Haber

Konut başına yabancı cirosu yerliden 4 kat fazla

Gayrimenkul Yurtdışı Tanıtım Derneği (GİGDER) Başkanı Faruk Akbal, yaptığı yazılı açıklamada, HSBC & Savills ortak araştırmasına göre, yurt dışı gayrimenkul yatırımcılarının talebiyle oluşan emlak pazarında yıllık cironun 2019 itibarıyla 250 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğinin bilgisini verdi.

Bu rakamın 78 milyar dolarının tek başına ABD’de gerçekleştiğini dile getiren Akbal, söz konusu pazardan Avrupa’nın 80 milyar dolar aldığını aktardı.

Yabancıya gayrimenkul satışında Avrupa’da Türkiye’nin rakiplerinin İspanya ve Portekiz olduğunu anlatan Akbal, bu iki ülkede bir gayrimenkul için yerlilerin 300 bin avro, yabancıların ise 420 bin avro ödediğini anlattı.

“Yabancılar nispeten daha değerli konutlara yatırım yapıyor”

Akbal, Avrupa’dan ev alan yabancının, yerliye göre en fazla 1,5 kat ödediğini belirterek, şu bilgileri verdi:

“Türkiye’de konut satın alan bir yerli yatırımcı ise ortalama 220 bin TL ödüyor. Yabancılar ise büyük şehirlerde nispeten daha değerli konutlara yatırım yapıyor. Yabancıların bir eve ortalama 875 bin TL ödediklerini düşündüğümüzde, konut başına ciroda yabancı ve yerli arasında yaklaşık dört katlık bir fark var olduğunu görüyoruz. Türkiye’den ev alan milletlerde yaşanacak çeşitlilikle bu fark daha da açılabilir.”

Akbal, Portekiz’de her 5 evden birisinin yabancıya satıldığını, en çok konutu Fransa, İngiltere, Çin, ABD ve Brezilya vatandaşlarının aldığını kaydederek, “Türkiye’de ise 25 evden sadece birisini yabancı alıyor. Hem de 6,5 milyar dolar gelirle rekor kırmamıza rağmen. Ülke potansiyelimizin 20 milyar olduğunu düşünüyorum.” açıklamasında bulundu.

“9 bin 11 yabancı vatandaşlık aldı”

GİGDER Başkanı Akbal, Türkiye’nin başlattığı 250 bin dolarlık gayrimenkul yatırımına vatandaşlık teşvikinin de ilgi gördüğüne değinerek, “Düzenlemeyle 26 Temmuz 2016’dan bu yana gayrimenkul alan yabancılara şartları sağladıkları takdirde vatandaşlık hakkı tanınıyor. Temmuz 2016’dan bu yana 9 bin 11 yabancı, 3 milyar 261 milyon dolar yatırımla vatandaşlığa hak kazandı.” ifadelerini kullandı.

Konut sektöründe başlatılan kampanyaların mevcut stokların erimesini sağlayacağını dile getiren Akbal, “Yeni üretimdeki gerileme nedeniyle yabancılar için alternatifler azalmıştı. Kampanyalar sayesinde stokları tükenmesi ve yeni projelere başlanması yabancılara satışı artıracaktır.” açıklamasında bulundu.

Kaynak: AA

Haber

Türkiye’nin en değerli markaları açıklandı

Brand Finance, 2020 yılına ilişkin “Türkiye’nin En Değerli Markaları-Turkey 100” çalışmasını tamamladı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, listede ilk sırayı 1 milyar 975 milyon dolarlık marka değeriyle THY alırken, bu şirketi 1 milyar 616 milyon dolarlık marka değeriyle Ziraat Bankası takip etti.

Listede üçüncü sırayı 1 milyar 538 milyon dolarlık marka değeriyle Garanti Bankası alırken, Turkcell 1 milyar 361 milyon dolarla 5’inci sıradan 4’üncü sıraya, Arçelik ise 1 milyar 273 milyon dolarla 8’inci sıradan 5’inci sıraya yükseldi. 

Marka değeri 1 milyar 87 milyon dolar olarak belirlenen Türk Telekom ise geçen yıla göre 2 sıra gerileyerek 6’ncı sıraya yerleşti. Bu kurumu 998 milyon dolarla Akbank, 951 milyon dolarla iki sıra gerileyen İş Bankası, 876 milyon dolarla Yapı Kredi, 875 milyon dolarla Ford Otosan izledi. 

En değerli 100 marka arasına 8 yeni marka girdi

Listeye bu yıl muhtelif iş kollarından 8 yeni marka dahil oldu. Bu markalar, LC Waikiki, Koç Sistem, Kordsa, Odeabank, Aytemiz, Mars Lojistik, Ege Profil ve Nobel İlaç olarak yer aldı.  

Toplam marka değeri içinde sanayi sektörü markalarının payı yüzde 30, hizmet sektörü markalarının payı ise yüzde 70 oldu. 

İlk 100’de yer alan markaların değerlerinde en yüksek artış yüzde 140 ile Otokar’da gerçekleşti. Artışta Otokar’ı yüzde 112 ile Desa, yüzde 100 ile Avivasa Emeklilik takip etti.

Söz konusu dönemde marka değerinde en yüksek düşüş ise yüzde 42 ile Beşiktaş’ta oldu. Bu markayı yüzde 34,8 düşüşle Koçtaş, yüzde 32,2 ile Emlak konut izledi.

Dünyanın en değerli 50 futbol kulübü listesine Türk kulüplerinden hiçbiri giremedi. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın marka değerinde düşüşler görüldü. 

Türkiye’nin 100 markasının toplam değeri 24,6 milyar dolar

BrandFinance Türkiye Direktörü Muhterem İlgüner, AA muhabirine, Türkiye’nin en değerli 100 markasına ilişkin değerlendirmede bulundu. 

İlgüner, “Türkiye’nin en değerli 100 markasının toplam değeri bu yıl geçen yıla göre göre yüzde 24 artarak 24,6 milyar dolara ulaştı.” dedi.

Türk şirketleri küresel oyuncular haline geldikçe hasılatlarının büyük bölümünü yaygın küresel para birimleriyle gerçekleştireceklerini belirten İlgüner, “Böylece kur riskinden daha az etkilenecekler ve marka değerlerini koruyacaklardır. Bunun için, Türk şirketlerinin ‘dünya markası’ olma hedefinden şaşmamaları ve her zaman markalarını küresel ölçekte değerli hale getirmek için çaba harcamaları gerekecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Brand Finance’ın araştırmasına göre, Türkiye’nin en değerli ilk 20 markası, 2019 ve 2020 marka değerleri (milyon dolar) ve değişim oranları şöyle:

2020
 Sıra
2019
Sıra
MARKA

 2020
Marka Değeri 

2019
Marka Değeri
Marka
 Değeri Değişim
1 1 Türk Hava Yolları         1.975  1.735 13,8%
2 2 Ziraat Bankası         1.616  1.637 -1,3%
3 3 Garanti BBVA         1.538  1.344 14,4%
4 5 Turkcell         1.361  1.182 15,2%
5 8 Arçelik         1.273  837 52,0%
6 4 Türk Telekom         1.087  1.185 -8,2%
7 7 Akbank            998  934 6,8%
8 6 İş Bankası            951  1.135 -16,2%
9 9 Yapı Kredi            876  647 35,3%
10 10 Ford Otosan            875  458 91,2%
11 Yeni LC Waikiki            760 
12 11 Bsh            603  441 36,7%
13 18 Bim             595  308 93,3%
14 16 Opet            570  364 56,6%
15 13 Ülker            539  409 31,9%
16 20 Vestel            493  265 86,0%
17 14 Vakıfbank            458  396 15,5%
18 17 Anadolu Efes            424  314 34,9%
19 12 Halkbank            408  428 -4,7%
20 15 Denizbank            395  371 6,5%
Haber

İstanbul için dijital turizm hamlesi

Dünyaca ünlü seyahat platformu TripAdvisor, İstanbul sayfalarının yönetimini, İstanbul Ticaret Odası’nın başkanlığını yürüttüğü İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) devraldı.

ICVB ve TripAdvisor arasındaki iş birliği anlaşmasının imza töreni, İTO ve ICVB Başkanı Şekib Avdagiç ile TripAdvisor Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Yöneticisi Chad Shiver’ın ev sahipliğinde İTO Merkez Bina’da gerçekleştirildi.

Anlaşmaya göre, her ay 490 milyon kullanıcının turistik destinasyonlar, otel, restoran, müze ve ören yerleri, turlar ve havayolu şirketleri ile ilgili yorumlarını paylaştığı ve puanladığını TripAdvisor’ın İstanbul resmi şehir tanıtım sayfalarını, bir yıl boyunca İTO’nun başkanlığını yürüttüğü ICVB yönetecek. Sayfaların yönetimi, ICVB’nin önemli projelerinden biri olan One İstanbul markası üzerinden gerçekleştirilecek.

Avdagiç, buradaki konuşmasında, Tripadvisor’da bulunan İstanbul tanıtım sayfalarını devralan ICVB’nin İstanbul’u dünyaya tanıtmak adına şehirde bulunan oteller, restoranlar, mekanlar, çeşitli bölge ve temalar üzerinden seçim yapılabilir listeler oluşturacağını söyledi. 

TripAdvisor puanlamasında 1 yıldızlık artışın işletmeler için ortalama yüzde 5-9 ilave gelir getirdiğini belirten Avdagiç, “İstanbul’un turizm gelirlerine, ziyaretçi sayısına büyük ivme kazandıracak dijital turizm hamlesi başlatıyoruz. TripAdvisor’da İstanbul’da bulunan oteller, restoranlar, müze ve ören yerleri, çeşitli bölge ve temalar üzerinden kürasyonunu bizzat yürüteceğimiz ‘İstanbul’un En İyileri’ listeleri oluşturacağız. Bu yıl, tarihinde ilk kez ziyaretçi sayısı, nüfus sayısını geçecek İstanbul’u yeni ve büyük hedeflere hazırlıyoruz.

İstanbul’un marka ve ürünlerini sosyal medya entegrasyonu ile en iyi şekilde tanıtarak, şehrimizin enerjisini dünyaya daha güçlü şekilde yayacağız. Ziyaretçi etkileşim ve kullanım dataları ile zenginleşen derinlikli raporlama imkanının elde edilmesi ve detaylı bir İstanbul ziyaretçi grafiğinin oluşturulmasını da sağlayacağız ve bu verilerden oluşan bilgiyi İstanbul’un tüm paydaşları ile dönem dönem paylaşacağız.” diye konuştu.

Avdagiç, İstanbul’un “büyük veri” kabiliyetleri ile hedef bölge ve segmentlere, yerel dillerinde özel reklam verme imkanı da sağlayan TripAdvisor aracılığıyla, dünyanın dört bir yanına dijital dünyadan sesini duyuracağını belirterek, siteyi İstanbul seyahati rezervasyonu yapmaya motive eden iletişim kanalı olarak kullanacaklarını kaydetti.

“Milyonlarca turist İstanbul hakkında en doğru bilgiye ulaşacak”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, şunları kaydetti:

“İstanbul’a olan ilgiyi ciddi oranda artıracak tanıtım sayfaları aracılığıyla, İstanbul’un sahip olduğu değer ve güzellikler, milyonlarca TripAdvisor kullanıcısının karşısına en doğru bilgilerle çıkacak ve şehrin tanıtımı güvenilir içeriklerle yapılacak. ICVB olarak, önümüzdeki yıllarda, İstanbul’un TripAdvisor listelerinde de ‘Dünyanın 1 Numaralı Destinasyonu’ unvanını kazanmasını ve bu unvanın kalıcı olmasını hedefliyoruz. İstanbul’u uluslararası alanda etkili bir şekilde temsil ederek, dijital dünyada ve kongre turizminde önemli bir çıkış yakalamak istiyoruz.”

“İstanbul dünyanın en iyi 8’inci destinasyonu oldu”

TripAdvisor Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Yöneticisi Chad Shiver da turistlerin yüzde 92’sinin, diğer turistlerin TripAdvisor gibi seyahat platformlarında ve sosyal medya hesaplarında paylaştığı yorum ve tavsiyelerine, destinasyon reklamlarından daha fazla güvendiklerini söyledi.

Son iki yılda TripAdvisor üzerinden Türkiye’yi inceleyen seyahatçi sayısının yüzde 158 artış gösterdiğini kaydeden Shiver, “Bu da Türkiye’ye olan ilginin canlandığını bizlere gösteriyor. Seyahatçilerin Türkiye’ye olan ilgisi şu an tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Bu büyümenin çok büyük bir kısmı İstanbul’un misafirperverliğinden, kültürel ve tarihi zenginliğinden ve gastronomi alanındaki çeşitliliğinden kaynaklanıyor.

2018 yılında kullanıcılarımız tarafından seçilen en sevilen destinasyonların arasında İstanbul da yer aldı. İstanbul, Travelers’ Choice Destinasyon Ödüllerimiz kapsamında, dünyanın en iyi 8’inci destinasyonu oldu. Travelers’ Choice Ödülü, TripAdvisor tarafından seyahat sektörünün en iyilerine, hizmet, kalite ve müşteri memnuniyeti noktalarına odaklanarak verilen en önemli ödüldür.” şeklinde konuştu.

Shiver, TripAdvisor olarak, İTO ve  ICVB ile birlikte çalışacak olmaktan dolayı çok heyecanlı olduklarını bildirerek, “İstanbul’u aylık 490 milyondan fazla tekil ziyaretçi kitlemize tanıtacağız. TripAdvisor’da, ICVB’nin güvenilir içeriklerine seyahatçilerimiz tarafından oluşturulan kullanıcı bazlı içeriklerin tamamlayıcısı olarak yer vermek herkes için çok büyük bir kazanç olacak. Ek olarak İstanbul’a özel oluşturulan hizmet kampanyaları stratejisi kapsamında, şehrin en büyük rakiplerini araştıran kullanıcıların aklına İstanbul’u sokarak yepyeni bir potansiyel seyahatçi kitlesi oluşturacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul’un otel, restoran ve seyahat puanlarının web sitesinde puanlarının çok iyi olduğunu belirten Shiver, “İstanbul; Barcelona, Roma ve Paris’ten daha yüksek puanlara sahip. İstanbul 2019’da harika bir merkez olarak ortaya çıkıyor. Bu yıl İstanbul ziyaret edilecek en iyi destinasyonlar arasında dünyada 8, Avrupa’da 6. sırada yer alıyor.” dedi. 

Shiver, ICVB’nin gelecek yıl bir numaralı destinasyon olmayı hedeflediğini belirterek, bunu başarmasını kendilerinin de arzu ettiğini ifade etti.

İstanbul içeriğine aramalarda çok büyük bir ilgi artışı olduğunu kaydeden Shiver, İstanbul içeriğini en çok arayan ülkelerin İngiltere, ABD, Almanya, Rusya ve Fransa şeklinde sıralandığını bildirdi.

“Öncelikli konu, İstanbul’un nitelikli turist sayısına katkı”

Toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Avdagiç, bir yıllık bir anlaşma imzaladıklarını belirterek, bu süreyi en verimli kullanmayı amaçladıklarını ve niyetlerinin söz konusu anlaşmayı gelecekte uzun vadeli olarak sürdürmek olduğunu ifade etti.Avdagiç, İstanbul’da turist profilinde değişim yaşadıklarını dikkati çekerek, “Öncelikli konumuz, İstanbul’un nitelikli turist sayısına nasıl katkı sağlayacağımız olacak.” dedi.

Anlaşma ile İstanbul’u daha çok öne çıkaran bir kurgu içinde olacaklarının altını çizen Avdagiç, doğrudan otel ve restoranlara müdahil olmayacaklarını söyledi. Avdagiç, çalışmalarında “One İstanbul” markasını kullanacaklarını anımsatarak, İstanbul’un turist profilinde gerçekleşen değişimi avantaja çevirmeye çalışacaklarını vurguladı.

Anlaşmanın İstanbul’a kazandıracakları

Edinilen bilgiye göre, ICVB, İstanbul sayfasının yönetimini devralarak şehrin ana sayfasında yer alan bilgi ve görselleri düzenlemenin yanı sıra birtakım özel haklara da sahip olacak.

Her ay 490 milyon kullanıcının kullandığı TripAdvisor’da, İstanbul’a olan ilginin ve ziyaretçi trafiğinin artırılması hedefleniyor. Projeyle, İstanbul’un sahip olduğu değerler, milyonlarca TripAdvisor kullanıcısının karşısına en doğru bilgilerle çıkacak. Şehrin tanıtımı güvenilir içeriklerle İTO/ICVB tarafından yapılacak. 

İstanbul’un TripAdvisor listelerinde “Dünyanın 1 Numaralı Destinasyonu” unvanını kazanmasında ve bu unvanının kalıcı olmasında önemli bir eşik aşılmış olacak. Hedef bölge ve segmentlere, yerel dillerinde özel reklam verme imkanı da sağlandığı için, gerçek anlamda dünyanın dört bir yanına dijital dünyadan İstanbul’un sesi duyurulabilecek.

Dijital mecranın imkanlarıyla “akıllı hedefleme” imkanlarına kavuşulacak. Örneğin İstanbul’a rakip destinasyonların sayfalarını ziyaret eden ve o destinasyonlara seyahat etmeyi planlayan TripAdvisor kullanıcıları tespit edilebilecek. Bu kişilere ilgi alanlarına göre İstanbul’un zenginlikleri hakkında duyuru yapıp onlar da şehre çekilebilecek.

TripAdvisor’da gerçekleşen etkileşim ve data kullanımı, İstanbul ziyaretçileri için derinlikli ve güvenilir raporlama imkanı verecek. İstanbul’da gerçekleştirilecek olan her çeşit etkinliğin duyurusunun uluslararası alanda daha etkin bir şekilde yapılması fırsatına sahip olunacak. 

Seyahate çıkanları, İstanbul rezervasyonuna motive eden bir iletişim kanalı ortaya çıkmış olacak.

TripAdvisor hakkında

Seyahat web sitesi TripAdvisor, her ay 490 milyon gezgine hizmet veriyor. Dünyanın dört bir yanındaki gezginler, TripAdvisor sitesini ve uygulamasını kullanarak 8,3 milyon konaklama yeri, restoran, deneyim, hava yolu şirketi ve gemi seyahati hakkında 760 milyonu aşkın yoruma ve görüşe göz atabiliyor.

Gezginler, ister planlama aşamasında olsunlar ister seyahatte; otel, uçak bileti ve gemi seyahatinde düşük fiyatları karşılaştırmak, popüler gezilecek yer ve turlarda rezervasyon yaptırmak ve restoranlarda masa ayırtmak için siteyi ziyaret ediyor. TripAdvisor, 49 pazarda ve 28 dilde hizmet veriyor.

Kaynak: AA

Haber

Pekcan: İş dünyasına destek vermeye kararlıyız

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Paraguay İş Forumu’nda yaptığı konuşmada, coğrafi olarak birbirine çok uzak ülkeler gibi görünse de iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin gelişmeye açık, büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.

Paraguaylı mevkidaşı ile ortak hedeflere sahip olduklarını ve ilişkilere aynı perspektiften baktıklarını aktaran Pekcan, iki bakanın da iş birliğinden doğacak fırsatları gördüğünü ve bu konuda çalışmaya karar verdiklerini ifade etti.

İki ülke arasında dostluğun karşılıklı ekonomik ve ticari ilişkileri de yansıtılarak arttırılması gerektiğini belirten Pekcan, şunları kaydetti:

“Gerçekten bugünkü ticaret hacmimiz, iki ülkenin potansiyelini kesinlikle yansıtmıyor. Bu ticaretin yüzde 80’ini de demir, çelik ve soya oluşturuyor. Sayın mevkidaşım, sunumlarında, potansiyel sektörlerden bahsetti. Ben de toplantı öncesi, bizim yaptığımız bir çalışmayı, Paraguay’ın dışarıdan neler ithal ettiğini ve bizim o ürünlerde, hangi ürünlerde ne kadar ihracatçı olduğumuzla ilgili kendilerine bir dosya olarak sundum. Eminim, o dosya üzerinde kendileri çalışacaklar ve biz de Sayın Bakan’ın sunumlarıyla ilgili çalışacağız ve iş dünyamızla beraber ürünlerimizin, ticaretimizin çeşitlendirilmesi ve derinleştirilmesi üzerine ortak çalışmalar yapacağız. Bu iş forumu, bizim beraber atacağımız adımların ilki ama bundan sonrası iş dünyamıza düşüyor. Biz iki devlet olarak iş dünyasına destek vermeye kararlıyız.”

“Kültürel birlikteliklerimizi ticari alana da yansıtacağımızdan hiç şüphem yok”

Ruhsar Pekcan, Türkiye’nin Latin Amerika’ya bakış açısına değinirken, “Bir parçası olduğumuz Avrupa coğrafyasının, kültürünü paylaştığımız Orta Asya, Balkanlar ve Kafkasya’nın ve yanı başımızdaki Ortadoğu’nun en dinamik ülkesiyiz ve bu dinamizmimizi de bütün küresel pazarlarda daha fazla yer alarak gösterme arzusundayız. Paraguay da Latin Amerika’nın merkezinde. Bizim hedef pazarlarımızın tam da ortasında yer alıyor. Benzer kültürlerimiz de var. Bu açıdan coğrafi olarak uzak olmakla beraber bu kültürel benzerliğimiz de bizi birbirimize yakınlaştırıyor aslında. Bunu Türk dizilerinin Latin Amerika’da çok fazla seyredilmesinden de görebiliyoruz. Kültürel birlikteliklerimizi ticari alana da yansıtacağımızdan hiç şüphem yok.” ifadelerini kullandı.

Pekcan, Türkiye’nin Güney Amerika’nın hemen hemen tamamında büyükelçiliği ve 8 ülkede ticaret müşavirlikleri bulunduğunu, aynı zamanda Türkiye’nin, Latin Amerika’da birçok ülkede ekonomik iş birliği ve serbest ticaret anlaşmasına sahip olduğunu aktardı.

Türk müteahhitlerin dünya genelinde kalitesi ve zamanında teslimatıyla öne çıktığını vurgulayan Pekcan, “Latin Amerika’da şimdiye kadar sadece 25 proje üstlenmişiz. Bunun da değeri 975 milyon dolar. Paraguay’da henüz böyle bir tecrübemiz yok. İnşallah Paraguay’ın da bu bahsedilen projelerinin içinde, Türk firmaları da Paraguaylı firmalarla beraber yer alabilirler, hatta 3’üncü ülkelerde diğer Latin Amerikalı ülkelerle birlikte iş yapabilirler.” diye konuştu.

“İş dünyasından talebimiz, ürün yelpazesini çeşitlendirme ve derinleştirmenizdir”

Ticaret Bakanı Pekcan, Türkiye ile Paraguay arasındaki mevcut ticaret hacminin iki ülkenin potansiyelini yansıtmadığını belirterek, “Biz bu rakamların yukarı çıkması için her türlü desteğe hazırız ve potansiyel ürünler üzerinde de sizlerle beraber çalışacağız. Ticaretimizin her iki ülkenin de menfaatine, istikrarlı, sürdürülebilir ve dengeli bir ticaret hacmine kavuşmasını istiyoruz. Siz iş dünyasından talebimiz, karşılıklı ticarette ürün yelpazesini çeşitlendirme ve derinleştirmenizdir.” dedi.

Küresel ekonomideki gelişmelere de değinen Pekcan, “Bugün küresel ekonominin büyümesinde bir yavaşlama söz konusu. Burada dünyada korumacılık önlemlerinin hızla arttığı bir dönemden geçiyoruz. Aynı zamanda Dünya Ticaret Örgütü’nün etkisinin de hızla yavaşlamakta olduğunu görüyoruz. Ama bunlar yeni imkanlar doğuruyor. Biz de bu imkanları kaçırmayacağız.” şeklinde konuştu.

Kaynak: AA

Haber

Faiz indirimi konut sektöründe ipotekli satışları artıracak

Hafele Türkiye ve Bölgesi İcra Kurulu Başkanı Hilmi Uytun, gayrimenkulün Türkiye’de “pek keyifsiz” bir yerden geçmesine karşın sektörde halen talebin olduğunu söyledi.

“Bizim beğenmediğimiz talep, Avrupa’da hayal bile edilemeyen bir talep” ifadesini kullanan Uytun, Türkiye’de ilk yarıda 500 bine yakın konut satıldığını, bunun Almanya ve İtalya gibi önde gelen ekonomilerde yıllık rakam bile olmadığını kaydetti. Uytun, Türkiye’nin, yıllık konut satışında Avrupa lideri olduğunu ve ikinci sırada olan İngiltere ile arasında 300 binin üzerinde fark bulunduğunu aktardı.

Uytun, Hafele Türkiye’nin 15 yıldır İstanbul ve Anadolu’nun her köşesinde hizmet verdiğini ifade ederek, başta konut, ticari gayrimenkuller olmak üzere bilinen 5 yıldızlı otel ve hastanelerden çoğunun tedarikçisi olduklarını bildirdi.

Mobilya, mutfak, kapı, banyo mobilyası ve gardırop gibi ürünlerin arkasındaki tedarikçi olduklarını aktaran Uytun, bağlantı elemanlarından bataryalara, kapı kolundan kilit ve menteşesine, bir öğrenci yurdunun veya otelin elektronik kilidinden mini barına kadar çok geniş bir ürün yelpazesiyle hizmet verdiklerini anlattı.

Uytun, gayrimenkul sektöründe yaşanan talep düşüşü ile ilgili olarak şunları kaydetti:

“Daha önce konuta çok yüksek bir arz vardı. Konut, bir yatırım aracı olarak kullanılıyordu. Şimdi ise daha çok oturum amaçlı talep söz konusu. Türkiye’de her yıl 600 bin civarında çift evleniyor, yaklaşık 150 bin civarında çift boşanıyor. Ortalama hanehalkı büyüklüğü önceden 5 kişi iken, halihazırda 3,8’e gerilemiş durumda. Yine Türkiye’de kentleşme oranı yüzde 78 ve buna bağlı nüfus 60 milyon civarında. 2023 yılına kadar kente göçün devam edeceği ve kentleşme oranının yüzde 84’lerin üzerine çıkacağı öngörülüyor. Dolayısıyla Türkiye’de konuta olan talep organik ve devam edecektir. Nitekim ülkemizde ev sahipliği oranı yüzde 60 seviyesinde. Gidecek çok yol var.”

Yabancıların konut talebi

Hilmi Uytun, yurt dışında yaşayanların ve yabancıların da konut talebinin hızla arttığına işaret ederek, “Dolayısıyla Türkiye’de önümüzdeki 10-20 yıllık perspektifte konut sektörü daha da gelişecek. Bu arada temel işi müteahhitlik olmayanlar bu işten çıkmaya başladı, asıl iş odağı bu olan müteahhitlerle bu pazar devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Büyük bir ürün tanıtım kataloğu bastıklarını belirten Uytun, şöyle devam etti:

“Dijital platformda katalog çalışmalarımızı devam ettiriyorduk. Müşteriler çok ısrar edince basılı katalog çalışmalarımıza tekrar başladık. 2 bin 100 sayfalık kataloğumuzu çıkardık. Şu anda dağıtıyoruz. İkinci yarıda o kataloğun da vereceği ivme ile çok daha hızlı bir büyümeyi öngörüyoruz. İlk 6 ayda bütçeyi tutturduk. Sektörün konut tarafında geri geldiği bir dünyada, bizim katma değer yarattığımız Hafele Concept Project ile teker teker ürün satmanın yanında evin içindeki ürünleri konseptleştirip bir araya getirdik. Bu çok rağbet gördü. Onunla ilgili daha da büyüme öngörüyoruz.”

“3 aylık perspektifte bir canlanma bekliyorum”

Hafele Türkiye ve Bölgesi İcra Kurulu Başkanı Uytun, Merkez Bankası’nın, faizleri 425 baz puan indirerek enflasyon ile aradaki makası daraltmada önemli ve kuvvetli bir adım attığını, faiz indiriminin, tüm piyasalara olduğu gibi konut piyasasına da olumlu yansıyacağını ifade ederek, “Faizlerdeki düşüş artıkça talep daha da canlanacak ve konut piyasasında bir anda değil ama 3 aylık perspektifte bir canlanma bekliyorum. Faiz indirimi, konut sektöründe ipotekli satışların artması yönünde çok önemli olacak.” dedi.

Ailede evi kadının seçtiğini belirten Uytun, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kadın, doğal olarak semt ve mahalleye göre karar veriyor. Evin, ailenin bütçesine göre karar veriyor. Sonrasında da evin şıklığına, kullanışlı olup olmamasına, işlevselliğine bakıyor. Hafele Concept olarak yaptığımız projelerde mutfak, banyo, giyinme alanı ve vestiyerler kadının hayal etmediği kadar işlevsel… Renk uyumu ve stil bütünlüğü bizim çok dikkat ettiğimiz bir şey. Kapının kolu, kilidi ve menteşesi siyahsa o zaman mutfağın bataryası, kiler sistemleri, çekmeceleri ve örneğin çöp kutusunu da siyah yaptığınızda tüm dairenin tasarımı daha bütünleşik ve şık oluyor. Yeni kataloğumuzda 11 renkte ürün aileleri oluşturduk. Bunun yanında kadın hamile olabilir, yaşlı olabilir, kilolu olabilir. Tüm ev Hafele Concept mantığında tasarlandığında depolama alanları elinizin altına kayarak gelebiliyor. Örneğin, zeytinyağı ya da tepsilere diz üstüne çökmeden ya da eğilmeden ulaşabiliyorsunuz.”

“Konutta ve gayrimenkulde en büyük avantaj hızlı satmak”

Hilmi Uytun, müteahhitlere konutu daha kolay ve hızlı nasıl satacağını gösterir olduklarını belirterek, Hafele Concept olan projenin kadının tercihini değiştirdiğini söyledi.

Geniş ürün çeşidi sayesinde evlerde bütçeye uygun konseptler yaratabildiklerini ve iş birliği yaptıkları müteahhitlerin konut projelerinin, kullanıcıların tüm ihtiyaçlarını karşıladığı için daha hızlı satıldığını aktaran Uytun, konut ve gayrimenkulde en büyük avantajın hızlı satmak olduğuna işaret etti.

Uytun, “Faizler çok yüksek olduğu için 5-10 ay geç sattığınızda yüzde 20 faizle karşılaşıyorsunuz. 500 bin liralık bir dairede 150 bin liralık faiz ödüyorsunuz. Dolayısıyla en kıymetli olan şey evin hızlı satılması. Şu andaki gerçeklikte Hafele Concept, evin hızlı satılmasını sağlıyor.” diye konuştu.

Bu yıl içerisinde dijital bir ürün seçim platformu da oluşturacaklarını aktaran Uytun, şunları kaydetti:

“Orada stok adedinden, fiyatından, faydasından, teknik özelliklerinden ürünleri filtreleyebileceksiniz. Çok da kolay ürün seçebileceksiniz. Bununla ilgili bilgi işlem yatırımlarımız devam ediyor ve bayram ertesi yeni versiyonunu hizmete alacağız. O da bizim mimar dostlarımızın çok yardımcısı… Ürünlere çok kolay ulaşabiliyorlar. Çok kullanıcı dostu, arayüzü çok özendiğimiz bir yazılım olacak.”

Kaynak: AA

Haber

Kılıçdaroğlu “teşekkür ziyaretleri”ne başlıyor

Türkiye genelinde 11’i büyükşehir, 10’u il olmak üzere toplam 252 belediye kazanan CHP, hafta sonu Afyonkarahisar’da belediye başkanlarının katılımıyla düzenlenen çalıştayda gelecek dönemde izleyeceği yol haritasını belirledi.

Çalıştayda, belediye başkanlarıyla bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’li belediyeler için belirlediği 7 ilkeyi açıkladı.

İnanç, kimlik ve yaşam tarzı üzerinden siyaset yapılmaması, kadınlara, engellilere ve yoksul kesime özen gösterilmesi, harcama ve yatırımlarda şeffaf olunması, liyakat ve adaletten ödün verilmemesi vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarından, vatandaşlarla iç içe olup çok çalışmalarını istedi.

Bu süreçte kendi temposunu da artıran Kılıçdaroğlu, yerel seçimler kapsamında Anadolu’daki “teşekkür” ziyaretlerine başlıyor.

Daha önce Ankara ve İstanbul büyükşehir belediyelerini ziyaret edip Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’na tebriklerini ileten Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başarılı olduğu yerler başta olmak üzere bazı il ve ilçelere yapacağı ziyaret programı netleşiyor.

Bu kapsamda, Kılıçdaroğlu ilk ziyaretlerini, CHP’nin yerel seçimlerde başarı elde ettiği Artvin ve Ardahan’a yapmaya hazırlanıyor.

2-3 Ağustos’ta yapılacak ziyaretlerde Artvin’de Belediye Başkanı Demirhan Elçin, Ardahan’da Faruk Demir ile bir araya gelecek Kılıçdaroğlu, başkanları tebrik edip, vatandaşlarla buluşacak.

Ardahan’da festival

Kılıçdaroğlu’nun, Ardahan Belediyesinin ev sahipliğinde bu yıl 18’incisi düzenlenen Ulusal Kültür ve Bal Festivali’ne de katılması bekleniyor.

Bal stantlarının açılışı ve halk oyunları gösterisiyle başlayacak festivalde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bir konuşma yapabileceği belirtiliyor.

Kılıçdaroğlu’nun ağustos ayı içerisindeki ziyaretlerinin planlamasının sürdüğü kaydedildi.

Kaynak: AA

Haber

“Moğolistan ile FETÖ konusunda fikir birliği içindeyiz”

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Moğolistan’daki temasları kapsamında, Moğolistan Büyük Kurul (Parlamento) Başkanı Gomboja Zandanshatar ile bir araya geldi.

Şentop, heyetler arası görüşmede yaptığı konuşmada, Moğolistan Parlamentosunun adındaki “khural” kelimesinin, ortak tarihin ve kültürel birikimin güzel bir göstergesi olduğunu belirterek, Türkiye’de de bunun “kurul” olarak kullanıldığını aktardı.

“Tarihte bilinen en eski Türk yazıtı olan Orhun Abideleri’ne ev sahipliği yapan Moğolistan, ata yurdumuzdur.” diyen Şentop, “Bu nedenle Moğolistan’ın milletimizin gönlünde müstesna bir yeri vardır. Başkentlerimiz Ankara ile Ulanbator’un kardeş şehir olmaları ve Moğolistan’ın 2011 yılında kabul ettiği Dış Politika Konsepti’nde Türkiye’yi üçüncü komşu ilan etmesi de bu durumun en güzel göstergeleridir.” ifadesini kullandı.

Ülkeler arasındaki ilişkilerin, köklü tarih ve dostluğun üzerinde mükemmel denilebilecek bir düzeye geldiğini belirten Şentop, “Binlerce yıllık bu dostluğun üzerine bu yıl diplomatik ilişkilerimizin de 50. yılını kutlamaktayız.” dedi.

Ancak ilişkilerin mevcut seviyesinin yeterli görülemeyeceğini dile getiren TBMM Başkanı Şentop, “Özellikle diğer ilişkilerimize kıyasla geride kalan ekonomik ilişkilerimizi iki ülke arasındaki potansiyeli yansıtacak düzeye yükseltmeliyiz.” diye konuştu.

Parlamentolarımız arasındaki iş birliğinin de geçen yıl sağlanan mutabakat çerçevesinde daha yoğun olacağını söyleyen Şentop, karşılıklı turistik ziyaretlerde vizesiz kalış süresini her altı ay için 30 günden 90 güne çıkartılması önerisinde bulundu.

“Moğolistan için de tehlike”

FETÖ’nün Moğolistan’da faaliyetlerine değinen Şentop, şöyle konuştu:

“FETÖ sadece ülkemiz için değil, bulunduğu tüm ülkeler için potansiyel bir tehdittir. Masumane eğitim ve insani yardım faaliyetleri kisvesi altında örgütlenmekte, bulundukları ülkelerdeki devlet yapılarını kanser gibi sarmakta ve ele geçirmekteler. Yeni jenerasyon bu terör örgütünün birinci hedefi Türkiye ama tek hedefi Türkiye değildir. Bu sebeple dost ve kardeş ülkeleri bu uluslararası tehdit karşısında ikaz etmeyi bir görev olarak görüyoruz. Moğolistan’daki FETÖ teröristlerini sadece Türkiye değil Moğolistan için bir tehlike olarak görüyoruz. O ülkenin kendi çocuklarını da etkileyecek bir tehlike oluşturmaktadır.”

Şentop, Türkiye Maarif Vakfının, bu yapının elindeki okullarını devralacak her çözüme destek vereceğini ifade etti.

Ortak açıklama

İki parlamento başkanı, heyetler arası görüşmenin ardından baş başa görüştü.

Sonrasında her iki Parlamento Başkanı ortak açıklama yaptı.

Diplomatik ilişkilerin kurulmasının 50. yılında, Moğolistan’da bulunmaktan onur duyduğunu vurgulayan Şentop, “Her ne kadar ülkelerimiz arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 50. yılını kutluyor olsak da milletlerimiz arasındaki ilişki binlerce yıllıktır.” dedi.

“Bu ortak tarih ve atalarımızın bize bıraktıkları mirasın üzerinde geliştireceğimiz dostluk ve ilişkiler, her türlü zorluğu aşacaktır.” ifadesini kullanan Şentop, “Bize düşen bu tarihi birikimden istifadeyle her alandaki ilişkilerimizi en üst düzeye çıkarmaktadır. Her iki ülke hükümetlerinde de bu yönde ortak bir irade mevcuttur.” diye konuştu.

Ekonomik alandaki ilişkilerin, diğer alanlardaki ilişkilerin gerisinde kaldığını belirten Şentop, “Ekonomik ilişkilerimizi en kısa zamanda 100 milyon dolarla ifade edilecek boyuta çıkarmaya ve ikili ilişkilerimizin lokomotifi haline getirmeye kararlıyız. Bu irademizin Moğol Hükümetince de paylaşıldığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz.” dedi.

Türk Hava Yollarının günlük doğrudan uçuşlarının sağlanması halinde Türk yatırımcıların tarım, hayvancılık, madencilik, sağlık, enerji gibi alanlarda yatırım yapmak üzere Moğolistan’a gelişlerinin kolaylaşacağını dile getiren Şentop, Türkiye’nin Moğolistan’a, eğitim başta gelmek üzere çeşitli alanlarda verdiği desteğin devam edeceğini söyledi.

Şentop, Moğolistan’da bugüne kadar 600’den fazla proje gerçekleştiren TİKA’nın çalışmalarına devam edeceğine işaret ederek, “FETÖ konusunda da fikir birliği içinde olduğumuzu memnuniyetle gördüm. Bu konuda kesin sonuç verecek adımlar atılacağını öğrenmekten memnuniyet duydum. Sinsi terör örgütü FETÖ’nün Türkiye-Moğolistan ilişkilerini zehirlemesine fırsat vermemek için kararlıyız.” dedi.

Konumu ve siyasi duruşu ile Moğolistan’ın, Orta Asya’da, Doğu ve Batı arasında doğal bir kara köprüsü olduğunu ifade eden Şentop, Moğolistan’ın demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel insan hak ve özgürlüklerine saygı ve serbest piyasa ekonomisi ilkeleri çerçevesinde kısa sürede gerçekleştirdiği atılımlarının dikkatle takip ettiklerini vurguladı.

Şentop, “Avrupa ortalarından Japonya’ya da kadar uzanan hat üzerinde ortak kökene dayanan, aynı dilleri konuşan milletler var. Bu ülkeler arasında parlamenter asamble oluşturma yönünde bir görüşme gerçekleştirdik. Onunla ilgili bir çalışma yapacağız.” dedi.

“Üçüncü komşu”

Moğolistan Parlamento Başkanı Zandanshatar da Moğolistan’ın Türkiye’yi “üçüncü komşusu” olarak gördüğünü belirtti.

Moğolistan’ın Türkiye ile ilişkilerini geliştirmeyi her zaman istediğini söyleyen Zandanshatar, Şentop’un bahsettiği “Kurul” kelimesinin ortak kültürün bir örneği olduğunu dile getirdi.

Zandanshatar, ekonomi ve özellikle de turizm alanında alanında işbirliğinin ilerlemesi için adım atmak istediklerini belirtti.

Moğalistan’daki FETÖ okullarıyla ilgili Şentop’un dile getirdiklerini dikkate alacaklarını ifade eden Zandanshatar, “Moğolistan’da faaliyet gösteren bu okullara karşı biz de elimizden gelen her çalışmayı yürütüyoruz.” dedi.

Kaynak: AA

Haber

İş yeri açma ve çalışma ruhsatlarıyla ilgili önemli değişiklikler geliyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile emlakçılardan, oto galerilere kadar birçok iş yerini ilgilendiren düzenlemeler yürürlüğe girecek.

Bu kapsamda hazırlanan yönetmelik taslağına göre, yönetmeliğe “iş yeri” ve “sınıf tespiti” tanımları eklendi. Ayrıca gayrisıhhi müesseselerin sınıf tespitini yapma yetkisi Sağlık Bakanlığına verildi.

Diğer taraftan iş yeri ruhsatı devirlerinde meri mevzuat hükümlerinin aranmasına ilişkin de düzenleme yapıldı. Düzenleme ile daha önce belirsizlik bulunan iş yeri devirlerinde devir dosyasındaki bilgi ve belgeler ile iş yerinin fiziki özelliklerinin meri mevzuat hükümlerine uygun olması gerektiği hususuna açıklık getirildi.

Böylece mevzuata aykırı iş yerleri devredilemeyecek. Ayrıca, devredilmek istenen ancak mevzuata aykırı olan yerlere 6 aylık süre verilecek. Bu süre içinde aykırılık giderilirse devir yapılabilecek. Devir işlemi yapılamazsa önceki sahibi iş yerini ruhsatına tabi olarak aynen çalıştırmaya devam edebilecek.

İşletmelere mevzuat aykırılığı düzeltmesi için 15 gün süre verilecek

Taslakta rutin denetimlerde tespit edilen mevzuata aykırılıkların giderilmesi için de düzenleme yapıldı. Yönetmelikte ruhsat kesinleştikten sonra yapılacak denetimlerle ilgili açıklık bulunmuyordu. İşletmecinin kendi kusurlu fiili sebebiyle oluşan aykırılıklar açısından bir yaptırım açıkça belirtilmemişti. Bu durum ise belediyeler açısından uygulamada farklılıklara sebebiyet veriyordu.

Taslakta yer alan düzenleme ile denetimlerde işletmecinin kendi kusurundan kaynaklanan mevzuata aykırılıklar ve eksikliklerin tespit edilmesi halinde, önce bu aykırılığın giderilmesi istenecek ve bunun için 15 gün süre verilecek, sürenin sonunda aykırılık giderilmediği takdirde, sıhhi müesseselere 15 güne kadar, gayrisıhhi müesseselere ise aykırılık ve eksiklik giderilene kadar faaliyetten men cezası verilecek.

Ayrıca bu iş yerlerine Kabahatler Kanununa göre idari para cezası da verilmesi öngörülüyor.

Geçici men cezasında ise tespit edilen eksikliğin veya aykırılığın giderilmesi halinde bu ceza derhal kaldırılacak.

Mesleki eğitim düzenlemesi

Taslakta yer alan bir diğer düzenleme de ustalık belgesi, lisans ya da ön lisans diploması veya kurs bitirme belgesi bulundurulmasıyla ilgili oldu.

3308 sayılı Kanun gereğince iş yeri açacak kişilerin kendilerinden veya yanında çalıştırdıklarından ustalık belgesi, bunun bulunmaması halinde diploma veya 5580 sayılı Kanun uyarınca kurs bitirme belgelerinden birisinin olması yönetmeliğe eklendi.

Ayrıca Yönetmelik taslağında, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta bulunan iş yeri sahiplerinin veya çalışanlarının mesleki eğitim aldıklarına dair “mesleki yeterlilik belgesine sahip olması” hükmü de yönetmeliğe eklendi. Böylece bu kişilerin yaptıkları işin mahiyeti gereği alınması gereken eğitimlerini tamamlaması sağlanacak.

Diğer taraftan ticaret siciline kayıtlı olanlardan ustalık belgesi aranmayacağına dair hüküm de mevzuat uyumunu sağlamak için yürürlükten kaldırıldı.

Oyun, eğlence, spor ve macera parkları, sirk ve lunaparklara mühendis istihdamı

Açık ve kapalı alanlarda bulunan oyun, eğlence, spor ve macera parkları, sirk ve lunaparklara ilişkin gerek iş yeri mevzuatında özel bir düzenleme olmaması gerekse faaliyet konusu itibarıyla sair mevzuat hükmü bulunmaması nedeniyle söz konusu yerlerin ruhsatlandırılması ve işletilmesi sırasında çeşitli sıkıntılar yaşanıyordu.

Bu yerleri düzenleyen herhangi bir özel mevzuat hükmü bulunmaması nedeniyle yetkili idarelerin sağlıklı denetim yapamadığı ve hatta bazı iş yerlerinin tamamen ruhsatsız ve denetimsiz olarak faaliyet gösterdiği bilgileri alınması üzerine harekete geçen Bakanlık, yönetmelik taslağına bu konuda da bir düzenleme ekledi.

Buna göre, bu iş yerlerinin düzenli kontrol ve bakımı için en az 1 makine veya elektrik mühendisi ile en az 1 makine veya elektrik teknisyeni bulundurulması zorunlu tutuldu. Ayrıca düzenli bakımların bu kişiler gözetiminde yetkili servisler tarafından yapılabilmesine de olanak sağlandı.

Ayrıca buralarda kumar ve benzeri şans oyunlarının oynatılması da yasaklandı.

Buralardaki lavabo ve tuvaletlerin engelli erişimi standartları dahil ilgili tüm standartlara uygun olması şartı da getirildi

Taslağa göre, mevcut iş yerlerinin bu şartlara uyum sağlaması için 3 aylık süre verildi.

Emlak ofislerine “metrekare” zorunluluğu geliyor

Bakanlık taşınmaz ticareti yani emlakçılık faaliyetinde bulunan iş yerine ilişkin de çeşitli düzenlemeler yaptı.

Buna göre, iş yeri en az 20 metrekare olacak, aynı iş yerindeki birden fazla işletmeci için 5’er metrekare ilave edilecek. İş yerinin ikamet amacıyla kullanılmayan ve arşivi olan bağımsız bir bölümde olması ve iş yerinde taşınmaz ticaretinden başka faaliyetin yapılmaması sağlanacak.

Mevcut iş yerlerinin bu şartlara uyum sağlaması için de 3 ay süre tanınacak.

Öte yandan 5 Haziran 2018 tarihi itibarıyla gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan veya meslek odasına kaydı olanlardan iş yerlerini taşımadıkları sürece bu özel şartlar aranmayacak.

Yönetmelikte ayrıca daha önce yönetmelik kapsamında olmayan İkinci el motorlu kara taşıtı pazarları, her türlü motorlu araç testi ve incelemesi yapan ekspertiz yerleri Sağlık Bakanlığının belirlediği sınıf tespiti kapsamında ikinci sınıf gayrisıhhi müessese olarak yönetmeliğe eklendi.

Oto galerilere “kaldırım” yasağı

Taslakta, ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yani “oto galericilik” yapanlara ilişkin de yeni değişiklikler yer alıyor.

Buna göre, üçüncü sınıf gayrisıhhi müessese olarak yönetmeliğe eklenecek oto galeriler, öncelikle toplu iş yerlerinde açılacak. Tapuda konut olarak görünen yerlerde açılamayacak.

İş yerinin bulunduğu binada konut amacıyla kullanılan başka bir bağımsız bölüm bulunmayacak.

Faaliyet alanının en az 60 metrekaresi teşhir alanı olmak üzere 80 metrekare olması şartı da getirilen oto galeriler, kapalı alanlarında LPG’li, LNG’li veya CNG’li araç bulundurulamayacak. Çevreye, alt yapıya, trafiğe etkisi ile can ve mal güvenliği riskine karşı “Valilik görüşü” alacak.

Ayrıca aynı yerde en fazla 2 işletmeci çalışabilecek. Bu durumda teşhir alanının en az 120 metrekare, toplam faaliyet alanının ise 160 metrekare olması gerekecek. İş yerinde başka bir ticari faaliyette bulunulmayacak ve mali sorumluluk sigortasının yapılması zorunlu olacak.

Oto galeriler, açık ve kapalı faaliyet alanı dışında yol, kaldırım ve benzeri yerlerde motorlu kara taşıtı teşhir edemeyecek.

Mevcut iş yerlerinin bu şartlara uyum sağlaması için 3 ay süre tanınacak. Ancak yönetmelik yürürlüğe girdiği tarihte yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi olan toplu iş yerlerindeki ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapılan iş yerleri metrekare şartından muaf tutulacak.

Motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetinde bulunan iş yerleri de (Rent A Car) taslakta üçüncü sınıf gayrisıhhi müessese olarak belirlendi.

Buna göre bu iş yerlerinin “öncelikle toplu iş yerlerinde açılması, tapuda konut olarak görünen yerlerde açılmaması, iş yerinin bulunduğu binada konut amacıyla kullanılan başka bir bağımsız bölüm bulunmaması, faaliyet alanının araç başına 10 metrekare olması, kapalı alanlarında LPG, LNG veya CNG’li araç bulundurulmaması, çevreye, altyapıya, trafiğe etkisi ile can ve mal güvenliği riskine karşı “Valilik görüşü” alınması, mali sorumluluk sigortasının yapılması, iş yerinin bulunduğu ortak alanların veya yol, kaldırım gibi yerlerin taşıt teşhir alanı olarak kullanılmaması zorunluluğu getirildi.

Ayrıca idari büro ile taşıt bekletilen yerin aynı yerde olma zorunluluğu da olmayacak. Sayılan şartlar taşıt bekletilen yerler veya idari büro ile taşıt bekletilen alanın birlikte bulunduğu yerler için aranacak. Ayrı yerde bulunan idari büro için genel hükümler uygulanacak.

Mevcut iş yerine şartlara uyum sağlaması için 3 ay süre verilecek.

Elektrikli araç şarj istasyonları yaygınlaşacak

Bakanlık, geleceğin kaçınılmaz teknolojisi olan elektrikli araçların enerji ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla kurulması gereken elektrikli araç şarj istasyonlarını da üçüncü sınıf gayrisıhhi müessese olarak Yönetmelik kapsamına aldı.

Bunların otopark, akaryakıt istasyonları ve alışveriş merkezleri ile yetkili idarelerce uygun görülecek yerlerde müstakil olarak kurulabilmesi sağlanacak.

İmar Barışıyla ilgili düzenleme

Yönetmelikte 2018’de İmar Kanunu’nda yapılan değişiklikle ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla bir düzenleme yapılmıştı. Ancak bu madde uyarınca verilen yapı kayıt belgeleri yönetmelikteki bazı hükümler nedeniyle ruhsat başvurularında bazı sorunların yaşanmasına sebep oldu. Bu da bu belgeye sahip ve ticaretle uğraşan vatandaşları mağdur ediyordu.

Bakanlık hazırladığı yönetmelik taslağıyla bu sorunu da giderecek önlemler aldı. Buna göre, ticari amaca yönelik yapı kayıt belgesi alınmış iş yerleri için gerekli can ve mal güvenliği ile ilgili şartları taşınması halinde “yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın” iş yerlerine ruhsatlandırma hakkı getirildi.

Kaynak: AA

Haber

Borsa tarihinin üst üste yükseliş rallisi rekoru kırıldı

BIST 100 endeksi, 15 Mayıs’ta başlayan ve dünkü kapanışa kadar devam eden 13 günlük ralli ile tarihinin aralıksız en uzun soluklu çıkışını yaptı. Endeks tarihinin bir önceki en uzun rallisi, 13 Ağustos’tan 31 Ağustos’a kadar süren 1993’teki 12 günlük seriydi.

Analistler, özellikle holding, ticaret ve gayrimenkul yatırım ortaklığı hisselerinde yoğunlaşan alımların genele yayılması durumunda BIST 100 endeksinin 111.000 direncini aşabileceğini ve sırasıyla 115.000 ve 120.000 seviyelerinin gündeme gelebileceğini belirtti.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası vaka sayısındaki azalma ve hükümetlerin karantina tedbirlerini kaldıracağına yönelik iyimserlikle başlayan pay piyasalarındaki yükseliş, küresel ekonomilerde beklenenden iyi gelen makro ekonomik veriler, döviz kurlarında azalan oynaklık ve majör merkez bankalarının ekonomiyi desteklemeye devam edeceklerine yönelik açıklamalarıyla bugüne kadar devam etti.   

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini 50 baz puan indirerek yüzde 8,25’e çekmesi, Kovid-19 önlemlerinin kademeli olarak kaldırılacağı ve ekonominin hızlı bir şekilde toparlanacağına yönelik beklentiler pay piyasalarındaki alımların güçlenmesini sağladı. 

Borsa yatırımcısı 13 günlük ralli ile ortalama yüzde 10,9 kazanırken, bu dönemde ticaret hisselerine yatırım yapanların getirisi yüzde 17,8, gayrimenkul hisselerindeki getiri 16,70 ve holding hisselerine yatırım yapanların kazancı yüzde 11,9 oldu.

Borsanın yükselişinde lokomotif görevi gören ve BIST 100 endeksinde en büyük ağırlığa sahip olan Bim Birleşik Mağazalar Zinciri bu süreçte yüzde 22,50’lik getiri sağladı.

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı endeksinde yer alan Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı son 13 günlük sürede yüzde 31,2 değer kazandı.

Büyük holding pay piyasalarının performansına bakıldığında en yüksek getiriyi yüzde 18,52 ile Koç Holding sağlarken, onu yüzde 18,8 ile TAV Havalimanları ve yüzde 11,4 ile Sabancı Holding izledi. 

Şubat ve marttaki kayıplar telafi ediliyor

BIST 100 endeksi, 2020’nin başında yükseliş eğiliminde hareket ederek tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 124.537 puana kadar çıksa da, Kovid-19 salgının ortaya çıkardığı belirsizliklere paralel Şubat ve Mart aylarında satış ağırlıklı bir seyir izlemişti.

2019’u 114.425 puandan tamamlayan BIST 100 endeksi, Kovid-19 salgının küresel ekonomide tedarik zincirinde olası kırılmaları beraberinde getireceği endişeleriyle martın ortasında yüzde 24 düşüşle 86.853 seviyesine kadar indi. 

Endeks, küresel bazda merkez bankalarının sınırsız likidite imkanları ve hükümetlerin trilyonlarca dolarlık teşvikleriyle yükseliş eğilimine geçen küresel pay piyasalarına paralel kayıplarının büyük kısmını telafi etti ve dün itibarıyla 2019’un yüzde 3,85 altında 110.021 puandan kapanış yaptı. 

Yılbaşına göre sektör endekslerinin değişimlerine bakıldığında bilişim, spor, ticaret ve menkul kıymet yatırım ortaklığı sektör hisselerinin öne çıktığı görülüyor.

Bu 4 sektör endeksinin 2019 kapanışına göre getirileri yüzde 30’u aşarken, hesaplanan 22 sektör endeksinden sadece 7’sinin negatif performans göstermesi dikkati çekti.

Bu dönemde yatırımcısını en fazla üzen sektör, yüzde 20,15 ile bankacılık olurken, onu sırasıyla ulaştırma, holding, metal eşya makina, kimya petrol plastik, metal ana sanayi ve inşaat takip etti.

Endeksin en az 10 gün süren yükseliş rallileri tarihsel bazda incelendiğinde, yüzdesel olarak en fazla getirinin yüzde 49,6 ile 1997 yılında sağlandığı görülüyor.

Endeks tarihinde 2012, 2016 ve 2019’da 11 günlük üç ralli gerçekleşirken, bu yükselişlerde değer kazancı sırasıyla yüzde 6,1, yüzde 6,9 ve yüzde 10,8 oldu.

1993’te 12 gün üst üste yükselen endeks bu dönemde yüzde 29,4 değer kazanırken, o dönemde kaydedilen en uzun ralli rekoru 27 sene sonra kırılabildi.

BIST 100 endeksi 15 Mayıs’tan 5 Haziran’a kadar üst üste 13 iş gününde de yükselerek, endeksin en uzun soluklu rallisini kaydederken, bu süredeki getiri yüzde 10,9 oldu. 

Merkez bankaları başrolde kalmaya devam edebilir

Analistler, 2020 yılının geri kalanına ilişkin değerlendirmelerinde risk faktörleri olarak Kovid-19 salgınında ikinci dalganın yaşanması, ABD ile Çin arasında yaşanabilecek bir başka ticaret savaşı, jeopolitik gelişmeler ve piyasalarda artabilecek oynaklıkları öne çıkarırken, ABD’de kasımda yapılacak başkanlık seçimleri ve Türkiye’nin kredi notlarına ilişkin değerlendirmelerin de piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağını kaydediyor.

Fed ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) piyasalara likidite sağlamak amacıyla attığı adımların pay piyasalarını desteklemeye devam etmesinin olası olduğunu anımsatan analistler, makro ekonomik göstergelerdeki iyileşmenin de risk iştahını artırmasının beklendiğini bildirdi. 

Analistler, dün ABD’de açıklanan istihdam raporunun beklenenden oldukça iyi geldiğini ve ABD ekonomisinde “V” şeklinde bir toparlanma ihtimalinin arttığını, Çin’de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verisinin tekrar 50 seviyesinin üzerine çıkarak güçlü bir toparlanmaya işaret ettiğini belirtti.

ECB’nin, Pandemi Acil Varlık Alım Programı’nı (PEPP) 600 milyar avro artırarak 1 trilyon 350 milyar avroya çıkardığına dikkati çeken analistler, Çin Merkez Bankası’nın (PBoC) da bankaları desteklemek adına 20 milyar dolarlık ek bir paketi uygulamaya almayı düşündüğünü kaydetti. 

Analistler, Fed’in halihazırda sınırsız varlık alımı taahhüdünün devam ettiğini ve diğer majör bankalarının da gerekli adımları atmaya devam etmekten geri kalmayacağına ilişkin açıklamalarının varlık fiyatları üzerinde etkili olmayı sürdüreceğini ifade etti. 

Bununla birlikte, alınan önlemlere rağmen küresel ekonomide önemli bir daralma yaşanmasının beklendiğine işaret eden analistler, St. Louis Fed’in ABD ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 35 küçülebileceğini, ECB’nin Avro Bölgesi Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın (GSYH) 2020’de yüzde 8,7 daralabileceğini tahmin ettiklerini hatırlattı.        

Analistler, Avro Bölgesi’ndeki ekonomik gelişmelerin Türkiye’nin en önemli ticari ortaklarından olması sebebiyle Türkiye açısından büyük önem arz ettiğini, bu bölgedeki ekonomik gidişatın pay piyasaları üzerinde etkili olabileceğini kaydetti. 

BIST 100 endeksinde öne çıkan direnç 115 bin seviyesinde

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 111.000 seviyesinin direnç konumunda olduğunu, bu seviyenin aşılması durumunda dolar bazlı 17.000 seviyesinin gündeme gelebileceğini dile getirdi. Dolar bazlı 17.000 seviyesi cari kurla (6,77) 115.090 seviyelerine denk geliyor. Endeksin tarihi zirvesi ise 22 Ocak 2020 tarihinde gördüğü 124.536,60 puan seviyesinde bulunuyor.

Olası düşüşlerde endeksin 100.000 puan üzerinde tutunup tutunamayacağının takip edilmesi gerektiğini vurgulayan analistler, bu seviyenin altında 92.500’in önemli destek konumunda olduğunu söyledi.

Haber

“Satılık daire talepleri 1 haftada 2 kat arttı”

Leyla İLHAN

Kredi faiz oranlarının sıfır konutlar için 0.64’e, ikinci elde de 0.74’e çekilmesinin gayrimenkul sektöründe büyük bir ivme yarattığını söyleyen Hürriyet Emlak Pazarlama Direktörü Yusuf Mert Yılmaz, “Satılık daire arama hacimlerinde nisan ayının ikinci haftasından itibaren yükselişler gözlemliyorduk. Ancak haziran ayının ilk günleri itibarıyla satılık talebindeki büyüme, bir hafta öncesine göre 2 katından fazla oldu” diye konuştu. İstanbul’da özellikle sıfır konutların ağırlıkta olduğu ilçelerde daha büyük artışlar yaşandığını belirten Yılmaz, “Arz açısından bakarsak da haziranın ilk günleri itibarıyla İstanbul’daki toplam ilan sayımız yüzde 257 oranında arttı. İstanbul’daki ilan sayısında en büyük artışı yüzde 24 ile Başakşehir, , yüzde 17 ile Sultanbeyli, yüzde 14 ile Kartal, yüzde 11 ile Pendik ilçelerinde görüyoruz” dedi. “İstanbul’un yanı sıra neredeyse tüm şehirlerden Hürriyet Emlak ilanlarına gelen talep aynı oranda artış gösterdi” diyen Yılmaz, “Ankara’da en büyük büyüme yüzde 66 ile Akyurt’da, yüzde 10 ile Pursaklar’da ve yüzde 10 Polatlı’da görüyoruz. İzmir’de ise Karaburun’da yüzde 33, Buca’da 14 ve Güzelbahçe’de yüzde 13 en yüksek ilan artışını gördüğümüz ilçeler oldu” dedi.

En fazla fiyat artışı Sultanbeyli’de oldu

Metrekare fiyatlarına baktıklarında ise bölgesel olarak farklılıklar oluştuğunu aktaran Yılmaz, “İstanbul’da Sultanbeyli’de yüzde 6, Zeytinburnu’da yüzde 4, Bayrampaşa’da yüzde 4 gibi artışlar mevcut. Ankara’da fiyat artışları Sincan’da yüzde 5 oranında dikkat çekiyor. İzmir’de en dikkat çekici artışlar Çeşme’de yüzde 2 ve Menderes’de yüzde 2 oldu” bilgisini paylaştı.