO) işbirliğinde gerçekleştirilen Konya Perakende Güven Endeksi (KOPE) kapsamında, Şubat 2012’den bu yana Konya’da faaliyet gösteren 300 perakendeci ile her ay yüz yüze anketler yapılıyor.

Mayıs ayında TEPE, -18,6 puan değerini alırken KOPE -10,0 puan değerini aldı. KOPE, geçen yılın aynı dönemine göre 4,2 puan artarken, TEPE 2,1 puan azaldı. KOPE değeri bir önceki aya göre ise 17,1 puan arttı. Konya perakendesi, mayıs ayında Türkiye genelinden ve AB-27’den daha iyi performans sergiledi.

Haber

Kamu katılım finans kuruluşlarından yeni finansman paketi

Kamu katılım finans kuruluşları 4 yeni finansman paketini hayata geçiriyor.

Birinci el/sıfır konutlar için azami 12 ay ödemesiz dönemli, 15 yıla kadar vade ve aylık yüzde 0,64 finansman oranıyla finansman imkanı sunulacak.

İkinci el konutlar için azami 12 ay ödemesiz dönemli, azami 15 yıl vade ve aylık yüzde 0,74 finansman oranıyla finansman imkanı sunulacak.

Kamu katılım finans kuruluşlarınca, “Yerli Üretime Özel Taşıt Finansmanı” kapsamında, yerli üretim yapan anlaşmalı firmalardan sıfır kilometre binek araç (motosiklet dahil) veya ticari araç satın alacaklara aylık yüzde 0,49-0,69 finansman oranıyla taşıt finansmanı imkanı sunulacak.

İkinci el binek araç (motosiklet dahil) veya ticari araç satın alacak bireysel/kurumsal müşterilere yüzde 0,82 finansman oranıyla taşıt finansmanı imkanı sunulacak. Azami 6 ay ödemesiz toplam azami 60 ay vadeli 2. el binek otomobil ve ticari taşıt finansmanlarında azami limit 150 bin TL olacak.

Yerli üretim yapan mobilya, elektronik, beyaz eşya, ev boya-seramik-kapı ve pencere sistemleri, ev tekstil, çeyiz ve bisiklet sektörü firmalarıyla anlaşmalar yapılacak ve 6 ay ödemesiz azami 60 ay vade, aylık yüzde 0,55 finansman oranıyla asgari 3 bin TL, azami 30 bin TL finansman imkanı sunulacak.

Kamu katılım finans kuruluşlarıyla anlaşma yapacak seyahat acentelerine tatil paketi satın almak için başvuran müşterilere 10 bin liraya kadar 6 ay ödemesiz, 36 ay vadeyle finansman imkanı sunulacak.